Devamı
    Ana Sayfa Blog Sayfa 215

    Tatilciler Koronavirüs Nedeniyle VIP Yatları Tercih Ediyor

    0
    Tatilciler Koronavirüs Nedeniyle VIP Yatları Tercih Ediyor

    Koronavirüs salgını nedeniyle tatil tercihleri değişti. Antalya’da günlüğü 7 ila 8 bin lira arasında değişen VIP yatlar, bu aralar yoğun ilgi görüyor.

    Koronavirüs pandemisi sonrası normalleşme süreciyle birlikte yerli, yabancı turistlerin tatil seçenekleri arasında VIP yatlar ilk sırada yer almaya başladı. Ailelere yönelik VIP yat turları ve tatil seçenekleri turizm acenteleri tarafından da satışa çıkarıldı. Günlüğü 7 ila 8 bin TL arasında değişen fiyatlarda kiralanan yatlar, Akdeniz’in mavi sularına açılıyor.

    Koronavirüs salgınıyla birlikte yeni normal hayatın tatil seçenekleri arasında VIP yat ile ailelere ve yakın arkadaş çevrelerine yönelik turlar ilgi görüyor. Kalabalık tatil merkezleri yerine insanlardan uzak dinlenmeyi ve tatil yapmayı tercih edenler, güvenli liman olarak açık denizleri seçiyor. Kimileri günübirlik, kimileri ise yatları haftalık kiralayarak denize açılıyor. Yat kaptanı ve ekibi tarafından karşılanan misafirler, bir dizi testten geçirilerek yata alınıyor. Yatın kaptanı, tüm misafirlerin ateşini ölçerek yata kabul ediyor. Sosyal mesafenin sınırlı olduğu iç kabinlerde maske takmalarına yönelik uyarılan misafirler, güneş banyosu sırasında ise maskelerini bir tarafa bırakıp bronzlaşıyor. Kahvaltı, öğle yemeği ve akşam yemeği sırasında personelin tamamı maskeli ve eldivenli hizmet veriyor. Yemekler ise önceden paketli şekilde hazırlanarak, müşteriye servis ediliyor. VIP yatların dört bir yanında dezenfektan bulundurulması ve kapalı alanlarda dezenfektan makinelerinin sürekli çalışması ise göze çarpan detaylar arasında. Yat içinde tek kullanımlık havlular ve bardaklar tercih ediliyor.

    “AİLELERE HİZMET VERMEYE BAŞLADIK”

    Antalya’da 20 yıl önce kurulan bir yatçılık şirketinin Yönetim Kurulu Başkanı Kamil Kamiloğlu, koronavirüs önlemlerini kendilerine iletildiği şekilde tüm ayrıntılarıyla titiz şekilde yerine getirdiklerini kaydetti. Antalya bölgesinde 8 VIP yat ile turizm sektöründe olduklarını hatırlatan Kamiloğlu, şöyle konuştu:

    “Pandemi, sadece ülkemizi ilgilendiren bir sağlık sorunu değil, tüm dünyayı ilgilendiren bir sorun. Salgından etkilenen sektörlerden birisi de denizcilik sektörü. Devletimiz pandeminin başlamasıyla birlikte çok yerinde önlemler alarak bu krizi yönetti. Biz de sektör olarak alternatif turizm dediğimiz kapalı grupların haricinde yatlarımızda ailelere hizmet vermeye başladık. Karamsar değiliz. Çok sıkıntı yaşıyoruz. Pandemi ile ilgili tüm tedbirleri aldık. Ailelere yönelik hizmete hazırlandık. Yıllarca yurt dışı pazarına hizmet verdik. Şimdi ise yurt işi pazara yöneldik. Antalyamız, Bodrum, Marmaris, Göcek gibi şanslı değil. Biz yine de tüm hazırlıklarımızı yaptık. Misafirlerimizi bekliyoruz. Yatlarımız günlük ve haftalık kiralanabiliyor. Yemesi, içmesi ve yat ile birlikte günlüğü 7 ila 8 bin TL arasında değişen bir ücret ödeniyor.”

    “ATEŞ ÖLÇÜMÜ YAPILMADAN BİNİLMİYOR”

    Kamiloğlu, yatlarda aldıkları virüs önlemlerini de anlattı. Kamiloğlu, “Teknenin her köşesinde dezenfektan yerleri yaptık. Ateş ölçümü yapılmadan kimse yata binemiyor. Aynı zamanda yatın içinde sürekli çalışan dezenfektan ünitelerimiz var. Yatın içi dışı son derece güvenli. İnsanlar gönül rahatlığıyla gelip tura çıkabilir” diye konuştu

    TURİZM ACENTELERİ HAZIRLIKLARINI TAMAMLADI

    Antalya bölgesinde özellikle VIP turistlere hizmet veren bir şirketin Genel Müdürü Yusuf Mutlu, sezondan yüksek olmasa da umutlu olduklarını kaydetti. Mutlu, Otel, acente ve sektör olarak 2020 yaz sezonuna hazırız. Tamamımız 1 Temmuz tarihine kilitlendik. Beklentilerimiz aşırı yüksek olmasa da biraz toparlanma olacağına yönelik. Pandemi sorunu uluslararası sorun olması yönüyle sadece bizim hazır olmamız yeterli olmuyor. Fakat bizler umutluyuz. Bugün ilk misafirlerimizi tura çıkardık, her şey çok güzel olacak” dedi.

    İNSANLARDAN UZAK TATİL YAPMAYI TERCİH ETTİLER

    Arkadaş grubuyla yat turuna çıkan Rus Melissa Sladkikh, “Antalya’da yaşıyorum, bugün kız arkadaşlarımla birlikte koronavirüs döneminde ilk tatilimiz. Önlemleri çok iyi almışlar. Eğleniyoruz ve yazın tatilini çıkartıyoruz. Herkese tavsiye ediyorum” dedi.

    Gizem Çelik ise “Sosyal hayatta da çok yakın arkadaşız. Yasaklar ortadan kalktıktan sonra kalabalık yerlere gidip dinlenmek yerine yat turuna çıkmayı tercih ettik. Önlemler beni çok mutlu etti” dedi.

    VIP yat turuna katılanlardan Berna Özbek, koronavirüs salgınını bir nebze de olsa unutmanın ve arkadaşlarıyla güzel zaman geçirmenin tadını çıkardığını kaydetti.

    Moody’s Koronavirüsün Darbe Vurduğu ABD’nin Kredi Notunu Açıkladı

    0
    Moody's Koronavirüsün Darbe Vurduğu ABD'nin Kredi Notunu Açıkladı

    Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Moody’s, ABD’nin kredi notunu “Aaa” ve not görünümünü “durağan” olarak teyit etti.

    Moody’s’ten yapılan açıklamada, ABD’nin istisnai ekonomik gücü, kurumsal sağlamlığının yüksek olması, dolar ile ABD tahvil piyasasının küresel finansal sistemdeki benzersiz ve merkezi rolünün mevcut kredi notunu desteklediği bildirildi. Açıklamada, ABD’nin kredi notunun “Aaa” ve not görünümünün “durağan” olarak teyit edildiği belirtildi.

    EKONOMİNİN TOPARLANMASI BEKLENİYOR

    Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının ABD ekonomisi için benzeri görülmemiş zorluklara neden olduğuna işaret edilen açıklamada, salgının hükümetin mali pozisyonunun bozulma hızını artırdığı ifade edildi. ABD ekonomisinin zaman içinde toparlanmasının ve kredi profilinin şoklara karşı dayanıklı kalmaya devam etmesinin beklendiği bildirildi.

    DOLARIN STATÜSÜ ETKİLİ OLDU

    Açıklamada, kredi notu görünümünün “durağan” olarak teyit edilmesinin nedenlerine değinilerek, önde gelen uluslararası rezerv para birimi olan doların statüsü ile ABD tahvil piyasasının büyüklüğü ve derinliğinin yanı sıra ülke ekonomisinin çeşitliliği, dinamizmi ve rekabet gücünün artan mali baskıları dengelemeye devam edeceği vurgulandı.

    Vatandaşlar İçin “Sokağa Çıkın, Geberin” Diyen Kerimcan Durmaz’ın Hapsi İstendi

    0
    Vatandaşlar İçin "Sokağa Çıkın, Geberin" Diyen Kerimcan Durmaz'ın Hapsi İstendi

    Koronavirüs tedbirleri kapsamında sokağa çıkmaları yasak olan 65 yaş üstündekiler başta olmak üzere herkese “Sokağa çıkın, geberin” diye tepki gösteren Kerimcan Durmaz’ın ‘halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama’ suçundan 1 yıla kadar hapsi istendi.

    Sosyal medya fenomeni ve DJ Kerimcan Durmazın koronavirüs salgınına karşı alınan tedbirler kapsamında geçtiğimiz Nisan ayında sokağa çıkmaları yasak olan 65 yaş üstü vatandaşlara yönelik “Sokağa çıkın, geberin” ifadelerini kullandı. Kerimcan Durmaz’ın Instagram hesabında yayınladığı videoya ilişkin avukat Serdar Öktem ve vatandaşların şikayeti üzerine İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan soruşturma tamamlanarak iddianame hazırlandı. İddianamede, Durmaz’ın ‘halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama’ suçundan 1 yıla kadar hapsi istendi.

    “ÇIKIN DIŞARI, GEBERİN”

    İddianamede, şüpheli Kerimcan Durmaz’ın yayınlamış olduğu 2 dakika 38 saniyelik videosunda, ‘Bu insanlar neden sokakta bırak 65’i binlerce insan sokakta yürüyor. Bunlar çalışmıyorlar. Biri bunlara çare bulsun artık. Lütfen arkadaşlar artık evinize gider misiniz? Çok sinirim bozuldu. Biz iflah olmayız artık, eve gidin de demiyorum. Çıkın dışarı, geberin. Bazılarının gebersin, biz gençler olarak devam edelim bunu mu istiyorsunuz’ dediği kaydedildi.

    “TEDBİRSİZ SOKAĞA ÇIKANLARA SERZENİŞTE BULUNDUM”

    Şüpheli Kerimcan Durmaz’ın ifadesine yer verilen iddianamede, kendisinin çoğu insan tarafından tanındığını ve nasıl bir üslubunun olduğunun bilindiğini, kimseyi aşağılamak gibi bir amacı olmadığını, sadece tedbirsiz olarak sokağa çıkan insanlara serzenişte bulunduğunu beyan ettiği belirtildi.

    HAPSİ İSTENDİ

    İddianamede, Dünya Sağlık Örgütü tarafından pandemi olarak ilan edilen, dünyada ve ülkemizde etkileri halen devam eden koronavirüs salgını ile etkin mücadele edildiği dönemde, şüpheli Durmaz’ın toplumun sosyal sınıf itibariyle bir kısmını oluşturan ileri yaştaki kimseleri hedef alarak, ‘Çıkın dışarı, geberin. Bazılarının gebersin, biz gençler olarak devam edelim bunu mu istiyorsunuz’ sözleriyle alenen aşağıladığı ifade edildi. Şüpheli Kerimcan Durmaz’ın, ‘Halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama’ suçundan 6 aydan 1 yıla kadar hapisle cezalandırılmasının talep edildiği iddianame, İstanbul Asliye Ceza Mahkemesine gönderildi.

    Psikolojik Rahatsızlıkların Fiziksel Belirtilerine Dikkat!

    0
    Psikolojik Rahatsızlıkların Fiziksel Belirtilerine Dikkat!

    “Psikolojik sorunlar ruhumuzu olduğu kadar bedenimizi de etkileyebiliyor. Uzman Klinik Psikolog Fundem Ece Kaykaç, psikolojik rahatsızlıkların fiziksel belirtilerini anlattı.”

    Uyku bozuklukları yaşanabilir

    Depresyon zihnimizi etkileyebildiği gibi vücudumuzu da etkileyebilmektedir. Depresyonda olan kişiler uyku sorunu yaşayabilirler. Fazla uyuma isteği olabileceği gibi uyuyamama şeklinde de kendini gösterebilir. Yaşanan bu uyku problemi vücudumuzu olumsuz etkilemektedir ve böylece fiziksel ağrılar görülebilmektedir. Uyku problemi fiziksel ağrılara sebep olabilirken zihnimizdeki düşünce karmaşası da fiziksel belirtilere sebep olabilmektedir.

    Cinsellikten soğumaya sebep olabilir

    Depresyon göğüs ağrısına, yorgunluk hissine, kasların ağrımasına sebep olmaktadır. Depresyonda olan bireylerin beslenme şekilleri de değişmektedir. Ya hiçbir şey yemek istemezler ya da duygusal boşluklarını bastırmak için çok fazla yemek yeme ihtiyacında hissederler. Bu nedenle iştahlarında ve kilolarında değişim görülebilmektedir. Beslenme probleminin yanı sıra baş ağrısı da çok fazla görülmektedir. Sırt ağrısı ve cinsel sorunlarda fiziksel belirtiler arasındadır. Depresyonda olan bireyler cinselliğe olan ilgisini kaybedebilir.

    Bipolar bozukluk, manik depresif olarak adlandırılmaktadır. Yani bu rahatsızlığın iki ucu vardır. Bipolar bozukluğu olan kişiler dönem dönem manik ve depresif bozukluk arasında gidip gelirler. Depresif dönemde olan kişiler enerji kaybı yaşarlar. Bu durumda fiziksel ağrılar, sırt ağrısı ve kas ağrısı gibi kendini gösterebilir. Manik dönemde ise; az uyuma  ve az yemek yeme ihtiyacında hissederler. Bu nedenle iştah kaybıyla birlikte ani kilo kaybına sebep olur. Cinsel dürtülerde de artış olabilmektedir.

    Gün içinde bizi kaygılandıran olaylar meydana gelmektedir. Bunlar karşısında kaygılanmamız gayet normaldir fakat bu kaygı sürekli ve takıntılı bir biçimde kendini gösteriyorsa kaygı bozukluğu meydana gelmektedir. Anksiyetesi olan kişilerde bazı fiziksel belirtiler görülebilmektedir. Bunlar  arasında en sık görülen belirti, kalp hızının artmasıdır. Korku ve kaygı durumlarında kalbe daha fazla kan pompalanmaktadır. Bu nedenle bu anlarda normale göre kalp hızımızda artış görülür. Bununla birlikte nefes darlığı da görülebilmektedir. Kaygı bozukluğu uyku düzenimizin de bozulmasına neden olmaktadır. Uyku düzeninin bozulmasıyla birlikte sürekli yorgunluk hissi de meydana gelebilir. Yoğun hissedilen stres karşısında kaslarımız gerilir ve boyun , sırt ağrıları meydana gelebilir. Bununla birlikte karın ağrısı , ishal , kabızlık , aşırı terleme , titreme, çabuk irkilme gibi fiziksel belirtiler de meydana gelebilir.

    Borderline kişilik bozukluğu 

    Yaşayan kişilerin duygu, düşünce ve davranışlarında gelgitler meydana gelmektedir. Bu gelgitler kişinin sosyal hayatını , iş hayatını , arkadaşlık ilişkilerini etkilemektedir. Borderline olan kişilerde depresyon gibi hastalıklarda eşlik edebilir. Bu nedenle iştah kaybı , iştahta artış, kas ağrıları , baş ağrısı , ishal , kabızlık gibi fiziksel belirtiler görülebilir. Bu Kişilerde kendine zarar verme davranışı görülebilir.

    Bu nedenle madde kullanımı , aniden aşırı yemek yeme gibi belirtileri de bulunur.Obsesif kompulsif bozukluk yaşayan kişiler obsesyon adı verilen sürekli tekrar eden düşüncelere sahiptirler.Bu düşünceleri rahatlatmak için kompulsiyonlar (davranışlar) kendini gösterir. Mesela sürekli temizlik yapma isteği ,kontrol etme isteği vb. olabilir. Bu durumda kişiler kaygı ve stres yaşarlar .Fiziksel belirtiler olarak aşırı strese ve kaygıya bağlı olarak iştahsızlık, sindirim sisteminde bozulma, uyku bozukluğu, aşırı terleme gibi belirtiler oluşabilir.

    Mini Şortuyla Poz Veren Şevval Sam, Fiziğiyle Genç Kızlara Meydan Okudu

    0
    Mini Şortuyla Poz Veren Şevval Sam, Fiziğiyle Genç Kızlara Meydan Okudu

    Yasak Elma dizisinin başrol oyuncusu 46 yaşındaki Şevval Sam, Instagram hesabından mini şortlu pozunu paylaştı. Fiziğiyle herkesi kendine hayran bırakan Sam, adeta genç kızlara meydan okudu.

    Koronavirüs nedeniyle başrol oynadığı Yasak Elma dizisinin çekimleri durdurulan başarılı oyuncu ve şarkıcı Şevval Sam, şimdilerde tatilin tadını çıkarıyor. Normalleşme sürecinin başlamasıyla şehir dışına çıkan Sam, takipçilerini heyecanlandıran bir paylaşım yaptı.

    FİZİĞİYLE HERKESİ BÜYÜLEDİ

    Doğa gezisi yaparken kayalıkların üzerinde mini şortuyla poz veren 46 yaşındaki Şevval Sam, kusursuz fiziğiyle herkesi kendine hayran bıraktı. Sam’ın “Gülümse” notuyla paylaştığı fotoğrafa kısa sürede yorum yağarken yaklaşık 133 bin beğeni aldı. Güzel oyuncunun pozunu gören takipçileri ise “Fiziğiyle genç kızlara taş çıkartır” yorumunu yaptı.

    Türkiye’nin Ürettiği Milli Solunum Cihazları Brezilya’da Kullanılmaya Başlandı

    0
    Türkiye'nin Ürettiği Milli Solunum Cihazları Brezilya'da Kullanılmaya Başlandı

    Türkiye’nin ürettiği milli solunum cihazları, koronavirüs salgınının büyük artış gösterdiği Brezilya’da kullanılmaya başlandı. Sao Paulo Valisi Joao Doria’nın paylaştığı fotoğraflarda solunum cihazlarının üzerindeki “Made in Türkiye” yazısı dikkat çekti.

    Yeterli önlemlerin alınmadığı Brezilya‘da koronavirüs salgını nedeniyle ölü sayısının 47 bini geçtiği Brezilya’da hastaların tedavisi için Türkiye‘de üretilen milli solunum cihazları hastanelere konuldu.

    SAO PAULO VALİSİ PAYLAŞTI

    Sao Paulo Valisi Joao Doria, “Made in Türkiye” baskılı solunum cihazlarının fotoğraflarına yer verdiği mesajında, 2 bin 72 solunum cihazının Sao Paulo eyaletindeki farklı kamu hastanelerine dağıtıldığını aktardı. Doria, solunum cihazlarının Taubate, Registro ve Bauru bölgelerine ulaştığı ve hastanelerde hizmete sunulduğunu belirtti.

    YATAK SAYISINI İKİYE KATLADILAR

    Doria, Türkiye’den tedarik ettikleri solunum cihazlarıyla yoğun bakım ünitelerindeki yatak sayısını ikiye katlayabildiklerine işaret ederek, “Böylelikle Sao Paulo’da hiçbir yeni tip koronavirüs (Kovid-19) hastası tedaviden mahrum kalmayacak.” açıklamasında bulundu.

    İşte hastanedeki gururlandıran görüntüler;

    Koronavirüs Nedeniyle Hayatını Kaybeden Doktorun Eşi Son Görüşmelerini Anlattı

    0
    Koronavirüs Nedeniyle Hayatını Kaybeden Doktorun Eşi Son Görüşmelerini Anlattı

    Kovid-19 nedeniyle geçtiğimiz Mayıs ayında henüz 58 yaşında hayatını kaybeden Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Salih Cenap Çevli’nin ardında, ölümünden yarım saat önce eşiyle yaptığı görüntülü görüşme sırasında çekilen son fotoğrafı ve mutlu anlarına dair görüntüleri kaldı.

    Son bakışın ardındaki hikayeyi ilk kez DHA’ya anlatan Pınar Çevli, “Yoğun bakımda yaşam mücadelesi verirken bile herkesi uyardı. ‘Bu virüse kendinizi öldürtmeyin, maskenizi takın, evde kalın’ diye haykırdı. Maskesi çenesi altında gezenlere müthiş öfkeleniyorum. Bu işin şakası yok, sevdiğiniz birini nefes almak için çırpınırken görmek çok çok acı” dedi.

    “BU VİRÜS BENİ BULURSA İNDİRİR”

    Hastaları ve sosyal medyadaki takipçileri tarafından çok sevilen doktorlardan biriydi Dr. Salih Cenap Çevli. Koronavirüs salgının Vuhan’da başladığı günden itibaren Twitter hesabı üzerinden binlerce takipçisini uyarmaya başladı; daha salgın Türkiye’ye gelmeden maske, mesafe ve hijyen gibi kişisel önlemlerin sıkılaştırılması gerektiğinden bahsetti sürekli. Salgından önce ailesiyle evde kalmaya, gerekmedikçe sosyal alanlarda bulunmamaya dikkat etti; hastanede de maskesiz, gözlüksüz, eldivensiz asla çalışmadı. 10 yıl önce büyük bir aşkla evlendiği eşi Pınar Çevli’ye (34) “Bu virüs beni bulursa indirir” diyordu. Çünkü hem kalp damarlarında stent vardı hem de akciğerlerinde alerjik bir rahatsızlık taşıyordu.

    Koronavirüs nedeniyle hayatını kaybeden Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Salih Cenap Çevli’nin eşi Pınar Çevli, yaptıkları son görüşmeyi anlattı. Çevli, hayatını kaybeden eşinin görüşmeden sonra ona “Begonvil” şarkısını gönderdiğini söyledi ve “Nereden bilebilirdim ben her gün o şarkıyı dinleyip ağlayacağımı” dedi.

    20 GÜNLÜK YAŞAM MÜCADELESİNDE VİDEO ÇEKİP İNSANLARI UYARDI

    Genel cerrahi ve anatomi uzmanlığı bulunan, tıp ile elektroniği birleştirdiği icatlarıyla dikkat çeken ve 33 yıldan fazla askeri hekim olarak çalışıp helikopterde bile kurşun çıkarma ameliyatı yapan Opr. Dr. Çevli, Mayıs ayı başlarında Koronavirüs nedeniyle rahatsızlandı. Hastanedeki 20 günlük yaşam mücadelesinin neredeyse her anında insanları uyarmak için kendini çektiği videolarla çağrı yaptı. “Gereksiz yere dışarı çıkmayın, maskesiz dolaşmayın, burası sandığınız gibi değil. Bu virüse kendinizi öldürtmeyin” diye vatandaşlara adeta yalvaran talihsiz doktor, ne yazık ki 27 Mayıs’ta yaşamını yitirdi. Geriye, ölümünden yarım saat önce eşi Pınar Çevli ile yaptığı görüntülü görüşmedeki o son bakışı kaldı. Pınar Çevli, o fotoğrafın ardındaki hikayeyi Demirören Haber Ajansı’na (DHA) anlattı.

    “BEGONVİLE ŞARKISI İLE BENİMLE VEDALAŞMIŞ ASLINDA”

    2012 yılında tiroit şikayetiyle doktor ararken, tesadüfen gittiği Dr. Salih Cenap Çevli ile tanışmalarının aslında muayene sırasında gerçekleştiğini anlatan Pınar Çevli, şunları söyledi: “Tiroit şikayetim için gitmiştim. İğne biyopsisi yaptı. Sonuçlar çıkana dek muayene ve tetkikler için birkaç kez doktor-hasta olarak görüştük sadece. Daha sonra tedavim bitti. Bir gün tesadüfen başka bir şey için hastaneye gittiğimde beni kahve içmeye davet etti ve bu davet 6 ay sonra evlilikle noktalandı. İkimizin de ikinci evliliği idi. İlk eşimden olan Sude ve Arda’yı da kendi çocukları gibi, müthiş bir baba şefkati ile büyüttü. Evlendikten bir yıl sonra da oğlumuz Yiğit dünyaya geldi. O çok güzel bir adamdı.

    Çok romantik, çok ince bir adamdı. İyi bir baba, müthiş bir doktordu. Düşünün, Twitter hesabında cep telefonu numarası yazan bir hekimdi. Her hastasına tek tek yanıt verir kimseyi kırmazdı. Çok güzel yan flüt çalardı. Kovid tedavisi gördüğü sırada sürekli görüntülü görüştük. Son gün nefes darlığından konuşamıyordu artık, sadece eliyle iyiyim ve hoşçakal işaretleri yapabilmişti. Ondan bir gün önce, son konuşmamızı yapmıştık. Ardından mesajla bana bir şarkı göndermiş, ‘Begonvil’ diye. Ben de şarkıyı biliyorum, sözlerini de biliyorum. Çok anlamsız geldi o an. Çünkü ‘Benim yerime de sev, benim yerime de bekletme hayatı’ diye sözleri var. Aradım hemen, ‘Bu şarkıyı beraber söyleyeceğiz. Sen çalacaksın, ben söyleyeceğim’ dedim. Nereden bilebilirdim ben o şarkıyı her gün dinleyip ağlayacağımı? Sanki hissetmiş gibi, vedalaşmış bir gün öncesinden.”

    “ÇOCUKLARINA SARILAMADAN GİTTİ, ÖYLE LANET BİR HASTALIK”

    Eşinin askeri doktor olarak yıllarca hizmet verdiğini anlatan Pınar Çevli, onu anlatırken zaman zaman gözleri dolsa da güçlü durmaya söz verdiğini, onun emaneti çocukları için bunu yapacağını söyleyerek, şöyle devam etti: “Kuleli Askeri Lisesi çıkışlıydı. 33 yıl 7 ay devlette çalıştı. 2009 yılında kıdemli Tabip Albay olarak emekli oldu. Sonrasında da özel hastanelerde çalışmaya başladı. Hastalık Vuhan’da ilk çıktığında eve stok yaptırdı. Aç kalacağız, market bulamayacağız falan diye değil. Salgın Türkiye’ye ulaştığında dışarı çıkma, alışverişe gitme sayımız düşsün diye. O kadar öngörülüydü. Daha o dönem maske kullanmaya başladı. İşe gidip gelirken aracında bile maske kullanırdı. Hep derdi ki, ‘Bu bana gelirse, beni götürür.’ Çünkü kronik rahatsızlıkları vardı. Kalbinde stent, akciğerlerinde alerjik hastalığı vardı. Kızımız Sude (16) engelli olduğu için salgın daha ülkemize gelmeden onu Bursa’ya annemin yanına yolladık. İnsanlar normal hayatına devam ederken biz evimizde kalmaya başlamıştık bile. İşten gelince yemeğini ayrı yerde yer, Sude’nin odasında kalırdı bizi korumak için. Oğlumuz Arda (14) ve Yiğit (7) ile çok fazla bir araya gelmemeye özen gösterirdi. 3 ay biz eşimle aynı masada yemek yiyemedik, sohbet edemedik. Çocuklarına sarılamadan gitti. Bu ne kadar acı bir şey ancak yaşayan biliyor.”

    “GÖRÜNTÜLÜ GÖRÜŞTÜK, 20 DAKİKA SONRA ÖLÜM HABERİ GELDİ”

    Eşinin Mayıs ayı başlarında bir gün uzun bir ameliyat dönüşü çok yorgun ve bitkin bir şekilde eve geldiğini anlatan Çevli, hastaneye yatma sürecini şöyle özetledi: “Ertesi gün titremeler, ağrılar başladı. Çalıştığı hastanede yapılan testin pozitif olduğu anlaşılınca tedavi için başka bir özel pandemi hastanesine yatırıldı. Bize de test yapıldı hemen. Çocuklarda bir şey yoktu ama ben pozitiftim. Şanslıydım, ben de pozitif olduğum için serviste tedavi gördüğü zamanlarında yanında kalabildim. 3 gün ona ben bakabildim. Gittikçe durumu kötüleşiyordu. Nefes almakta zorlanmaya başladı. Yoğun bakıma almaları gerektiğini söylediler. Yoğun bakıma girerken sarılabildim en son. İkimiz de ağladık. Ama hiç umudumuzu yitirmemiştik. Yoğun bakımda satürasyonunu falan kendisi takip ediyor, sürekli videolar çekip herkesi uyarıyordu. Her gün görüntülü görüşme yapıyorduk. Çıkacağı günler için planlarımı anlatıyordum ona sürekli. Son zamanlarına doğru konuşmakta dahi zorlanıyordu. Akciğerleri çok kötü durumdaydı. Yoğun bakıma yatışından 18 gün sonra falan bir sabah beni aradı. Konuşamayacak kadar kötüydü. Eliyle iyiyim işareti yaptı. Sonra el salladı ve ardından da ‘Seni seviyorum’ diye mesaj attı. ‘Ben de seni seviyorum’ yazdım. 20 dakika sonra telefonum çaldı. ‘Pınar Hanım hemen hastaneye gelebilir misiniz, kalbi durdu, döndürmeye çalışıyoruz’ dediler. O anda dedim, her şey bitti!”

    “HER GÜN İZLEDİĞİNİZ SAYILARDAN BİRİ SİZ OLUYORSUNUZ”

    “Hastalığın ilk belirtileri, durumunun ağırlaşması, yoğun bakıma girmesi ve vefat etmesi 20 gün içerisinde oldu” diyen Pınar Çevli, sözlerini şöyle noktaladı: “Yarım saat önce konuştuğunuz bir kişi, size el sallıyor, ‘Seni seviyorum’ diyor; yarım saat sonra ölüm haberini alıyorsunuz. Bu böyle bir şey işte. O günlerde diyordum ki, kötü olsa da hiç ayağa kalkamazsa da yeter ki yaşasın. 3 ay boyunca kızına sarılamadı, büyük oğlumuzu göremedi. Küçük oğlumuzla bir araya gelip vakit geçiremedi. Ben eşime sarılamadım. En son yoğun bakıma götürürlerken sarılabilmiştim. Sevdiğiniz bir insanın son anında yanında olamayabilirsiniz, günlerce göremeyebilirsiniz, dokunamayabilirsiniz. Bu, eşiniz, anneniz belki evladınız bile olabilir. Bunun şakası yok. Ekranlardan günlük izlediğiniz o sayılardan bir tanesi bir gün siz oluyorsunuz. Sessiz taşıyıcı o kadar çok ki! Hep ‘Gelmeyin hastanelere, bir baş ağrısıyla, bir kırgınlıkla gelmeyin. Şüpheli durumunuzda belirlenmiş pandemi hastanelerine başvurun. Oralarda tedbirler daha yüksek. Hem kendiniz hem sağlık çalışanlarını koruyun. Gereksiz yere dışarı çıkmayın, AVM’lere gitmeyin, kendinizi andırmayın. Kendinizi bu virüse öldürtmeyin, tedbirinizi elden bırakmayın’ derdi.”

    Kolay Tahinli Piyaz Tarifi

    0
    Kolay Tahinli Piyaz Tarifi

    KOLAY TAHİNLİ PİYAZ TARİFİ

    İçindekiler

    • 400 gr haşlanmış kuru fasulye
    • 1 adet orta boy kırmızı soğan
    • 1/3 bağ frenk maydanoz
    • 2 adet yumurta
    • 4 çorba kaşığı tahin
    • 8 çorba kaşığı zeytinyağı
    • 1 limonun suyu
    • 1 çay kaşığı tuz
    • 1 çay kaşığı pul biber

    Yapılışı;

    • 2 adet yumurtayı soğuk suya koyun ve su kaynadıktan sonra 7-8 dakika haşlayın.
    • 1 adet kırmızı soğanı piyazlık doğrayın. 400 gr haşlanmış konserve fasulyeyi süzün ve soğanla karıştırın.
    • 1/3 bağ frenk maydanozu küçük ağaçlar gibi elinizle yapraklarına ayırın ve bir kısmını servis için ayırıp, kalanını soğan ve fasulyelerin üzerine ekleyin.
    • 4 çorba kaşığı tahini, 8 çorba kaşığı zeytinyağını, 1 limonun suyunu, 1 çay kaşığı tuzu ve 1 çay kaşığı pul biberi karıştırarak piyazınıza ekleyin.
    • İyice karıştırıp sosu her tarafına yaydıktan sonra haşlanmış yumurtaları yarısına kadar su dolu bir kavanoza alıp iyice çalkalayın.
    • Yumurtaların kabukları eliniz yakmadan rahatça soyulacaklardır.
    • Yumurta iyice pişmeden çalkalarsanız yumurta içinde dağılabilir.
    • Yumurtaların birini dilimleyip piyazın içine karıştırın.
    • Diğerini ise süslemek için yine dilimleyerek üzerine yerleştirin.
    • Son olarak ayırdığınız frenk maydanozları da üzerine serpin ve servis edin.

    Birçok İlde Vakalar Artarken Antalya’dan Sevindiren Haber Geldi! En Güvenilir İllerden Biri

    0
    Birçok İlde Vakalar Artarken Antalya'dan Sevindiren Haber Geldi! En Güvenilir İllerden Biri

    Yeni normalleşme sürecinin ardından birçok ilde vaka sayıları artarken Antalya’dan güzel haber geldi. Antalya Sağlık Müdürü Ünal Hülür, koronavirüsle mücadeleye ilişkin yaptığı açıklamada, Antalya’nın en güvenilir iller arasında yer aldığını ifade etti.

    Türkiye, 1 Haziran’dan itibaren yeni normalleşme sürecine girdi. Bu kapsamda seyahat kısıtlaması ve sokağa çıkma yasakları başta olmak üzere alınan birçok önlem kaldırıldı. Normalleşme sürecinin başlamasından kısa sbir süre sonra ise birçok ilde vaka sayıları yükselirken, turizm kenti Antalya‘dan sevindiren haber geldi. Antalya Sağlık Müdürü Ünal Hülür, koronavirüsle mücadeleye ilişkin yaptığı yazılı açıklamada, Antalya’nın en güvenilir illerden biri olduğunu belirtti.

    SÜRECİ EN BAŞARILI GEÇİRMİŞ İLLER ARASINDA

    Dünyada olduğu gibi Türkiye’de de Kovid-19 vakalarının görülmeye başlamasıyla Sağlık Bakanlığınca çok sayıda önlem alındığını ve önemli düzeyde başarı sağlandığını aktaran Hülür, Antalya’nın da alınan önlemler ve vakaların yakından takibi sayesinde süreci en başarılı geçirmiş iller arasında yer aldığını kaydetti.

    Antalya Valiliğinin öncülüğünde tüm kurumların iş birliğinin bu başarıda etkin rol üstlendiğini işaret eden Hülür, açıklamasında şunlara değindi:

    “ORTALAMA 0-3 POZİTİF VAKA TESPİTİ YAPILDI”

    “Halkımızın duyarlı davranışları ve kurallara uyum sağlamaları sonucu en az Kovid-19 vakasıyla büyük bir başarı sağladık. Ülkemizde 1 Haziran itibarıyla başlayan normalleşme süreciyle ilimizde son 17 günde yapılan testler sonucunda günde ortalama 0-3 arası pozitif vaka tespiti yapıldı. Antalya’da bugünden itibaren karantinaya alınan hiçbir bölgemiz bulunmamakta. Sadece pozitif vaka tespiti yaptığımız 2 apartmanda önlem amaçlı karantina uyguladık.”

    MESAFE, MASKE VE HİJYEN ÇAĞRISI

    Hülür, tedbirli davranmanın çok büyük önem arz ettiği bugünlerde sosyal mesafenin korunması, maske takılması ve ellerin yıkanmasına özen gösterilmesi çağrısında bulundu.

    Son Dakika: Dünya Sağlık Örgütü Duyurdu! Koronavirüs Aşısında Öncelik 4 Gruba Verilecek

    0
    Son Dakika: Dünya Sağlık Örgütü Duyurdu! Koronavirüs Aşısında Öncelik 4 Gruba Verilecek

    Son dakika: Dünya Sağlık Örgütü yetkilisi Soumya Swaminathan, aşıda önceliğin; sağlık çalışanları, güvenlik güçleri, yüksek risk grubundaki kişiler ve 65 yaş üstü vatandaşlara verileceğini söyledi.

    Dünya Sağlık Örgütü, koronavirüs aşısına ilişkin kritik bir açıklamada bulundu. DSÖ yetkilisi Soumya Swaminathan, aşıda önceliğin sağlık çalışanları, güvenlik güçleri, yüksek risk grubundaki kişiler ve 65 yaş üstü vatandaşlara verileceğini söyledi.

    ABD, Almanya ve İngiltere başta olmak üzere pek çok ülkedeki aşı prototiplerinde insanlı deneylere geçilirken, ilaç şirketleri üretilecek dozlarla ilgili ön anlaşmalar imzalamaya da başladı.

    Aşının nasıl dağıtılacağına ilişkin soru işaretleri de giderek artarken, Dünya Sağlık Örgütü’nden dikkat çeken bir açıklama geldi. Dr. Soumya Swaminathan, aşının onay alması durumunda adil ve erişilebilir bir şekilde dağıtılması için çalışmalarını sürdürdüklerini söyledi.

    İLK OLARAK ÖN SAFTAKİLERE DAĞITILACAK

    Bu noktada öncelik verilecek gruplar olduğunu da ifade eden Swaminathan, virüsle mücadelenin ön saflarında yer alan sağlık çalışanları, güvenlik güçleri, yüksek risk grubundaki kişiler ve 65 yaş üstündekilere ilk olarak aşı uygulanacağını belirtti.

    Swaminathan, ilk grubun ardından ise yüksek bulaşma riski taşıyan et fabrikaları, hapishaneler ve bakım evlerindeki kişilerin aşıya erişim sağlamasının hedeflendiğini vurguladı.