Devamı
    Ana Sayfa Blog Sayfa 122

    Elleriniz İçin Arındırıcı Etki, Nemlendirici Bakım: Siveno Defne Yağlı Doğal Sıvı Sabun

    0

    Sağlığımız için oldukça önemli olan el temizliği kişisel bakımın vazgeçilmezleri arasında en üst sırada yer alıyor. El temizliğine her zamankinden daha fazla dikkat ettiğimiz bu günlerde, Siveno ellerinizi doğal içeriklerle temizlerken aynı zamanda bakım da yapan bir seçenek sunuyor.

    Siveno Defne Yağlı Doğal Sıvı Sabun, tamamen doğal içeriği sayesinde hassas ciltler dahi tüm cilt tipleri için güvenle kullanılabiliyor. Özel üretim tekniği sayesinde serbest kostik içermeyen ürün, cildin yapısını koruyarak güvenli bir temizleme sağlıyor.

    Defne Yağının Derinlemesine Arındırıcı Etkisini Keşfedin!

    Siveno Defne Yağlı Doğal Sıvı Sabun, defne yağının arındırıcı etkisi ile ellerinizi derinlemesine ve özenle temizliyor. Zeytinyağı ve hint yağı sayesinde cildin nem tutma yeteneğini artırarak cildin doğal yapısını koruyor ve temizlerken bakım yapıyor. 

    Bioarge Laboratuvarları’nda patentli teknolojilerle üretilen bu özel sabun doğal bir antiseptik olan sirke, su tutma özelliği yüksek olan gliserin, arındırıcı özelliğe sahip defne yaprağı yağı gibi tamamen bitkisel içeriklerden oluşuyor. Paraben, SLES, SLS, silikon, alkol, boya, sentetik yağ ve koku içermiyor. 

    Ellerinizi kurutmadan temizleyen ve tüm ailenin kullanımına uygun olan Siveno Defne Yağlı Doğal Sıvı Sabun sizi ve sevdiklerinizi önemsiyor.

    Sadece cildinize değil, çevreye ve hayvanlara da dost

    Doğada kolayca çözünebilmelerinin yanı sıra insan sağlığı için güvenli gıda ambalajlarında hazırlanan Siveno Defne Yağlı Doğal Sıvı Sabun, hayvanlar üzerinde test edilmeden üretildiği gibi hayvansal içerikler de kullanılmayan vegan sertifikalı bir ürün olma özelliği taşıyor.

    %100 doğal ve sürdürülebilir bir dünya inancıyla yola çıkan, bilimin gerçekliğiyle doğanın gücünü birleştiren tüm Siveno ürünleri seçkin marketlerde ve www.siveno.com ‘da tüketicisi ile buluşuyor.

    Siveno Defne Yağlı Doğal Sıvı Sabun: 300 ml 25,90 TL  

    Türk Bilim İnsanlarından Müthiş İcat! Evde İdrarla Yapılan Koronavirüs Testi 15 Saniyede Sonuç Veriyor

    0
    Türk Bilim İnsanlarından Müthiş İcat! Evde İdrarla Yapılan Koronavirüs Testi 15 Saniyede Sonuç Veriyor

    Türk bilim insanları tarafından geliştirilen ve gebelik testine benzeyen kit sayesinde artık evde idrarla koronavirüs testi yapılabiliyor. Sağlık Bakanlığı tarafından ruhsat verilen test, virüsü 15 saniyede yüzde 96 güvenilirlikle teşhis ediyor.

    Türk bilim insanları, koronavirüs teşhisinde önemli bir çalışmaya imza atarak, yerli ve milli imkânlarla ağızdan ve burundan sürüntü almadan, idrardan alınan örnek ile koronavirüsü teşhis eden bir tanı kiti geliştirdi. Hamilelik testlerine benzer bir şekilde çalışan tanı kiti, virüsü 15 saniyede yüzde 96 güvenilirlikle teşhis ediyor. Hastanın virüs yükünün seviyesini tespit edebilen tanı kiti ile hastanın klinik seyri takip edilebiliyor.

    SAĞLIK BAKANLIĞI TARAFINDAN RUHSATLANDIRILDI

    Uzman Dr. Mehmet Serhan Kurtulmuş, geliştirdikleri Kovid-19 Tarama Test Kiti “Foaming Test”ini şöyle anlattı: “Testimiz onay aldı. Sağlık Bakanlığı’nca da ruhsatlandırıldı. İlk etapta 160 hasta üzerinde test yapıldı. Hastanede yapılmış test sayısı 5 binin üzerinde. Sonuç olarak bir ürün haline getirdik. Bizim burada baktığımız, idrardaki canlı ya da cansız virüs değil, esasında virüsün kendine ait yapıların idrarla çıkıp çıkmadığı. Yani vücudunuza ne kadar virüs girerse ona ait aminoasit yapılar o kadar çok idrarda çıkar ve reaktanımız bu yapılarla birlikte reaksiyona girerek belli bir köpük oluşturur. Bu köpüğü tüpün üzerindeki renk skalasına göre değerlendirip hastanın virüs yükünü tespit ediyoruz. Yani senin vücudunda virüs yükü var, virüs yükün az veya çok fazla diyebiliyoruz. Onun dışında testin diğer avantajı da testin yüzde 96 gibi yüksek oranda doğruluk payı var. Testin kullanımı çok kolay. Yaklaşık 15 saniyede sonuç veriyor. Türkiye’de böbrek rahatsızlığı olup olmadığını bu testle de tarayabiliriz.”

    “DÜNYANIN HER YERİNE BU TESTİ GÖNDEREBİLİYORUZ”

    Sabah’tan Barış Şimşek’in haberine göre Dr. İhsan Şahin ise “Bir insan evinde rahatlıkla tek başına kendine uygulayabilir. Testin ekonomik maliyeti oldukça uygun. Diğer testlerde koronavirüs var ya da yok sonucu alıyorsunuz, oysa bu testte ‘Kovid var yok’un yanında vücuttaki enfeksiyon miktarını ve klinik seyri tespit edebiliyorsunuz. Bu test bu ülkenin bilim insanları tarafından bulunan ve bu ülkenin teknolojisi ile üretilen bir test. Testi Ankara’da TTT World Medikal Üretim Tesisleri’nde üretiyoruz. Dünyanın her yerine biz bu testi gönderebiliyoruz. Brezilya’dan Portekiz’e kadar, Polonya’dan Almanya’ya kadar, Afrika ile Orta Asya ülkelerine kadar bu testi bir kez deneyen ülkeler talep ediyorlar. Biz şu anda testi yetiştirmeye çalışıyoruz. Günlük 150 bin üretim kapasitemiz var, bunu 300 bine çıkaracağız” dedi.

    Exxen’de Yer Alan Hatalar Sonrası Acun Ilıcalı Açıklama Yapmak Zorunda Kaldı: Aşırı Yoğunluktan Kaynaklandı

    0

    Ünlü televizyoncu Acun Ilıcalı’nın ‘Hayatımın projesi’ dediği ve eğlence platformlarına rakip olarak kurduğu Exxen’e tepki yağıyor. Yılbaşında yayın hayatına başlayan Exxen’deki aksaklıklar kullanıcılara zor anlar yaşatınca Ilıcalı, “Aşırı yoğunluktan kaynaklanan teknik sorunlar büyük ölçüde çözüldü” açıklamasını yapmak zorunda kaldı.

    Acun Ilıcalı’nın sahibi olduğu Exxen’de yer alan hatalar kullanıcıları adeta isyan ettirdi. Yayın hayatına 1 Ocak 2021’de başlayan Exxen’deki hatalar ve problemler kullanıcıların şikâyetlerine neden oldu. Exxen’in bir mobil uygulaması veya akıllı TV’lerde kolay kullanım sağlayacak bir çözümü şimdilik görünmediği ve bunun yerine bilgisayarı kabloyla bağlayın diye bir yönerge verildiği kaydedildi.

    ACUN, AŞIRI YOĞUNLUKTAN KAYNAKLANDIĞINI SÖYLEDİ

    Acun Ilıcalı gelen tepkiler üzerine sosyal medya hesabı Instagram üzerinden “Büyük ilginiz için çok teşekkür ediyoruz. Aşırı yoğunluktan kaynaklanan teknik sorunlar büyük ölçüde çözüldü. İlginize layık olmaya çalışacağız” paylaşımını yaptı.

    Acun Ilıcalı'nın Exxen girişimi kötü başlayınca açıklama yapmak zorunda kaldı

    ABONELİK İPTALİ YOK

    Öte yandan kullanıcılar abonelik iptali kısmının olmadığını ve üye olduğu kart bilgilerini silemediği de belirtildi. Hem ücret ödeyip hem de reklam izleneceği ortaya çıktı. Kullanıcılar para ödeyerek kayıt oldukları uygulamada reklamlara takılacaklarını öğrenince tepki gösterdi. Exxen’de hem ücret ödenip hem de reklam izlenecek olması ise sosyal medyada gündem oldu. Kullanıcılar “İnsanlar bu platformlara reklam izlememek için para veriyor, reklamlı abonelik ne demek?” diyerek uygulamaya tepki gösterdi.

    Acun Ilıcalı'nın Exxen girişimi kötü başlayınca açıklama yapmak zorunda kaldı
    Acun Ilıcalı'nın Exxen girişimi kötü başlayınca açıklama yapmak zorunda kaldı

    Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Mustafa Hasöksüz’den Mutasyon Uyarısı: İki Kere Önlem Alın

    0
    Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Mustafa Hasöksüz'den Mutasyon Uyarısı: İki Kere Önlem Alın

    İlk olarak İngiltere’de görülen ve koronavirüsün daha hızlı yayılmasına neden olduğu öne sürülen mutasyon Türkiye’de de panik yarattı. Ancak Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Mustafa Hasöksüz, “Paniğe gerek yok. Şu an kontrol altında gibi görünüyor. İki kere önlem alalım. Aşı başladıktan sonra mutasyon sayısı da azalacaktır” dedi.

    Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Twitter hesabından İngiltere‘den havayolu ile gelen vatandaşlara yapılan test sonucunda, 15 kişide mutasyonlu koronavirüs tespit edildiğini açıkladı. Hürriyet’e konuşan Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Mustafa Hasöksüz, “Paniğe gerek yok” dedi ve şunları söyledi:

    İKİ KERE ÖNLEM

    “Alarm durumuna geçmeye gerek yok ancak kontrol edilmesi gereken bir durum. Bu virüsün yüzde 70 daha bulaştırıcı olduğu epidemiyolojik olarak kanıtlandı, diğer bilimsel yöntemlerle kanıtlanmadı. Virüslerin bu tip yeni alt gruplar oluşturacak şekilde mutasyon oluşturması muhtemeldir. Yani beklenen bir durum. Aşılamaların uygulanmasıyla mutasyonları da azalacağını düşünüyorum. Böylece dolaşımda bulunan virüs sayısı da azalacak. İnsanlar aşı olarak sadece kendilerini korumayacaklar, aynı zamanda dolaşımda bulunan virüs miktarının azalmasına katkıda bulunacaklar. Hızlı yayıldığı düşünülürse insanlar artık iki kere dikkat etmek zorunda. Maske, mesafe ve hijyen konusu daha da ağırlık kazanmalı. Bir ülkede ya da bir bölgede o hızlı bulaşma özelliğine sahip virüs ortaya çıkarsa, o bölgede yaşayan insanların daha çok dikkat etmesi şart. Gerekirse kısıtlama adı altında belirttiğimiz önlemlerin seviyesi daha da yükseltilebilir. Bu, virüs görülecek kişi sayısına bağlı. Geçtiğimiz ay İngiltere’den başlayarak diğer ülkelerde de, bu nedenle yeni tip virüse karşı önlemler arttırıldı.

    Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Mustafa Hasöksüz'den mutasyon uyarısı: İki kere önlem alın
    Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Mustafa Hasöksüz

    TEMASLILAR ARAŞTIRILIYOR

    Paniğe gerek yok çünkü virüsün hastalık yapma gücünde bir değişiklik yok, hastalığın şiddeti aynı. Şiddeti artsaydı o zaman korkmalıydık. Salgının başlangıcında olduğu gibi filyasyon ekiplerinin çalışması devam ediyor. Mutasyon belirlenen 15 kişinin olası temaslıları araştırılıp, örnekler alınıp, incelemeler devam ediyor. Şu anda durum kontrol altında görünüyor.”

    “Aşı Olmayan Vatan Hainidir, Onlara Kız Vermeyeceğiz” Diyen Prof. Sönmez’e Dava Açıldı

    0
    "Aşı Olmayan Vatan Hainidir, Onlara Kız Vermeyeceğiz" Diyen Prof. Sönmez'e Dava Açıldı

    Yaptığı açıklamada “Aşı olmayan vatan hainidir, onlara kız vermeyeceğiz” diyen Prof. Bingür Sönmez’e Adıyaman’ın Kahta Tüketiciler Birliği Derneği Şubesi Onursal Başkanı Mehmet Öztürk tarafından dava açıldı.

    Tüketiciler Birliği Derneği Kahta Şubesi Onursal Başkanı Mehmet Öztürk, Prof. Bingür Sönmez’in 27.12.2020 tarihinde katıldığı bir televizyon kanalında aşı yaptırmak istemeyenlerin hain olduğunu söyleyerek, hedef tahtasına koyduğunu iddiasıyla suç duyurusunda bulundu.

    “HALKI KİN VE DÜŞMANLIĞA SEVK ETTİ”

    Aşı yaptırmak istemeyenlere kız bile verilmeyeceğini söyleyen Sönmez’in aşının imalatçısı gibi davrandığını kaydeden Öztürk, “Prof. Bingür Sönmez 27.12.2020 tarihinde katıldığı bir televizyon programında, ‘Muhtemelen Ocak ayı içinde herkese aşı yapılacak. Ama ‘ben aşı yaptırmam’ diyenler birer vatan haini. Onlara kız bile vermeyeceğiz, resmi dairelere bile giremeyecekler, okullara gidemeyecekler. İnsan vücudunun dokunulmazlığı nedeniyle mecbur etme şansımız yok, kanun çıkarıp herkes yapacak deme şansımız yok. Ama kurallar koyacağız. Nasıl sokağa çıkma yasağının kuralları var, aşıda da kural koyacağız. Devlet dairelerine bile giremeyecekler, otobüslere binemeyecekler, toplu taşımadan faydalanamayacaklar.’ diyerek, aşı yaptırmak istemeyenleri birer vatan haini olarak ilan etmiş, halk arasında korku ve panik oluşturmuş, halkı suç işlemeye tahrik etmiş, halkı kin ve düşmanlığa tahrik etmiş, halkı aşağılamış ve halkı kanunlara uymamaya alenen tahrik etmiştir.

    'Aşı olmayan vatan hainidir, onlara kız vermeyeceğiz' diyen Prof. Sönmez'e dava açıldı

    “AŞI YAPTIRMAMAM, VATAN HAİNİ OLDUĞUM ANLAMINA GELMEZ”

    Aşı tarihine baktığımızda 1996 tarihinde yapılan bir araştırmaya göre aşı çalışmaları, en başından en sonuna kadar ortalama 10 yıl sürüyor. Bütün bunları benzer olayları ve aşılarla ilgili süreçleri görmezden gelerek kendisi aşının imalatçısı ithalatçısı ve ihracatçısı gibi davranarak halkı aşı yaptırmaya zorlamakla, aşı yaptırma niyetinde olanları da aşı yaptırmaktan vazgeçirmiştir. Geçmişten günümüze aşılar, ilaçlar ve açıklamalara baktığımızda şahsen aşıya güvenmem mümkün değildir. Ben şahsen aşı yaptırmam. Benim aşı yaptırmamam vatan haini olduğum anlamına gelmez, her aşı yaptıran vatansever, aşı yaptırmayan da hain değildir. Ben aşı yaptırmıyorum diye vatan haini değilim. Vatan haini olmadım ve olmayacağım. Şüpheli aşı yaptırmak istemeyenleri hedef tahtasına koymuş, aşı yaptırmak istemeyenleri aşağılanmış, ayrıştırılmış, ağır ithamlarda bulunarak vatan haini olarak ilan etmiştir. Bu nedenle şüpheli hakkında kamu davası açılarak cezalandırılması için iş bu suç duyurusunda bulunma gereği hasıl olmuştur” dedi.

    Koronavirüs Aşılaması Ne Zaman Başlayacak, Aşı Ne Kadar Süre Koruyacak? Bilim Kurulu Üyesi Yanıtladı

    0
    Koronavirüs Aşılaması Ne Zaman Başlayacak, Aşı Ne Kadar Süre Koruyacak? Bilim Kurulu Üyesi Yanıtladı

    Aşılama ne zaman başlayacak, aşının ardından süreç nasıl işleyecek, koronavirüs aşısı ne kadar süre koruyacak? Bilim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Afşin Emre Kayıpmaz, milyonlarca kişinin merak ettiği sorulara yanıt verdi. Aşının 14 günlük test sonucunda sertifika alacağını belirten Kayıpmaz, sonrasında aşılama sürecinin başlayacağını aktardı.

    Ankara Şehir Hastanesi Acil Tıp Kliniği Eğitim Görevlisi ve Sağlık Bakanlığı Koronavirüs Bilim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Afşin Emre Kayıpmaz, Çin’den getirilen inaktif koronavirüs aşılarının 14 gün boyunca TİTCK laboratuvarlarında birçok testten geçeceğini söyledi.

    AŞILAMA NE ZAMAN BAŞLAYACAK?

    Bilim Kurulu Üyesi Kayıpmaz, aşıların bu 14 günlük test sürecinden sonra onay alması halinde ‘Seri Serbest Bırakma Sertifikası’ verilerek aşılamanın başlayacağını belirtti. Kayıpmaz, daha önce yapılan incelemeler ışığında, bu inaktif koronavirüs aşısının aşılamadan 28 gün sonra istenilen düzeyde antikor oluşturduğunu kaydetti.

    14 GÜN SONUNDA SERTİFİKA VERİLECEK VE AŞI UYGULAMASI BAŞLAYACAK

    Yapılan çalışmalar sonucunda Türkiye’ye gelen inaktif koronavirüs aşılarının optimum düzeyde antikor oluşturmasının 28 günlük süreçte gerçekleştiğini belirten Bilim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Afşin Emre Kayıpmaz, “Aşılar ülkemize geldi ve Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu’nun (TİTCK) uluslararası akredite laboratuvarlarında incelenmeye başladı. Her gelen partide alınan belli sayıda numune incelemeye tabi tutuluyor. Yaklaşık olarak 14 günlük bir süreçte; fizikokimyasal, biyokimyasal, immünokimyasal çalışmalar yapılıyor. Aynı zamanda aşılarla ilgili sterilite ve akut toksisite çalışmaları da yürütülüyor. 14 gün sonunda eğer standartlara uygun bulunur ise ‘Seri Serbest Bırakma Sertifikası’ veriliyor ve sonrasında da aşılar uygulanmaya başlıyor. Bu noktada aşıların 28 gün arayla 2 doz şeklinde insanlara uygulanması planlanıyor. Bu noktada 28 günlük aranın antikor yanıtının daha yüksek sağlanması açısından uygun olduğu daha önceki Faz-1 ve Faz-2 çalışmalarında ortaya konmuştu. Bu çalışmalardaki olumlu sonuçlar göz önünde bulundurularak iki aşı dozu arasında 28 günlük sürenin uygulanmasına karar verildi” şeklinde konuştu.

    Koronarivüs aşılaması ne zaman başlayacak, aşı ne kadar süre koruyacak? Bilim Kurulu üyesi yanıtladı
    Bilim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Afşin Emre Kayıpmaz

    AŞININ ARDINDAN SÜREÇ NASIL OLACAK?

    Aşılanma başladıktan sonra, aşı olan kişide antikorların oluşmaya başladığını belirten Bilim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Kayıpmaz, “Aslında aşılar uygulanmaya başladıktan sonra antikorlar da oluşmaya başlıyor. Ama bu aşıyla ilgili olarak yapılmış Faz-1 ve Faz-2 çalışmalarının dünyanın saygın bir tıp dergisinde yayınlanan sonuçlarına göre aşının ikinci dozundan 14 ila 28 gün sonra istenilen antikor düzeyine ulaşıldığı bildiriliyor. Yani ilk aşı size uygulandı, yaklaşık olarak 6 hafta sonrasında istediğimiz antikor seviyesine ulaşacağımızı öngörebiliriz” diye konuştu.

    AŞI NE KADAR SÜRE KORUYACAK?

    Aşılama yapıldıktan sonra en az 6 aylık bir bağışıklık oluşmasını beklediklerini belirten Bilim Kurulu Üyesi Kayıpmaz, “En azından bir 6 ay kadar korumasını bekliyoruz. Ama şu anda bu bir beklenti düzeyinde. Önümüzdeki sene, daha net veriler elimizde olacak ve aslında bu aşıların koruyuculuğunun ne kadar sürdüğünü de biz daha geniş kapsamlı veriler üzerinden konuşabileceğiz. Rutin bir alerji testine gerek yok. Yalnız daha önceden herhangi inaktive bir virüs aşısını vurulmuş ve alerjik reaksiyon gelişmiş veya aşıya bağlı çeşitli komplikasyonlar gelişmiş ki bunların sayısı çok çok azdır. Bu kişilerin aşı olurken veya aşı olma öncesinde aşıyı uygulayacak kişileri bilgilendirmesi gerekiyor. Bunun dışında aşı uygulaması öncesinde rutin bir antikor testine veya alerji testine gerek yoktur” ifadelerini kullandı.

    AŞI SONRASI ‘MASKE’ UYARISI

    Aşıları olduktan sonra toplum bağışıklığının oluşacağı seviyeye ulaşana kadar maske, mesafe ve temizlik önlemlerine yine dikkat edilmesi gerektiğini vurgulayan Kayıpmaz, “Aşılamalardan sonra yani birinci ve ikinci dozdan sonra biz tedbirli yaşama yine devam etmek durumundayız. Yani ‘biz aşıyı olduk, maskeyi artık çıkartabiliriz’ gibi bir düşünceye kapılmamamız lazım. Çünkü toplumdaki bağışıklık, aşı olanlar ve hastalığı geçirenler vesilesiyle belli bir düzeyin üzerine çıkıncaya kadar biz tedbirli bir biçimde yaşamımıza devam edeceğiz. Aşılar neyi sağlayacak? Biz virüs ile karşıladığımızda; aşılar vasıtasıyla vücutta hazır bulunan antikorlar bu hastalığı daha hafif geçirmemizi sağlayacak. Bu nedenle sevdiklerimizin ve kendimizin bu hastalığı hafif atlatmamız açısından aşılama son derece büyük önem arz ediyor” dedi.

    Revaniye Kısa Bir Ara: Haşhaşlı Tatlı Tarifi

    0
    Revaniye Kısa Bir Ara: Haşhaşlı Tatlı Tarifi

    Revaniyi sevenlerin haşhaşlı tatlıyı sevmemelerine olanak yok. Tatlının keki şerbetiyle buluşuyor, tarifinde yer alan haşhaş tohumları ağızda çıtır çıtır dağılıyor bu da yetmezmiş gibi tatlıya pasta lezzeti kazandıran krem şanti geliyor. Adeta tam bir cümbüş, kalori bombası, kışlık enerji kaynağı.

    Haşhaşlı Tatlı Tarifi İçin Malzemeler

    • 4 adet yumurta
    • 1 su bardağı toz şeker
    • 3/4 su bardağı ayçiçek yağı
    • 1/2 su bardağı yoğurt
    • 1/2 su bardağı irmik
    • 3/4 su bardağı haşhaş tohumu
    • 2 su bardağı un
    • 1 paket kabartma tozu
    • 1/2 tatlı kaşığı limon suyu
    • 2,5 su bardağı toz şeker
    • 2,5 su bardağı su
    • 1 tatlı kaşığı taze sıkılmış limon suyu
    • 1 poşet krem şanti
    • 3/4 su bardağı soğuk süt

    Haşhaşlı Tatlı Tarifinin Püf Noktası

    Şerbetin soğuğa yakın ılık ve kıvamlı, tatlının sıcak olmasına dikkat edin, hazırladığınız kremayı soğuyan ve şerbetini çeken tatlının üzerine sürün.

    Haşhaşlı Tatlı Tarifinin Pişirme Önerisi

    Arzuya göre tatlıya rendelenmiş limon ya da portakal kabuğu ve taze sıkılmış sularını ekleyebilirsiniz.

    Haşhaşlı Tatlı Tarifi Nasıl Yapılır?

    1. Soğuması gerektiği için öncelikle tatlının şerbetini hazırlayın. Toz şeker ve suyu derin bir tencereye alın.
    2. Toz şeker eriyene kadar tahta bir kaşıkla karıştırdığınız şerbet karışımını, kısık ateşte şurup kıvamına gelene kadar kaynatın. Kaynamakta olan şerbete taze sıkılmış limon suyunu kattıktan sonra ocaktan alın. Soğuması için bir kenarda bekletin.
    3. Tatlıyı hazırlamak için; yumurtaları karıştırma kabına alın. Toz şeker ilave ettiğiniz yumurtaları beyaza çalan bir renk alana kadar mikser yardımıyla karıştırın.
    4. Sırasıyla; ayçiçek yağı ve yoğurt ilave ettiğiniz tatlıyı karıştırma işlemini sürdürün.
    5. Tatlıya adını veren haşhaş tohumu, irmik ve elenmiş unu katın. Taze sıkılmış limon suyuyla köpürttüğünüz kabartma tozunu ekleyin.
    6. Pürüzsüz bir kıvam alana kadar karıştırma işlemini sürdürdüğünüz tatlı harcını yağlanmış ısıya dayanıklı bir fırın kabına aktarın.
    7. Fırın tepsisinde eşit yükseklikte olduğundan emin olduğunuz haşhaşlı tatlıyı önceden ısıtılmış 170 derece fırında kabarıp, renk alana kadar yaklaşık 40-45 dakika pişirin.
    8. Fırından çıktıktan sonra keskin bir bıçak yardımıyla dilimlediğiniz tatlının üzerine soğuyan şerbeti bir kepçe yardımıyla gezdirin.
    9. Toz krem şantiyi, soğuk sütle çırpıp kıvam alması için tatlı soğurken kısa bir süre buzdolabında bekletin.
    10. Son olarak üzerini çırpılmış krem şantiyle kapladığınız tatlıyı, dilim olarak bir bardak demli çay eşliğinde sevdiklerinizle paylaşın.

    Haşhaşlı Tatlı Tarifinin Servis Önerisi

    Soğuk sütle çırpılmış toz krem şanti üzerine yerleştirdiğiniz şekerlemeler ya da portakal kabuklarıyla tatlıyı servis edebilirsiniz.

    Bu Akşam Evdeyiz: Ev Yapımı Et Döner Tarifi

    0
    Bu Akşam Evdeyiz: Ev Yapımı Et Döner Tarifi

    Hazırından neredeyse farksız olan ev yapımı et döner oldukça pratik, oldukça sağlıklı ve yüzde yüz ev yapımı. Buzdolabı ya da derin dondurucuda bekletme süresini hesaba katmazsanız 15-20 dakika gibi kısa bir sürede ev yapımı et döner hazırlayabilirsiniz.

    Ev Yapımı Et Döner Tarifi İçin Malzemeler

    • 200 gram antrikot ya da but eti
    • 1 yemek kaşığı yoğurt
    • 4 yemek kaşığı zeytinyağı
    • 1 tatlı kaşığı kekik
    • 1/2 çay kaşığı toz kırmızı biber
    • 1/2 çay kaşığı yenibahar
    • 200 gram yağsız kıyma
    • 1 adet rendelenmiş orta boy kuru soğan
    • 1/2 çay kaşığı tuz
    • 1/2 çay kaşığı çekilmiş tane karabiber
    • 50 gram kuyruk yağı

    Ev Yapımı Et Döner Tarifinin Püf Noktası

    Dondurulmuş et dönerin pişireceğiniz kadarını ince ince dilimledikten sonra kalanını derin dondurucuda muhafaza edebilirsiniz.Kıyma katı oluşturmadan da diğer malzemelerle ev yapımı et döner hazırlayabilirsiniz.Dönere şerit şerit şekil verirken oldukça keskin bir bıçak kullanmaya özen gösterin.

    Ev Yapımı Et Döner Tarifinin Pişirme Önerisi

    Keskin bir bıçakla ince ince doğradığınız et döneri, ızgarada ya da yanmaz yapışmaz tabanlı bir tavada ters yüz ederek kısa sürede pişirebilirsiniz.Dönere bir parça lezzet vermesi adına kızartma tavasına küçük parçalar halinde kesilmiş kuyruk yağı katabilir ya da yağsız tavada pişirebilirsiniz.

    Ev Yapımı Et Döner Tarifi Nasıl Yapılır?

    1. Dana antrikot ya da but etini ince ince dilimleyin ya da kasabınızdan bu şekilde hazırlamasını rica edin.
    2. Yoğurt, zeytinyağı, kekik, toz kırmızı biber ve yeni baharı geniş bir kapta harmanladıktan sonra et dilimlerini bu karışıma bulayın. Dinlenmesi için etleri buzdolabına kaldırın.
    3. Yağsız kıyma, rendelenmiş kuru soğan, tuz ve çekilmiş tane karabiberi bir kaba alıp köfte hazırlar gibi yoğurun.
    4. Mutfak tezgahı üzerine streç film açın. İnce bir dilim antrikotu orta kısma yerleştirin. Üzerini incecik bir kat kıyma karışımıyla kaplayın.
    5. Tüm malzemeler bitene kadar bir kat antrikot, bir kat kıyma şeklinde ilerleyerek dönere son şeklini verin.
    6. Üzerini streç filmle kapladığınız döneri, iki yanından sıkıca kapatın, rulo şeklinde sarın.
    7. Derin dondurucuya kaldırıp katı bir kıvam alması için en az 2 saat kadar bekletin.
    8. Pişirme işlemi öncesinde kısa bir süre oda sıcaklığında beklettiğiniz oldukça katı bir hal alan döneri, keskin bir bıçak yardımıyla ince ince dilimleyin.
    9. Arzuya göre küçük parçalar halinde kestiğiniz kuyruk yağını önceden ısıtılmış tavaya alın.
    10. Dilimlediğiniz dönerlerle birlikte ters yüz ederek kısa süre, yüksek ateşte pişirdikten sonra arzu ettiğiniz garnitürlerle birlikte sevdiklerinizle paylaşın.

    Ev Yapımı Et Döner Tarifinin Servis Önerisi

    Ev yapımı et döneri; pirinç pilavı ya da patates kızartması eşliğinde servis edebilir arzuya göre iskender hazırlayabilirsiniz.

    Eğitimin İçeriği Masaya Yatırılıyor

    0
    Eğitimin İçeriği Masaya Yatırılıyor

    Öğretmenlerin, meslektaşları ve farklı disiplinlerden kişi ve kurumlarla bir araya gelerek güçlendiği bir paylaşım ve iş birliği ağı olan ‘Öğretmen Ağı’; pandemiyle birlikte değişen koşulların ardındaki yeni imkânların tartışıldığı “Bağlantılar” isimli çevrimiçi panel serisinin dördüncü buluşmasını “Eğitimin İçeriğini Yeniden Düşün” başlığı altında, 7 Ocak 2021 Perşembe günü saat 20.00’da gerçekleştirecek.

    Türkiye’de eğitim alanında faaliyet gösteren öncü 6 Vakıf; Anne Çocuk Eğitim Vakfı (AÇEV), Aydın Doğan Vakfı, Enka Vakfı, Mehmet Zorlu Vakfı, Sabancı Vakfı ve Vehbi Koç Vakfı tarafından desteklenen ve yürütücülüğünü Eğitim Reformu Girişimi’nin (ERG) üstlendiği Öğretmen Ağı, pandemiyle birlikte değişen koşulların eğitimi geri dönülemez biçimde değiştirdiğinden yola çıkarak geleceğin eğitiminin tartışıldığı “Bağlantılar” isimli çevrimiçi panel serisi devam ediyor. 

    7 Ocak Perşembe günü saat 20.00’de yayınlanacak dördüncü bölüm, “Eğitimin İçeriğini #YenidenDüşün başlığıyla Mehmet Zorlu Vakfı’nın işbirliği ile gerçekleştirilecek. Zorlu Holding Kurumsal İletişim Genel Müdürü Aslı Alemdaroğlu, MEF Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve Yetkin Gençler (YetGen) Kurucusu Prof. Dr. Erhan Erkut, Değişim Elçisi öğretmen eğitimci ve yazar Ayşe Alan’ın katılacağı panelin moderatörlüğünü ise, Öğretmen Ağı Danışmanı Batuhan Aydagül üstlenecek.

    Serinin dördüncü bölümünde konuşmacılar, eğitimin pandemiyle değişen eğitim koşullarından yola çıkarak günümüz dünyasında eğitimin vaad ettiklerini, eğitimin kapsaması gereken yetkinlikleri ve geleceğin liderlerini, karar vericilerini yetiştiren eğitimde sivil alan ve özel sektörün rol ve sorumluluklarına dair görüş ve önerilerini paylaşacak.

    2021 Şubat ayına dek sürecek Bağlantılar, her bir bölümde Öğretmen Ağı’nı oluşturan farklı noktaları; Ağ’ı destekleyen vakıfları, öğretmenleri ve paydaşları bir araya getiriyor. Bu yanıyla Bağlantılar, Türkiye’de örneği nadir bulunan bir ağ olma modelini görünür kılmayı amaçlıyor. Aynı zamanda, fiziksel mesafelerimizin arttığı, ancak birbirimizle her zamankinden çok bağlantıda bulunduğumuz bu dönemin ruhunu yansıtıyor. Her bölüm, Öğretmen Ağı Youtube kanalından iki haftada bir Perşembe günleri saat 20.00’de yayınlanıyor. 

    Gelecek Paneller

    –          Öğrenciliği #YenidenDüşün, 21 Ocak 2021, saat 20:00.

    –          Başarıyı #YenidenDüşün, 4 Şubat 2021, saat 20:00.

    Yeni normali değil, yeni ihtimalleri arayan sıra dışı bir manifesto

    Öğretmen Ağı, herkesi eğitimi yeniden düşünmeye çağıran ve Değişim Elçisi öğretmenlerin kaleme aldığı manifestosunu da kısa bir süre önce yayınladı. Salgınlar, yangınlar, depremler, savaşlar, iklim krizi ve yoksulluğun yarattığı değişken koşulların, insanları her seferinde yeni bir normale sürüklediği ve ileriyi görmekte zorladığına işaret eden manifesto, yaptığı çağrıyla dikkat çekiyor. Değişken koşullar sebebiyle eğitimin, okulların, öğrenmenin ve öğretmenin geleceğinin belirsizliklerle dolu olduğu ifade edilen manifesto; “Belirsizliklerin ardındaki yeni normali değil, yeni ihtimalleri arıyoruz” diyerek sıra dışı bir çıkışa imza atıyor. Manifesto aracılığıyla öğretmenler, eğitimle ilgilenen herkesi içinde bulundukları yeni imkânlar üzerine düşünmeye davet ediyor. Öğrencisinden ayrı kalsa da gidip balkonundan el sallayan, velilerin kaygısını paylaşan, uzaktan eğitim döneminde doğan boşlukları doldurmak için var gücüyle çalışan öğretmenlerin çağrısı, okul idarecisinden velisine, öğrencisinden servis şoförüne eğitimin bir parçası olan herkese “Yeni ihtimalleri birlikte tasarlayalım” diyor. Öğretmenlik, okul, veli; eğitimin içeriği, öğrencilik ve başarı gibi eğitimin içine sıkıştığı kalıplar kırmaya, bir arada olmanın verdiği güçle, eğitimi yeniden düşünmeye davet ediyor.

    Evde Çocuklarla Vakit Geçirirken İletişimin Önemi

    0
    Evde Çocuklarla Vakit Geçirirken İletişimin Önemi

    Çocuk Gelişimi ve Eğitimi Uzmanı Muazzez Yaşbala, Aile İletişim Dilinin önemine işaret ederek, “Anne ve babalar sözleriyle, beden dilleriyle ve duygularıyla çocuklarının davranışlarını ya da sözlerini kabul ettiklerini gösterebilir. Bu yöntem çocukların özgüvenlerinin artmasını, problem çözme yetilerini geliştirmelerini sağlar.” dedi.

    Aynı zamanda Çocuk-Ergen Oyun ve EMDR Terapisti olan Muazzez Yaşbala, özellikle koronavirüs (Covid-19) sürecinde evde çocukları ile daha fazla vakit geçiren ebeveynler için çocukları ile etkin iletişim kurmanın yollarını anlattı.

    “Çocukların problem çözme yetilerini geliştirir”

    Pandemi kısıtlamalarında evde geçirilen sürede ebeveynlerin çocukları ile iletişimlerinin arttığını vurgulayan Yaşbala, bu noktada Aile İletişim Dilinin önemine dikkat çekti. “Aile içinde mutlu ve huzurlu olmak için anne ve babaların birbirleri ile ve çocukları ile kullanacakları iletişim dili çok önemlidir.” diyen deneyimli çocuk gelişimi ve eğitimi uzmanı, şunları kaydetti; “Koronavirüs sürecinde evde hep birlikte zaman geçirirken ebeveynlerin birbirlerini ve çocuklarını daha iyi anlaması gerekir. Bunun için Aile İletişim Dilini yani Etkin Dinleme Yöntemi kullanılabilir. Bu yöntem, aile içinde olumlu iletişim kurmayı sağlar ve ailenin evde daha mutlu vakit geçirmesine imkan tanır.”

    Muazzez Yaşbala, evde aile ortamında konuşurken çocukların bazen uyarıldığını, yönlendirildiğini ve eleştirildiğini hatırlatarak, “Bazen de çocuğun yaşadığı probleme hemen çözüm ve öneri getirerek bir birey olmalarını istemeden engelleriz!” sözlerini vurguladı. Yaşbala, “Anne ve babalar, sözleriyle, beden dilleriyle ve duygularıyla çocuklarının davranışlarını ya da sözlerini kabul ettiklerini gösterebilir. Bu, aynı zamanda Etkin Dinleme Yöntemidir. Bu yöntem çocukların özgüvenlerinin artmasını, problem çözme yetilerini geliştirmelerini ve kendilerini sevip, kabul ederek değerli hissetmelerini sağlar.” ifadelerini kullandı.

    “Göz konağı kurmak ve sessiz kalmak iletişimin ilk adımıdır”

    EMDR Terapisti Yaşbala, sözlerinin devamında, “Etkin Dinleme Yönteminde çocukları dinlerken göz kontağı kurmak ve sessiz kalmak iletişimin ilk adımıdır.” diyerek, şunları kaydetti;

    “Ebeveynler sessiz kalarak çocuklarına gerçekten tüm dikkatlerini verdiklerini göstermelidir. Sessiz kalmak; ‘duygularını duymak istiyorum’, ‘duygularını kabul ediyorum’ gibi güçlü iletiler sağlayacaktır. Bazı çocuklar sorunlarını ve duygularını dile getirmekte zorlanır. Konuşmak için desteğe ihtiyaç duyarlarsa; ‘Bu konuda bir şeyler söyleyecek gibisin.’, ‘Bu konuda konuşmak ister misin?’, ‘Duygularını merak ediyorum.’ gibi cümleler kurmak, çocukların sorunlarını anlatmak için kapıyı aralamak anlamına gelir. Böylece çocuk, kabul edildiğini ve kişi olarak kendisine saygı duyulduğunu hissedecektir.”

    Yaşbala, sözlerini şöyle tamamladı; “Etkin Dinleme Yöntemi yani Aile İletişim Dili, çocuğun anlattığını geri ileterek, onu anladığımızı göstermektedir. Anne ve babalar çocuklarının sorununu ya da sorunlarını dinlerken kendi çözümlerini, yargılarını ve değerlendirmelerini yansıtmaması, çocuğun anne ve baba ile iletişimini kuvvetlendirir. Ayrıca, çocukların özgüvenlerinin artmasına katkıda bulunur.”