Devamı
    Ana Sayfa Blog Sayfa 280

    Bu Yaz Renkler Konuşulacak: Neon Modası

    0
    farkli neon gorunumler

    Yıllarca bir aşk bir nefret içerisinde olduğumuz bir moda neon modası… Bazen demode bulduk, bazen ise en vazgeçilmez trendlerin baş tacı renkler neonlar oldu. Kimi zaman kırmızı halıya kimi zamansa sahillere taşınan neon modası, şüphesiz bu senenin de en konuşulan trendlerinden biri oldu. Peki kombinlerimizi Cennet Mahallesi – Pembe kıyafetlerine dönüştürmeden, nasıl neonlaştıracağız?

    cennet mahallesi pembe

    Öncelikle neon renkler de, tıpkı bu sezonun diğer trendleri gibi ilk defa ortaya çıkmıyor. Leopar Modasını Geri Getirdik! yazımızda da bahsettiğimiz gibi, aslında hep bir geriye dönüşün içindeyiz. Kimi moda tutkunu bu durumu katlanılmaz bulurken, kimimiz de şimdiden dolaplarını neon renkler ile doldurmaya başladı bile!

    Neon Renkler Ürkütücü Olabilir mi?

    defilede neon renkler

    Baktığınızda şeker mi şeker pembeler, sarılar, yeşiller vitrinlerde boy gösteriyor. Daha kış aylarından itibaren vitrinlerin bu modayla şekil alması ise içimize güzel bir yaz havasını getirdi doğrusu. Ancak neon renkler, tüm bu şeker görünümlerinin altında biraz ürkütücü olabilir mi? Sanırım cevabın evet olduğuna inanıyoruz çünkü neon renkleri neler ile kombinleyebileceğimizi pek anlayamıyoruz!

    Kombin Sorunu

    neon parcalar

    Öncelikle, neon renkler başlı başına iddialı parçalar zaten. Yani basic bir tişört giyiyor olsanız bile bu bir limon sarısı ise yanında daha iddialı bir parçaya ihtiyaç duymazsınız. Tıpkı çoğu trend yazımızda bahsettiğimiz gibi, eğer neon gibi iddialı renkler kullanacaksanız, diğer parçaları daha basit tutmanızı öneririz. Yani bu cıvıl cıvıl renklere gönlünüzü kaptırdıysanız, “keep it simple!” felsefesine de inanmanız gerekecek!

    Biz Ne Öneriyoruz?

    neon yesil detaylar

    Çoğumuz vitrinleri görünce, “bu renkler iyi hoş da, neyle giyeceğim?” sorusuna takılıyoruz. Örneğin neon yeşil bir kazakla işe gitmek istiyorsak, parçaları birleştirme konusunda biraz çaresiz kalmış olabiliriz. Eğer siz de hem trende uyum sağlamak hem de şıklığınızdan ödün vermeme taraftarıysanız, sizler için bu sezondan birleştirdiğimiz kombinlere bir göz gezdirebilirsiniz.

    1. Kombinizde Tek Renkten Yola Çıkın

    Sanırım bizim neonu en sevdiğimiz kullanma şekillerinden biri, tek parça ile tüm görünümü tamamlamak. Sezonun en çok tercih edilen neon tonu olan turuncu bir elbise ile, birden fazla plan için görünüm oluşturabilirsiniz. Böyle bir elbiseyi; sandalet ile sahilde, spor ayakkabı ile sokakta, yukarıdaki gibi şık bir ayakkabı ile ise de akşam davetlerinde kullanabilirsiniz.

    2. Renkleri Detaylara Saklayın

    Bir modayı kendi stilinize uyarlamak için, modayı baskın bir şekilde değerlendirmeniz gerekmiyor. Yeni sezon alışverişine bile ihtiyaç duymadan, evdeki parçalarınız ile sezon trendlerini yakalayabilirsiniz. Üç dört sene öncesinde kaldığını düşündüğünüz şeritli eşofmanlar, renkli baskılı üstler giyilmek için bu seneyi bekliyordu belki de, kim bilir?

    3. Spor Parçaların Tadını Çıkarın

    Eğer hali hazırda spor bir stiliniz varsa, bu yaz sizin yazınız olacak! Bizce neon trendi, spor parçalar ile birleştirilmesi açısından en uygun trendlerden biri. Üstelik sezonun diğer parlayan modalarıyla birleştirilmeye de oldukça uygun. Görseldeki gibi düz bir bisikletçi taytı ve farklı renkteki bel çantası, sizi pazar kahvaltılarına veya arkadaşlarınızla kahve içme buluşmalarına çoktan hazırladı bile!

    4. Temel Parçaların Gücünü Kullanın

    Ve son olarak, renkleri ne kadar çılgın tutarsak tutalım, beyaz pantolonun asil gösteremeyeceği hiçbir kombin olmayacağına inanıyoruz. Herkesin dolabında bulunacak beyaz kumaş bir pantolon veya siyah blazer gibi klasik parçalar ile her rengi rahatça kullanabilirsiniz. Bu sayede parçaları yanlış kullanma korkunuzun da önüne geçmiş olursunuz. Bizden söylemesi!

     

    Kadinvesaglik.org

     

    Bahar Alerjisinden Nasıl Korunabiliriz?

    0

    Aslında bahar geleli çok oldu. Hatta yaza en yakın mevsimdeyiz. Ama bu sene havalar o kadar geç ısındı ki, bahar alerjileri yeni yeni boy gösteriyor diyebiliriz. Sıcak havaya hasret kalan birçok kişi olsa bile, bahar alerjisine sahip kişiler için durum pek iç açıcı değil. Eğer siz de bahar alerjisi veya polen alerjisine sahipseniz almanız gereken önlemler olabilir.

    polen alerji zamani

    Ceketlerin ve montların rafa kaldırılışı, pırıl pırıl bir güneş ile harika bir mevsim bahar… Ancak eğer polen alerjisine sahipseniz, baharın sizdeki hissiyatı o kadar coşkulu olmayabiliyor. Polenler veya bildiğimiz adıyla bitkilerin tohumları, alerjik bünyelerin kabusu. Bu bünyelerde en çok alerjiye neden olan tohumlar ise ağaç polenleri ve toz polenleri diyebiliriz.. Toz polenleri de tam şu sıralar, yani Mayıs ve Haziran aylarında ortaya çıkmayı seviyor. Alerjik bünyelerin korkulu rüyası sıcak havalar. Bahar yağmurları ise alerjiye sahip kişilerin rahatlaması için en iyi zamanlar. Haliyle, yağmur yağdığı günlerde polenlerin etrafta uçuşma oranı da azalıyor tabii ki.

    Polenler Başka Belirtileri De Tetikliyor

    ucusan bitkiler

    Polenler sadece doğrudan polen alerjisine sahip kişilerin korkulu rüyası değil. Genel olarak alerjik bünyeye sahip kişiler ve astım hastaları da polenle pek iyi anlaşmıyor. Polenlerin etrafta uçuşuyor olması, saman nezlesi ve astım belirtilerini de tetikleyebiliyor. Eğer alerjiye meyilli bir vücudunuz olduğunu düşünüyor ve bahar aylarında mikrobik bir enfeksiyon geçirdiğinize inanıyorsanız bir doktora danışmanızda fayda olabilir. Hatta bu havalarda şikayetlerinizin arttığına inanıyorsanız, doktorunuzla bir ilaç tedavisine de karar verebilirsiniz.

    Polen Alerjisi İçin Biz Ne Yapabiliriz?

    cicek koklayan kadin

    Diğer alerjiler ile kıyaslandığında polenden kaçmak çok daha zordur. Eğer dış ortamdaysanız polenden kaçma imkanınız neredeyse yok diyebiliriz hatta. Yine de alabileceğiniz ufak önlemler ile, polenlerden etkilenme oranınızı en aza indirebilirsiniz.

    Alabileceğiniz Önlemler

    polen alerjisi onlemleri

    • Öncelikle, alerjiniz sizi büyük bir boyutta rahatsız ediyorsa, sokağa çıkarken maske takmayı deneyebilirsiniz. Elbette bunun için herhangi bir maske değil, polen maskesi kullanmanızı öneriyoruz.
    • Diğer bir önlem olarak, evinizi öğle saatlerinde havalandırmayı deneyebilirsiniz. Polenler en çok sabah saatlerinde olduğundan, bu durum da etkilenme oranınızı azaltacaktır.
    • Evcil hayvanınızı gece yatarken yanınıza almayın. Evcil hayvanlar üzerine de polenler yapışabilir. Bu yüzden hayvanınızla olan ilişkinize olabildiğince dikkat etmeniz sizin yararınıza olacaktır.
    • Çamaşırlarınızı evin içinde kurutmayı deneyin. Tıpkı evcil hayvanınız gibi, çamaşırlarınız üzerine de polenler yapışabilir. Çamaşırları dışarıda kurutmanız, çamaşırların üzerine polen yapışma ihtimalini arttırabilir. Hatta imkanınız varsa kurutma makinesi kullanmanız en mantıklı tercih olacaktır.

     

    Kadinvesaglik.org

    5 Mayıs Boğa Burcunda Yeniay

    0

    Evde Basit Uçurtma Yapımı

    0

    Sadece uçurtma yapma fikriyle bile çocuklar eminiz çok mutlu olacak! Gökyüzünde rengarenk dalgalanan bir uçurtma kadar keyif verecek bir diğer aktivite, onu çocuklarınız ile beraber tasarlamak olacak. O zaman hem pratik hem de ekonomik bu fikri harekete geçirmeye ne dersiniz?

    anneler ile ucurtma yapmak

    Umutlarını bir ipin ucuna bağlayan çocuklar, rüzgarsız havada uçurtmasını uçurabilmek için saatlerce koşanlar, elektrik tellerinde ve ağaçlardaki takılı kalan uçurtmalar artık mazide kaldı. Artık mobil cihazlarda parmakları ile uçurabiliyor ama çocuklar uçurtmalarını. Bu durum sizin de içinize sinmiyorsa bir Pazar gününü çocuklarla beraber uçurtma yapmaya ve uçurmaya ayırabilirsiniz diye düşündük. Belki unutmuşunuzdur diye de uçurtma yapımını hatırlatalım dedik.

    baslangic ucurtma yapma

    Malzemeler

    • 80 santimetre 3 adet ince (6-7 milimetrelik) çıta
    • Yağlı kağıt
    • Pamuklu ip
    • Tutkal ya da bant
    • Cetvel, kalem, bıçak, makas
    • Hafif, sağlam uzunca bir ip

    Uçurtma Yapılışı

    1. Adım: Çıtalarımızın boyunu ayarlamak

    Çıtaların hepsinin birebir aynı boyda olduğuna dikkat ediyoruz, değilse aynı boya getiriyoruz. İskeleyi oluşturmak için çıtalarımızın ucuna ip germemiz gerekecek, ancak bunun için önce çıtalarımızın her iki ucunu da bir santim kadar uzunlukta hafifçe yontuyoruz. Aynı şekilde üç çıtamızın da tam orta noktasını buluyoruz ve çıtaları çok zayıflatmadan orta noktaları birazcık oyuyoruz. Sıra geldi iskeleti oluşturmaya.

    2 Adım: İplerin ölçülerine dikkat

    Pamuklu ipimizden 1 metre kadar kesip yere sereceğiz. Üç çıtamızı da ipin tam ortasına denk gelecek şekilde tam ortalarından üst üste koyup iple birkaç tur sıkı bir şekilde sarıp iki kat düğümlüyoruz. İpin kalan iki ucunu ise dengeleme yapacağımız için kesmiyoruz. Şimdi altıgen oluşturacağız.

    3. Adım: Aralıkları ihmal etmeyelim

    Çıtalarımızın birisinin ucuna ipi bağlayıp birkaç tur attıktan sonra hemen yanındaki uca ipimizi uzatıp bu uca da ipimizi dolayacağız. Ancak tam altıgen yapabilmek için çubukların uçları arasındaki mesafenin çubukların boyunun yarısı kadar olması gerek. Yani bizim aralığımız 40 santimetre olmalı. Tüm uçları gezip başlangıç noktamıza geldiğimizde artık altıgen iskelet formumuz hazır. Artık üzerini kağıtla kaplamamız gerekecek.

    4. Adım: Kağıdımız uzunluğu uçurtmadan fazla olmalı

    Kağıdımızı yere serip uçurtmamızla aynı şekilde, ama kenarlarından yaklaşık ikişer santim daha geniş olacak şekilde kağıdımızı keseceğiz. Uçurtmamızı üzerine yerleştirdikten sonra da çıtaların ucundan üçgen aşağıdaki resimde olduğu gibi kertikler açacağız.

    ucurtma sekli

    Bundan sonra ise bu kenarları içeriye katlayarak yapıştıracağız. Sıra geldi dengeye.

    5. Adım: Dengeyi ayarlamak

    Uçurtmamızı ters çevirip ortadan küçük bir delik açıp, ortadaki ipin iki ucunu da bu delikten çıkaracağız. Dengeyi kurmaya başlıyoruz. 1 metre kadar bir pamuk ip kesip çıtalardan birisinin ucuna bağlayacağız. Hemen yanı başındaki çıtanın ucuna da diğer ucunu bağlayacağız ve boşta kalan ipin tam 80 santimetre olmasına dikkat edeceğiz. İskelenin ortasından çıkarmış olduğumuz ipin bir ucunu da yine 40 santimetre olacak şekilde bu 80 santimetrelik ipin tam ortasına bağlayacağız. Bağladığımız nokta bizim yerden uçurtmamızı idare etmek için ipi bağlayacağımız denge noktası oldu. Şimdi geriye sadece kuyruk kaldı.

    Denge noktasını hazırlarken yaptığımız gibi yine yaklaşık 1 metrelik bir ip kesip 80 santimetre uzunlukta kalacak şekilde iki çıtanın ucuna bağlayacağız. Ancak aşağıdaki resimde olduğu gibi bu çıtalar, tam denge uçlarının karşı ucunda yer alacak.

    ucurtma yapmak

    Son adım: Kuyruğu ayarlamak

    Kuyruk uzunluğumuz çıtamızın yaklaşık 6 katı olmalı, yani 4,5-5 metre gibi. Bunun için yaklaşık yarım metrelik naylonları kuyruk ipine 2 şer santimetre aralıkla bağlayıp kuyruğumuzu oluşturacağız. Kuyruğumuz yeteri kadar uzunluğa ulaştıysa artık kuyruk ipimizin tam ortasına kuyruğumuzu bağlayabiliriz.

    Uçurtmamız artık hazır. Rüzgarlı ve güzel bir günde uçurtma uçurup eğlenmemek için hiçbir neden yok! Çocuklarınızla oynayabileceğiniz diğer oyunlar için Yolculukta Oynanabilecek Çocuk Oyunları yazımıza da göz atmayı unutmayın.

     

    Kadinvesaglik.org

     

    Bu yazı, http://www.hayatkolay.com/hayat sitesinden derlenmiştir.

    Anksiyete Bozukluğu Hayatınızı Ele Geçirmesin!

    0

    Anksiyete, bir diğer adıyla kaygı bozukluğu, toplumumuzda en sık görülen psikolojik sorunlardan birisi. Kişinin saplantılı düşüncelere sahip olması, tüm kötülüklerin onu bulacağı hissi, anksiyete bozukluğunun en belirgin belirtlilerinde yer alıyor. Eğer siz de böyle bir endişe ve kaygı içerisinde günlük hayatınızı etkileyen problemler yaşıyorsanız, bazı önlemler almayı deneyebilirsiniz.

    Kaygılarınızın Ne Olduğunun Farkına Varın

    anksiyete bozuklugu

    Büyük bir stres ile başa çıkmayı denerken, asıl sorunun neyden kaynaklandığını fark etmeyebilirsiniz. Sizi endişeye sürükleyen asıl nedenler neler? Bunları düşünmelisiniz. Daha sakin ve rahat olduğunuz bir anınızı, asıl sorunun ne olduğunu bulmaya ayırarak geçirin. Daha önce kaygı bozukluğu yaşadığınız durumları hatırlayın ve o konuların üzerine gidin. Bu anlar, mecbur kalmadığınız durumlardan kaynaklanıyorsa belki de hayatınıza yeni bir düzen getirmenin zamanı gelmiş demektir.

    Durumu Çevrenizdekiler ile Paylaşmaktan Çekinmeyin

    arkasla sorunlarini paylasmak

    Anksiyete bozukluğuna sahip çoğu kişi, bu durumu içinde yaşamayı tercih ediyor. Aslında farkında olmasanız da, anksiyete bozukluğunu çevrenizden saklamak sizi daha kötü etkiliyor olabilir. Durumu yakınlarınıza belli etmemeye çalışmak, sahip olduğunuz kaygının artmasına neden olup, sizi daha stresli bir duruma sokabiliyor. Bu yüzden, eğer anksiyete bozukluğu teşhisine sahipseniz, mutlaka bu durumu yakınlarınızın bilmesini sağlayın. Böylece, atakların geldiği anlarda çevrenizden daha iyimser bir tutum görebilirsiniz.

    Günlük Hayatınıza Yeni Aktiviteler Ekleyin

    sahilde bisiklet sürmek

    Fitness, yürüyüş, yüzme… Veya sizi kendinize ne iyi hissettirecekse. Yeni bir hobiye sahip olmak size oyalanacak bir zaman sağlayacağı için, kaygılarınızı düşünmeye daha az zaman ayıracaksınız. Ayrıca her zaman, yeni bir hobiye sahip olmak sizi günlük hayatın stresinden uzaklaştırmaya yardımcı olacak bir etken. Kaygılı düşünceler içinde boğulmak yerine, yürüyüş saatlerinizi planlamak veya sahilde bir bisiklet turuna çıkmak hayat kalitenizi arttıracak!

    Durumun Artı ve Eksilerini Bir Yere Not Edin

    not almak

    Eğer anksiyete bozukluğu, sizin için sadece dönemsel ortaya çıkan bir sorunsa, bu sorunun derinine inip, olayı kafanızda tartmanız faydalı olabilir. Örneğin önünüzde yaklaşan önemli bir sınav veya beklediğiniz bir iş görüşmesi süreci sizi kaygıya itiyorsa, endişelenmenin bir şeyi değiştirmeyeceğini kavramanız gerekiyor. Kendinizi baskı altına sokmanızın bu süreçte bir değişiklik yapıp yapmadığını iyice düşünün. Bu sayede stresin hiçbir yararı olmadığını, sadece zarara yol açtığını daha net bir şekilde görebilirsiniz.

    Durumunuzu Bir Profesyonel ile Görüşün

    uzmandan destek almak

    Hepimizin kendi kendimize yapabileceği telkinler sınırlı. Eğer sosyal hayatınız bu psikolojik sorunla beraber sekteye uğruyorsa, o zaman mutlaka bir profesyonelden yardım almalısınız. Sorununuzun ne boyutta olduğu ve nasıl yaklaşılması gerektiğini konusunda bir uzman görüşü daha iyi olabilir.

     

     

    Kadinvesaglik.org

    İş Hayatınıza Renk Getirecek Stil Önerileri

    0

    Ofis stili dendiğinde aklınıza sadece soluk renkler ve ciddi takım elbiseler geliyorsa, bakış açınızı değiştirmenin zamanı çoktan gelmiş demektir! İş hayatı yeterince stresli ve koşturmaca içinde geçiyorken, bir de giyiminiz ile bu durumu sıkıcılaştırmak istemeyiz! Ofisteki stilimiz ile moda bizden sorulmalı ve stilimiz ile modayı yansıtabilmeliyiz. O zaman, eğlenceli tasarımlar ve farklı renkler ile ofisin hem şık hem de en göz alıcı kadını olmaya ne dersiniz?

    Ara tonları kullanmaktan çekinmeyin

    yesil ile ofis stili

    Ofis stili, bazılarımız için artık daha renkli parçaları ifade etse bile bazılarımız hala konfor bölgesinden çıkmaya hazır değil. Eğer siz de, çok renkli parçaları stilinizle birleştirmekte zorlanıyorsanız, işe ara ton kullanımları işe başlayabilirsiniz. Yeşil gibi renkler iddialı ve dikkat çekici görünümün yanı sıra, korktuğunuz “fazla göze batma” riskinden de kurtarmış olacaktır.

    Detaylar dikkat çeken parçalardan oluşsun

    kirmizi detaylar

    Çoğu zaman, günlük hayatımızda bile fazla göze çarpan parçaları giymekten kaçınabiliyoruz. Modumuz düşük olduğunda veya kendimizi iyi hissetmediğimiz günlerde farklı tasarımlar giymek içimizden gelmeyebiliyor. Böyle durumlar için sizlere tavsiyemiz, ana parçaları temel ürünlerden seçip, çanta, fular gibi detaylara kendi imzanızı eklemek olacak.

    Tek parça ile günü kurtarın

    Sonuçta hiçbirimiz her gün alışveriş yapmıyoruz! E iş hayatı da haftanın beş gününü kapsıyor… Durum böyleyken, her günü birbirinden farklı parçalar ile geçirmemiz mümkün değil. Neyse ki, dolabınızda bazı temel parçaların yanına (beyaz tişört ve stiletto gibi), daha dikkat çeken giysiler yerleştirip birbirinden farklı kombinler ortaya çıkarabilirsiniz!

    Tek renk, her zaman hayat kurtarır

    Eğer şık görünmeniz gereken bir toplantınız varsa veya iş çıkışı için bir plan yapmışsanız, tek renk kombinler kadar hayat kurtarıcı bir şey bulamayabilirsiniz! Özellikle açık tonlar sizi dinamik ve canlı, kombininizi ise zengin gösterecektir.

    Sezon trendlerine kulak verin

    Bu sezon trendlerini düşününce tam da görseldeki renkler gözünüzde canlanmadı mı? Mint yeşilleri, pastel tonlar ve renkli saç aksesuarlı bu sezonun gözde trendlerinden oldu. Siz de doğru parçaları seçerek, bu parçaları sokak stilinden çıkarabilir ve ofis hayatınıza uyarlayabilirsiniz. Görseldeki mint takım gibi takım kıyafetler, hem ofis şıklığına oldukça uygun hem de günlük hayatta ayrı ayrı giyilebilir parçalar. Doğrusu, bu parçaları giyme düşüncesi bile bizi heyecanlandırmaya yetiyor!

     

     

    Kadinvesaglik.org

    Terazi Burcunda Dolunay, Zurnanın Zırt Dediği Yerdeyiz

    0
    terazi burcunda dolunay

    19 nisan cuma günü 14.12’de terazi burcunun son derecesinde dolunay gerçekleşiyor. Kelimenin tam anlamıyla, zurnanın zırt dediği yerde…

     

    Nedir bu zurnanın son deliği?

    Biz astrologlar gökyüzü haritası çıkarırken, 360 derecelik bir çember kullanıyoruz. Bu çembere 12 burcu eşit yerleştirdiğimizde, her burca 30 derecelik bir hareket alanı kalıyor. Bir burcun ilk derecelerinde gerçekleşen yeniay, dolunay ve tutulmaları olumlu yorumlarken son derecelerinin stresli ve bir o kadar da “elzem” olduğunu kabul ediyoruz, ve bu doğrultuda yorumlarda bulunuyoruz. Hani bezen bir mesele için çok emek harcarız da “yüzdüm yüzdüm kuyruğuna geldim” deyimini kullanırız. O son nokta son gayret bizim için çok önemlidir. Beraberinde ümidi ve emeği taşır. O son noktaya gelene kadar uzun saatler harcanmış, çok sayıda fedakarlıkta bulunulmuş, hatta ödünler vermişizdir. Birinden bir haber veya destek bekleriz. Diğerlerinin bir adımı, olumlu bir geri dönüşü bizim için çok kıymetlidir. Yapabileceğimizi yapmışızdır ya da yapmak üzereyizdir. İşte şimdi tam da böyle bir noktadayız. Ne olacak bu işin sonu? Olacak mı olmayacak mı? Bırakıp gitsem mi yoksa devam mı etsem?

    Elbette kişisel hikayelerinizi dinlemeden ve doğum haritanıza bakmadan “bitir veya devam et” gibi net yönlendirmeler yapmak mümkün değil. Ama biliyoruz ki dolunay ile birlikte hayatınızın belli bir alanında bu yönde bir farkındalık yaşama ihtimaliniz yüksek. Terazi burcu; ilişkileri anlaşmaları işbirliklerini birlikte hareket etmeyi partnerliği sevgiyi barışı uyumu anlatır. Bir anlaşma veya pazarlığın en can alıcı noktasına gelmiş olabilirsiniz. Belki de ilişkinizde artık tahammül sınırınızın aşıldığı yerdesiniz. Biri veya bir iş için çok emek harcadınız ve artık bir adım daha atmaya mecaliniz kalmamış da olabilir. Önemli bir karar aşamasındasınız ve bir konuşma yapmayı planlıyor olabilirsiniz. Tüm bu süreçlerin içinden geçerken aklınızda bulunmasını istediğim küçük bir ipucu vermek istiyorum sizlere.

    Dolunaya ev sahipliği yapan ve terazi burcunu yöneten Venüs, olayların gidişatı hakkında söz sahibi. Zamanlamaya bakın ki balık burcunun son derecesinde olan Venüs’ün de rahatı pek yerinde değil. Ne isteğini bilen, hızlı karar alan gerekirse savaşan veya yarışa her zaman hazır olan koç burcuna girmeden (20 Nisan) hemen önce özverili balığın son demlerini yaşıyor. Sevgi ilişkiler ve işbirlikleri konusunda gerçekçi olmayan bir özlem içinde olabilir. Yani aklı biraz karışık dağınık; çok naif davranıyor olabilir, gerçeklikten uzak olabilir. Fazla hassas ve idealist yaklaşıyor olabilir. Konu tek bir mesele ile ilgiliyken o genel bir yargıya varmaya çalışarak hataya düşmek üzere olabilir.

    Bu süreç sizi hayal kırıklığına uğratsa bile harika bir tecrübe kazandıracağı kesin. Daha büyük düşünmenize yol açarak, genişlemek ve farkındalık yaşamak üretkenliğinizi yüzde yüz artıracaktır. Kendi değeriniz ve diğerleriyle olan ilişkinizde sınırlarınızı kavramanıza yardımcı olur. Evet ve hayır’larınız netleşir. Önemli olan ile olmayan arasındaki ayrım zihninizde belirginleşir, bu iletişim şeklinize yansır. Nasıl olsa eninde sonunda bu olmasa öbürü olur. Maddi dünya ile hayallerinizi birlikte yönetebildiğinizde gün gelir zurnanın zırt dediği yerde en güzel notayı siz üflersiniz. Belki o gün bugündür? Gönlünüzce olsun dilerim.

    Aylin İleri

    Evinize En Yakışan Perdeyi Seçelim

    0

    Perde, sadece evimiz ile Güneş arasındaki koruyucu görevini üstlenmez! Perde aynı zamanda evi hem içeriden hem de dışarıdan güzelleştirmeyi başarabilen, nadir dekorasyon ürünlerinden biridir.

    Perde seçimi yaparken her odanın rengini ve her odanın stilini ayrı ayrı düşünmemiz gerekir. Unutmamalıyız ki, seçim yaparken her stilin gözdesi farklı bir model olabiliyor. Bu nedenle bizi ve evimizi en iyi yansıtan kumaş tarzını seçmek için iyice düşünmemiz gerekebilir.

    Örneğin; minimalist yaşam stilini benimsemiş bir evde tül perde belki son seçeneğiniz… Ancak kadife koltuklar ve pastel renkler arasında harika bir uyum sağlamış bir oturma odasında ise, tül seçenekler, belki de tek adresiniz olabilir!

    Canterbury Perde Detayı

    Kumaş Seçiminde Odanızın Şekli ve Büyüklüğü

    Evimizi dekore ederken, diğer tüm dekorasyon ürünleri gibi, perde seçimlerimizi de gözden geçirmeliyiz. Seçim yaparken, her odanın ışık alması ve büyüklüğü gibi fark eden unsurlar varken, tek bir model perde seçimi ile tüm odaları kurtarmamız pek mümkün değil.

    Küçük pencerelere sahip ve az ışık alan bir evde yaşıyor iseniz, daha ince kumaş veya tül seçeneklere yönelmeniz, evinizi olduğundan daha ferah gösterecektir.

    Bu tip bir evde daha açık tonlarda tül veya kumaş seçimleriniz, kırık beyaz veya pastel renkteki duvarlar ile iç açıcı bir görünüm oluşturup, evinizi olduğundan büyük gösterebilir!

    Kalın perdeler renksiz ve sıkıcı olmak zorunda değil.

    Daha iyi güneş alan cephede bir eve sahipseniz ve odanızın camları daha büyükse, kalın kumaşlar odanıza daha çok yakışacaktır. Kalın kumaşlar, eve daha zengin bir görünüm katarken, dilerseniz bu görünümü gri, petrol yeşili gibi renkler ile birleştirebilirsiniz. Soğuk tonlardaki perde kumaşı ile soğuk renklerin birleşimi, evi olabildiğince zengin gösterecektir.

    Dekorasyon Tarzınız Seçiminizde Etkili

    Modeller oldukça geniş bir sıkalaya yayıldığı için, seçim yaparken evinizin tarzı da oldukça önemli. Dekorasyon değişikliği yapacağınız odayı henüz bir akıma uydurmadıysanız, kumaş seçiminizi baz alarak da odanızı yenileyebilirsiniz.

    Fransız tülleri klasik tarza yakın zevkleri olan kişilerin olmazsa olmazı.

    Örneğin Fransız tül veya fon kanatlar, odanıza karakteristik bir hava katacaktır. Ayrıca bu iki model gibi baskın modellerin, odanızın dekorasyonunu tamamlamanız için oldukça da yol gösterici seçenekler olduğu söylenebilir.

    Bunlar gibi çeşitler, evinizi estetik yönden güçlendireceği için koltuk, eşya ve dekor seçiminizde size kolaylık sağlayacak ve perde seçiminiz avantajınız haline gelecek.

    Eğer evinizde tek renk bir dekorasyon hakimse, bu durumu değiştirmek için de perde modellerinden destek alabilirsiniz. Seçeceğiniz perde modeline göre, desenli kumaşlar evinizin havasını baştan aşağıya değiştirecektir.

    Kumaşta fazla renkten kaçınmak istiyorsanız, kendiliğinden desenli modelleri de tercih edebilirsiniz. Bu sayede, sadece dikkatli bakıldığında fark yaratan bir modele sahip olabilirsiniz.

    Perde sadece klasik mekanların değil modern alanların dekorasyonunda da etkili kullanılıyor.

    Aslında karar verdiğiniz noktada en önemli kısım, kendi isteklerinizi ve evinizin sizden beklediği tarzı bir araya getirebilmek! Bu iki noktaya dikkat ettiğiniz sürece seçeceğiniz tüm model ve stiller evinize yeni bir görünüm katmaya hazır olacak.

    Perde asmaya yıllarını veren evin küçükleri için Leyla ile Mecnun dizisindeki bu efsane bölümü hatırlatmadan olmaz. Perde tıpanız hiç eksik olmasın!

    Kadinvesaglik.org

     

    Kendi Kuaförünüz Olun: Evde Saç Boyamak

    0
    evde sac boyama

    Birçok kadın, kuaföre gitmeyi kendine ayırdığı iyi bir zaman dilimi gibi görse de, birçoğumuz da kuaförlere kendimizi bırakmaktan endişe duyuyoruz. Bir de iş saç boyamak gibi özen isteyen bir konuya gelince işler daha da zorlaşıyor. Eğer sizin de kuaförde saç boyatmakla ilgili endişeleriniz varsa belki kendi kuaförünüz olmanın zamanı gelmiştir!

    kuaforde sac boyatan kadin

    Evde saç boyamak, ilk bakışta zor bir işlem olarak görülse de, eliniz alıştıktan sonra oldukça pratik. Üstelik, evde saç boyamak hem zamandan hem de bütçeden tasarruf etmenizi sağlıyor. Peki saç boyamanın püf noktaları neler? Bunları da adım adım beraber inceleyelim.

    Saçlarınızı önceden hazırlayın

    sarisin kadin

    Madem saçımızı başkasına teslim etmiyoruz, o zaman boyama işleminden önce biraz daha bakıma zaman ayırabiliriz. Saç yağları veya serumları boyama işleminden hemen önce saçınızın kuru bölgelerine uygulayın. Bu sayede, hali hazırda kuru olan saçlarınızın daha da kurumasının önüne geçmiş olacaksınız.

    Yeterli boya olup olmadığını kontrol edin

    evde sac boyama

    Çoğumuz, saçımızı boyamadan önce tek kutu saç boyasının yeterli olacağına inanıyoruz. Ancak evdeki hesap çarşıya uymayabiliyor… Eğer sadece “dip boya” işlemi yapmayacaksanız, işleme en az iki kutu boya ile başlamanızı öneriyoruz.

    Süre tutmayı unutmayın!

    sacini kizila boyayan kadin

    Evde günlük işlere dalıp, boyayı kafanızda unutmanızı asla istemeyiz! Çoğu saç boyası, ısıyla ve havayla okside olduğu için uzun süre saçta tutulduğunda koyulaşıyor. Bu nedenle mutlaka kullanım kılavuzunda yazan süreye uyun ve boyayı saçınızda gereğinden uzun tutmamaya özen gösterin.

    Soğuk su kullanın

    sac yikama

    Saçınızda boyayı beklettiniz ve durulama işlemine geldiniz. Bu noktada kesinlikle soğuk su kullanmanızı öneriyoruz. Soğuk su, hem boyanın kalıcılığı, hem de saçınızın sağlığı açısından oldukça önemli. Eğer çok soğuk su ile yıkanmakta zorlanıyorsanız ılığa yakın su da kullanabilirsiniz.

    Saçınıza uygun ürünler tercih edin

    sac rengi donusumu

    Saçınızı güzel bir şekilde boyadınız, harika! Ama o rengi korumanız da en az boyama işlemi kadar önemli. Bunun için, saçınızda boyalı saçlara uygun ürünler kullanmanızı öneririz. Ayrıca, eğer boyama işlemini sık tekrar ediyorsanız, saçınızın yıpranmaması için saç tipinize uygun maskeler de banyonuz da yerini alabilir. Daha detaylı önerilerimiz için Yıpranmış Saçlara Yeni Bir Rutin Getirelim! yazımıza bakabilirsiniz.

     

     

    Kadinvesaglik.org

    5 Adımda Güne Daha Motive Başlamak

    0

    Bazı günler, hatta bazı dönemler hepimizin sabah uyanıp güne başlamak için yeterli motivasyon bulamadığı zamanlar oluyor. Bazen sadece yorgun, bazen sadece üşengeç oluyoruz. Bazen de üzerimizde anlam veremediğimiz bir sıkıntıyla kalkıyoruz yataktan. Tabii ki bu durumu en aza indirebilmek için yapabileceğimiz birkaç şey var! Hadi o zaman, şöyle bir silkelenip bu yazıyı okumaya başlayabilirsiniz.

    1.Perdelerinizi sonuna kadar açın

    Uyandığımızda en çok can sıkan şeylerden biri karanlık bir havaya uyanmak olabilir. Artık yazın da gelmesi ile, bu durumun güneşin doğuş saatinden kaynaklanmadığını farz ediyoruz. Uyandığımız oda ve uyanış şeklimiz, genelde içinde bulunduğumuz ruh hali oldukça etkiler. Bu yüzden sabahları ilk iş olarak perdelerinizi açın ve güneş ışığının odanıza girmesine izin verin. Eminiz ki Güneş, ruh haliniz üzerinde olumlu bir etki bırakacak.

    2.Bir kahveye hayır demeyelim!

    Bu sitede kahve tutkunları için birçok yazı paylaştık. Elbette motivasyon kaynağı olarak da kahveyi kullanmasak olmazdı. Kahve Hakkında Bilmedikleriniz! yazımız için buraya bakabilirsiniz. Kahve sadece içerdiği kafein ile sizi uyandırmakla kalmıyor, aynı zamanda kendinize ayırabileceğiniz zaman dilimi yaratabildiğiniz için motive olmanıza da yardımcı oluyor.

    Bu rutini ister evinizde hazırlayacağınız bol köpüklü bir Türk kahvesi ile, isterseniz de evinize yakın bir kafeye gidip gelerek gerçekleştirebilirsiniz. Her ne şekilde olursa olsun, kahve kokusu sizi güne hazırlamak için oldukça yardımcı bir rol üstlenecektir. Eğer evinizde baristalığınızı konuşturmak isterseniz, Kahve Bağımlıları Buraya: French Press Kültürü yazımız size yardımcı olabilir!

    3.Müziğin sesini açın

    Eğer sabah insanı değilseniz, sabah huysuzluğunuzu üzerinizden atmak için yapabileceğiniz birkaç şeyden biri de müzik dinlemek. Sevdiğiniz tarzda, temposu yüksek şarkıları sabah playlistinize dahil etmeyi mutlaka denemelisiniz. Müzik sayesinde havanızın neredeyse tamamen değişeceğini göreceksiniz. Sabah kahvenizi yaparken veya dişlerinizi fırçalarken müzik dinlemek, sizi daha iyi bir moda sokacaktır.

    4.Makyaj yapın!

    Evet, neredeyse hepimiz işe veya okula gitmeden önce makyaj yapıyoruz. Ancak burada bahsettiğimiz, hazırlık telaşının içine girmeden makyaj yapabilmek! Çoğu zaman rutine dönüşen adımlar bize eskisi kadar heyecan vermiyor. Hatta bazen, makyaj gibi sevdiğimiz şeyleri yaparken sıkılabiliyoruz. Ancak bu durumu değiştirmek sizin elinizde. Sabahları biraz daha erken kalkıp, makyajınızı daha zevkli bir adım haline getirebilirsiniz. Renkler ile oynayıp, makyaja uzun bir zaman ayırabilmek belki de aradığınız motivasyon kaynağı olabilir. Zamanınız olmadığı günler için de Beş Adımda Ofis Makyajını uygulayabilirsiniz.

    5.Günlük İşlerinizi Planlayın

    Kulağa sıkıcı gibi gelse de, sabahları yapılabilecek en iyi aktivitelerden biri planlama yapmak! Güne başlamadan günün planını yapmak, üzerinizdeki stres yükünü alacak ve daha rahat çalışmanızı sağlayacaktır. Ayrıca günlük planlarınızı bir yere not etmiş olmak zihninizi rahatlatacağı için gün içinde daha az yorgun hissedeceğinize eminiz. Bu motivasyonu kendinizde bulmak için renkli kalemler ve farklı ajandalar edinebilirsiniz.

     

     

    Kadinvesaglik.org