Devamı
    Ana Sayfa Blog Sayfa 73

    Dünya Trendlerinin Kaliteli Adresi Tepe Home

    0

    Tepe Home Genel Müdürü Levent Çapan, Tepe Home üretim tesisleri, ürün grupları ve özelliklerini hakkında bilgiler verdi. 

    Çapan, dünya trendlerinin Türkiye’deki kaliteli adresi olan Tepe Home’un hammaddeden nihai ürüne ve lojistiğe doğru giden yolculuğunun tüm aşamalarını detaylarıyla açıkladı.

    Tepe Home dünya trendlerini evinize getiriyor 

    Tepe Home’un sahip olduğu geniş üretim tesisinden bahseden Levent Çapan, faaliyetlerini Ankara Bilkent’te 60.000m2 alan üzerine kurulu tam entegre üretim tesislerinde sürdürmekte olduklarını söyledi. Geniş ürün yelpazesi ile müşterilerinin zevkine hitap eden, dünya standartlarında ürünler ortaya çıkaran Tepe Home ile ilgili açıklamalarda bulunan Çapan “Kaliteden ödün vermeden tüketicilerimizin taleplerini dünya trendleri ile bütünleyerek fiyat/fayda dengesi sunmaya devam ediyoruz. Geniş ürün gamımızda; Yemek Odası, Yatak Odası, Genç Odası, Bebek Odası, Çalışma Odası, Bahçe Mobilyaları, Oturma odası takımları ile sehpa, puf, kitaplık vb. tamamlayıcı mobilya ürünleri yer alıyor. Aynı zamanda yaşam alanlarının estetiğini bütünleyen binlerce çeşit aksesuar, halı ve aydınlatma ürününü de mobilyalarımızla bir arada tüketicilerimizin beğenisine sunuyoruz” dedi. Müşteri için her zaman en iyisini sunmayı amaçladıklarını dile getiren Levent Çapan, Tepe Home olarak ürün gamlarının genişliğinden bahsetti. Çapan “Müşterilerimiz için en özel ürünleri tasarlayarak; bir yaşam alanında ihtiyaç duyulan tüm dekorasyon ihtiyaçlarını aynı çatı altında bulabilmelerini amaçlıyoruz” dedi.

    Kalite ve üretim tek çatı altında

    Malzeme girişinden ürün çıkışına kadar tüm aşama ve detaylarıyla üretim süreçlerini anlatan Tepe Home Genel Müdürü Levent Çapan “Üretim tesisimizde mobilyayla ilgili her türlü hammadde ve malzemeyi kullanabilecek, işleyebilecek donanım ile altyapıya sahibiz” dedi. Hammadde girişinden başlayarak nihai ürüne kadar tüm üretim aşamalarının fabrikalarında gerçekleştirildiğini belirten Çapan “Masiften panele, metal işlemeden vernik-cilaya, döşemeden paketlemeye ve lojistiğe kadar tüm süreçleri içeren bir üretim zincirini yönetiyoruz. Bunların yanı sıra; kalite kontrol ve satış sonrası hizmetler bölümlerimiz de fabrikamız çatısı altında operasyonlarını sürdürmektedir” ifadelerini kullandı.

    Kaliteyi ve müşteri memnuniyetini, Tepe Home olarak, daima merkezlerinde tuttuklarının altını çizen Levent Çapan “Her zaman daha iyisini nasıl yapabiliriz arayışı ile verimlilik, süreklilik, etkinlik yönetimine odaklanıyor, Kaizen uygulamalarını tüm birimlerimiz genelinde sürdürüyoruz. Tepe Home olarak; mobilyalarımızın üretiminden mağazalarımızda sergilenmesine, lojistikten satış sonrası hizmetlere kadar tüm süreçlerimizde kaliteli ürün ve hizmet sunma anlayışını odağımıza alıyoruz.” açıklamasında bulundu.

    Gebelikte Sağlıklı Beslenme Tüyoları

    0

    İlk 28 gün çok önemli!

    Gebelik döneminde beslenme, kilo kontrolü, dikkat edilmesi gerekenler ve hormonal değişiklikler gibi önemli konular hakkında bilgi veren Acıbadem Ankara Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Renan Güneş; gebeliğin ilk ayından itibaren annenin­ beslenme alışkanlıklarının bebeğin de hayat boyu sürdüreceği bir yeme düzeninin temelini oluşturacağını söyledi. “Anne, hem kendinin hem de bebeğinin sağlığı için sağlıklı ve düzenli beslenmeli” diyen Güneş, bu süreçte annelerin beslenmeye özen göstermesi gerektiğinin altını çizdi. 

    İlk 28 gün folik asit çok önemli

    Gebeliğin özellikle ilk 28 gününün, folik asit açısından çok önemli olduğunun altını çizen Diyetisyen Güneş ”Folik asit annenin kan volümünü artırmak ve bebekte önemli bir sağlık sorunu oluşturacak nöral tüp deformasyonlarına karşı korumak için gereklidir. Besinlerle bu ihtiyacı karşılamak mümkün olamayacağından, gebe kalmayı düşünen anne adayları ve gebelere, 3 ay önceden başlayarak özellikle ilk 3 ayı kapsayacak şekilde folik asit kullanımı önerilir“ dedi.

    Mide bulantılarını önlemek mümkün  

    Gebelikte mide bulantısı yaşanmasının doğal olduğunu belirten Diyetisyen Güneş “Gebeliğin ilk 3 ayını oluşturan dönemde annenin yaşadığı hormonal değişiklikler, hiperemesiz dediğimiz mide bulantılarına sebep olabilir. Bu durumda anne yeteri kadar beslenemediği için günlük enerji alımı azalabilir. Bulantıları azaltmak için sabah kalkar kalkmaz mide asitini emmeye yardımcı olacak galeta, leblebi, çubuk kraker gibi besinleri yataktan kalkmadan tüketmeye çalışmalı” dedi.

    ”Asitli içecekler, hazır meyve ve taze sıkılmış meyve suları midede yanmaya ve ekşimeye sebep olacağından tüketilmemelidir“ diyen Diyetisyen Güneş, su tüketiminin ihmal edilmemesi gerektiğini ve suyun yemek sırasında değil aralarda içilmesinin daha doğru olacağını belirtti.Sebze ve protein tüketimi hakkında da bilgi veren Dr. Renan Güneş ”Çiğ sebze ve meyveler mideyi yavaş terk edeceğinden, mide bulantısının yoğun olduğu zamanlarda tüketmemeye çalışılmalı. Protein alımını artırmak için tuzlu ayran, peynir, yoğurt gibi besinlerden faydalanılabilir. Yağlı, kızarmış besinler bulantıyı artırdığından bu besinleri tüketirken ve pişirirken çok yağlı yapmamaya ve kızartmamaya dikkat edilmeli“ diye konuştu.

    Az ya da çok beslenmek de zararlı!

    “Aşırı besin alımı ile fazla yağlanmadan dolayı postmatürasyon (geç doğum), fetüste mekonyum aspirasyonu (bebeğin kakasını yutması) ve perinetal (anne karnında) ölüm riski yüksektir” diyen Diyetisyen Güneş, annenin yeteri kadar beslenmemesi halinde oluşabilecek sorunları da şöyle anlattı: ”Artan enerji ve protein gereksinmesinin karşılanmaması annenin kilo vermesine neden olur. Ayrıca artan besin öğelerinin karşılanamaması yine annede anemi, diş çürüklüğü, osteomalasi (kemik yumuşaması) gibi hastalıklara yol açabilir.” 

    Gebelerin yemesi ve uzak durması gereken gıdalar

    “İlk 3 aylık dönemde bebek tüm ihtiyacını anneden karşıladığı için annenin günlük olarak ekstra beslenmeye ihtiyaç yoktur” diyen Diyetisyen Güneş; 3-6 ay arasında günde 340 kalori, 6-9 ay arasında günlük 450 kalori eklenmesi gerektiğini belirtti. Renan Güneş, hamilelik dönemindeki beslenme sürecinde dikkat edilmesi gereken noktaları ise şöyle sıraladı:

    -Kalsiyumun zengin kaynağı olan süt, yoğurt ve peynir düzenli tüketilmeli,

    -Her gün 1 adet yumurta veya 1 porsiyon etli sebze ya da kurubaklagil yemeği yemeye özen gösterilmeli,

    -C vitamininden zengin sebze ve meyveler sık sık tüketilmeli,

    -Salam, sosis, sucuk gibi katkı maddeleri içeren yiyecekler yenmemeli,

    -Yemeklerde muhakkak iyotlu tuz kullanılmalı,

    -Hazır meyve suları, gazoz ve kolalı içecekler yerine, ayran, meyvenin kendi tadı ile yapılmış kompostolar içecek olarak tercih edilmeli,

    -Sigara ve alkol kullanılmamalıdır.

    Tyler Perry’nin Genç Dylan’ı Nickelodeon’da Sizleri Bekli

    0

    Dünyanın en çok izlenen çocuk eğlence kanalı Nickelodeon, yönetmen koltuğunda Tyler Perry’nin oturduğu, Dylan’ın öyküsünü konu alan dizinin yeni maceralarıyla sizleri bekliyor!

    Dylan’ın kahkaha dolu hayatını ve ailesini konu alan Tyler Perry’nin Genç Dylan’ı, en sevilen bölümleriyle Nickelodeon’da! Dylan’ın büyükannesi, onu varlıklı Wilson ailesiyle yaşamaya göndermeye karar vermesiyle birlikte macera hız kesmeden başlar. Wilson ailesinin evinde Dylan’ın hip-hop yıldızı olma hevesi ve asık suratlı kuzenler arasında yaşanan çatışmaların konu alındığı Tyler Perry’nin Genç Dylan’ı en yeni maceralarıyla 16 Şubat’ta Nickelodeon’da!

    Yayın Günü:

    Pazartesi-Cuma

    Yayın Tarihi: 

    16/02/2022- 23/02/2022

    Yayın Saati: 

    20:05

    Kadın-Erkek İlişkileri Kalp Sağlığını Etkiliyor

    0

    Mutlu evlilik ve mutlu eş uzun bir ömür demek 

    Yüzlerce yıl önce “Ne pahasına olursa olsun, evlenin. Karınız iyi çıkarsa mutlu olursunuz, yok fena çıkarsa o zaman da filozof olursunuz.” diyen Sokrates’in haklılığı kanıtlandı. Araştırmalara göre mutlu bir evlilik, huzurlu bir ilişki yaşamak ömrü uzatıyor, kalp krizi riskini azaltıyor. Bunun yanında eşini aldatan erkeklerin de kalp krizi riski, sadık eşlere oranla yükseliyor. 

    Kalp krizi riskini arttıran bir diğer faktör ise, ayrılıklar ve boşanmalar. Araştırmalara göre ayrılık sonrası, kadınlarda aynı yıl, erkeklerde ise bir sonraki yıl kalp krizi riski artıyor, geçen yıllar içinde de bu risk azalıyor. Her duygudan etkilenecek kadar hassas olan kalbimiz ile ilgili araştırmaları Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Gökhan Kahveci anlattı… 

    Mutlu ve Tatmin Edici Bir İlişki ve Evlilik Ömrü Uzatıyor

    2019 yılında yayımlanan bir araştırmada yaşı 50’nin üzerinde olan 4400 çift, 8 yıl takip edilmiş. 8 yılın sonunda, katılımcıların yaklaşık yüzde 16'sı hayatını kaybetmiş. Çoğunluğu erkek olan hayatını kaybedenler, hayatta olanlara göre daha yaşlı, daha az eğitimli, daha az varlıklı, daha az fiziksel olarak aktif ve daha kötü sağlık durumunda oldukları görülmüş. Ayrıca daha düşük ilişki tatmini, daha düşük yaşam doyumu ve daha düşük yaşam doyumu bildiren bir eşe sahiplermiş. Hayatını kaybeden katılımcıların eşlerinin, 8 yıllık gözlem süresi içinde, halen yaşayan katılımcıların eşlerinin bile vefat etme olasılığı, eşi ölmeyenlere göre daha yüksek olduğu saptanmış. 

    Sonuç olarak;  partner yaşam memnuniyetinin/tatmininin sağlık ve uzun ömür için önemli sonuçları olabileceğini gördük. 

    İlişkilerin ve Evliliklerin Kalp Sağlığı Üzerine Etkisi

    Yapılan bir başka araştırmada olumsuz (negatif) bir ilişki içinde olanların 12 yıllık takipte koroner olay geçirme olasılığının yüzde 34 daha fazla olduğunu görüldü.
     Diğer bir araştırmaya göre ise, kalp krizi geçirildiğinde ölme riski, hiç evlenmemişlerde 1.7 kat, yeni boşanmış çiftlerde 1.7 kat ve eşini kaybedenlerde 1.3 kat arttığı ortaya çıktı. Evli olanlarda bu risk çok daha az. 

    Aldatma Kalp Krizi Riskini ve Ölümü Artırıyor

    Genel olarak cinsel ilişki, kalp için çok güvenli hatta faydalıdır. Ancak bazı insanlar cinsel ilişki sırasında kalp krizi veya ani kalp durması nedeniyle hayatlarını kaybederler. Ve bu insanların neredeyse tamamı, tanıdık olmayan bir çevrede, daha genç kadınlarla eşlerini aldatan yaşlı evli erkeklerdir.

    Otopsi çalışmalarında, cinsel birliktelik sırasında ölen insanların yüzde 82 ile yüzde 93’ünün erkek olduğu ve yüzde 75’inin evlilik dışı cinsel aktivite sırasında olduğu saptandı. Çoğu vakada, eşini aldatan erkeğin ölümü, daha genç bir partnerle tanıdık olmayan bir ortamda ve/veya aşırı yiyecek ve alkol tüketiminden sonra meydana geldi.  

     Duygusal Faktörler Kalp Krizine Yol Açıyor 

    Bu merak edilen konuyu, Columbia Üniversitesinden araştırmacılar daha önce yapılmış bilimsel araştırmaları toparlayarak analiz etmişler. Sonuç olarak da kalp krizi riskinin, öfke ile 3.1 kat, endişe/kaygı ile 1.6 kat, yas/kayıp ile 21 kat, ve depresif duygu durumu ile 2.5 kat artığı görülmüş. Bu tetikleyiciler de damarlarda direnç artışı, büzüşme ve pıhtılaşmada artışa neden oluyor ve kalp krizine yol açıyor.

    Ayrılık Acısı Kalbi Vuruyor 

    Partnerlerin birbirinden ayrılması kalp krizi riskini artırıyor.   Danimarka’da 2.5 milyon kişinin kayıtları incelenerek yapılan bir epidemiyolojik çalışmada, partnerinden ayrılmanın kadınlarda, ayrılık yaşanan yıl içinde, erkeklerde ise bir sonraki yılda kalp krizi riskini artırdığı görülmüş. Sonuçta ayrılık sonrası yaşanan duygular; öfke, kaygı ve depresif ruh hali gibi tetikleyicileri beraberinde getiriyor. Daha sonraki yıllarda bu risk giderek azalıyor. 

    Üsküdar’da 7. Kitap Fuarına Büyük İlgi

    0

    Fuarın Açılışına Üsküdar VE İstanbul’dan Binlerce Kitapsever Geldi

    FUARA KONUŞMACI OLARAK KATILAN CUMHURBAŞKANLIĞI SÖZCÜSÜ İBRAHİM KALIN’IN KİTAP İMZA ETKİNLİĞİNDE İZDİHAM YAŞANDI

    450 YAZARIN OKURLARLA BULUŞACAĞI 7. KİTAP FUARI, TÜM İSTANBULLULARI KÜLTÜR VE EDEBİYAT YOLCULUĞUNA ÇIKARIYOR

    İbrahim Kalın: “Kütüphanelerimizde ve arşivlerimizde incelenmeyi bekleyen eserlerimiz var”

    Hilmi Türkmen: ‘’ Üsküdar’da kitap kokusu, boğazın kokusuna, denizin kokusuna karıştı’’

    Hayata geçirdiği etkinliklerle Üsküdar’ı İstanbul’un kültür sanat merkezi haline getiren Üsküdar Belediyesi tarafından, her sene geleneksel olarak düzenlenen Kitap Fuarı’nın 7.’si başladı.  Türk hikâyeciliğinin usta yazarı Mustafa Kutlu’nun onur yazarı olduğu, Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın’ın konuşmacı olarak katıldığı fuarın açılışına Üsküdar Kaymakamı Murat Sefa Demiryürek’in yanı sıra İskender Pala’dan Erol Göka’ya Mukadder Gemici’den Beşir Ayvazoğlu’na kadar çok sayıda yazar da katılımlarıyla destek verdi.   

    7. Kitap Fuarı, kitapseverlerin yanı sıra seçkin yayın evlerini ve Türkiye’nin en sevilen yazarlarını buluşturuyor. Bağlarbaşı Kongre ve Kültür Merkezi’nde açılışı yapılan fuar, tüm İstanbulluları kültür ve edebiyat dolu bir yolculuğa çıkarıyor. 

    19-27 Şubat tarihleri arasında Bağlarbaşı Kongre ve Kültür Merkezi’nde devam edecek olan fuar, İskender Pala, İbrahim Kalın, Mukadder Gemici, Nurullah Genç, Alev Alatlı, Yusuf Kaplan, Nedim Şener, Numan Kurtulmuş, Mim Kemal Öke, İlber Ortaylı, Saliha Erdem, Bekir Develi, Yasin Aktay, Sibel Eraslan, Kemal Sayar, Hilal Kaplan, Beşir Ayvazoğlu, Hayati İnanç, Mario Levi, Bahadır Yenişehirlioğlu ve Erol Göka gibi isimleri ağırlıyor..

    Türkiye’nin önde gelen 120 yayınevi ve markasından 450 değerli yazarın okurlarla buluşacağı 7. Üsküdar Kitap Fuarı’nın açılışına Üsküdar ve İstanbul’un dört yanından binlerce kitapsever akın etti.

    Fuarın açılışında konuşan Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, “Bir uçtan öbür uca savrulduğumuz bir belki de birkaç yüzyıldan geçiyoruz. Altın oranı bulamadığımız için akılla kalp, duyguyla düşünce, zamanla mekan, dünle bugün, gelenekle modernite, insanla tabiat, insanla insan arasındaki ilişkileri doğru bir şekilde kuramıyoruz.” dedi. Kitap fuarlarının düşüncenin, duygunun, aklın, kalbin, kitabın, yazarın ve okuyucunun bir araya geldiği “çok güzel panayırlar” olduğunu dile getiren Kalın, “Üsküdar Kitap Fuarı’nın yedincisinin düzenleniyor olmasından dolayı tebrik ediyorum. Hamdolsun ‘1. Geleneksel’ demekten öteye geçmiş oluyorsunuz. 7. ile bu geleneğin artık inşa edilmekte olduğunu ispat etmiş oldunuz.” diye konuştu.

    Kalın: “Kütüphanelerimizde ve arşivlerimizde incelenmeyi bekleyen eserlerimiz var”

    İslam medeniyetinde ve İslam şehirlerinde milyonların üzerinde kitabın yer aldığı kütüphanelerin varlığına dikkati çeken İbrahim Kalın, Basra, Bağdat, Semerkant, İstanbul gibi şehirlerin aynı zamanda bir kitap şehri olduğunu söyledi. Kalın, sözlü ve yazılı kültürü bir araya getiren medeniyetin geride muazzam bir miras bıraktığını aktararak şu değerlendirmelerde bulundu:

    “Aslında biz bugün bu mirasın sayısal olarak az bir kısmını, yüzde 3-5’ini ancak ortaya çıkardık. Kütüphanelerimizde ve arşivlerimizde bekleyen binlerce, on binlerce yazma eser var. Hala incelenmeyi bekleyen eserlerimiz var. Geleneğin o derinliklerine indikçe gelenek kendisini size daha çok açmaya başlıyor. Aslında her gün kapısını çaldığınızda size yeni hediyeler veren büyük bir bağış kapısı. Yeter ki biz o kapıyı çalmayı bilelim. Yeter ki biz oraya gitmeyi ve o pınardan beslenmeyi bilelim. Bu geleneği bugüne taşıyan, aklıyla kalbiyle duygusuyla ve sanatıyla bugün yeniden ve her gün taze bir şekilde ifade eden Mustafa Kutlu Ağabeyi de bu bağlamda hayırla sağlık dileklerim ve minnetle anmak isterim. Mustafa Kutlu bizim bu geleneğimizin bu diri ruhunu pırıl pırıl yıldızlı semasını, o semadaki yıldızları tek tek tecrübe etmiş, kalemiyle tecrübe etmiş bir güzel aklı, gönlü ve ruhu ifade eder. O yüzden Mustafa Kutlu’yu okuduğunuz zaman aynı anda felsefe, sosyoloji, tarih ve elbette sanat okursunuz.”

    Türkmen: ‘’Üsküdar’da kitap kokusu, boğazın kokusuna, denizin kokusuna karıştı’’

    Üsküdar Belediye Başkanı Hilmi Türkmen, 7. Üsküdar Kitap Fuarı açılış konuşmasına rahatsızlığı dolayısıyla açılışa katılamayan yazar Mustafa Kutlu’ya geçmiş olsun dileklerini ileterek başladı. Yayıncılığın bütün aktörlerinin 7. Üsküdar Kitap Fuarında buluştuğunu söyleyen Hilmi Türkmen, ‘’ Kitap fuarımıza o kadar büyük ilgi var ki, kalabalıktan salona giremeyecektik neredeyse. Üsküdar biliyorsunuz bir gelenekler şehri. İstanbul’un üç eski ve kıymetli beldesinden biri. Bu fuarımız da bizim gelenekler zincirimize bir halka olarak eklendi. Bu fuar ile her yıl yüz binden fazla okurun buluşma noktası oluyoruz. Fuarımızda yazarlar, kitaplar, okurlar, yayıncılar, çevirmenler, çizerler ve editörler buluşuyorlar. Kitabın, yayıncılığın bütün aktörleri burada.. 9 gün boyunca bu aktörler kurdukları doğrudan iletişim sayesinde kazanımlar elde ediyorlar. Bu etkileşimi önemsiyoruz. Kitap sevgisini artıran, kitap dünyasını büyüten, kültür ve sanata temas eden her girişim memleketin kazanç hanesine yazılan bir artıdır. Fuarımız genç, dinamik, geniş bir yelpazeye sahip. Bütün İstanbullulara hitap ediyor. Tabii bu şölenimiz sadece satış ve tanıtım stantlarından ibaret değil. Söyleşiler, imza günleri, dinletiler, yazar-okur buluşmaları gibi kitap dünyasının değişmeyen etkinlikleri de var. 9 gün boyunca Üsküdar’ın kalbi kitap diye atıyor. Kitap kokusu, boğazın kokusuna. Denizin kokusuna karışıyor. Hedefimiz çok sayıda gencimizi, kitapseverimizi bu güzel ortamda binlerce çeşit kitap ve yüzlerce yazarımızla buluşturmak” dedi.

    Açılış konuşmalarının ardından Boğaziçi Salonu’nda İbrahim Kalın’ın “Gök Kubbenin Altında” adlı söyleşisi ve imza günü gerçekleşti. Bini aşkın kitapsever İbrahim Kalın’a kitap imzalatabilmek için küçük çaplı bir izdiham yaşandı. Kalın, imza için bekleyenleri kırmamak için uzun bir süre imza programına devam etti. 

    Avrasya Salonu’nda ise Mukadder Gemici, Alpay Doğan Yıldız, Erol Göka, İsmail Kara’nın “Bu Toprağın Sesi: Mustafa Kutlu” başlıklı söyleşisi büyük ilgi gördü. Akşamüzeri gerçekleşen etkinlikte ise Ahmet Edip Başaran, Münire Kevser Baş, Ali Haydar Haksal, Alim Kahraman, Bedri Mermutlu ve Osman Bayraktar’ın “Sezai Karakoç ve Diriliş Düşüncesi” paneli katılımcılarla buluştu.

    Alanında lider yüzlerce seçkin yayınevi ve yazarın katılımıyla adeta bir edebiyat şölenine dönüşecek olan fuar 27 Şubat tarihine kadar çok önemli isimlerle söyleşi ve imza etkinlikleri de gerçekleşecek.

    Pandemide karaciğer yağlanması hızlandı!

    0

    Dikkat! Yağlanma karaciğer yetmezliğine yol açabiliyor!

    KARACİĞER YAĞLANMASINA KARŞI 7 ETKİLİ ÖNERİ!

    aklaşık iki yıldır devam eden Covid-19 pandemisi sürecinde gerek sağlıksız beslenme, gerekse fiziksel hareketsizliğin artması karaciğer yağlanması sorununun da yaygınlaşmasına neden oluyor. Acıbadem Bakırköy Hastanesi Gastroenteroloji Uzmanı Doç. Dr. Hakan Ümit Ünal “Normal bir karaciğer dokusunun yüzde 5’inden fazlasının yağ hücreleri tarafından oluşması ‘karaciğer yağlanması’ olarak tanımlanıyor. Önlem alınmadığı taktirde zaman içinde siroza ve hatta karaciğer kanserine kadar götüren sonuçlara neden olabiliyor. Yağlanmaya bağlı karaciğer sirozu nedeni ile karaciğer nakli yapılan hasta sayısı hem ülkemizde hem de özellikle batı toplumlarında belirgin bir şekilde artıyor” diyerek uyarıyor.

    Karaciğerin kendini yenileyebilen bir organ olduğunu ve günlük yaşantımızda yapacağımız bazı sağlıklı değişikliklerle karaciğer yağlanmasına karşı önlem alabileceğimizi vurgulayan Gastroenteroroloji Uzmanı Doç. Dr. Hakan Ümit Ünal, karaciğer yağlanmasına karşı önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.   

    Son yıllarda gerek ülkemizde gerekse dünyada görülme sıklığı hızla artan karaciğer yağlanması; alkole bağlı olan ve alkole bağlı olmayan yağlanma olarak iki ana grupta değerlendiriliyor. Alkol karaciğer dokusu için toksik etki oluşturup karaciğer yağlanmasına yol açarken, alkole bağlı olmayan yağlanmada ise en önemli nedenlerin başında obeziteye bağlı insülin direnci geliyor. 

    Acıbadem Bakırköy Hastanesi Gastroenteroloji Uzmanı Doç. Dr. Hakan Ümit Ünal, günümüzde en büyük halk sağlığı problemlerinin başında obezitenin geldiğini belirterek şöyle konuşuyor: “Obezitede vücudumuzdaki yağ miktarı belirgin şekilde artar ve bu yağ aynı zamanda doku ve organlarımızda birikmeye başlar. Yağ dokusundan salgılanan ve lipokin adı verilen maddeler insüline karşı doku direnci oluşturarak bir kısır döngü şeklinde yağlanmayı daha da artırır. Yağlanmadan en çok etkilenen organların başında karaciğer gelmektedir. Karaciğerde biriken yağ nedeni ile oluşan iltihabi rekasiyon karaciğer hücrelerinde hasara ve zamanla siroz gelişimine neden olur.” Özellikle batı toplumlarında sirozun, yani karaciğer yetmezliğinin en sık nedeninin alkole bağlı karaciğer hastalığı olduğunu belirten Doç. Dr. Hakan Ümit Ünal “Alkol kullanımına bağlı karaciğer yağlanması tespit edilen hastanın alkolü bırakması durumunda karaciğer dokusu kendisini yeniliyor ve bu şekilde siroza gidiş büyük ölçüde engellenmiş oluyor” diyor.

    Karaciğer yağlanması alkole bağlı değilse!

    Alkole bağlı olmayan karaciğer yağlanmasının; altta yatan genetik bir bozukluğa, bir ilaca veya enfeksiyona bağlı değilse en önemli nedeninin insülin direnci olduğunu, bu nedenle ideal kilomuzu koruyarak karaciğer yağlanması riskini azaltabileceğimizi vurgulayan

    Doç. Dr. Hakan Ümit Ünal “Yapılan aerobik egzersizler, karaciğer yağlanmasında, birçok ilaç ile ulaşılamayacak kadar iyi bir şekilde insülin direncini azaltarak yağlanmadan koruyucu etki sağlar. Alkole bağlı olmayan karaciğer yağlanması olan bir hastanın kilosunun yüzde 10’unu (70 kilo olan bir kişinin 7 kilo) vermesi karaciğer yağlanmasını anlamlı düzeyde azaltacaktır. Ancak kilo verilirken dikkat edilmesi gereken hususlardan biri çok hızlı kilo verilmemesidir. Çünkü hızlı kilo kaybı da karaciğerde yağlanmada artışa neden olabilir. İdeal olan haftada 0.5-1 kg kaybıdır. Bu yüzden şok diyetlerden kaçınılmalı, doktor ve diyetisyen kontrolünde kilo verilmesi sağlanmalıdır” diyor.

    Karaciğer yağlanmasına karşı 7 etkili öneri!

    Günümüzde yağ miktarını birkaç dakika içinde öğrenmenin mümkün olduğunu belirten Doç. Dr. Hakan Ümit Ünal, karaciğer yağlanmasına karşı etkili önerilerini ise şöyle sıralıyor;   

    • Alkolden uzak durun. Gerekirse profesyonel yardım alın.
    • Sağlıklı bir diyet ve düzenli egzersizle ideal kilonuza ulaşın.
    • Haftada en az 4 gün, 40 dakika tempolu yürüyüş yapın.
    • Düşük karbonhidratlı beslenin.
    • Akdeniz Tipi beslenmeye geçin; yani; karbonhidrattan çok sebze, kırmızı etten çok balık tüketin.
    • Şok diyetlerden uzak durun.
    • Kalp rahatsızlığınız yoksa günde bir-iki fincan kahve içmenin, karaciğer yağlanmasına bağlı gelişebilecek komplikasyonlara karşı koruyucu etkisi olduğu düşünülüyor. Doç. Dr. Hakan Ümit Ünal “Ancak kahvenin ana tedavi yöntemi gibi algılanmaması gerekir. Yani diyet, egzersiz ve gerekirse ilaç tedavisi olmaksızın tek başına bir tedavi olarak değil, tedaviye destek olarak düşünülebilir” diyor.

    Kadınlar Günü’ne Özel İyi Hissettiren Antioksidan Bakımı

    0

    8 Mart Kadınlar Günü, her kadının kendini özel ve güzel hissetmek isteyeceği anlamlı günlerden biri… Bu özel günde iyi bir cilt bakımına sahip olmak, ışıldamanın ve güzel yaş almanın da sırrını veriyor.

    Amerika’nın 1 numaralı profesyonel cilt bakım markası* SkinCeuticals’ın antioksidan serumları, cilt kusurlarıyla savaşıyor ve cilde ihtiyaç duyduğu bakımı sunarak daha genç ve aydınlık bir görünüm oluşturuyor. Zamana meydan okuyan ciltler için profesyonel antioksidan bakımı, SkinCeuticals ile kadınların vazgeçilmezi oluyor. 

    SkinCeuticals, tüm cilt bakım tutkunlarını ücretsiz canlı destek vermek için bekliyor. SkinCeuticals cilt bakım uzmanları ile kişiselleştirilmiş bakım rutininizi oluşturmak ve cildinize özel formülleri keşfetmek istiyorsanız www.skinceuticals.com.tr adresinden randevu alabilirsiniz.

    Saf C ve Saf E Vitaminleri’nin gücü cildinizde!

    Kadınlar her gün ciltleri için yaşlanma belirtileriyle etkili bir şekilde savaşan formülleri hak ediyor! Normal ve kuru cilt tiplerinin kullanımına uygun C E Ferulic Antioksidan Serum, cildi çevresel faktörlerden koruyor ve yaşlanma belirtilerinin görünümünü azaltıyor. İçeriğinde %15 Saf C Vitamini, %1 Saf E Vitamini ve %0.5 Ferulik Asit bulunan güçlü serum; kırışıklık, sıkılık kaybı, ince çizgiler gibi yaşlanma belirtilerine meydan okuyor. Yaklaşık 30 yıllık araştırmalar sonrasında, yüksek etkinlik hedefiyle mükemmel bir şekilde formüle edilen antioksidan serumu, günde bir kez cildinizi temizledikten sonra parmak uçlarınızla, hafif dokunuşlarla yüzünüze, boynunuza ve dekolte bölgenize uygulayabilirsiniz.

    Silymarin CF ile cildinizdeki yağlanmanın ve kırışıklık görünümünün önüne geçin

    Kadınların cildi pek çok sebepten dolayı yağlanabiliyor ve bu durum cilt kusurlarına yol açabiliyor. Silymarin CF Serum; ciltteki fazla yağlanmayı önleyerek, cildin genç bir görünüm kazanmasına destek oluyor ve kırışıklık görünümünü gözle görülür bir şekilde azaltıyor. %15 Saf C Vitamini içeren yaşlanma karşıtı antioksidan serum, yağlı ve akneye eğilim gösterebilen ciltlerde etkili oluyor ve cilt kusurlarına sebep olabilecek aşırı yağlanmayı azaltıyor. Gelişmiş formülü ile yağ oksidasyonunu %76’ya** kadar azalttığı, cilt dokusunu arındırdığı, cilt berraklığında gelişme sağladığı ve ince çizgilerin görünümünde gelişme sağladığı kanıtlanmıştır. Günde 1 kez sabah cildinizi temizledikten sonra parmak uçlarınızı kullanarak kurulanmış yüzünüze, boynunuza ve dekolte bölgenize uygulayabilirsiniz.

     Phloretin CF Antioksidan Serum ile ışıltılı, genç ve canlanmış bir cilt mümkün 

    Kadınlar Günü’nde kusursuz görünmek hiç de zor değil! Serbest radikallerin hasarını etkili bir şekilde nötralize eden Phloretin CF Antioksidan Serum; yaşlanma belirtileri, leke görünümü ve cilt tonu eşitsizlikleriyle savaşıyor. UVA ve UVB ışınlarına karşı gelişmiş çevresel koruma sağlarken cildin canlı, genç ve ışıltılı bir görünüme kavuşmasını sağlıyor. Yaşlanma ve hiperpigmentasyon gibi cilt endişeleri için geliştirilen Phloretin CF Antioksidan Serum, içeriğinde %10 Saf C Vitamini, %2 Phloretin ve %0.5 Ferulik Asit bulunduruyor. Yağlı ve normal cilt tiplerinin kullanımı için uygun olan Phloretin CF Antioksidan Serum’u gündüz bakımınızda ilk adım olarak cildinizi temizledikten sonra yüzünüze ve dekolte bölgenize uygulayabilirsiniz. 

    SkinCeuticals’tan tüm kadınlara ücretsiz online cilt danışmanlığı

    Cilt tipine göre antioksidan çözümler sunan SkinCeuticals, kadınların cilt bakımları konusunda uzman desteği almalarını sağlayan uygulaması “SkinCeuticals Online Danışmanlık” ile kadınlara ihtiyacı olan desteği ücretsiz ve online olarak sunuyor. Hafta içi her gün 10.00-18.00 saatleri arasında ücretsiz canlı destek hizmetinden yararlanmak isteyenler, www.skinceuticals.com.tr adresinde yer alan formu doldurarak randevu alıyor ve bire bir uzman desteği sunan SkinCeuticals yetkilileri tarafından aranıyor. Uzmanlar, bire bir görüşmelerle herkesin evinde rahatlıkla uygulayacağı ve pratik olarak yapabileceği cilt bakım tüyolarını paylaşıyor.

    Trendyol’dan İndirim Açıklaması

    0

    Trendyol, temel gıda ürünlerinde KDV oranının yüzde 8’den yüzde 1’e düşürülmesine ilişkin bir açıklama yaptı.

    Açıklamada şunlar kaydedildi:

    “Trendyol olarak, temel gıda ürünlerinde KDV oranının yüzde 8’den yüzde 1’e düşürülmesi kararını satıcılarımızın fiyatlarına yansıtmaları için gerekli adımları atıyoruz. Tüketicilerimizin, temel gıda ürünlerine uygun fiyatlı olarak ulaşmasını sağlamak için KDV indiriminin yanı sıra ürün fiyatlarında ek  indirim yapan satıcılarımıza Trendyol olarak ekstra  komisyon ve kampanya desteği sunmaya başlıyoruz.”

    Doktor Tavsiyesi: Aşk Kalbe İyi Gelir

    0

    Her ne kadar aşkın beyinde başladığı ispatlanmış olsa da duygusal durumlar, eski çağlardan beri güçlü anlamlar yüklenen kalbi doğrudan etkiliyor.

    Sağlıklı, sevgi dolu ilişkileri olan insanların kalp sağlığı daha iyiyken, kırık bir kalbi olanların kalp sağlığı daha kötü durumda.

    Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Zekeriya Nurkalem, duygularımızın ikamet ettiği yer olan kalbimiz ve aşkla ilişkisi hakkında şu bilgileri verdi:

    Feniletilamin, oksitosin, endorfin gibi aşk kimyasalları dolup taşınca, sinir sistemi ile ilişkili çalışan kalp de bundan olumlu etkilenir. Çiftler ilişkilerinin mükemmele yakın olduğuna inandıklarında kan basıncında düşüş meydana gelir. 

    Evli erkek ve kadınlar, bekar erkek ve kadınlara göre daha az kardiyovasküler problem riski taşıyor. Mutlu bir evlilik kalp hastalıklarına karşı koruyucudur.

    Aşk, bağışıklık sistemini iyileştirerek kalbe zarar verebilecek iltihaplanma riskini de azaltıyor. Sevgi dolu bir ilişki, kalp hastalığı riskini azaltan sağlıklı davranışları teşvik ederek kalbimizi olumlu yönde etkiliyor.

    KIRIK BİR KALBİ OLANLAR…

    Ne yazık ki, sevginin kalp üzerindeki etkisi tersine de çalışmakta. Eşleri veya çocukları ile sevgisiz veya zor ilişkiler içinde olan ya da işte ve yaşamda mutsuz olan kişiler daha fazla kalp hastalığına sahip olma eğiliminde.

    Depresyon daha fazla damar iltihabına neden olur. Bu da kan pıhtılaşmasını artırır ve kalp krizine neden olabilir.

    Birden fazla boşanma yaşayan erkek ve kadınlar yüksek kalp krizi riskiyle karşı karşıya. Kadınlar daha çok risk altındadır.

    Kalp krizi tehlikesi romantik bir ilişkinin sona ermesinden sonraki ilk yılda en yüksek seviyededir. Strese bağlı kardiyomiyopati, diğer adları ile kırık kalp veya Takatsubo sendromu genellikle yaşlı kadınları etkiliyor. Yeterli sosyal desteği olmayan bir kişi kalp krizi geçirirse, ölüm riski daha yüksektir ve iyileşme süresi daha uzundur.

    Çoğu durumda ise, akut duygusal stres yok olduğu zaman kalp iyileşir ve normal şekline geri döner. Duygusal dünyamızdaki tüm bu gelişmeler, doğrudan kalplerimizi nasıl etkilediğinin en açık örneğidir. 

    DUYGUSAL HAYATINIZDA KİMSE YOKSA…

    Hayatınızda önemli bir romantizm yoksa, umutsuzluğa kapılmayın. Bilim, her türlü şeye karşı sevgi hissettiğinizde, sevgi kimyasallarının salındığını söylüyor. İlişkiniz çocuklar, ebeveynler veya evcil hayvanlarla olabilir. Gönüllülük de ruh halini iyileştirebilecek ve depresyonu önleyebilecek sağlıklı bir bağ kurmanın başka bir yoludur. Sivil toplum kuruluşlarında gönüllü olarak çalışmak, rahatlamamıza yardımcı olan iyi hissettiren hormon olan oksitosin düzeylerini artırır.

    Yağlı ve Akneye Eğilimli Ciltler için

    0

    Günlük Bakım Rutini

    En yaygın cilt tiplerinden biri olan yağlı ve akneye eğilimli cilt, ciltte parlak bir görünüme ve cilt kusurlarına neden olabiliyor; bu sebeple bu cilt tipine sahip olan kişiler düzenli ve doğru bir cilt bakım rutinine ihtiyaç duyar.  

    İşte tam bu noktada, akneye eğilimli ciltler için özel olarak geliştirilen, dermatologlar ve eczacılar tarafından önerilen Cleanance serisi 3 adımlık bakım rutini ile cildi temizlemeye, nemlendirmeye ve güneşten korumaya destek oluyor.

    Adım #1 Sabah ve akşam cildinizi temizleyin. 

    Cilt tipiniz ne olursa olsun sağlıklı bir cildin en önemli adımı cildinizi temizlemektir.

    Cleanance Temizleme Jeli ciltteki yağ dengesini düzenlemeye, matlaştırıcı etki sunmaya, cildi kirden ve fazla yağdan arındırmaya yardımcı oluyor.

    Adım #2 Cildinizi nemlendirin.

    Tüm cilt tiplerinin nemlendirilmeye ihtiyacı vardır. Ancak yağlı ve akneye eğilimli bir cildiniz varsa doğru bir nemlendirici kullanımı daha da önemli hale geliyor.  

    Yağlı ciltlerdeki cilt kusurları için geliştirilen Cleanance Comedomed Cleanance Comedomed günlük bakım kremi, içerdiği aktif bileşenler sayesinde 7 gün içerisinde cilt kusurlarını azaltmaya yardımcı oluyor.

     Adım #3 Cildinizi güneş ışınlarına karşı koruma altına almayı unutmayın.

    Yağlı ve akneye eğilimli ciltler için özel olarak geliştirilen Cleanance Anti-Blemishes SPF 50+, sadece UVB ve UVA ışınlarına değil, mavi ışığa karşı da güçlü koruma sağlıyor ve içerdiği aktif bileşenler sayesinde cildi güneş ışınlarından korurken cilt kusurlarının azalmasına da destek oluyor.  Ayrıca renkli doku seçeneğiyle de cilt tonunuzun eşitlenmesine destek oluyor.

    Avantajlı fiyatlarla sahip olun!

    “Cleanance Temizleme Jeli” ve “Cleanance Comedomed Günlük Bakım Kremi” ürünlerinden oluşan Cleanance bakım kiti, avantajlı fiyatlarla şimdi Eau Thermale Avène yetkili eczanelerinde.