Sağlıklı, estetik ve kaliteli ürünlerini müşterilerinin beğenisine sunan Taşev, Mafen 3’lü Saklama Kabı ile gıdalarınızı uzun süre taze tutuyor.
Zarif duruşu ile mutfaklara şık bir görünüm kazandıran Mafen 3’lü Saklama Kabı, kusursuz tasarımı sayesinde bakliyat ve kuru gıdaların havayla temasını engelliyor. BPA içermeyen plastik yapısıyla içindeki ürünlere hijyen kalkanı oluşturan Mafen saklama kapları, 3 farklı boyutuyla satışa sunuluyor.
Birbirinden şık ve yüzde yüz yerli ürünleriyle hayatı kolaylaştıran Taşev, mutfakta düzen sağlamanın en ideal yöntemlerden biri olan saklama kaplarıyla tercih sebebi olmaya devam ediyor.
Pratik tasarımı ve zarif görünümüyle mutfağınıza şıklık katan Taşev Mafen 3’lü Saklama Kabı; erzak, bakliyat ve kuru gıdaları uzun süre taze tutuyor. Tamamen yerli üretim olma özelliğiyle dikkat çeken Mafen 3’lü Saklama Kabı, hava geçirmez kapakları sayesinde gıdalarınızın hava ile temasını engelliyor. BPA içermeyen plastik yapısıyla tüm bakliyatları sağlıklı ve hijyenik şekilde muhafaza eden Taşev saklama kapları, 3 farklı boyutuyla alternatifli seçenekler sunuyor.
Başrolüne doğanın mucizevi nemlendiricisi Aloe Vera’yı alan vegan ve doğa dostu saç markası Maui, farklı saç tipi ve problemlerine özel olarak geliştirilen tropikal içerikli formülleriyle saç bakımına yeni bir soluk getiriyor.
İlhamını Hawaii’nin tropikal Maui Adası’ndan özenle toplanan ve elle işlenen malzemelerden alan Maui, Hindistan cevizi sütü, hibiskus ve agave gibi egzotik içerikleriyle fark yaratıyor.
Vegan olan ve hayvan deneyleri yapmayan Maui ailesi, mucizevi aloe vera suyu ve saf hindistan cevizi suyunu bir araya getiriyor. Aloe vera suyu eski çağlardan beri yüksek su oranı ile her cilt tipinin ihtiyaç duyduğu nemi sağlarken pürüzsüz ve ışıltılı bir görünüme kavuşturmasıyla bilinir. Hindistan cevizi suyu saçı ağırlaştırmadan nemlendirir, yumuşatır ve besler. Maui ürünleri silikon, sülfatlı temizleyiciler, sentetik boya ve gluten gibi maddelerden uzak durarak doğadan gelen egzotik içeriklere odaklanmaktadır.
Her saç tipi ve yapısına uygun farklı şampuan ve saç kremlerinden oluşan beş özel Maui ailesi, aloe veranın başrolde olduğu zengin formülleriyle saçları nemlendirip sağlıklı bir görünüme kavuştururken egzotik içerikleriyle sizi tropikal Maui Adası’na yolculuğa çıkarıyor.
Besleyici Coconut Milk Şampuan ve Saç Kremi
Kremsi hindistan cevizi sütü, parlak guava yağı ve besleyici mango yağı içeren Coconut Milk ailesi, kuru saçlara ihtiyacı olan günlük yenileyici bakımı sunuyor ve yoğun nem ve parlaklık vadediyor. Seriye adını veren lif, vitamin ve mineral yönünden zengin besleyici Hindistan cevizi sütü, saça kaybettiği nemi geri kazandırmak üzere özenle toplanıyor ve elle işleniyor. İçeriğindeki saf guava yağı ve mango yağı saçın dokusunu iyileştirirken kuruluğun önüne geçiyor ve saça elastikiyet kazandırıyor.
Onarıcı Shea Butter Şampuan ve Saç Kremi
Shea Butter serisi, içeriğindeki kremsi shea, zengin hindistan cevizi ve saf makademia yağları ile işlem görmüş ve yıpranmış saçlara onarıcı bakım yapıyor. Vegan içerikli şampuan ve saç kremi, silikon, sülfat ve sentetik boya içermeyen temiz formülleriyle saç derisini ve saçları iyileştiriyor ve nemlendiriyor.
Canlandırıcı Hibiscus Şampuan ve Saç Kremi
Temiz içeriğiyle saça ihtiyacı olan nemlendirici bakımı sunan Hibiscus serisi, içerisindeki hibiscus suyu, passion meyvesi ve karpuz özü ile saçların güçlü, hacimli ve canlı görünmesini sağlıyor. C vitamini, mineraller ve antioksidanlar açısından zengin formülü ile saçın yatışmasını ve yumuşamasını sağlarken, saçı dış etkenlerden koruyarak, nemlenmesine ve beslenmesine yardımcı oluyor.
Güçlendirici Agave Şampuan ve Saç Kremi
Hasar görmüş saçlar için özel olarak geliştirilen agave serisi, saç köklerini güçlendirerek daha sağlıklı ve uzun bir görünüme kavuşturmayı amaçlıyor. Silikon, sülfatlı temizleyici, sentetik boya ve gluten gibi bileşenlerden uzak duran temiz formülleriyle saça ihtiyacı olan nemlendirici bakımı yapıyor.
Hacim Verici Bamboo Fibers Şampuan ve Saç Kremi
Formülündeki egzotik bambu lifleri ile, aşırı şekillendirilmiş ve hacimsiz saçları güçlendirmek ve dolgunlaştırmak amaçlı üretilen Bamboo Fibers serisi, yıpranmış saçlara ışıltılı bir görünüm sağlıyor. İşlenmiş, doğal veya geçişli saç tiplerinin rahatlıkla kullanabileceği seri, içerdiği Hint yağı ve Neem yağı ile saç ve saç derisini onarılıyor; saç dökülmesi, kuruluk ve incelme gibi problemlere doğal bir çözüm sunuy
Darphin, cilt hassasiyetini anlamak ve çözmek adına geliştirdiği Intral Inner Youth Rescue Serum’u sunuyor. Yeni ve geliştirilmiş formülü, güçlendirilmiş botanikler ve bilimsel içerikleri sayesinde hızlı ve gözle görülür sonuçlar sağlıyor.
YÜKSEK PERFORMANS VE KANITLANMIŞ SONUÇLAR İLE LÜKS BİR DENEYİM
YATIŞTIRILMIŞ BİR CİLT: Kızarıklık 1 SAAT İÇİNDE gözle görülür şekilde azalır.
GENÇ GÖRÜNEN BİR CİLT: Nemsizlik kaynaklı ince çizgi görünümünü azaltır. Cildi %222 nemlendirir.
DAHA GÜÇLÜ BİR CİLT: Katılımcıların %100’ü cilt bariyerlerinin güçlendiğini belirtti.
GÜÇLENDİRİLMİŞ BOTANİK VE BİLİMSEL
Etken Bileşenler:
Darphin’in yeni Bio-Optimizer teknolojisi ciltteki hassasiyeti tüm aşamalarında tedavi etmek için aktif içeriklerin formüle entegre olmasını sağlıyor. Bilim insanları, Resveratrol ve Salisilik Asit birleştirilerek oluşturulan Resveratrol Pro Kompleksi’nin hassasiyetle savaşan yağları hedefleyerek ve üretimini %34 oranında arttırarak cildin sağlıklı görünümünü daha hızlı geri kazanmasına yardımcı olduğunu keşfetti. Taşıyıcı sistemimiz, BioC6 ve Resveratrol Pro Complex’i geliştirerek rahatlatıcı etkiyi ciltte gerekli olan tüm noktalara ulaştırıyor.
CİLT HASSASİYETİ ÜZERİNE ARAŞTIRMALAR
Cilt hassasiyeti üzerine yapılmış kapsamlı araştırmalar, cilt hassasiyeti ve erken yaşlanma belirtileri arasında bir bağlantı olduğunu gösteriyor.
Genel olarak cilt hassasiyetinin iki aşamada gerçekleşiyor. “Hassasiyetin başlangıcı” olan ilk aşamada cilt kızarıklık ve tahrişe yol açan sinyaller üretiyor. İkinci aşama olan “hassasiyetin genişlemesi” aşamasında ise bu sinyaller kademeli olarak artıyor ve hassasiyeti yoğunlaştırarak kolajen ve elastin yıkımına yol açıyor.
Yakın zamanda araştırmacılar “hassasiyeti düzeltmek” adlı üçüncü bir aşama keşfetti. Bu aşamada cilt, yaşlanma belirtilerini arttırabilecek olan hassasiyet ve tahrişle mücadele etmek için kendi doğal yağlarını üretiyor.
Araştırmacı ve bilim insanı Krystle Corallo Darby, Paris’teki Darphin laboratuvarlarında Intral’i geliştirmek üzere izledikleri yöntemden şu şekilde bahsediyor;
“Ekspozom kaynaklı hassasiyet ve hassasiyetin farklı evrelerini hedef alan güçlü içerikler üzerine yaptığımız kapsamlı araştırmalar sonucunda, cildin hassasiyet karşıtı aracıları doğal bir yolla üretebilmesini kolaylaştırmak ve cildin canlı kalmasını sağlamak için güçlü bir bileşen kombinasyonu kullanıyoruz.”
Gözle görülen ve görülmeyen hassasiyeti tüm aşamalarda önlemek ve düzeltmek için Intral Inner Youth Rescue Serum cilt tahrişini ve kızarıklığını azaltarak genç görünümün korunmasına ve ciltte daha canlı ve dayanıklı yapı oluşturulmasına yardımcı oluyor.
YAŞLANMA KARŞITI ÖNEMLİ BİR CİLT BAKIMI ADIMI
Anında emilen ultra hafif dokusuyla Intral Inner Youth Rescue Serum, cilt bakım rutininiz için gerekli bir adım olarak yer alıyor. Bu yeni nesil serumu cildinizi temizledikten sonraki ilk adım olarak kullanarak hem cildinizi sonraki ürünlere hazırlayabilir hem de görülen ve görülmeyen kızarıklıkla mücadele ederek cildinizin gençliğini koruyabilirsiniz.
Hassas ciltler üzerinde test edilmiştir. Bütün cilt tipleri için uygundur. Dermatolojik olarak test edilmiştir.
İyi kalpli cilt bakımı Simple, farklı cilt tipi ihtiyaçlarına cevap veren 3 yeni serumunu tüketici ile buluşturdu.
Simple %10 Vitamin C, E, F Aydınlatıcı Booster Serum, Simple %10 Vitamin B3 Niacinamide Booster Serum ve Simple %3 Hyalüronik Asit + B5 Nemlendirici Booster Serum ile marka, hem serum pazarındaki yerini güçlendiriyor hem de yepyeni bir seri ile tüketici taleplerine yanıt vermeye devam ediyor
Simple’ın yeni serum serisinin 3 farklı varyantı, Simple %10 Vitamin C, E, F Aydınlatıcı Booster Serum, Simple %10 Vitamin B3 Niacinamide Booster Serum ve Simple %3 Hyalüronik Asit + B5 Nemlendirici Booster Serum serisi raflardaki yerini aldı. Cilde iyi gelmeyen içerikleri ürünlerinden uzak tutan ve her zaman cilde nazik davranan Simple’ın doğal kaynaklı içeriklerden oluşan yeni Shots Booster Serum Serisi; alkol, mineral yağı, hayvansal kaynaklı içerik, renklendirici ve parfüm içermiyor. Dünyanın hiçbir yerinde hayvanlar üzerinde test yapmayan Simple’ın #anındaetkiliserum serisi Shots Booster Serum’lar da diğer tüm Simple ürünleri gibi vegan.
Hassas ciltler için de uygun olan anında etkili Simple Shots Booster Serum’ların özellikleri şöyle:
Simple %10 Vitamin C, E, F içeren Aydınlatıcı Booster Serum: İçeriğindeki C vitamini ile cildi aydınlatıyor ve antioksidan koruma sağlıyor. Vitamin E ise C vitaminin etkisini arttırmakla kalmayıp, cildi besliyor. Vitamin F’ye gelirsek, hem cilt bariyerini kuvvetlendiriyor hem de nemlendiriyor.
Simple %3 Hyalüronik Asit ve B5 Nemlendirici Booster Serum: Hyalüronik Asit, cilt nemini arttırıyor, nemsizlikten oluşan kırışıklıkların giderilmesine yardımcı oluyor ve sebum üretimini dengeliyor. Provitamin B5, cildi yumuşatıyor, cilt hassaslılığının giderilmesine yardımcı oluyor. Pentavitin ise 72 saat nemlendirme sağlıyor ve bu nem yüzün yıkanmasıyla geçmiyor.
Simple %10 Vitamin B3 Niacinamide Booster Serum: İçeriğindeki Niacinamide ile cilt tonunu, ciltteki kızarıklık ve hassasiyeti, ayrıca sebum üretimini dengeliyor. Cildin elastikiyetini arttırıyor ve cildi sakinleştiriyor. Ayrıca lekelere ve donuk cilde neden olan reaktif oksidatif türleri azaltan güçlü bir antioksidan. İçeriğindeki Vitamin B5 ile de derinlemesine cildi nemlendiriyor ve yumuşak, pürüzsüz cilt hissini artırıyor.
Cilde çok hızlı ve derin nüfuz etmesi için süt yapısında emülsiyon gücüne sahip Simple Shots Booster Serum’lar su ve yağ bazlı olup, yağda çözünen aktif maddeler içermesi nedeniyle ciltte yapışkanlık hissi bırakmaz.
Gülün tüm saflığını koruyarak hazırlanan gülsha ürünlerine bir yenisi daha eklendi. Gücünü esansiyel gül yağının nemlendirici ve antioksidan özelliklerinden alan gülsha’nın en son üyesi gülsha Güzellik Misti (gülsha Rose Power Essence) markanın diğer ürünleri gibi uzun süren uluslararası Ar-Ge çalışmaları sonucunda, kendine ve cildine değer verenlerle buluşmak için satışa sunuldu.
gülsha Güzellik Misti, cildi neme doyurup, cilt parlaklığını geri kazandırırken, mavi ışık ve hava kirliliği kaynaklı yaşlanma etkilerini azaltmaya yardımcı olan çok yönlü bir ürün olarak ön plana çıkıyor.
Nemlendirirken Çok Yönlü Koruma Sağlayan Selfiedostu Mist
Hyalüronik asit ve çok yönlü koruma aktifi ile güçlendirilen gülsha Güzellik Misti, cildi dolgunlaştırıp elastikiyetini artırırken aynı zamanda ince çizgilerin görünümünde azalma sağlayarak cildin pürüzsüz,ışıl ışıl görünmesine yardımcı oluyor. Cildi nemlendirip tazeleyerek sonraki bakım aşamalarına ve makyaja hazırlıyor.
C Vitamini ile Eşit, Yeşil Çaydan Daha da Güçlü Antioksidan
Hava kirliliği ve sürekli ekran kullanımından kaynaklı mavi ışığın oksidatif etkilerine karşı çoklu koruma sağlayan ödüllü bir aktif içeren gülsha Güzellik Misti, serbest radikallerle savaşarak ciltteki kolajeni korumaya yardımcı oluyor. İçeriğinde bulunan ayçiçeği filizleri ve Peru tara taninlerinden elde edilen ECOCERT sertifikalı bu aktif, C vitamini ile eşit, yeşil çaydan daha da güçlü antioksidan koruma sağlıyor.
Gözenek Görünümünde Azalma
İçeriğindeki vitamin, mineral ve esansiyel yağ asitlerince zengin tam gül suyu ise diğer tüm gülsha ürünlerinde olduğu gibi gülsha Güzellik Misti’nde de gözeneklerin görünümünü azaltırken cildi yatıştırıp beslemeye destek oluyor.
gülsha Güzellik Misti Ne Zaman Kullanılır?
Anında nemlendirici ve ferahlatıcı etki için sabah, öğlen ve akşam tonik olarak kullanılabilir.
Cildi serum ve nemlendiriciye hazırlamak için temizledikten sonra yüz, boyun ve dekolte bölgesine uygulanabilir.
Gözeneklerin görünümünü azaltmak ve ışıl ışıl bir cilt elde etmek için günün herhangi bir saatinde uygulanabilir.
Cildi nemlendirerek, dolgunlaştırarak ve pürüzsüzleştirerek makyaja hazır hale getirmeye destek olur. Kullanmadan önce makyaj süngerini ve fırçasını ıslatmak için idealdir.
Makyaj uygulaması sonrası cilde nemli bir görünüm kazandırmak için kullanılabilir.
Seyahat esnasındaki gibi kuru ortamlarda cildi nemlendirmek ve rahatlatmak için idealdir. (Normal koşullarda %30 ile %60 arasında olan havadaki nem oranı, yüksek irtifalı uçuşlarda %1’e kadar inebilir. Özellikle uzun uçuşlar sırasındaki düşük nem oranı ciltte kuruluğa neden olabilir. gülsha Güzellik Misti, cildi canlandırıp rahatlatırken nem kaybı ile mücadele ederek uçuşlarda ideal yol arkadaşı olacaktır.)
Güneş koruyucularının yanında kullanmak ve cildi yatıştırmak için idealdir.
Mavi ışıktan korunmak için ofiste, okulda veya ekran karşısındaki her an kullanılabilir.
Anında tazelenmiş bir cilt için selfie’lerden önce kullanılabilir.
Cildi yatıştırdığı ve nemlendirdiği için tıraş sonrası kullanımı için idealdir.
Cildi yenilemek ve yatıştırmak için egzersizlerden sonra kullanılabilir.
Tüm gün yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz %100 doğal kaynaklı gülsha Güzellik Misti, çantaların vazgeçilmezi olacak.
Bedenin aynası olarak kabul edilen cildimiz, genel sağlığımızla ilgili pek çok ipucu veriyor. Dermatoloji Uzmanı Dr. Eneida Kote, cilt sağlığını iyileştirmek için uygulanan tedavilerin, herkesin ihtiyacına göre kişiselleştirilmesi gerektiğini söylüyor.
Cildimiz tüm vücudumuzu kaplayan en büyük organımız olmasının yanı sıra yaşantımızın en belirgin izlerini gözlemleyebileceğimiz bir alan. Cilt; hem fizyolojik hem psikolojik sorunların, aynı zamanda yaşlanma evrelerinin okunabilmesi sebebiyle “bedenin aynası” olarak kabul ediliyor. Bütünsel cilt yaklaşımı ise cilt ve beden sağlığını ayrılmaz bir bütün olarak değerlendirerek tedavi yöntemlerini bu doğrultuda uyguluyor. Ciltte var olan bir problem çoğu zaman iç organların durumunu ve iç sağlığı yansıtıyor.
“Cilt analizi nedir?” “Bütünsel cilt yaklaşımı kapsamında kullanılan uygulamalar nelerdir?” “Bütünsel cilt yaklaşımının avantajları nelerdir?” Infinity Regenerative Clinic Dermatoloji Uzmanı Dr. Eneida Kote, bütünsel cilt yaklaşımı konusunda merak edilenleri yanıtladı.
“Sadece ciltteki semptomlar değil, bunların kaynakları da tespit edilmeli”
Her bireyin cilt tipinin kendine has ve benzersiz olduğunun altını çizen Uzm. Dr. Eneida Kote, “Kişinin sahip olduğu genetik altyapısı, beslenme alışkanlıkları ve yaşam stili cildine de yansır. Bütünsel cilt yaklaşımı kapsamında uygulanan yöntemler, tüm bu etkenler göz önünde bulundurarak kişiye özel olarak uygulanır. Yalnızca semptomların giderilmesi değil; semptomlara neden olan asıl kaynakların tespit edilerek iyileştirilmesi amaçlanır” dedi.
“Başarılı bir tedavinin ilk adımı doğru cilt analizinden geçiyor”
Sanıldığının aksine herkese uygulanan standart tedavi yöntemlerinin farklı ihtiyaçlara cevap vermeyeceğini söyleyen Uzm. Dr. Eneida Kote, “Kişiye özel tedavilerin belirlenmesinin ilk adımı doğru bir cilt analizinden geçiyor. Cilt analiz sistemleri; lekeleri, kırışıklıkları, gözenekleri, kızarıklıkları ve güneş hasarlarını hücresel düzeyde tespit ederek ‘kişiye özel’ bir tedavi protokolünün oluşturulmasını sağlıyor” dedi.
“Derinin üst tabakasında oluşan ve anormal olarak nitelendirilen kılcal damarların tedavileri için Sciton Joule X Clear V; genişlemiş gözenekleri küçültmek, genel kızarıklıkları azaltmak ve kolajen üretimini uyarmak için Sciton Joule X Clear Silk; sivilce izlerini ortadan kaldırmak ve elastikiyet kaybını engellemek için Scarlet X; ciltte oluşan lekeleri gidermek, kızarıklıkları iyileştirmek, genişlemiş kılcal damarları tedavi etmek ve kolajen üretimini teşvik etmek için ise BBL Hero kullanıyoruz. Daha derin dokuları uyarmak, alt yüz ve özellikle de boyunda lifting gerçekleştirebilmek için Ulthera (Fokuslu Ultrason); yüzeysel kırışıklıkları gidermek ve yüzde yenilenme sağlayabilmek için Harmony X Erbium-Yag lazer; bu bağlamda sayılabilecek uygulamalar arasında yer alıyor” diye ekledi.
Lcwaikiki.com Design Collective projesiyle özgün koleksiyonlarını ve ürünlerini tüketicilerle buluşturmak isteyen girişimcilere ve tasarımcı markalara ev sahipliği yapacak.
Tasarımın gücüne inanan ve bu alanda yaptığı iş birlikleriyle öne çıkan LC Waikiki’nin online satış platformu lcwaikiki.com, Design Collective projesini hayata geçiriyor. Özgün tasarımlara sahip koleksiyonlarını tüketicilerle buluşturacak platform arayanlara adres olma misyonuyla hareket eden LC Waikiki, Design Collective projesiyle markalara lcwaikiki.com’un milyonlarca ziyaretçisiyle buluşma fırsatı sunuyor. Tasarımlarına güvenen markalar için proje başvuruları, lcwaikiki.com üzerinden Design Collective sayfasından yapılabilecek. Değerlendirme sonucu seçilecek tasarım markalarına ait ürünler sitede projeye özel bir alanda konumlandırılacak.
Projeye ilişkin değerlendirmede bulunan LC Waikiki E-Ticaret Genel Müdürü Ömer Barbaros Yiş: “Türkiye’nin LC Waikiki’si olarak, misafirlerimizi e-ticaret sitemiz ve mobil uygulamamız üzerinden modayla ilgili tüm ihtiyaçlarına tek adresten ulaşabilmelerini sağlamak adına onları farklı markaların ürünleriyle buluşturuyoruz. Buradan yola çıkarak özel tasarım ürünleri ve üretim kabiliyeti olan, küçük – orta ölçekli girişimci markaları LC Waikiki dünyasına dahil etmek adına Design Collective’i hayata geçirmenin heyecanını yaşıyoruz. Girişimcilerin kurdukları hayallere ortak olmak ve onlarla birlikte yol almak bizi çok mutlu ediyor. Tasarım ürünleriyle Design Collective’in bir parçası olmak isteyen tüm girişimci markaları LC Waikiki güvencesiyle milyonlara ulaşmaya davet ediyoruz.”
Marka, başvuruları lcwaikiki.com’daki Design Collective sayfasında yer alan form üzerinden kabul ediyor. Katılımcılar, LC Waikiki web sitesinde bulunan Design Collective Başvuru Formu’nu doldurup, değerlendirilmesini talep ettikleri tasarımlarını içeren koleksiyonları yükleyerek başvuru yapabilirler. Projeyle ilgili detaylı bilgiye ve başvuru formuna https://www.lcwaikiki.com/tr-TR/TR/lp/design-collective linkinden ulaşılabiliyor. Projeye başvuru ücretsiz olarak gerçekleşiyor.
Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından Türkiye’nin uluslararası marka değerine katkıda bulunmak amacıyla düzenlenen Türkiye Kültür Yolu Festivalleri, beş şehirde çok daha kapsayıcı etkinliklerle bir kez daha kapılarını açıyor. ,
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, 16 Eylül-23 Ekim tarihleri arasında İstanbul, Ankara, Çanakkale, Diyarbakır ve Konya’da yapılacak festivalleri yaygınlaştıracaklarını belirtti. Ersoy, “Dünyada bu kadar geniş çapta yapılan ender kültür ve sanat etkinliklerinden biriyiz. Kültür sanat coşkumuzu bu beş şehrimizden tüm Türkiye’ye dalga dalga yayacağız. Festival kapsamında oluşturduğumuz kültür rotalarımızla şehirlerimizi özgün cazibe merkezlerine dönüştüreceğiz” dedi.
Üç yıl süren hummalı bir çalışmanın ardından ilk kez geçen yıl Beyoğlu Kültür Yolu adıyla düzenlenen ve bu yıl Başkent Kültür Yolu rotasıyla genişleyen Türkiye Kültür Yolu Festivalleri, bu kez beş ilde birden çok daha kapsayıcı ve yaygın etkinliklerle benzersiz bir kültür sanat deneyimi yaşatacak. 16 Eylül-23 Ekim tarihleri arasında İstanbul, Ankara, Çanakkale, Diyarbakır ve Konya’da düzenlenecek festivallerde, sanattan sinemaya, edebiyattan dansa, müzikten dijital sanatlara herkesin kendi beğenisine ve ilgisine uygun 3000’den fazla etkinlik, 15.000’e yakın sanatçı ile Türkiye kültür ve sanata doyacak.
“Kültür rotalarını ayağa kaldırıyor, kültür ve sanatı ulaşılabilir kılıyoruz”
Atatürk Kültür Merkezi’nde düzenlenen tanıtım toplantısında konuşan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, dünyada örneği az görülen, uluslararası seyahatlerde belirleyici olan ve ciddi ziyaretçi kitlelerini cezbeden bir kültür sanat festivali düzenlediklerini belirterek, şunları söyledi:
“Ülkemizin sahip olduğu kültürel mirası dünya vitrinine taşımak hedefiyle gerçekleştirdiğimiz Türkiye Kültür Yolu Festivalleri ile hem şehirlerimizin kültür rotalarını ayağa kaldırıyor hem de kültür ve sanatı herkes için ulaşılabilir kılıyoruz. Geçen yıl Beyoğlu Kültür Yolu ile başlattığımız festival coşkumuzu, bu kez beş ilimizde birden, çok daha kapsayıcı ve yaygın etkinliklerle daha geniş kitlelere ulaştıracağız. Bu şehirlerimize gelecek yıl İzmir’imizi de ekleyeceğiz. Ayrıca Adana Portakal Çiçeği Karnavalı’nı da Türkiye Kültür Yolu Festivalleri kapsamına alacağız. Adana’mızdaki bu güzel festivali, daha iyi noktalara el birliği ile taşıyacağız. Aklımızda farklı şehirlerimiz de var. Şehirlerimizi marka yapmak istiyorsak, turizmde rekabetçi olmak istiyorsak, rakip ülkelerden ayrışmak istiyorsak bunu arkeolojik değerlerimizle, kültürel özelliklerimizle, gastronomi alanındaki farklılıklarımızla yapabiliriz. Kültür alanında olağanüstü varlıklara sahibiz, yeter ki bunları destekleyelim ve tanıtımını da en iyi şekilde yapalım.”
“Festival ruhunu kalıcı hale getiriyoruz”
Türkiye Kültür Yolu Festivalleri’nin şehirlerin kültürel, mimari ve tarihi miraslarına rotalarla dikkat çektiğini belirten Bakan Ersoy, kültür rotalarında yapılan çalışmaların etkinlikler kadar önemli olduğunun altını çizdi. Festival rotalarındaki mekanlara yeni bir ruh kattıklarını vurgulayan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, “Şehirlerimizdeki kültür rotalarını oluştururken, kültürel öneme sahip mekanlarımızı yeniden elden geçiriyor ve restore ediyoruz. Bunu yaparken de o rotada yer alan galerilerden vakıflara, araştırma kurumlarından antikacılara herkesi sürece dahil ederek, bir kültür sanat ekosistemi yaratıyoruz. Bu rotalarda festivaller sona erse de festival ruhu kalıcı oluyor ve kültür sanat yatırımları, projeleri devam ediyor. Biz de zaten tam olarak bunu hedefliyoruz. Ön plana çıkardığımız tarihi ve kültürel unsurlar son derece özgün cazibe merkezlerine dönüşüyor” dedi.
Bir ayı aşkın bir süreye yayılan festivaller, 7’den 70’e herkesi mimariden edebiyata, resimden müziğe, tasarımdan tiyatroya farklı disiplinlerden çok sayıda sanat etkinliğiyle buluşturacak. Festivallerde biletli etkinliklerin yanı sıra pek çok ücretsiz etkinlik de var. Festival boyunca çocuklar ve çocuklu aileler için özel etkinliklerin yanı sıra gastronomiyle ilgili ilgi uyandıracak çalışmalara da imza atılacak.
Video mapping ile Troya efsanesi canlanıyor
16-25 Eylül tarihleri arasında Çanakkale’de gerçekleşecek Troya Kültür Yolu Festivali, sergi, konser, söyleşi ve atölyelerden oluşan 100’den fazla etkinliği sanatseverlerle buluşturacak. 40’tan fazla mekânda yapılacak etkinliklerde 1000’den fazla sanatçı yer alacak. Troya, Lidya, Roma, Osmanlı İmparatorluğu ve Türkiye Cumhuriyeti’nin izlerini taşıyan Çanakkale, tüm Çanakkalelilere ve Boğaz’a yolu düşen herkese 10 gün boyunca birbirinden farklı deneyimler yaşatacak.
Çanakkaleliler ve bölge halkı, Genel Sanat Yönetmenliğini Mustafa Erdoğan’ın yaptığı, Anadolu Ateşi “Troya” Gösterisi’ni Anadolu Hamidiye Tabyası Açık Hava Sahnesi’nde izleme fırsatı bulacak. Aynı zamanda Troya Müzesi’nde yapılacak Troya efsanesi video mapping gösterisi de izleyicilere görsel şölen yaşatacak. Devlet Opera ve Balesi’nin 3 tenor konseri ile Samsun Devlet Opera ve Balesi’nin sahneye koyduğu Hisseli Harikalar Kumpanyası müzikali, Anadolu Hamidiye Tabyası Açık Hava Sahnesi’nde izleyicilerle buluşacak. Dünya prömiyerini geçen yıl 74’üncü Cannes Film Festivali’nde yapan “Bağlılık Hasan” filmi, Yönetmen Semih Kaplanoğlu ile yapılacak söyleşinin ardından Çanakkale Deniz Müzesi’nde gösterilecek. Çanakkale destanıyla ilgili pek çok film gösteriminin yapılacağı festivalde Çanakkale Savaşları Araştırma Merkezi’nin açılışı da gerçekleştirilecek.
Beyoğlu’nda kültür yolu coşkusu 23 gün sürecek
1-23 Ekim tarihleri arasında aynı anda hem Beyoğlu hem Başkent festivalleri düzenlenecek. Beyoğlu Kültür Yolu Festivali’nde 46 ayrı mekânda 6000’den fazla sanatçı, 1000’den fazla etkinlikte sanatseverlerle buluşacak. Festivalin kalbi olan AKM, tüm salonlarıyla İstanbul halkının kültür sanat yolculuğuna eşlik edecek. Bu yıl mayıs ayında Başkent Kültür Yolu kapsamında konser veren dünyaca ünlü İspanyol müzisyen Buika, bu kez de Beyoğlu Kültür Yolu kapsamında AKM Opera Salonu’nda müzikseverlere unutulmaz bir gece yaşatacak. AKM Opera Salonu’nda Buika’nın şarkılarının yanı sıra ünlü sanatçı Yavuz Bingöl ile İranlı sanatçı Ali Rıza Ghorbani’nin birlikte verecekleri konserle de halk müziği ezgileri sanatseverlere ulaşacak. AKM Galeri’de ise Devrim Erbil’in kişisel sergisi sanatseverlerle buluşacak.
Ünlü edebiyatçıların el yazmaları sanatseverlerle buluşacak
Festival kapsamındaki kültür rotalarında gündüzden geceye uzanan bir dizi etkinlik hayata geçirilecek. Festivalin en iddialı sergilerinden biri, Tophane-i Amire Tek Kubbe’de açılacak. Aralarında Behçet Necatigil, Oğuz Atay, Tomris Uyar ve Orhan Pamuk’un da bulunduğu edebiyatçıların el yazmalarından oluşan bir sergi sanatseverlerin beğenisine sunulacak.
Atlas Sineması ve İstanbul Sinema Müzesi kült filmlerin yönetmeni Stanley Kubrick sergisine ev sahipliği yapacak. Çukurcumada ise antika festivali ve müzayedeler düzenlenecek. Beyoğlu Kültür Yolu Projesi kapsamında yenilenen Tarık Zafer Tunaya Sanat Galerisi, amatör ya da profesyonel tüm fotoğraf severlere açık olan fotomaraton etkinliğinin sergisinden çocukları da kapsayan fotoğrafçılık atölyelerine farklı buluşmalara sahne olacak. Fesitival programında yer alan Kukla Festivali, çocuk tiyatroları ve çocuk atölyeleriyle çocuklar da festivalin tadını çıkaracak.
Göbeklitepe Operası Ankaralılar ile buluşuyor
Başkent Kültür Yolu da doyumsuz bir kültür ve sanat ortamı sunacak. Ankara kadar köklü bir geçmişe sahip olan Ulus semti ve çevresindeki tarihi ve kültürel mekanları içine alan 5.7 kilometrelik bir güzergâhta 70 farklı noktada 5000’e yakın sanatçının katılımıyla 500’den fazla etkinlik gerçekleşecek. Ankaralılar ve çevre illerdeki sanatseverler konserlerden sergilere, spor müsabakalarından söyleşilere, 23 gün boyunca benzersiz bir kültür sanat deneyimi yaşayacak. Şanlıurfa’da 12 bin yıllık geçmişiyle “tarihin sıfır noktası” olarak nitelendirilen ve UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Göbeklitepe’den ilham alan Göbeklitepe Operası, Büyük Tiyatro’da Ankaralı sanatseverlerle buluşacak.
CSO ADA ANKARA, festivalin de merkezi
Başkentin kültür ve sanat adası CSO ADA ANKARA, festival boyunca birbirinden özel etkinliklere ev sahipliği yapacak. Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası (CSO) ve Devlet Çoksesli Korosu’nun sahneye taşıyacağı Carmina Burana konserinden Birleşmiş Milletler özel konserine, İngiliz şarkıcı Yusuf İslam konserinden dünyanın en iyi soul rock müziği yorumcularından biri olarak gösterilen ve Müslüman olmasının ardından Türkiye’ye yerleşen ABD’li sanatçı Della Miles konserine pek çok etkinlik CSO ADA ANKARA salonlarında sanatseverlerle buluşacak.
CerModern Ankara Caz Festivali’ne, Büyük Tiyatro Carmen balesine, Ankara Mevlevihanesi ise Konya Türk Tasavvuf Müziği Topluluğu’na kapılarını açacak. Tiftik Evi’nde genç sanatçıların NFT sergisi, dijital sanata yeni bir boyut getirecek. Çocuk olimpiyatlarının yapılacağı Roma Hamamı’nda aynı zamanda okçuluk eğitimden antik dönem ekmek yapımına uzanan bir dizi faaliyet gerçekleştirilecek. Senfoni ile Neşet Ertaş türküleri, Müslüm Gürses, Barış Manço ve Cem Karaca şarkıları da festivalin unutulmaz anlarından olacak. Festival coşkusu, Ankara’nın başkent oluşunun 99’uncu yılı nedeniyle 13 Ekim’de yapılacak Seymen alayı kutlamalarıyla katlanacak.
Kapadokya’nın balonları Mezopotamya’da
8-16 Ekim tarihleri arasında Diyarbakır Sur Kültür Yolu’ndan barış güvercinleri uçurulacak. 2000’den fazla sanatçı ve 500 etkinlikle Türkiye’nin kültür sanat zenginliği Diyarbakır’dan dünyaya taşınacak. Dengbejlerden Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası’na, Türkçe, Kürtçe, Ermenice şarkılardan eyvan gecelerine tüm değerler tek bir festivalde buluşacak.
Kapadokya’nın balonları Diyarbakır’da uçuş yapacak, Keçiburnu Terası’ndan gökyüzü gözlem etkinliğiyle festival rengarenk bir hal alacak. Çalışmalarıyla tüm dünyada büyük ilgi gören Refik Anadol’un Rönesans eserleriyle hazırladığı dijital enstalasyonu “Renaissance Dreams” Saint George Sanat Merkezi’nde, ressam İsmail Acar’ın sergisi Surp Giragos Kilisesi’nde ziyaretçileriyle buluşacak. Miras sohbetleri, resim ve fotoğraf sergileri, çocuk atölyeleri, şiir dinletileri, gastronomi buluşmaları, tiyatro ve dans gösterileri ziyaretçilere benzersiz bir dokuz gün yaşatacak.
Dünyadaki mistik müziklerin buluşma noktası
Türkiye Kültür Yolu Festivalleri’ne dahil edilen 19’uncu Uluslararası Konya Mistik Müzik Festivali de sanatseverleri farklı dünyalara götürecek. Mevlana Celaleddin-i Rumi’nin 815’inci doğum yılı etkinlikleri kapsamında 22-30 Eylül tarihleri arasında yapılacak festivalde, Türkiye’den sanatçı Cengiz Özkan’ın yanı sıra İspanya’dan müzisyen Jordi Savall, Mısır’dan El-Hadra Ensemble, Azerbaycan’dan Teyyub Aslanov, Almanya’dan Pera Ensemble, Özbekistan’dan Nasiba Abdullayeva, Hindistan’dan Dhruv Sangari ve İran’dan Hesameddin Seraj, Selçuklu Kongre Merkezi’nde müzikseverlerle buluşacak.
Dünyanın çeşitli yerlerine ait mistik müziklerin buluşma noktası haline gelen festivalde, Konyalılar ve çevre illerde yaşayanlar açık hava konserleriyle de müziğe doyacak. Müziğin etkili gücü sayesinde farklı inanış ve kültürleri en çarpıcı yönleriyle öne çıkaran festivalde, Mevlana Meydanı’ndan tekke musikisinin, Merkez Tren Garı’ndan mehter takımının sesi yükselecek. Mevlana Müzesi, “Ayin-i Şerif” olarak isimlendirilen sema ayinine ev sahipliği yapacak.
Sonbaharda keyifli bir balayı tatili için tercih edebileceğiniz onlarca muhteşem rota var. Düğünlerini sonbaharda yapan çiftler Yedigöller, Kaz Dağları, Kapadokya gibi doğa ile iç içe olabilecekleri rotaları değerlendirebilir ya da güneş ve denizin keyfini çıkarmak için Akdeniz’in gözde tatil beldeleriyle Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni tercih edebilir. Türkiye’nin Lider Seyahat Sitesi ENUYGUN.COM sonbaharda evlenecek balayı çiftlerine bu mevsimde gidebilecekleri en güzel balayı rotaları derledi.
Balayı, yeni evli çiftlerin hiç unutamayacakları bir tatildir. Bu tatilin unutulmaz olması için seçilen tatil bölgesinin oldukça özel olması gerekir.
Türkiye’nin Lider Seyahat Sitesi ENUYGUN.COM ülkemizin sonbaharda gidilebilecek en özel balayı rotalarını listeledi.
1-Bir sonbahar güzelliği: Kapadokya
ENUYGUN.COM’un sonbahar aylarında balayına gidecekler için önerdiği ilk rota Kapadokya. Muhteşem kaya otellerine sahip Kapadokya’da unutulmaz bir tatil için bölgeye en az 5 gün vakit ayırılması gerekiyor. Büyüleyici güzelliği ile dikkat çeken Kapadokya’da Peri Bacaları, Ihlara Vadisi, Derinkuyu Yeraltı Şehri, Uçhisar, Güvercinlik Vadisi, Göreme Milli Parkı, Aşıklar Vadisi ve Zelve Ören Yeri mutlaka gezilmeli. Ayrıca Kapadokya seyahatinin olmazsa olmazı balon turunu da özellikle balayı çiftleri programlarına eklemeli. Balayı tatili için Kapadokya’yı tercih edenler uçuşların daha sık gerçekleştiği Kayseri Havalimanı’nı tercih edebilir, havalimanından https://www.enuygun.com/arac-kiralama/ seçeneğini değerlendirebilir.
2- Şehrin karmaşasından uzak: Yedigöller
Özellikle sonbaharda sunduğu muhteşem manzaralarla nam salmış Yedigöller, şehrin kalabalığından uzaklaşarak sakin bir balayı yapmak isteyen çiftler için ideal lokasyonlardan. Bölgede yer alan Büyükgöl, Seringöl, Deringöl, Nazlıgöl, Küçükgöl, İncegöl ve Sazlıgöl adlarındaki yedi gölün her biri ayrı güzel, ayrı büyüleyici. Yedigöller’e giderseniz bu gölleri keşfetmelisiniz. Rotada birbirinden güzel manzaralara sahip bungalov oteller arasından seçim yaparak keyifli bir balayı geçirilebilir.
3- Türkiye’nin oksijen deposu: Kaz Dağları
Doğa aşığı balayı çiftleri için Enuygun.com’un önerdiği bir diğer rota ise oksijen deposu Kaz Dağları. Sadece Türkiye’nin değil dünyanın da oksijen deposu olan ve İda Dağı olarak da bilinen Kaz Dağları, Yunan mitolojisinde de önemli yere sahip. Şehir yaşantısının yarattığı stresten uzakta ruhunuzu, zihninizi, bedeninizi dinlendirip huzurlu bir balayı tatili yapabileceğiniz Kazdağları’nda Hasanboğuldu Şelalesi, Sütüven Şelalesi, Şahinderesi Kanyonu ve Zeus Altarı görülmesi gereken yerler arasında yer alıyor. Kazdağları’nda orijinalliğini halen korumayı başarmış Yeşilyurt Köyü ve Adatepe Köyü ise görülmesi gereken köyler. Edremit uçak bileti alarak rotaya doğru yola çıkılabilir.
4- Yeşil ve mavinin buluşma noktası: Kemer
Doğal güzelliklerin yanı sıra denizin keyfini de yaşamak isteyen balayı çiftleri Antalya’nın en güzel lokasyonlarından biri olan Kemer’i tercih edebilir. Çam ormanlarına sırtını yaslamış Antalya’nın ilçesi Kemer, Akdeniz’in masmavi denizinin hemen yanı başında konumlanmış bir balayı rotası. Kemer merkezinin yanı sıra Göynük, Kiriş, Çamyuva ve Tekirova gibi sahil beldelerindeki 5 yıldızlı oteller, bungalovlar, apart ya da butik otellerle her bütçeye uygun bir konaklama imkanı içeriyor. Olympos Antik Kenti, Phaselis Antik Kenti, Göynük Kanyonu ve Beydağları Milli Parkı seyahatiniz sırasında mutlaka görülmesi gereken yerler arasında bulunuyor. Antalya uçak bileti alarak Kemer’i keşfedebilirsiniz.
5- Balayı çiftleri için vazgeçilmez: K.K.T.C.
Denizin yanı sıra eğlenceyi de seven yeni evli çiftler için Enuygun’un önerisi K.K.T.C.’ndeki oteller özellikle balayı çiftleri için sundukları imkanlar ile de öne çıkıyor. Özel ikramlar ve karşılama, müsaitliğe göre bir üst kategori odaya yükseltme, oda süslemesi, özel balayı kahvaltısı ve romantik akşam yemeği Kıbrıs otelleri tarafından balayı çiftlerine sunulan hizmetlerden sadece birkaçı. Tabii K.K.T.C.’ne hem ulaşımın kolay olması hem de ülkenin Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarından vize istememesi de ülkeye gitmek isteyen çiftler için önemli avantajlardan. Bu arada gece hayatıyla da öne çıkan ülkede evli çiftlerin günün her saatinde eğlenmesi mümkün. K.K.T.C. tatilinde Lefkoşa’yı tercih edenler; Selimiye Camii, Arasta Çarşısı, Ermeni Kilisesi’ni gezebilir. Girne ise Green Heights Park, Mevlevi Tekke Müzesi, Girne Kalesi ve Girne Plajı ile ünlü.
Sunday Skin Body Scrub ailesi, lezzetli içerikleri sayesinde cildi derinlemesine nemlendirirken sağlıklı bir parlaklığa kavuşturuyor!
Sunday Skin Cosmetic ile yepyeni bir güzellik ve kişisel bakım rutinine davetlisiniz. Pürüzsüz bir cilde nasıl kavuşacağınızı mı merak ediyorsunuz? Sizi sakin bir pazar gününüze eşlik edecek ürün koleksiyonumuzu denemeye davet ediyor. İlhamını pazar gününün bakım rutini ve keyfinden alan Sunday Skin, Bubble Gum’lı, Kayısılı, Kırmızı Orman Meyveli ve Kurabiyeli çeşitleri ile kuru ciltler için yoğun nem ve parlaklık vadediyor. Body Scrub serisi, hafif yapısı ve temiz formülasyonuyla cilde ihtiyacı olan günlük yenileyici bakımı sunuyor.
Sunday Skin; mineralle zenginleştirilmiş terapileri ve bakım ürünleri ile, zihninizi ve bedeninizi rahatlatan, yenileyen ve gençleştiren esansiyel yağlarla bakım rutininizin yeni vazgeçilmezi olacak. Body Scrub serisini günlük kullanımlarınıza da kolaylıkla ekleyebilirsiniz; gün içinde bir kez özellikle ellerinize uygulamanız manikürünüzün ömrünü neredeyse 2 katına kadar uzatıyor ve ellerinizin ihtiyacı olan nemi sağlıyor. İçerdiği avokado, makademya, soya ve argan yağlarıyla yepyeni ve güçlü cilde merhaba diyeceksiniz.