Devamı
    Ana Sayfa Blog Sayfa 92

    Biyoteknoloji ile Açlık Sorunu Kalıcı Olarak Çözülebilir

    0
    Biyoteknoloji ile Açlık Sorunu Kalıcı Olarak Çözülebilir

    Moleküler biyoteknolojideki gelişmelerin ürün temelli meyvelerini vermeye başlamış olması, biyoteknolojinin yıldızının parlamasında etkili oldu. Özellikle tarım alanında basit biyoteknolojik yöntemler ile sağlanan üretim artışlarının günümüzdeki teknolojiye uygun metotlarla daha da artırılabileceğini öngören uzmanlar, bu sayede açlık sorununa kalıcı çözümler getirilebileceğini ifade ediyor. Uzmanlar, modern biyoteknolojinin tarıma, gıda sanayiine ve fermantasyon endüstrisine değişik olanaklar sunarak ve yeni ufuklar açtığına dikkat çekiyor.

    Üsküdar Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü Doç. Dr. Emel Serdaroğlu Kaşıkçı, biyoteknolojinin kullanım alanları ile ilgili önemli bilgiler paylaştı.

    Bilgilerin çoğalmasıyla yeni buluşlar ortaya çıktı

    Biyoteknolojiyi ‘biyolojik sistemlerin bilim ve mühendislik ilkelerine dayalı olarak sonucunda bir ürün elde edilmesi ve hizmet üretiminde kullanılması’ olarak tanımlayan Doç. Dr. Emel Serdaroğlu Kaşıkçı, “Bu biyolojik sistemler, doğrudan canlı sistemler olabileceği gibi enzimler ve bu sistemlerin ürettiği moleküller de olabilir. 1960’lardan günümüze genetik ve moleküler biyoloji alanındaki bilgilerimizin hızla artması, biyoteknoloji alanında heyecan verici yeni buluşlar ve uygulamalara yol açmıştır. DNA yapısı ve işlevinin bilinmeye başlanması ile yeni teknolojileri, gen klonlama ve genetik mühendisliği uygulamalarını da beraberinde getirdi” ifadelerini kullandı.

    Biyoteknoloji ile tarımda üretim artışı sağlanıyor

    Doç. Dr. Emel Serdaroğlu Kaşıkçı, biyoteknolojinin birçok türü olduğunu söyledi ve sözlerine şöyle devam etti:

    “Ancak doğal kaynakların giderek yetersizleştiği dünyamızda gıda açığına çözüm bulma konusunda giderek güncelleşen bir teknoloji olarak önem kazanıyor. Özellikle tarım alanında basit biyoteknolojik yöntemler ile sağlanan üretim artışlarının günümüzdeki teknolojiye uygun metotlarla daha da artırılabileceği ön görülmektedir. Bu sayede açlık sorununa kalıcı çözümler getirilebileceğini söyleyebiliriz. Gıdalarımızın çoğunu tahıllar, şekerli bitkiler, baklagiller, yağlı tohumlar, meyve ve sebzeler oluşturuyor. Bütün bunlar göz önüne alındığında, insanların temel gıdalarını oluşturan tarımsal ürünlerin üretiminde olduğu kadar ürünlerin işlenmesi ve istenilen özellikte gıdalar elde edilmesi gibi pek çok sahada uygulama imkanı bulan biyoteknolojinin önemi kendiliğinden ortaya çıkıyor.”

     Biyoteknoloji farmakolojide kullanılabiliyor

    Son yıllarda yapılan araştırmalarda birçok farmakolojik proteinin üretilmesi için geniş bir yelpazedeki bitki türünün tasarlanabileceğinin gösterildiğini ifade eden Kaşıkçı, ‘Bitkilerin farmakolojik ürünlerinin kaynağı olarak kullanılması, tarımsal biyoteknolojinin “moleküler eczacılık” olarak adlandırılan bir uygulamasıdır’ dedi.

    Hayvan biyoteknolojisi hızla değişiyor

    Biyoteknolojinin hızlı değişen alanlarından birinin hayvan biyoteknolojisi olduğuna dikkat çeken Doç. Dr. Emel Serdaroğlu Kaşıkçı, “Hayvanlar önemli ürünlerin üretilmesinde ‘biyoreaktörler’ olarak kullanılabilir. Ayrıca insan tedavisinde kullanılan diğer birçok terapötik proteinin transgenik hayvanlardan elde edilmesi gerçekleştirilmekle birlikte, transgenik hayvanlar diğer canlıların genlerini bünyelerinde bulundurabilmektedir. Örneğin; pıhtılaşma proteinlerini sentezleyen insan genleri keçilere aktarılıp, bu proteinlerin keçi sütünde üretilmesi sağlanabiliyor’ diye konuştu.

    Hayvanlarda ‘Gen silme’ işlemi uygulanıyor

    Hayvanların aynı zamanda önemli model organizmalar olduklarını ifade eden Kaşıkçı, “Bir veya daha fazla genin işleyişinin durdurulduğu gen silme (nakavt) deneyleri, o genlerin fonksiyonlarının öğrenilmesi açısından faydalı olabiliyor. Gen silme; bir genin işleyişini bozarak o genin yokluğunda hayvandaki hangi fonksiyonların etkilendiğini gözlemek, sonuçta o genin rolü ve önemini belirlemektir. Fare ve sıçan gibi hayvanlarda  bulunan birçok gen aynı zamanda insanlarda da bulunduğu için, hayvanlardaki gen fonksiyonlarının bilinmesi insanlardaki genlerin fonksiyonlarının daha iyi anlaşılmasını sağlıyor. Hayvanlarda uygulanan ilaç testleri ve genetik terapiler, insanlarda yeni tedavi stratejilerinin geliştirilmesine olanak sağlıyor” dedi.

    Biyoteknolojinin yıldızı parladı

    Doç. Dr. Emel Serdaroğlu Kaşıkçı, ‘Sonuç olarak, biyoteknolojinin yıldızının parlamasında rol oynayan diğer bir etken ise moleküler biyoteknoloji’deki gelişmelerin ürün temelli meyvelerini vermeye başlamış olmasıdır’ dedi ve sözlerini şöyle tamamladı: 

    “Sonuçta moleküler düzeyde yapılan genetik manipulasyonlarla verimliliğin ve üretkenliğin arttırıldığı, yeni ürünlerin üretilebildiği “Modern Biyoteknoloji” doğdu. Modern biyoteknoloji; tarıma, gıda sanayiine ve fermantasyon endüstrisine değişik olanaklar sunarak ve yeni ufuklar açtı. Bu bağlamda aslında biyoteknolojinin gerçek değerinin bilinmesi, hangi bilim dallarını içerdiğini ve biyoteknolojinin farklı türleri birbirlerine nasıl bağımlı olduğunun anlaşılması ile mümkündür. Birçok bilim dalının bu etkileşimi, 21’nci yüzyılda önemli problemleri çözmede test edilecek ve etkili olacaktır.”

    Xiaomi Türkiye’de Üretime Başladı

    0
    Xiaomi Türkiye'de Üretime Başladı

    Küresel teknoloji lideri Xiaomi ve akıllı dünyaya güç veren partneri Salcomp’un, 2000 kişiye istihdam sağlayarak yılda 5 milyon adet akıllı telefon üretim kapasitesine sahip olacak İstanbul Avcılar fabrikası açıldı.

    En güncel inovatif teknolojileri herkes için erişilebilir kılmayı amaçlayan küresel teknoloji lideri Xiaomi, akıllı dünyaya güç veren partneri Salcomp ile üretime başlayacağı dördüncü fabrikasını, düzenlenen basın toplantısı ile resmi olarak açtı. Basın toplantısına Xiaomi Ortadoğu Başkanı Ronnie Wang, Xiaomi Türkiye Ülke Müdürü Vincent Chang, Salcomp Kıdemli Başkan Yardımcısı Travel Xue, Türkiye Cumhuriyeti Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Dr. Ömer Fatih Sayan, Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Mehmet Fatih Kacır, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu Başkanı Ömer Abdullah Karagözoğlu, Cumhurbaşkanlığı Yatırım Yurt Dışı Faaliyetler Daire Başkanı Furkan Karayaka, İstanbul Yatırım Ofisi Başkanı Nihat Narin, Avcılar Belediye Başkanı Turan Hançerli ve Avcılar Kaymakamı Kemal İnan gibi isimler katıldı.

    Açılışa özel olarak mektup yollayan Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan: 

    “Xiaomi ve Salcomp ortaklığında kurulan üretim tesisinin şirketiniz ve ülkemiz için hayırlı olmasını diliyorum. Bugün dünya devlerinin yatırımlarında ülkemizi tercih etmesinin gerisinde, Türkiye’nin girişimci dostu yatırım ikliminin önemli payı bulunuyor. Ayrıca ülkemiz, dinamik ve nitelikli iş gücü, geniş iç ve bölgesel pazarlara ulaşım imkânı, stratejik konumu ve yaygın teşvik sistemi ile uluslararası yatırımcılar için çok ciddi fırsatlar sunuyor. Yatırım ortamını daha da iyileştirmeye yönelik ekonomi reform paketimizin hayata geçmesi ve salgının etkilerinin hafiflemesiyle bu ivmenin giderek artacağına inanıyorum.

    Yıllık 10 milyonun üzerinde cep telefonu satışının gerçekleştiği; Avrupa, Rusya ve Ortadoğu pazarlarının birleşme noktası Türkiye, akıllı telefon üreticileri için bölgenin üretim üssü olma yolunda emin adımlarla ilerliyor. Xiaomi ve iş ortağı Salcomp’un yaklaşık 30 milyon Dolarlık yatırımla, 14 bin metrekare arazi üzerinde kurduğu bu fabrika, yıllık 5 milyon üretim kapasitesiyle 2 bin kişiye de istihdam sağlayacaktır. Dünyanın Kovid-19 salgını sebebiyle sancılı günler yaşadığı bir dönemde, sizlerin şahsında Türkiye’ye güvenen, ülkemizin potansiyeline ve geleceğine inanan tüm yatırımcılara şahsım ve milletim adına şükranlarımı sunuyorum. Bu vesileyle, ülkemize yatırım yapan tüm firmaların Ar-Ge ve Tasarım Merkezlerini Türkiye’de kurma noktasındaki taleplerine açık olduğumuzu ifade etmek istiyorum.” dedi. 

    Türkiye Cumhuriyeti Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank ilettiği video mesaj ile “2018’den bu yana Türkiye’de faaliyet gösteren Xiaomi, başarılı faaliyetlerini bu yatırımla taçlandırıyor. Xiaomi’nin bu yatırımı Türkiye’nin küresel üretim üssü olması yolunda köşe taşlarından biridir. Ülkemiz ekonomisine önemli katkılar sağlayacaktır. Ekonomik belirsizlikte birçok ülkede yatırımlar durma noktasına gelirken ülkemiz ivme kazandı. Yabancı yatırımcılar için yüksek teknolojili sektörlerdeki Ar-Ge ve nitelikli insan kaynağını geliştirmek için yoğun gayretteyiz. Teşviklerimizi ve desteklerimizi bölge bağımsız artırarak devam ediyoruz. Xiaomi tesisi de öncelikli desteklerimizden faydalanacak. Yatırımcılara her türlü kolaylığı sağlıyoruz. Bu yatırım kararı da tüm gayretlerimizin meyvesini verdiğini gösteriyor. Xiaomi ve Salcomp ortaklığındaki bu stratejik yatırımda emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” açıklamasında bulundu.

    Türkiye Cumhuriyeti Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan da açılışa ilişkin videosunda 

    “Xiaomi ve Salcomp’un Türkiye’ye yatırım gerçekleştiriyor olmasından büyük memnuniyet duyuyorum. Bu yatırım teknolojisi ve ihracat potansiyeli ile son derece dikkat çekici ve stratejik bir yatırımdır. Xiaomi ve Salcomp’a aramıza hoş geldiniz diyorum. Bakanlık olarak bu alanda teşviklerimizi artırıyoruz. Rekabetçilik yönünde sağladığı avantajlarla yatırımcıya verilen destekler sayesinde doğrudan yabancı yatırım alanında çekim ve cazibe merkezi olmayı sürdürecektir. Xiaomi’ye ülkemizdeki fırsatı gördükleri için tebrik ve teşekkürlerimi ifade etmek istiyorum. Bu fabrika ülkemiz için önemli bir paydaş olacak, sektörün diğer aktörleriyle önemli etkileşimler sağlayacak ve bu yatırımlarla büyük kazanımlar elde edecektir. Bu fabrikanın hayırlı olmasını temenni ediyor ve çalışanlara başarılar diliyorum” diyerek duygularını ifade etti.

    Açılışta konuşma yapan Cumhurbaşkanlığı Yatırım Yurt Dışı Faaliyetler Daire Başkanı Furkan Karayaka: 

    “Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi olarak ülkemize gelen her türlü katma değerli yatırımdan büyük memnuniyet duyuyoruz. Sanayimizin küresel değer zincirindeki yerinin güçlenmesi için bu tür teknoloji düzeyi yüksek yatırımların artması bizim için çok önemlidir. Uluslararası yatırımlar açısından Bilgi Teknolojileri ve İletişim sektörü öncelik verdiğimiz sektörlerin başında geliyor. Bu kapsamda yatırımcı firma önemli teşviklerden faydalanıyor. Bu yatırımın tüm fazlarının gerçekleşmesiyle 2000 kişiye istihdam fırsatı sağlanacağını duymanın mutluluğu içerisindeyiz. 30 milyon dolarlık bu yatırım ülke ekonomisine ithalatı azaltma noktasında ciddi katkı sağlayacaktır” dedi.

    Açılışta söz alan Çin Halk Cumhuriyeti’nin Türkiye Cumhuriyeti Olağanüstü ve Tam Yetkili Temsilcisi Liu Shaobin, Türkiye’deki Çin Büyükelçiliği adına Xiaomi Group’u tebrik ederek Türkiye’deki üretim ve faaliyetlerini sorunsuz bir şekilde sürdürmesini diledi. Bu yatırımın Çin-Türkiye yüksek teknoloji iş birliğine daha fazla ivme kazandırmasından duyduğu mutluluğu paylaştı. Shaobin sözlerine; “Bu yıl Çin ile Türkiye arasında diplomatik ilişkilerin kurulmasının 50. yıldönümü. Geçtiğimiz 50 yıl içinde her iki tarafın ortak çabaları sayesinde son derece verimli sonuçlar elde ettik. Her iki tarafın da Çin ile Türkiye arasında diplomatik ilişkilerin kurulmasının 50. yıl dönümünü, iki ülke arasındaki iş birliklerini daha da güçlendirmek ve karşılıklı ilişkilerinin gelişmesine yeni büyük katkılar sağlamak için bir fırsat olarak değerlendireceğini umuyorum” şeklinde devam etti. 

    Xiaomi Ortadoğu Başkanı Ronnie Wang ise: 

    “Xiaomi olarak en büyük önceliğimiz en güncel teknolojileri adil fiyatlarla dünyanın her yerinde kullanıcılarımız için ulaşılabilir kılmak… Bu misyonla temel stratejimizi de akıllı telefonlar ve yapay zeka destekli nesnelerin interneti birleşimi üzerine kurguladık. Bu strateji önümüzdeki 5 yıl içinde 7 milyar dolar yatırım yapmayı planladığımız 5G ve yapay zeka destekli nesnelerin interneti çalışmamızın daha geniş bir versiyonu. Bu yeni strateji ile de var olduğumuz alanlardaki liderliğimizi sürdüreceğiz. 2020’nin son çeyrek raporlarına göre 54 ülkede ilk 5 telefon markasından biriyiz, 10 ülkede de birinci sıradayız. Genel anlamda da dünyanın 3 numaralı akıllı telefon markasıyız. Kurduğumuz nesnelerin interneti platformu ile 289,5 milyon cihazı birbirine bağlıyoruz. 2020 yılı içinde yüzde 19,4 büyüyerek kullanıcılarımız için daha fazla çalışma imkanına sahip olduk. Bizi Türkiye’de de kucaklayan Xiaomi severlere teşekkür ediyoruz. Bu ülkede yatırımlarımız Türkiye Devleti destekleriyle devam edecek” diyerek konuşmasını tamamladı.

    Xiaomi Türkiye Ülke Müdürü Vincent Chang: 

    “Türkiye’de lokal bir partner haline gelerek bizim için kilit görevi gören bu pazarda üretime başlamamızdan büyük mutluluk duyuyoruz. Bu ülkede katma değer yaratarak istihdam fırsatları sunacak olmamız nedeniyle çok gururluyuz. Hedefimiz bu yıl için beyaz ve mavi yaka olarak 2000 kişiye iş alanı yaratmak ve 5 milyon adet akıllı telefon üretmek. İlk etapta giriş segmentindeki Redmi 9C modelimizi bu fabrikada üreteceğiz. Verdiğimiz tüm hizmetleri Türkiye’nin dört bir yanına ulaştırmak için Mi Store’larımızın sayısını da 100’e ulaştırmayı hedefliyoruz. Sürecin başından beri desteğini esirgemeyen bakanlıklarımıza şükranlarımızı sunuyoruz. Aynı şekilde 2019 yılından beri bizi Türkiye’nin en sevilen telefon markalarından biri haline getiren kullanıcılarımıza da teşekkür ediyoruz” dedi.

    Salcomp Kıdemli Başkan Yardımcısı Travel Xue da: 

    “Xiaomi ile atıl durumda olan bu fabrikayı yeniden inşa ederek son teknoloji üretim hatları inşa ediyoruz. Bu tesisi Xiaomi akıllı telefonları için bölgesel bir üretim merkezi haline getirmek için çalışıyoruz. Yıllara dayanan küresel uzmanlığımız neticesinde Türkiye’de de büyük işler başaracağımıza inanıyoruz. Başta personelimize yönelik eğitimlerimiz olmak üzere verdiğimiz hizmeti daha kaliteli hale getirmek için her gün daha fazla çabalıyoruz. Bu fabrikayla ilk yıl yaratılacak 200 milyon dolarlık katma değeri her yıl artıracağız. Türkiye’nin lider telefon markası olarak Xiaomi’nin Türkiye yolculuğu hız kesmeden yeni yatırımlarla devam edecek” açıklamasında bulundu.

    Dünyadaki herkesin yenilikçi teknolojiler aracılığıyla daha iyi bir yaşam sürmesini sağlamak için durmaksızın çalışarak adil fiyatlarla harika ürünler üretme misyonuna sahip olan Xiaomi, Türkiye’de yerel üretimle büyümeye devam edecek..

    Meditasyonla Ruhunu, BEAR ile Cildini Genç Tut

    0
    Meditasyonla Ruhunu, BEAR ile Cildini Genç Tut

    Pandemi nedeniyle evlerimizde özel hayat ve iş hayatını bir arada yürütmek pek çoğumuzu zihinsel olarak yordu. Sosyal hayatın sınırlanması da yaşam şartlarımızı ve koşullarımızı hızlı bir şekilde değiştirdi. Tam da bu noktada imdadımıza yetişen meditasyon, kendimize vakit ayırmamıza ve ruhumuza terapi yapmamıza vesile oldu. Meditasyonla ruhumuzu dinlendirirken cildimize de iyi davranmayı ihmal etmemek gerek. İsveçli güzellik teknoloji markası FOREO’nun gelişmiş microcurrent (mikro akım) ve T-Sonic™ titreşim teknolojili yüz sıkılaştırma cihazı BEAR, siz ruhunuzu rahatlatırken cildinizin ihtiyacı olan evde profesyonel cilt bakımı için de size destek olacak. 

    Değişen yaşam koşulları ve yoğun gündem pek çoğumuzu psikolojik olarak etkiledi. Stres, çaresizlik, depresyon ve negatif düşünceler günlük rutinimizin bir parçası olmaya başladı. Bütün bu olumsuzlardan uzaklaştırmak, strese ve kötü düşüncelere “Dur” demek istiyorsanız adım atmaya karar vermeniz yeterli…  

    Gündemden uzaklaşmak, ruhumuzu dinlendirmek ve kendimizi iyi hissettirecek küçük molalar vermek zihin sağlığımız için çok önemli. Meditasyon, kendimize vakit ayırmamız ve strese meydan okumamız için bize kucak açıyor. Meditasyonun bilimsel olarak da kanıtlanan faydaları arasında stresi azaltmak, anksiyeteyi kontrol etmek, öz farkındalığı geliştirmek, kan basıncını düşürmek, duyguları kontrol etmeye yardımcı olmak yer alıyor. Hayatın koşuşturmacasından uzaklaşarak zihnimize terapi yapmak kadar cildimizi de rahatlatmamız gerekiyor. Fiziksel olarak da yorgun düşen cilt, iyi bir bakımı hak ediyor. İsveçli güzellik teknoloji markası FOREO, akıllı microcurrent (mikro akım) yüz sıkılaştırma cihazı BEAR sayesinde rahatlama terapinize cildiniz de eşlik ediyor. 

    Hangi meditasyon türünü uygulamalı?

    Meditasyon için doğru ekol ya da doğru yöntem budur demek pek mümkün değil. Çünkü fiziksel refahı ve duygusal sağlığı iyileştirmeyi hedefleyen onlarca meditasyon türü, birbirinde farklı yaklaşımlar geliştiriyor. Bu yüzden pek çok insan, farklı meditasyon türlerini deneyerek kendisi için en uygun olanı bulmaya çalışıyor. Farklı türleri harmanlamak ya da kendi tarzınızı oluşturmak da mümkün. Üstelik çoğu meditasyon türü için ek bir ekipmana ihtiyacınız yok. Meditasyona başlamadan önce dikkatinizi dağıtacak unsurlardan uzak durmanız ve rahat kıyafetler giymeniz yeterli.  

    En çok tercih edilen ve bilinen meditasyon türleri ise şöyle: Farkındalık meditasyonu, nefes meditasyonu, beden tarama meditasyonu, hareket meditasyonu ve transandantal meditasyon. Farkındalık meditasyonunda aslında pek çok meditasyon türünün teması olan farkındalığa ağırlık veriliyor. Anda kalarak, etrafta olan bitene, renklere, hislere ve düşüncelere odaklanarak yapılan bu meditasyonda, düşünceler dışarıdan gelen bir veriymiş gibi kabul edilip yargılamadan gözlemlenmesi gerekiyor. Özellikle panik ve anksiyeteye iyi geldiği söylenen nefes meditasyonundaysa, tüm dikkat nefese veriliyor. Bir diğer meditasyon türü olan beden tarama meditasyonunda bütün bedene odaklanılıyor. Vücudu dinleyerek, ağrıları ve problemleri kaynağına inerek çözmek amaçlanıyor. Hareket meditasyonu genelde hareketsiz bir şekilde oturarak meditasyon yapmak istemeyenlerin tercihi.

    Nefese odaklanarak yapılan yürüyüş, insanın kendisine odaklanmasına yardımcı oluyor. Transandantal meditasyon, uzman uygulayıcıların sizi yönlendirdiği bir mantra veya tekrarlanan bir sözcük dizisine odaklanarak yapılıyor. Yavaş nefes almanın önemli olduğu bu türde, bir mantra üslubu öğretmen tarafından öğretiliyor. Meditasyon türleri bunlarla da sınırlı değil. Aydınlanma ve bağışlanma arayışından vücut dışı deneyim ve daha fazla enerji ihtiyacına kadar pek çok amaca hizmet eden meditasyon türüyle karşılaşmak mümkün. Kundalini, Mantra, Metta, Çakra, Zazen, Vipassana ve spritüel meditasyon diğer popüler meditasyon türleri arasında sayılabilir.

    Cildin ihtiyacı olan profesyonel terapi evinizde!

    Vücudumuzu ve ruhumuzu meditasyonla rahatlatırken cildimize de gereken özeni göstermemiz gerekiyor. Bunun için de yüzümüze bakım yaparken yüz ve boyundaki kasları çalıştırarak terapi uygulamak oldukça faydalı. Yüz fitness’ında devrim yaratan FOREO’nun microcurrent (mikro akım) cihazı BEAR, yüz ve boyun bölgesindeki 69 kası şok içermeyen Anti-Shock System™’i ve T-Sonic™ titreşimleriyle çalıştıyor.

    Yaşlanma karşıtı çeşitli microcurrent yüz egzersizleriyle vücudun doğal süreçlerinin elektrik akımlarıyla taklit edildiği bu yöntem sayesinde kolojen üretimi artıyor, elastin onarımı ve sıkılaşma sağlanıyor. Meşhur spa merkezlerinde uygulanan bakımı evlere taşıtan BEAR, T-Sonic™ titreşimleri sayesinde dolaşımı artırmak, toksinleri yok etmek ve yüzdeki gerilimi hafifletmek için gözeneklere derinlemesine işliyor. Patentli Anti-Shock System™’i de gelişmiş sensörleriyle cildin dayanıklığını ölçerek otomatik olarak herhangi bir şok ihtimaline karşı yoğunluğu ayarlayabiliyor.  Dünyanın en güvenilir microcurrent cihazı BEAR, cildin ihtiyacı olan profesyonel bakımı yaparak kullanıcılarına pürüzsüz, yumuşak ve ışıltılı bir cilt sunuyor. 

    Ergonomik yapısı sayesinde yüzün tüm kıvrım ve kenarlarıyla mükemmel bir uyum sağlayan FOREO BEAR ise 2.699 TL’den satışa sunuluyor.

    60 Yaş Üzeri ve Bazı Risk Gruplarındaki Vatandaşlar İçin Aşı Randevusu Açıldı

    0
    60 Yaş Üzeri ve Bazı Risk Gruplarındaki Vatandaşlar İçin Aşı Randevusu Açıldı

    Dün Bakan Koca, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımda 60 yaş üzeri vatandaşlar ve eşlerinin yanı sıra bazı risk gruplarının da aşılama programına dahil edildiğini ifade etti. Bugün 60 yaş üzeri ve bazı risk gruplarındaki vatandaşlar için Kovid-19 aşı randevusu açıldı. Randevuları e-Nabız üzerinden almak mümkün.

    Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, sosyal paylaşım sitesi Twitter üzerinden yaptığı paylaşımda, 60 yaş üzeri vatandaşlar ve eşlerinin yanı sıra bazı risk gruplarının da aşılama programına dahil edildiğini ifade etti.

    Bakan Koca, söz konusu paylaşımında, “Aşı programında yeni gruba geçiyoruz. Aşısı sisteme tanımlanmış olan vatandaşlarımız 60 yaş üzeri vatandaşlarımız eşleri ile birlikte randevu alarak aşılarını olabilecekler. Ayrıca bazı risk grupları da programa dahil edildi. Risk grubunda olan morbid obez, malign tümörü olan kanser ve diyaliz hastaları, Down sendromu olan vatandaşlarımız ve immuno supresif tedavi alanlar öncelikli aşı olmak için sisteme tanımlandı. En kısa sürede en çok riskli vatandaşımızı korumak istiyoruz” ifadelerini kullandı.

    Covid-19 aşılamasında 60 yaş üzeri vatandaşlar için randevu sistemi açıldı
    Covid-19 aşılamasında 60 yaş üzeri vatandaşlar için randevu sistemi açıldı

    RANDEVULARI E-NABIZ ÜZERİNDEN ALMAK MÜMKÜN

    Aşılama programı kapsamında sırası gelen ve kriterlere uyan vatandaşlar, e-Nabız sistemi üzerinden “Kovid-19 aşı durumunu sorgula” sekmesi altından bunu kolaylıkla öğrenebilir ya da aralarında boşluk bırakarak AŞI, T.C. Kimlik Numarası ve T.C. Kimlik Seri Numarasının son 4 hanesini 2023’e kısa mesaj atarak aşı uygunluk durumlarını öğrenebilirler.

    FORMA KISA MESAJ İLE ULAŞILIYOR

    Bu aşamanın ardından aşı onam formuna hem e-Nabız’dan hem gelen kısa mesaj ile erişebiliyor. Eğer vatandaş aşı grubunda yer alıyor ise, aşı randevusunu; e-Nabız üzerinden Merkezi Hekim Randevu Sistemine (MHRS) bağlanarak ya da MHRS mobil uygulamalarını kullanarak ve ALO182 hattını arayarak alabiliyor. Tüm randevu bilgileri hem e-Nabız’da hem de vatandaşların cep telefonuna gelen kısa mesajda yer alıyor.

    60 yaş üzeri ve bazı risk gruplarındaki vatandaşlar için aşı randevusu açıldı

    Kuaförde Rahatsızlanan Demet Evgar, Apar Topar Hastaneye Kaldırıldı

    0
    Kuaförde Rahatsızlanan Demet Evgar, Apar Topar Hastaneye Kaldırıldı

    Nişantaşı’nda gittiği bir kuaförde aniden rahatsızlanan Demet Evgar, hastaneye kaldırıldı. İlk müdahalenin ardından kendisine gelen ünlü oyuncunun yapılan tetkiklerin ardından böbrek taşı nedeniyle rahatsızlandığı ortaya çıktı.

    Show TV ekranlarının sevilen dizisi Alev Alev’de Cemre karakterine hayat veren ünlü oyuncu Demet Evgar‘dan hayranlarını üzen kötü bir haber geldi.

    Kuaförde rahatsızlanan Demet Evgar, apar topar hastaneye kaldırıldı

    KUAFÖR ÇALIŞANLARI HASTANEYE GÖTÜRDÜ

    Nişantaşı’nda bakım yaptırmak için gittiği bir kuaförde rahatsızlanan ünlü oyuncu, kuaför çalışanları tarafından apar topar hastaneye kaldırıldı. Yapılan ilk müdahalenin ardından durumu toparlamaya başlayan Demet Evgar’ın bir anda tutan ağrılarının nedeninin böbrek taşı olduğu öğrenildi.

    Hastanedeki işlemleri tamamlandıktan sonra taburcu edilen sevilen oyuncu, evinde istirahate çekildi.

    Korona Ölümlerine Tabut Yetiştirilemeyen Ülkeden Bugün de İyi Haber Yok

    0
    Korona Ölümlerine Tabut Yetiştirilemeyen Ülkeden Bugün de İyi Haber Yok

    ABD’nin ardından koronavirüs salgınından en çok etkilenen ülke konumunda yer alan Brezilya’da kabus sürüyor. Koronavirüsün daha bulaşıcı türü P1’in yayılması nedeniyle zor günlerden geçen Brezilya’da son 24 saatte 3 bin 438 kişi yaşamını yitirdi. Ülkede son bir haftadır günlük ortalama ölü sayısı yaklaşık 2 bin 400, vaka sayısı da 76 binin üzerinde seyrediyor. Ölümlerle birlikte cenaze hizmetlerinde yoğunluk yaşanan ülkede atölyelerdeki tabut üretimi de artırıldı.

    Brezilya’da yeni tip koronavirüs (Kovid-19) nedeniyle son 24 saatte 3 bin 438 kişi yaşamını yitirdi. Sağlık Bakanlığı verilerine göre, ülkedeki toplam ölü sayısı 310 bin 550’ye çıktı ve ülkede 3 binden fazla ölümün görüldüğü üst üste ikinci gün kayda geçti.

    VAKA SAYISI 12 MİLYON’U GEÇTİ

    Son 24 saatte 85 bin 948 yeni vakanın tespit edilmesiyle, toplam vaka sayısı 12 milyon 490 bin 362’ye, iyileşenlerin sayısı da 10 milyon 879 bin 627’ye yükseldi.

    Korona ölümlerine tabut yetiştirilemeyen ülkeden bugün de iyi haber yok! 24 saatte 3 binden fazla kişi hayatını kaybetti

    ABD’NİN ARDINDAN EN ÇOK ETKİLENEN İKİNCİ ÜLKE

    Nüfusu 210 milyonu aşan Güney Amerika ülkesi Brezilya, ABD’nin ardından Kovid-19 salgınından en çok etkilenen ülke konumunda bulunuyor.

    MUTASYON NEDENİYLE ZOR GÜNLER YAŞANIYOR

    Brezilya, son haftalarda hem yoğun bakım ünitelerindeki doluluk hem de ülkenin Amazonas eyaletinde ortaya çıktığı düşünülen Kovid-19’un daha bulaşıcı türü P1’in yayılması nedeniyle zor günlerden geçiyor. Ülkede son bir haftadır günlük ortalama ölü sayısı yaklaşık 2 bin 400, vaka sayısı da 76 binin üzerinde seyrediyor.

    Korona ölümlerine tabut yetiştirilemeyen ülkeden bugün de iyi haber yok! 24 saatte 3 binden fazla kişi hayatını kaybetti

    ÖLÜMLERLE BİRLİKTE TABUT ÜRETİMİ DE ARTIRILDI

    Koronavirüs nedeniyle çok sayıda ölümle birlikte cenaze hizmetlerinde yoğunluk yaşanırken Rio de Janeiro kentindeki atölyelerde tabut üretimi de arttı. Ülkede yaşanan can kayıpları sebebiyle üreticiler tabut yetiştirmekte zorlanırken nüfusu 210 milyonu aşan Güney Amerika ülkesinde, Rio de Janeiro kentinde bulunan Belediye Hastanesi Ronaldo Gazolla önünde toplanan vatandaşlar protesto gösterisi düzenlemişti.

    Arınmanın Doğal İksiri: The Organic Pharmacy

    0
    Arınmanın Doğal İksiri: The Organic Pharmacy

    Kış koşullarından yorulan bedeni yaza hazırlamanın en doğal yolu; The Organic Pharmacy. Mükemmeliyetçi ve alanında lüks deneyim sunan ürün yelpazesi ile yenileyici ve doğal iksirlerin şifasını sunuyor. Günlük hayatın toksinlerinden bedensel ve ruhsal arınarak yenilenmenin tazeliğini yaşayın. Bedeni ve cildi yazın sert güneş ışınlarına hazırlamak için şimdi detoks zamanı!

    Tamamen doğal ve organik içeriği ile doğanın gücünün kullanan The Organic Pharmacy, bağışıklığı artırmaya, stresi azaltmaya, akışınızı güçlendirmeye ve sağlığınızı korumaya yönelik rutininizin vazgeçilmez parçası oluyor. The Organic Pharmacy yaza arınmış bir beden ve zihinle girmek için doğal içerikli alternatiflere sahip…

    The Organic Pharmacy Detox Oil &Body Brush’ın kan dolaşımını hızlandıran güçlü etkisi ile bedenin tıkanıklığını açmak ve enerji akışını güçlendirmek mümkün. İçeriğindeki doğal karışımın gücü ve canlandırıcı etkisi cildi arındırırken aynı zamanda elastikiyetini artırıyor. Cilt fırçası ile birlikte kullanıldığında ise etkisi daha da kuvvetli.

    The Organic Pharmacy Antioxidant Face Cream cildi toksinlerden arındıran detoks etkisi ile yüzü yaz güneşinin yıpratıcı etkilerine karşı hazırlıyor.  Cildi sıkılaştırırken nemlendiren doğal botaniklerin etkisi, gençlik enerjisiyle cildin ışıldamasını sağlıyor. Zenginleştirilmiş içeriği ile büyülü bu dokunuş, detoksun vazgeçilmezlerinden biri oluyor.

    Yazı taze ve enerjik yaşamak için The Organic Pharmacy’in doğal iksirlerinin gücünü keşfedin! Arının ve yenilenin…

    Üç Beyazdan Uzak: Üç Malzemeli Şekersiz Kurabiye Tarifi

    0
    Üç Beyazdan Uzak: Üç Malzemeli Şekersiz Kurabiye Tarifi

    Diyetlerin belki de en can sıkıcı yani aslında adının ‘diyet’, gündelik yaşamın da ‘diyet yapmak’ diye şekillenmesi. Bütün bunları, bu olumsuz motivasyonları bir kenara bıraktığımızda aslında sağlıklı yaşamak çatısı altında bütün bu az kalorili hayatı kendimize daha da yakınlaştırabiliriz.

    Üç Malzemeli Şekersiz Kurabiye Tarifi İçin Malzemeler

    • 140 gram fındık unu
    • 1,5 yemek kaşığı bal
    • 1 adet büyük boy olgun muz
    • 1,5 yemek kaşığı kakao(isteğe göre ilave edilebilir)

    Üç Malzemeli Şekersiz Kurabiye Tarifinin Püf Noktası

    Muzu ezerken gereğinden fazla sulandırmamaya özen gösterin. İçine badem, fındık gibi yemişleri ilave ederek hamurunuzu zenginleştirebilirsiniz.

    Üç Malzemeli Şekersiz Kurabiye Tarifinin Pişirme Önerisi

    Kurabiyelerin katı bir şekilde pişmesini beklemeyin. Hafif yumuşak dokuda kalacaktır. Fakat önemli olan altlarının pişip pişmediğini kontrol etmektir.

    Üç Malzemeli Şekersiz Kurabiye Tarifi Nasıl Yapılır?

    1. Fırını 165 dereceye ısıtın.Muzu fazla sulandırmadan çatal yardımıyla ezerek püre kıvamına getirin.uc-malzemeli-sekersiz-kurabiye1-1
    2. Fındık ununu yavaşça ilave edin ve spatula yardımıyla karıştırın.uc-malzemeli-sekersiz-kurabiye1
    3. Balı da ilave edin ve hamuru tamamen homojen oluncaya kadar karıştırın.Eğer isterseniz bu aşamada kakao ilave edebilirsiniz.uc-malzemeli-sekersiz-kurabiye2
    4. Kurabiye hamurunun ele yapışmamasına dikkat edin. Eğer ele fazla yapışıyor ve şekil almıyorsa kıvamına gelinceye kadar fındık unu ilave edebilirsiniz.uc-malzemeli-sekersiz-kurabiye3
    5. Fakat bu kıvamı normal kurabiye kıvamıyla kıyaslamayın. Tek kıstas hamurun cıvık olmaması.uc-malzemeli-sekersiz-kurabiye4-1
    6. Fırın tepsisine yağlı kağıt serin. Yuvarlayarak tepsiye yerleştirin. Parmak ucunuzla hafifçe bastırarak yassılaştırın.Porsiyonladığınız kurabiyelerden 2-3 cm daha küçük çaplı bir kapağı kurabiyenin ortasına hafifçe bastırarak şekil verin.uc-malzemeli-sekersiz-kurabiye4
    7. 7-8 dakika pişirin ve pişmesi için fazlaca renk almasını değil de kurabiyelerin altının pişip pişmediğini kontrol edin. Hafif yumuşak bir kıvamda pişecek ve zamanla sertleşecektir. Fırından alıp dinlendirdikten sonra servis edebilirsiniz. Afiyetler olsun!uc-malzemeli-sekersiz-kurabiye5

    Çok Farklı ve Çok Güzel: Portakallı Haşhaşlı Tatlı Tarifi

    0
    Hayvan Sevgisi Aşılamak İlk Hedef

    Kıvamı enfes bir hamur hazırlıyorsunuz ve o hamuru yuvarlayıp haşhaşa buluyorsunuz. Bu zamana kadar denediğiniz belki de en kolay şerbetli tatlılardan birini böylelikle yapmış oluyorsunuz. Üstelik misler gibi portakal kokuyor. Üzerindeki ceviz ve haşhaş ona muhteşem bir çıtırlık kaıtyor. Pişirip portakallı şerbetle buluşturunca ortaya bir şaheser çıkıyor. Farklı sunumu ve benzersiz rengiyle göz kamaştıran ve dikkat çeken tam ikramlık bir güzellikten bahsediyoruz. Karşınızda: Portakallı haşhaşlı tatlı!

    Portakallı Haşhaşlı Tatlı Tarifi İçin Malzemeler

    • 250 gram tereyağı veya margarin
    • 2 adet yumurta
    • 1 paket vanilya
    • 1 paket kabartma tozu
    • 3,5 su bardağı un
    • 1 su bardağı irmik
    • 2 yemek kaşığı rendelenmiş portakal kabuğu
    • 1/2 su bardağı pudra şekeri
    • 1 çay bardağı haşhaş
    • 1/2 su bardağı süt
    • 12 adet ceviz içi
    • 4 su bardağı toz şeker
    • 3,5 su bardağı su
    • 1/2 su bardağı portakal suyu
    • 1/2 adet limonun suyu

    Portakallı Haşhaşlı Tatlı Tarifi Nasıl Yapılır?

    1. Öncelikle şerbetini hazırlayın bunun için limon suyu hariç gerekli olan malzemeleri bir tencereye alın ve ocağın altını açıp kaynamaya bırakın.
    2. Kaynamaya başladıktan sonra limon suyunu ekleyin ve 6 dakika kadar bu şekilde kaynattıktan sonra altını kapatıp soğumaya bırakın.
    3. Margarin, yumurta, vanilya, pudra şekeri, portakal kabuğu ve irmiği karıştırın.
    4. Üstüne un ile kabartma tozunu ekleyip yumuşak, ele yapışmayan bir hamur elde edin.
    5. Bir kaba süt, diğer bir kaba da haşhaş tohumlarını koyun. Hamurdan parçalar kopartın ve yuvarlayıp ortalarını çukurlaştırdıktan sonra önce süte ardından da haşhaş tohumuna bulayın.
    6. Yağladığınız bir fırın tepsisine dizin.Bu şekilde tüm hamuru şekillendirdikten sonra üstlerine cevizleri yerleştirin ve önceden ısıtılmış 180 derece fırında üstleri kızarana dek yaklaşık 35 dakika pişirin.
    7. Fırından aldıktan sonra 5 dakika kadar bekletin ve soğumuş olan şerbeti üstlerine gezdirin.Tüm şerbeti çekmesi ortalama 2 saati bulacak.
    8. Ardından portakal kabukları ile süsleyerek servis edin. Afiyetler olsun!

    Negatif İyonlar Stresi Önlüyor

    0
    Negatif İyonlar Stresi Önlüyor

    Kapalı ortamda özellikle kış aylarında temiz havadan uzakta çalışma ortamının stresi tetiklediği biliniyor. Stres birçok hastalığın tetikleyicisi olabilirken aynı zamanda çalışma verimini de ciddi oranda etkileyen bir faktör olarak karşımıza çıkıyor.

    Kapalı pencereli alanlarda havalandırma sisteminin yanı sıra sık sık temiz hava ile temas edilmesi gerektiği uzmanlar tarafından da destekleniyor. Strese bağlı hastalıklardan uzak durmanın ve temiz hava ile temas etmenin yöntemlerini LoncaMed Proje Koordinatörü Kemal Pekpak anlattı. 

    Negatif İyonlu Ortamda Bulunan Kişilerin Bilişsel Performansı Yükseliyor

    Negatif iyonların vücuda etkileri ile ilgili birçok makale ve araştırma yapıldığının altını çizen Kemal Pekpak, yapılan araştırmaların negatif iyonlu ortamların kişilerin bilişsel performansını arttırdığını ortaya koyduğunu söyledi.  LoncaMed Proje Koordinatörü Kemal Pekpak, tıp sektörünün yakından takip ettiği https://www.ncbi.nlm.nih.gov/ sitesinde yer alan bilgiye göre, deneysel bir iç mekan ortamında negatif iyonların bilişsel performansı, sağlığı, akciğer fonksiyonunu ve kardiyovasküler fonksiyonları etkileyip etkilemediğini belirlemek amacı ile çaprazlama deneyler yapıldığını ve çalışmaya 20 sağlıklı, sigara içemeyen gönüllü 10 kadın ve 10 erkek katıldığını belirtiyor. Negatif iyon seviyesinin ve iç mekan iklim faktörlerinin standartlaştırılmış ölçüm prosedürleri ile belirlendiği deneyin sonucunda EKG testlerinde negatif iyonlu ortamda bulunanların diğerlerine göre daha iyi sonuçlar verdiğini belirtiyor. Yayınlanan makalelerde, bilişsel performans testinin dokuz alt testinden altısının daha iyi çözüldüğüne yer verildiğini belirten Pekpak, soruların sözel, mantık, akıl yürütme, algısal hız şeklinde hazırlandığını vurguluyor.