1 Haziran’dan itibaren normalleşme sürecine giren Türkiye’de dünyaca ünlü Konyaaltı Sahili’nde “Çok fazla normalleştik” yorumunu yaptıran görüntüler meydana geldi. Vatandaşlar sosyal mesafe kuralını unutarak denize girdi.
Antalya‘da hafta sonu hava sıcaklığı 39 dereceyi bulunca tatilciler dünyaca ünlü sahile akın etti. Yoğunluktan dolayı kimi zaman sosyal mesafe kuralı çiğnenirken, oluşan tabloya da tatilciler, “Çok fazla normalleştik” yorumunda bulundu.
Öğle saatlerinde hava sıcaklığının ve nem oranının 39 derece olarak ölçüldüğü kentte, deniz suyu sıcaklığı ise 30 dereceyi buldu. Hafta sonunda sıcaktan bunalan tatilciler ve vatandaşlar, dünyaca ünlü Konyaaltı Sahili‘ne akın etti.
KİMİ VATANDAŞLAR SOSYAL MESAFEYİ UNUTTU
Yakıcı güneşten korunmaya çalışanlar genelde şemsiyelerin altına sığında, vatandaşların çoğunluğu ise denize girerek serinlemeye çalıştı. Oluşan yoğunluk sonucu deniz ve sahil kısmında bazı vatandaşların sosyal mesafe kuralına uyduğu, kimilerininse sosyal mesafeyi unuttuğu gözlendi. Sahilde ve şezlonglarda güneşlenen çoğu tatilcinin de maske takmadığı görüldü.
Sahilde deniz keyfi yapan Adil Gürbüz, sahildeki yoğunluğun ölen saatlerinde arttığına işaret ederek tedbirli davrandıklarını belirtti. “Mümkün olduğunca mesafeyi uzak tutuyoruz” diyen Gürbüz, şemsiyeler arasında alınan mesafe kuralının yerinde olduğunu söyledi.
“ÇOK FAZLA NORMALLEŞTİK”
İzmir’den ailesiyle birlikte tatil için Antalya’ya gelen Evrim Başaran, kenti çok beğendiğini ve denizine hayran kaldığını söyledi. Başaran, sosyal mesafe konusunda da tedirginlik yaşadığını dile getirerek, “Çok kalabalık. Mesafeyi koruyamıyoruz diye düşünüyorum. Dikkat edilmeli. Normalleşme süreci diye çok fazla normalleştik. Mümkün olduğunca kişisel temizliğe dikkat etmeliyiz” diye konuştu.
Muğla’nın Marmaris ilçesinde, 65 yaş ve üzeri yabancı uyruklu tatilciler sokağa çıkma kısıtlamasından muaf olacak.
Marmaris Kaymakamlığından yapılan açıklamada, İlçe Umumi Hıfzıssıhha Kurulunun, Kaymakam Ertuğ Şevket Aksoy başkanlığında toplandığı bildirildi. İlçeye turizm amaçlı gelen 65 yaş ve üzeri yabancı uyruklu kişiler, tatil süreleri boyunca kısıtlama kararından muaf tutulacak.
Toplantıda, 65 yaş ve üzeri kişilerin sokağa çıkma kısıtlamasının turizm amaçlı kaldırılması-esnetilmesi uygulamasının düzenlenmesine yönelik karar alındığı belirtilen açıklamada, şunlar kaydedildi:
“İçişleri Bakanlığımızın 65 yaş ve üzeri kişilerin sokağa çıkma kısıtlamasının turizm amaçlı kaldırılması-esnetilmesi konulu genelgeleri ve ilçemiz Umumi Hıfzıssıhha Meclisi kararında, 65 yaş ve üzeri vatandaşlarımızın her gün 10.00-20.00 saatleri haricinde sokağa çıkmaları kısıtlanmıştı. İlçemize turizm amaçlı gelen 65 yaş ve üzeri yabancı uyruklu kişilerin tatil süreleri boyunca belirtilen kısıtlama kararından muaf tutulmasına oy birliği ile karar verilmiştir.”
Tunceli Valisi Mehmet Ali Özkan, kent genelinde corona virüsü vakalarındaki artışa dikkat çekerek, maske, sosyal mesafe ve hijyen kurallarına dikkat edilmesi gerektiğini belirtti.
Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, 8 Temmuz tarihinde yaptığı açıklamada, son 3 gün ortalamasıyla en az vakanın görüldüğü iller arasında Tunceli’yi de göstermişti.
Türkiye’de koronavirüs vakalarının artışa geçtiği günlerde Sağlık Bakanı Koca’nın en az vaka görülen kent olarak gösterdiği Tunceli‘de de hastalığa yakalanan sayısı yükselişe geçti.
Vali Mehmet Ali Özkan, Tunceli’de son günlerde koronavirüs vakalarında artış olduğunu belirtip, tedbirlere uyulmasının önemine dikkat çekti. Vali Özkan, mesajında maske, sosyal mesafe ve hijyen kurallarına uyulması gerektiğini belirterek, şunları kaydetti:
“Kıymetli hemşerilerimiz, lütfen maske, mesafe ve hijyen kurallarına dikkat edelim. İl dışından gelen hemşerilerimizin evlerinde 14 gün kuralına riayet etmeleri önem arz etmektedir. İl dışından gelen hemşerilerimizin kendilerini izole etmeleri ve hemşerilerimizin kalabalık ortamlara girmemeleri önem arz etmektedir.”
EN AZ VAKA GÖRÜLEN İLLER ARASINDA TUNCELİ DE SAYILMIŞTI
Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, 8 Temmuz tarihinde yaptığı açıklamada, son 3 gün ortalamasıyla en az koronavirüs vakasının görüldüğü illerin sırasıyla Tunceli, Artvin, Iğdır, Erzincan, Bayburt, Kırklareli ve Bilecik olduğunu söylemişti.
Çikolata kistlerinin kadınların hayatını olumsuz etkilediğini vurgulayan Kadın Hastalıkları ve Doğum ve İnfertilite Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Naziye Gürkan Sabah, “Kist, özellikle yumurtalık rezervini olumsuz etkiliyor. Ayrıca tüpler etrafında yapışıklıklar oluşturarak tüp içerisinde spermlerin geçeceği yolu da tıkıyor“ dedi.
Doğurganlık çağındaki kadınların yüzde 6-10’unda ve infertil hasta grubunun %20-40’ında görülen çikolata kistleri, ihmal edildiğinde önemli sağlık sorunlarına yol açabiliyor.
Çikolata kistleri ve infertilite ilişkisi hakkında açıklamalarda bulunan Dr. Öğr. Üyesi Naziye Gürkan Sabah, “Çikolata kistleri, her adet döngüsünde dökülen rahim iç zarının, karın içi organlarda lokalize olmasıyla bu alanlarda kanama olması ve bu kanlı kistlerin etrafını yalancı bir kapsülün çevirmesi sonucunda ortaya çıkarlar. Çikolata kisti olan bir genç kız, şiddetli adet sancılarıyla hekime başvurabilir. Evli olan bir kadın ilişki sırasında çok fazla ağrıdan şikayet edebilir, bebek isteyen bir kadın da uzun süredir korunmamasına rağmen bebeğinin olmaması şikayetiyle kliniğe başvurabilir” şeklinde konuştu.
Çikolata kistinin infertiliteye de yol açabileceğine dikkat çeken Sabah, şu uyarılarda bulundu: “Kist, özellikle yumurtalık rezervini olumsuz etkiliyor çünkü yumurtalığın bir kısmı bu kistle kaplı olunca yumurta sayısı azalıyor ve yumurtlama fonksiyonları bozuluyor. Aynı zamanda karın içi organlarda, karın zarında, tüplerin üzerinde, rahmin arka duvarında lokalize olabilen bu odaklardaki kanamalar buralarda yapışıklıklara da neden olabiliyor. Böyle olunca da tüplerin hareketi sınırlanıyor. Tüp içerisinde tıkanıklıklara neden olduğu için spermlerin geçeceği yol da tıkanmış oluyor. Ayrıca bu hastalarda yumurta ve sperm sağlıklı olsa bile oluşan embriyonun rahim iç zarına tutunması güç olabiliyor. Bu tip mekanizmalar da infertiliteye neden olabiliyor. Aynı zamanda ilişki sırasındaki ağrılar da kadının cinsel hayatında olumsuz bir faktör olduğundan cinsel işlev bozukluklarına da yol açabiliyor.”
Çikolata kistinin tedavisinde operasyon şart değil
Her çikolata kisti için operasyonun şart olmadığını da söyleyen Dr. Öğr. Üyesi Naziye Gürkan Sabah, “Operasyon kararı verirken hastanın bebek isteyip istememesi çok önemlidir. Bebek arzusu olan bir kadında kistlerin yaklaşık 6 cm’ye kadar büyümesini bekleyebiliyoruz. Öyle ki, tedaviye başlayıp 2 ay sonra gebe kalan ve bebeğini sağlıkla kucağına alan çok hastamız oldu. Ancak bebek istemeyip çok şiddetli ağrı çeken, ilişki sırasında çok sorun yaşayan çiftlerde de operasyon gündeme gelebiliyor. Çünkü bu sancılar, sosyal yaşantıyı çok fazla etkiliyor. Elbette operasyon seçeneğini dikkate aldığımızda öncelikle laparoskopik dediğimiz kapalı ameliyat yöntemini planlıyoruz. Ancak yumurtalıktan kistin temizlenebildiği bu ameliyat sırasında yumurtalık dokusuna zarar verilebileceği için ameliyatın ehil ellerde yapılması çok önemli” dedi.
Adet kanaması bu süreçte çok etkili
Sabah, çikolata kistlerinde tedavinin nasıl uygulandığı hakkında ise şu bilgileri aktardı: “Ameliyatı ilk seçenek olarak düşünmemek lazım çünkü ameliyat sırasında yumurtalık rezervi büsbütün azaltılabilir. Öte yandan oluşum patogenezinde adet kanaması olduğu için hastayı medikal tedavi seçeneği ile yalancı menopoza sokup ilaçlarla adet döngüsünü baskılamak çok önemlidir. Adet kanaması bu süreçte çok etkilidir. Hatta bu kistlerle gebe kalan kişilerde, gebelik sürecinde adet görmediği için doğum esnasında bu kistlerin tamamen kaybolduğunu dahi görebiliyoruz. Ayrıca hastayı menopoza sokuyoruz derken lütfen endişelenmeyin çünkü bu ilaçların yumurtalıklara herhangi bir zararı olmuyor. Daha sonra da medikal tedavi araçlarıyla yumurtalıkları uyarıyoruz ve aşılama deneyebiliyoruz. Tüm bunlara yanıt alamadığımız durumlarda tabii ki tüp bebek seçeneğini devreye sokuyoruz. Bu tedavilere karar vermede en önemli faktör ise hastanın yaşı. Örneğin, 26 yaşındaki bir kadında rahatlıkla süreç bekletilebilirken 35 yaş üzerindeki bir kadında önceliğimiz tüp bebek oluyor. Şunu da unutmamak lazım, endometrium ve çikolata kistleri nükslerle seyreder. Yani tekrarlayan bir hastalıktır. Özellikle doğurganlık çağındaki kadınlarda çok sık tekrarlayabilir, bu nedenle zamanında hekime başvurulması bizler için çok kıymetlidir” ifadelerini kulandı.
Kalabalık ortamlarda klimalardan yayılan farklı virüsler olduğuna dikkat çeken Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Ali Metin Görgüner, “Temiz yapılmayan klima filtrelerinde üreyen bakterilerin, uygun sıcaklıkta çoğalıp ortamdaki havaya yayılmasıyla bir tür zatürre olan Lejyoner hastalığı, Kovid-19 virüsüne benzer belirtiler gösteriyor” dedi.
Normalleşme sürecine girdiğimiz şu günlerde ısınan havaların etkisi ile klima kullanımı arttı. Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Ali Metin Görgüner, klimalardan yayılan havanın Kovid-19 virüsün yayılmasına neden olduğunu ayrıca bir tür zatürre olan ve temizliği ihmal edilen klima filtrelerinde üreyen bakterilerin yarattığı Lejyoner hastalığının koronavirüsbelirtileri ile ortaya çıkabileceğini söyledi.
ŞİKAYETLER KARIŞTIRILIYOR
Lejyoner hastalığının Covid-19 virüsüne benzer semptomlar gösterdiğine dikkat çeken Emsey Hospital Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Ali Metin Görgüner, “Diğer zatürrelerden farklı olarak akciğerde yoğunlaşan sorunlara, Covid-19 virüsüne benzer rahatsızlıklardan daha çok kas ağrıları, halsizlik, ateş gibi belirtilerle kendini gösterdiği için şikayetler karıştırılabiliyor. Legionelle Pneumophilia adlı bakterinin sebep olduğu, bir zatürre türü olan Lejyoner hastalığı, kişileri tek tek etkileyebildiği gibi salgınlara da neden olabiliyor. Ayrıca Lejyoner hastalığı herhangi bir nedenle bağışıklık sistemi zayıflamış olan kişilerde daha çok görülüyor. Klimaların filtre sistemlerinde kendilerine üremek için uygun ortam bulan bakteriler, klimanın yaydığı hava ile insanların solunum yollarına ulaşıyorlar” dedi.
KLİMALI ORTAMLARDA BULUNANLAR RİSK ALTINDA
Havaların ısınması ve yaz mevsimin gelmesiyle yaz tatili planları yapmaya başlandığını söyleyen Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Ali Metin Görgüner, koronavirüs salgının yayılmasını engellemek adına maske kullanımı, sosyal mesafe ve temizlik kuralları devam edilmesi gerektiğine dikkat çekti ve diğer bir tehlike olan Lejyoner hastalığı hakkında şu uyarılarda bulundu.
Prof. Dr. Ali Metin Görgüner
“Otel ve restoranlar gibi büyük havalandırmaya ihtiyaç duyulan yerlerde çalışan kişiler bu hastalığa yakalanma konusunda daha büyük risk altındadır. Ancak, özellikle yaz aylarında arabaya binen, evinde klima çalıştıran, AVM’lerde zaman geçiren pek çok kişi için de risk söz konusudur”
KAS AĞRILARI İLE KENDİNİ GÖSTERİYOR
Lejyoner hastalığının tipik zatürre belirtilerine benzer belirtiler vermediğini ifade eden Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Ali Metin Görgüner, tipik zatürrenin aksine bu hastalıkta akciğer ve solunum sistemine ait şikayetlerin ön planda olmadığını söyleyerek, “İlk 24-48 saat içinde halsizlik, kırgınlık, yaygın kas ağrıları, şiddetli baş ağrısı ve huzursuzluk vardır. Diğer akciğer enfeksiyonlarından ayrılması oldukça zordur ve tanı laboratuvar testleri ile konulur. Sonraki süreçte; ateş ve ilk iki günde yoğun olmak üzere kuru öksürük görülür. Bulantı, kusma ishal, karın ağrısı gibi sindirim sistemi bulguları da olabilir. Hastaların yüzde 20’sinde sinir sistemi bulguları, konsantrasyon bozuklukları hatta koma görülebilir. Tedavide yaklaşık 20 gün boyunca bakterilerle savaşacak antibiyotikler kullanılır. Doğru antibiyotiğin uygun dozda kullanılması ile hastalık tedavi edilir” dedi.
ORTAM ISISINI 25 DERECE CİVARINDA TUTUN
Yazın bunaltıcı havalarda ihtiyaç duyulan klimanın temizliğinin titizlikle yapılması gerektiğini belirten Prof. Dr. Görgüner, “Araçlarda ve evlerdeki klimaların direkt yüze ve göğse vurmayacak şekilde ayarlanması, yoğun zaman geçirilen ev ve iş yerlerindeki klimaların filtre bakımlarının yapılması ve ortamın ideal ısısını yaklaşık 25 derece civarında tutmak gereklidir” dedi.
THY, 18 yaş ve altı gençlerin uçaklarda veli ya da vasi ile seyahat etme zorunluluğunun kalktığını duyurdu.
Koronavirüs önlemleri kapsamında Türk Hava Yolları, 18 yaş altı uçak yolcularının aileleri ile beraber seyahat etme zorunluluğu kaldırıldı.
“VER ELİNİ MEMLEKET, VER ELİNİ TATİL”
Konuyla ilgili olarak Twitter hesabından bir açıklama yapan Türk Hava Yolları (THY) Genel Müdürü Bilal Ekşi, “18 yaş altı gençler! Bugün güzel haber sizler için. Artık uçakla seyahatlerinizde veli/vasiniz ile beraber seyahat etme zorunluluğu ortadan kalktı. Ver elini memleket! Ver elini tatil!. Ama lütfen maskeniz ile beraber seyahat ediniz” dedi.
PEGASUS DA İZİN VERDİ
Türk Hava Yolları’nın ardından Pegasus da 18 yaş altının yalnız olarak uçaklarda seyahat edebileceğini duyurdu. Pegasus Hava Yolları’ndan da konuyla ilgili yapılan açıklamada, “Yurt içine seyahat edecek 18 yaş altı misafirlerimizin; yanlarında velisi veya vasisi bulunması şartı kaldırılmıştır. Yanında velisi veya vasisi olmayan 18 yaş altı misafirlerimiz, seyahat izin belgesi alınmasına gerek olmaksızın uçuşlarımıza kabul edilecektir” ifadelerine yer verildi.
AİLE İLE SEYAHAT ZORUNLUĞU GETİRİLMİŞTİ
Şehirler arası seyahat yasağının 1 Haziran tarihi itibariyle kaldırılmasının ardından yeni normalleşme adımları kapsamında 0-18 yaş aralığındakiler aileleriyle beraber yolculuk yapabiliyorlardı.
Avrupa’nın en gözde ve güzel spikerlerinden biri olarak kabul edilen İtalyan Diletta Leotta, Milan’ın İsveçli süper yıldızı Zlatan Ibrahimovic ile kamera karşısına geçti. İkiliyi ekranda görenler büyük heyecan yaşadı.
Bir vücut geliştirme uygulamasının reklamında boy gösteren İtalyan spiker Diletta Leotta ve Milan’ın İsveçli süper yıldızı Zlatan Ibrahimovic’in görüntüleri, özellikle İtalyan futbolseverlerde heyecan yarattı.
Kişiselleştirilmiş egzersizler, canlı dersler ve spora ait her şey bu uygulamada. Ne bekliyorsunuz? Uygulamayı indirin yoksa sizi Ibrahimovic’e şikayet edeceğim mesajını yazdı.
Zlatan Ibrahimovic de reklam filmini, “Tanrı gibi antrenman yapın. Uygulamayı indirin, en iyi kişisel antrenörlerle antrenmana başlayın. Belki benim seviyeme gelebilirsiniz” notuyla paylaştı.
Birkaç gün önce spor sonrası evinin çatı katından bir paylaşım yapan Diletta Leotta,”Ve bu antrenman da bitti
Hadi gün batımının ve rahatlamanın biraz tadını çıkarın ama spor için hazır olun çünkü yakında sıra sizde olacak” mesajıyla paylaşım yapmış ve bu paylaşıma Ibrahimovic, “Çatıda ne yapıyorsun Diletta? Sakın gevşeme” mesajıyla yorum yaparak işbirliklerinin sinyallerini vermişti.
Enfeksiyon Hastalıkları ve Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Gülgün Dilek Arman, ABD’de bir kişinin ölümüne sebep olan beyin yiyen amip için “Gözdeki en ufak belirtide, minik de olsa bir kızarıklık olduğu durumlarda göz hekimine giderek muayene olmalıyız” uyarısında bulundu.
Koronavirüs salgınıyla sarsılan ABD’nin Florida eyaletinde bir kişi ‘naegleria fowleri’ adlı tek hücreli organizmanın yol açtığı hastalığa yakalandı. Burundan girerek beyine yerleşen amipin bir haftada ölüme yol açtığının açıklanmasının ardından Türkiye‘de de bu tür vakalara rastlandığı belirtildi. Enfeksiyon Hastalıkları ve Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Gülgün Dilek Arman, ‘naegleria fowleri’ adlı organizmanın yanında ‘akantamoba’ adı verilen bir organizmanın olduğunu, bunun da gözden girerek beyinde lezyon yaptığını anlattı.
“KAYNAK SULARINDA GÖRÜLEBİLİYOR”
Amip adı verilen bakterinin özellikle tatlı sularda yaşadığını ifade eden Prof. Dr. Gülgün Dilek Arman, ” ‘Naegleria fowleri’ şu günlerde gündemde ancak akantamoba da her yerde seyrek ancak nispeten sık görüldüğü Amerika’da fazla görülen formu. Naegleria Fowleri özellikle menenjite yol açıyor, akantamoba da vücuda daha çok gözden girerek bazen beyinde lezyon yapabiliyor. Menenjite ve beynin iç kısmının iltihabına yol açabiliyor. Tedavisi oldukça güç. Çoğu olguda yaşam kaybıyla sonlanan zor klinik tablolar gözleniyor. Virüslerin kaynağı tatlı sular. Daha çok ‘vahşi doğa’ diyebileceğimiz alanlarda Amerika’da seyrek de olsa görülen bir tablo. Yapılmış araştırmalara baktığımızda bu virüslerin Türkiye ve dünyanın pek çok ülkesinde özellikle kaynak sularında çok yaygın görülebildiğini biliyoruz. Ancak vücuda girmesi kolay değil. Mikroorganizmanın burundan girerek arkasındaki silüsü geçip beyne ulaşması, sık görülmesine engel olan en önemli faktör ama sularda oldukça yaygın bulunabildiğini de göz ardı etmemeliyiz” diye konuştu.
“GÖZDEKİ EN UFAK KIZARIKLIKTA HEKİME BAŞVURUN”
Özellikle lens kullanan kişilerin dikkatli olması gerektiği uyarısında bulunan Prof. Dr. Gülgün Dilek Arman, şunları söyledi:
“Yüzü yıkadığımız suların temiz olduğundan emin olmak önemli. Türkiye’de vaka olarak düşündüğümüzde 2009’da Ankara’da tanımlanmış bir vaka var. Sonra Eskişehir’de bir vaka görülmüş. 2018’de Gürcistan’dan gelen bir kişi İstanbul’da tanı almış. Türkiye’de oldukça seyrek olduğunu söyleyebiliriz. Dikkat etmemiz gereken nokta, temiz olmayan tatlı sularda yüzmemek. Akarsu, göl gibi alanlarda yüzmekten kaçınmak gerekiyor. Klorlama yeterli olmayabilir. Temiz bir kaynaktan gelmeyen bir suyla doldurulmuş havuzda da klorlama da yeterli olmayabilir. Özellikle göz temizliğinde kullandığımız ve yüzdüğümüz suyun temizliğine dikkat edelim. En ufacık bir belirtide, gözde çok önemsemediğimiz minik de olsa bir kızarıklık olduğu durumlarda mutlaka bir göz hekimine giderek muayene olmalıyız. Menenjit bulguları ağır olgulardır. Yüksek ateş, baş ağrısı, kusma durumunda da kişi vakit kaybetmeden hekime gitmelidir.”
“BEYNE ULAŞTIĞINDA AĞRI KESİCİLER YANIT VERMİYOR”
Amipin sıcak ortamları seven bir bakteri olduğunu anlatan Altınbaş Üniversite Hastanesi Medical Park Bahçelievler‘den Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Opr. Dr. Halil Olgün Peker ise “Burundan girerek burun mukozasından burun siniri yoluyla beyne kadar ulaşıyor. Beyinde şiddetli bir menenjit tablosuna yol açıyor. Bu tablo çok ağır ve hızlı geliştiğinden hastalarda kısa süre içerisinde ölümle sonuçlanıyor. Bu nedenle tedavisi halen net olarak bulunamamış bir hastalık. Hastalığın 5-10 günlük bir periyodu var. Virüs önce burundan giriyor ve burada bir burun enfeksiyonu, sinüzit bulguları oluşturuyor. Sonra burun tıkanıklığı ve ateş belirtileri görülüyor. Beyne ulaştığında ise ağrı kesicilere cevap vermeyen bir baş ağrısı yaşanıyor. Bunun dışında ense sertliği ve şuur değişiklikleri gibi şikayetlere bile yol açıp hastaları komaya sokabiliyor. Ani beyin ödemi sonrasında da hastalar hayatını kaybediyor” ifadelerini kullandı.
“İNSANDAN İNSANA BULAŞMIYOR”
Hastalığın insandan insana bulaşıcı bir özelliğinin olmadığına dikkat çeken Opr. Dr. Halil Olgün Peker, “Bulaşıcı bir özelliği yok. İnsandan insana bulaşmaz. Sadece sıcağı sever. En çok sevdiği sıcaklık ise 46 derece civarıdır. İnsanlara sıcak sulardan bulaşır. Hasta birinden başka bir hastaya bulaşması söz konusu değil. Amerika’da bugüne kadar tespit edilen 145 vaka var. Bunlardan sadece 3’ü hayatta kalabilmiş, diğerlerinin hepsi hayatını kaybetmiş. Diğer hastalıklar arasında çok sık gözüken bir hastalık değil. İnsanların korkmasını gerektirecek bir durum olduğunu düşünmüyorum” dedi.
Sosyal medya fenomeni Reynmen ile oyuncu Farah Zeynep Abdullah aşk yaşamaya başladı. Çiftin ilişkisi bir restoranda baş başa yemek yerken yakalanmalarıyla belgelendi.
30 yaşındaki oyuncu Farah Zeynep Abdullah ile 25 yaşındaki sosyal medya fenomeni ve şarkıcı Reynmen‘in bir süredir birlikte olduğu iddia ediliyordu. İlişkilerini gözlerden uzak yaşamayı tercih eden sevgililer, Levent’te bir mekanda baş başa yemek yerken yakalandı.
AŞKLARI BELGELENDİ
Geçtiğimiz aylarda Doğu Demirkol ile yaşadığı ilişkiyi bitiren Abdullah, gönlünü Reynmen’e kaptırdı. Çift, görüntülenmemek için ilişkilerini gözlerden uzak yaşıyordu. Sabah’ta yer alan habere göre; Sevgililer, geçtiğimiz günlerde Levent’teki bir restoranda baş başa yemek yerken görüldü. Çift, mekanda tedbiri elden bırakmadı ve görüntülenme ihtimaline karşı birbirine mesafeli oturdu. İkilinin yemek esnasında birbirine yaptığı şakalar da dikkatlerden kaçmadı.
Genç çift, önceki gün tenis oynarken yakalanmış ancak ilişkileri hakkında bir açıklama yapmamışlardı.
Başrolünde oynadığı ‘Babil’ dizisinin yeni sezon çekimleri öncesinde tatile çıkan Aslı Enver, bikinili pozlarını Instagram’dan paylaştı.
Normalleşme sürecine girilmesi ile birlikte yakın arkadaşlarıyla tatile çıkan Aslı Enver kalabalık olmayan, kırsal yerlerde seyahat etmeyi tercih ediyor.
36 yaşındaki Aslı Enver, Instagram‘dan bikinili fotoğraflarını paylaştı.
MAKYAJSIZ HALİ DİKKAT ÇEKTİ
Doğal güzelliği ile herkesi kendisine hayran bırakan Aslı Enver, makyajsız haliyle dikkat çekti.
Instagram‘da 5,9 milyon takipçisi olan güzel oyuncunun siyah beyaz bikinili paylaşımına binlerce beğeni ve yorum geldi.