Devamı
    Ana Sayfa Blog Sayfa 114

    Faal Durumdaki Kayak Merkezleri ve Tatil Önerileri

    0
    Faal Durumdaki Kayak Merkezleri ve Tatil onerileri

    Ah ben ne desem şimdi size? Kar aşığı olup soğuktan hiç hoşlanmadığımdan mı kış çocuğu olup yazın denizin dibine gömülü kalmayı her şartta kabul edebileceğimden mi yoksa şömine başında ateşi izlerken güneşin yaydığı o doğal sıcaklığı hayal etmemden mi bahsedeyim acaba?

    Yok yok…en iyisi mevsimine uygun ve layığıyla yaşanacak bir zamana geri dönelim ve konu başlığıyla ilgili detaylara geçelim hadi.

    Malumunuz olduğu üzere yaşadığımız bu pandemi sürecinde kış vakti kendimizi doğaya teslim edebileceğimiz çok fazla aktivitemiz olamıyor maalesef. Hem konulan kısıtlamaların dönemleri hem ulaşılabilir konumda olan ve faaliyetteki işletmelerin sayısının azlığının yanısıra yapılabilecek aktivitelerin neler olabileceği konusundaki sınırlı sayıdaki fikrin etkisiyle olsa gerek, kışa en çok yakışan eylemin ister profesyonel ister amatör olarak kayak sporu olduğunu düşünüyorum.

    Bunun içinde önce bir kayak nedir diye teorik kavramlara gireceğim ardından da ülkemizde ayakta kalmaya çalışan ve tabiat ananın beyaz gelinliğiyle sevenlerine görsel ve bedensel şölen hazırlayan belli başlı mekanları sıralayacağım yavaş yavaş…

    Kayak aslında, ilk olarak milattan önce 8000’li yıllarda, Altaylar, Sibirya ve Moğolistan gibi yılın geniş kesiminde karlar altında olan bölgelerde, daha hızlı bir ulaşım ve avlanmada kolaylık sağlayan bir araç olarak kullanılmaya başlanmıştır. Kayağın spor dalına dönüşmesi de, 1866 yılın’da Oslo’da düzenlenen kayak yarışmaları sayesinde olmuştur. Bu yıldan sonra da geliştirilen yeni tekniklerle kayak; bir kış sporu, kar ile bütünleşen bir aktivite olarak sayılmıştır.

    Bu sporun farklı teknikleri olduğuna ve sporun icrası esnasında bazı malzemelere ihtiyacınız olduğuna ve kayak için Ülkemizdeki ideal merkezlere değinerek devam edelim yazımıza.

    Her iki ayağa bağlanan, uzun şerit şeklindeki araçlarla ağırlığı dağıtarak karın üzerinde batmadan kaymayı sağlayan kızaklar ile dengenizi koruyarak kaymanızı sağlamanıza yardımcı olan batonlar en önemli araçlardır kayak için.

    Ayrıca spor esnasında uygulanan 5 farklı kayak tekniği vardır.

    Bunlardan ilki; Alp disiplinidir. Kar üzerinde yüksekten aşağı doğru engelleri aşarak hızlı bir şekilde inmeyi amaç edinen teknikte; kayak, ayaklara tamamen sabitlenir ve parmaklarla topukların hareketi önlenir. Olimpiyat spor çeşitleri arasındadır bu disiplin.

    2.teknik, Kuzey disiplinidir ve dayanıklılık temelli yarışları oluşturur. Düz ve yokuş parkurlarda, yalnızca parmak uçlarının kayağa bağlı olduğu bir şekilde yapılmaktadır.

    3.teknik; telemarktır ve Alp-Kuzey disiplinlerinin kombini şeklinde ortaya çıkan bir tekniktir. Topuklar serbestken parmak uçları kayağa sabit tutulur. Böylece tüm zeminlerde ve pistte rahat hareket etme imkanı sağlanmış olur.  Son olarakta kayaklı koşunun; çok az engebeli zeminlerde, inişli ve çıkışlı arazide yapılan bir kayak yarışı olduğu görülür.

    Kayak için gereken malzemeler kısmına gelirsek de; önceliğimiz elbette karlı ve soğuk yerler olacaktır. Ne kadar hareketli, aktif bir spor dalı olsa da kayak yaparken rüzgara karşı hareket eden vücudu sıcak tutmak, kaydıktan sonra hasta olmayı önleyen en büyük etkendir. Şifayı kapmamak için de termal içlikler, kayak çorapları, polarlar, kayak pantolonları ve montları, boru atkılar, eldivenler, bereler, kayak gözlükleri, güneş kremi, nemlendiriciler, kask, kar botları ve snowboard temin edilmelidir. Pahalı ve yorucu bir zevk olsa da müptelası olanların tüm bu maddi-manevi etkenleri görmezden geldiği de ortadadır.

    Gelelim bu sporu çok büyük bir hazla yapabileceğiniz ve en çok ziyaretçi çeken kayak merkezlerine…

    Uludağ Kayak Merkezi / Bursa

    Kuşaklıkaya ve Fatihtepe olmak üzere iki tepe üzerine kurulmuş olan tesis Bursa’ya yarım saatlik bir mesafede, tatil merkezinin içinde bir adet milli park bulunmaktadır. 2200 metre rakım, 30’dan fazla pist ve bir saatte yaklaşık 800 kişiye hizmet verme kapasitesine sahip olan merkezde; ulaşım teleferik ve karayolu olmak üzere iki farklı şekilde sağlanmaktadır. 25 farklı otelde konaklama imkanı bulunmakla birlikte bu otellerin içinde ziyaretçilerin en çok tercih ettiği lüks otel segmentinde Ağaoğlu Mountain, orta segment otel tercihlerinde Bof Hotels Uludağ Ski Convention Resort yer almaktadır.

    Palandöken Kayak Merkezi / Erzurum

    Palandöken Dağı üzerinde kurulmuş ve 1993 yılında kış turizm merkezi ilan edilmiş bir merkezdir. Erzurum’da 3176 metre, 22 farklı pist ve toplamda 460 hektar kayak yapılabilir alana sahip olan tesiste mevsim gereği olarak Kasım-Nisan ayları arasında yalnızca beş ay kayak yapılabilmektedir. Sahip olduğu kar kalitesi, her seviyede kayak severe uygun olması ve uzun pistleri ile dikkat çeken merkezin içinde toplam 19 tane otel hizmet vermektedir. İçlerinde Hotel Kervansaray müşterilerini en çok memnun eden konaklama mekanı olarak öne çıkmaktadır.

    Erciyes Kayak Merkezi / Kayseri

    İsmini, Erciyes Dağından alan merkezde rakım, 3912 metre yüksekliğe kadar çıkmaktadır. Şehir merkezine 25 km uzaklıktaki tesiste kar kalınlığı dört mevsim 50-100 cm arasında değişmektedir. Günübirlik kullanımda 2000 kişi kapasiteli parkların olduğu ve üç farklı derecede, 102 km uzunluğunda toplamda 34 pist bulunduğu merkeze ulaşım teleferiklerle sağlanmaktadır. Erciyes Kayak Merkezinin öne çıkan özelliklerinden biri, Snowkite (kar uçurtması) sporu için dünyadaki en uygun yerlerden biri olmasıdır.
    Bölgede toplam 9 adet otel olup faaliyette olan oteller içinde en çok talep gören otel, Das 3917’ dir.

    hp photosmart 720

    Kartalkaya Kayak Merkezi / Bolu

    Bolu’nun doğusunda, Köroğlu Dağları’nın zirvesinde yer alan ve çam ağaçlarının kokusuyla  beyazın saflığının ziyaretçilerini kucakladığı merkeze gidiş; araba ve toplu taşıma ile yapılmaktadır. kartalkaya’da farklı zorluk seviyelerinde 21 adet pist bulunmakta olup an itibariyle konaklanabilecek otel sayısı, 7’dir. Revaçta olan ve tam memnuniyet sağlayan otel açık ara farkla, Kaya Palazzo Ski&Mountain Resort’tur.

    Sarıkamış Kayak Merkezi / Kars

    Şehire 55 km uzaklıkta, Sarıkamış’ta 2634 metredeki merkez, dünyada sadece Alp Dağları’na mahsus olan “kristal kar” lara sahip dokusuyla sayılı kayak merkezleri arasında sayılmaktadır.
    Nem oranı çok düşük olduğu için yağan karın buzlanmadığı ve yağdığı andaki kristal formunu çok uzun süre koruduğu bu alanda, Sarıçam ormanlarının de etkisiyle kayak keyfini doya doya yaşamak mümkündür.
    Toplamda uzunluğu 12 km’yi bulan 5 etaplı piste sahip Sarıkamış’ta kayak sezonu Aralık-Mart ayları arasında 4 ay sürmektedir.
    Konaklama imkanı veren 9 otelin içinde Sarıkamış White Park tercih edilen ve konaklama sitelerinin kullanıcı yorumlarında en iyi puanı alan otel olarak hizmet vermektedir.

    Davraz Kayak Merkezi / Isparta

    2635 m. zirvedeki Davraz dağının Isparta’nın 26 km güneyinde yer aldığı ve Antalya’ya yakınlığının yanısıra gelişmeye müsait olması sebebiyle Akdeniz’in en popüler kayak merkezlerinden biri olarak sayılmaktadır. Merkezde Eğirdir Gölü manzarası eşliğinde kayak yapılabilmektedir. Doğal dokunun yumuşaklığı ve muhteşem kar kalitesi sayesinde yeni başlayan kayakçılar için tehlikesiz rotalar sunan merkez, profesyonel kayakçılara rahat kayabilecekleri, ortalama 8-10 km arası benzersiz parkurlar sunmaktadır. Toplam uzunluğu yaklaşık 23 km’yi bulan 12 adet pistin kullanımda olduğu merkezde 6 tane otel/pansiyon bulunmaktadır. Rağbet gören otel ise, Hannapart Otel’dir.

    Kartepe Kayak Merkezi / Kocaeli

    İstanbul’a yaklaşık 130 km mesafedeki Merkez, doğal güzelliği ve özellikle Sapanca gölüne yakınlığı sayesinde sezonunda çok sayıda ziyaretçi ağırlamaktadır. Kayak merkezinde farklı zorluk derecelerinde 4 farklı kayak pisti bulunmaktadır.
    Merkezin içinde veya yakınında çok sayıda pansiyon ve otel faaliyet göstermekle birlikte, Beyaz Ev Butik Otel ile Alissa Butik Otel 10 puan üzerinden 10 aldığı için kesinlikle tercih edilmesi gereken konaklama mekanlarındandır.

    Saklıkent Kayak Merkezi / Antalya

    Akdeniz’e ve Ekvator’a en yakın kayak tesislerinden biri olan ve Torosların Beydağları kısmındaki Merkezde; 500 dağ evi ve kayak tesisinden oluşan bir kayak kompleksi yer almaktadır.
    Şubat sonu ve Mart ayı genelinde gündüz kayak,  öğleden sonra deniz sloganı ile öne çıkan Saklıkent’te, ılıman iklim hakim olduğu için Ülkemizde sıcaklığın en yüksek olduğu kayak merkezi olarak kayak severleri ağırlamaktadır. Yoğun olarak misafir ağırlama dönemi, Aralık-Nisan ayları arası yaklaşık 4 aydır.
    2550 metre yükseklikte, Saklıkent’te farklı zorluk seviyelerinde 5 adet pist kullanınm’da olup yine konaklama tesisi bağlamında hem yazlık hem kışlık mekan sayısı oldukça fazladır. Kış mevsimi için faaliyet döneminde konaklama yeri olarak 1.sırayı Amara Premier Palace almaktadır.

    Ilgaz Kayak Merkezi / Kastamonu

    Kastamonu ve Çankırı arası, ılgaz’da 2850 metre Rakımlı, Ilgaz Sıradağları üzerinde ve Ilgaz Milli Parkı içinde yer alan merkezde, kayak mevsimi Aralık-Nisan ayı arasında sürmektedir. Farklı zorluk seviyelerinde 3 adet pistin olduğu merkezde, Ferko Ilgaz Mountain Hotel&Resort’ta konaklamayı seçenler çoğunluktadır.

    Karın yoğun ve temiz dokusuna rahatlıkla teslim olacağınız bu merkezlerden hangisini seçerseniz seçin, halihazırda sömestr tatiline giren ve evde bunalan çocuklarınızı da bu rotalara tatil yapmaya götürebileceğiniz alternatifler olduğunu unutmayın.

    Bütçeniz ve koşullarınız neye imkan verir bilmiyorum ancak karlar altında birkaç gün geçirmenin keyfini yaşamanızı diliyorum.

    Hu’zurla kalın.

    Arsal ŞEN
    Arsal ŞEN

    Twitter

    Instagram

    Arsalsen.com

    Çin Aşısı Olan Coronavac Aşısının Yan Etkileri Nelerdir ve Alerji Riski Var Mı?

    0
    Çin Aşısı Olan Coronavac Aşısının Yan Etkileri Nelerdir ve Alerji Riski Var Mı?

    Bu günlerde Çin’den ithal edilen Sinovac firmasının Coronavac aşısı sağlık çalışanlarına yapılmaya başlandı. Aşının yapılmasıyla birlikte aşının yan etkileri, alerji riski ve etkinliği hakkında her birimizin kafasında sorular da oluşmaya başladı. Alerji ve Astım Derneği Başkanı Çocuk Alerji Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Akçay Coronavac aşısının yan etkileri ve alerjik reaksiyon riski hakkında bilgi verdi. 

    Coronavac aşısı nedir?

    Coronavac aşısı formaldehitle inaktive edilen ve adjuvan olarak alüminyum kullanılan ölü aşıdır. Virüs parçalanıp etkisiz hale getirilerek vücudumuza ara verilmeden bağışıklığımızı uyarmaktadır. Ölü aşı olduğu için daha güvenli olduğu düşünülmektedir.

    Etkili Midir?

    Brezilya’da yapılan çalışmanın verilerine göre %50,38 etkinlik bildirilmiştir. Türkiye’de yapılan çalışmada %91.25 ve Endonezya verilerine göre ise %65.3 etkinlik bildirilmiştir. Aşının ciddi ve orta şiddetteki enfeksiyonlara karşı korumada %100 etkili olduğu bildirilmiştir. Farklı sonuçlar bildirilmekle birlikte en az etkinlik oranı %50 olarak bildirilen bu aşının ciddi ve ölümcül reaksiyonlarda tam etkinlik sağlayacağı düşünülmektedir. Bu verilerle birlikte yapılan aşı sayısının artmasıyla çok daha net bilgilerin elde edileceği beklenmektedir.  Aşının etkinliğinin ne kadar süre devam edeceği yapılan aşı sonuçlarının verilerine göre ortaya çıkacaktır.

    Coronavac Aşısı Yan Etkileri nelerdir?

    Aşının Çin’den ithal edilmesinden dolayı biraz güven sorunu yaşıyoruz. Bu nedenle de biraz temkinli yaklaşıp yan etkilerinin neler olduğunu öğrenmeye çalışıyoruz. İnaktif aşıların yan etkileri canlı aşılara göre daha az olmakla birlikte yapılan aşı sonuçlarına göre yakın zamanda daha da netleşecektir. 

    Faz 1 ve II çalışmaları sonucuna göre, en sık görülen yan etki enjeksiyon bölgesinde ağrıdır ve  %17 oranında görülmüştür. Bu ağrının genelde hafif derecede olup 48 saat içinde düzeldiği görülmüştür. Bunun dışında görülen yan etkiler; aşı uygulanan bölgede şişlik, kızarıklık olması, yorgunluk, hafif ateş, titreme, baş ağrısı, kas, eklem ağrısı, kusma ve ishaldir. Bu belirtiler aşı yapıldıktan sonra bir hafta içinde ortaya çıkabilmektedir. Şimdiye kadar ölümcül bir reaksiyon bildirilmemiştir. 

    Aşısının alerji yan etkisi var mı?

    Coronavac aşısı için yapılan faz 1 ve II çalışmalarına göre genelde önemli bir alerjik reaksiyon bildirilmemiştir. Sadece bir vakada aşıdan 48 saat sonra vücutta kaşıntılı, kızarık plaklar şeklinde kendini gösteren ürtiker (kurdeşen) bildirilmiştir. Ayrıca alerjik döküntü ve alerjik şok riski de her aşıda olduğu gibi nadir de olsa vardır. Almanya’nın aşısı gibi ilaç alerjilerinde riskli bir aşı olmamakla birlikte yine de alerji riski yok denilemez. Aşı yapılan sağlık kuruluşlarında alerji riskine karşı adrenalin ilacı hazır bulundurulmaktadır. Neticede elde edilen veriler az sayıda aşı uygulamalarının raporudur.

    Biontec firmasının aşısında bulunan polietilen glikol maddesi bu aşıda olmadığı için alerji gelişme riski daha azdır denilebilir.  Çin aşısının İçeriğinde koruyucu madde bulunmamaktadır. Aşı içeriğinde disodyum hidrojen fosfat, alüminyum hidroksit, sodyum dihidrojen fosfat, sodyum klorür yardımcı madde olarak bulunmaktadır. Bu maddelere karşı alerji öyküsü olanlara aşı yapılmaması gerekir.

    Aşısının alerjik hastalığı olanlara yapılmasında sakınca var mı?

    Bu aşı özellikle riskli gruplarda uygulanmalıdır. 65 yaş üstü, diyabeti olan, kalp hastalığı olanlara aşı yapılması daha faydalı olacaktır. Astım, alerjik nezle, egzama, besin alerjisi gibi alerjik hastalığı olanların aşı olmasında herhangi bir sakınca yoktur. Sadece aşı yapıldıktan sonra, her aşıda olduğu gibi, 30 dakika sağlık kurumunda gözlem altında beklemelerinde fayda vardır. Alerjik hastalığı olanların oluşabilecek risklere karşı acil müdahale edilebilmesi için hastane şartlarında aşı olması, alerji riskine karşı faydalı olacaktır. Sağlık çalışanlarına yapılan aşı uygulamalarının yan etkilerinin sonuçları ortaya çıktıkça daha net öneriler yapılacaktır. 

    Aşı immün yetmezliği olanlara yapılabilir mi?

    -İmmun yetmezliği olan hastalarda aşı sınırlı bir antikor cevabı oluştursa bile aşının yapılması önerilmektedir. Akut safhada bir immün yetmezlik durumunda, tedavi sonunda önerilebilir. Ancak hastanın koronovirüse karşı iyi korunması gerekmektedir. Yapılan aşı sayısı arttıkça daha net bilgiler ortaya çıkacaktır

    Kimlere Aşı Yapılmamalı?

    Aşının bileşenlerine herhangi bir alerjisi olduğu bilinen kişilere,

    -Ateş, akut hastalığı olan ve kronik hastalığın akut başlangıç safhasında olanlara yapılmamalıdır.

    Kimlerde dikkatli olunmalıdır?

    -Kas içine enjeksiyon yapıldığı için trombositopeni, kanama bozukluğu olanlarda kanamaya neden olabildiği için dikkatli olunmalıdır.

    -Kontrolsüz epilepsi ve ilerleyici nörolojik bozukluğu olanlarda dikkatli olunmalıdır. 

    Aşının Yan Etkisi Görülürse Ne yapılmalı?

    Aşı uygulanan bölgede ağrı, şişlik veya kızarıklık; öncelikle aşı uygulanan kolunuzu yükseltmeniz uygun olacaktır. Aşı yerine soğuk suyla ıslatılmış havlu tatbik edebilirsiniz. Buzu doğrudan tatbik etmeyin. Parasetamol içeren ağrı kesici kullanabilirsiniz. 

    Yorgunluk; istirahat etmeniz ve yeterince sıvı almanız faydalı olacaktır.

    Hafif ateş ve titreme; istirahat etmeniz, yeterince sıvı almanız ve parasetamol içeren ağrı kesici almanız önerilmektedir.  

    Baş ağrısı; aşı sonrası bir hafta içinde baş ağrısı gelişirse parasetamol içeren ağrı kesici almanız faydalı olacaktır. 

    Kas ve eklem ağrısı; aşıdan sonra bir hafta içinde kas ve eklem ağrısı olursa istirahat etmeniz, yeterli sıvı almanız ve parasetamol içeren ağrı kesici almanız yeterli olacaktır.

    Kusma ve ishal; aşıdan sonra bir hafta içinde kusma ve ishal gelişecek olursa ağızdan sıvı ve gıda almanız faydalı olacaktır. Yeterince sıvı alamaz ve halsizlik gelişecek olursa sağlık kurumunda serum takviyesi gerekliliğinin değerlendirilmesi gerekir. 

    Prof. Dr. Ahmet Akçay sağlık çalışanı olarak kendisinin aşı olduğunu ve herhangi bir yan etki olmadığını belirtti. Aşı yapılmasını herkese önerdiğini belirtti.  

    Sonuç Olarak Özetleyecek Olursak;

    -En sık ortaya çıkan yan etkiler; aşı uygulanan bölgede ağrı, şişlik, kızarıklık olması, yorgunluk, hafif ateş, titreme, baş ağrısı, kas, eklem ağrısı, kusma ve ishal yer alıyor. Bu belirtiler aşı yapıldıktan sonra bir hafta içinde ortaya çıkabilmektedir.

    -Aşıdan sonra 30 dakika sağlık kurumundan ayrılmayın. Bu süre içinde kendinizi iyi hissetmezseniz, ani baş ağrısı, nefes almada zorluk, kaşıntı, halsizlik olursa sağlık personeli ile temasa geçin.

    -Bu aşı sonrası ciddi alerjik bir reaksiyon gelişen vaka bildirimi olmamasına rağmen 30 dakika içinde halsizlik, karın ağrısı, vücutta kaşıntı, bayılma, tansiyonda düşme gibi ciddi alerjiyi düşündüren belirtiler olursa sağlık personeli ile temasa geçin

    -Pandemiden kurtulmak, her birimizin aşı olması ile mümkün olacaktır.  Aşılanan kişi sayısı arttıkça  pandemiden kurtulma şansımız da artacaktır. 

    – Aşıyla ilgili şimdiye kadar ölümcül bir reaksiyon bildirilmemiştir. 

    -Aşıya bağlı alerjik reaksiyon gelişme olasılığı düşüktür.

    -Alerjik hastalığı olanların aşı yaptırmasında sakınca olmayıp hastane şartlarında yaptırıp aşı sonrası 30 dakika sağlık kuruluşundan ayrılmamaları faydalı olacaktır.

    -Lateks alerjisi olanların yapılan aşılara karşı yan etkiler netleşinceye kadar temkinli olmalarında fayda vardır. 

    Karlı Havalara Yoğunlaştırmış Nem Dopingi!

    0
    Karlı Havalara Yoğunlaştırmış Nem Dopingi!

    Soğuk ve kuru kış günlerinde cildinizin nemini içeriden ve dışarıdan korumanın doğal lideri The Organic Pharmacy’den Jasmin & Honey Mask, Türkiye’de ve dünyada anında kış aylarının en çok satan ürünü olmaya devam ediyor.

    Eş zamanlı nemlendirme ve onarım etkisiyle soğuk havaların cildi verdiği zararı kovan Honey & Jasmine Mask, cilde derinlemesine nem ve onarım sağlarken elastikiyet kazanıp sıkılaştırıyor.

    Dünyanın ödüllü markası The Organic Pharmacy’den akşam maskesi olarak üretilip, birçok kişi tarafından gece yatmadan sürülüp yüzde bırakılabilen Honey & Jasmine Mask, soğuk kış günlerinde sabahtan akşama kadar sokakta gezenlere iyi bir nemlendirici olarak da öneriliyor. 

    Cilde anında nüfus eden, kalıcı nemlendirme sağlayan bal ve yasemin çiçeğinin özleri ile gücüne güç katan yıldız ürün, eczane ve online mağaza stoklarında her hafta bekleme listesi oluşturuyor.

    The Organic Pharmacy Honey & Jasmin Mask tüm seçili eczaneler ve beliri eticaret portallarında satılıyor.

    Modaya Aşık Olma Sanatı

    0
    Modaya Aşık Olma Sanatı

    Türkiye’nin lider kadın perakende markası adL yıllardır modaya kendini aşkla adayan stil danışmanı Mert Aslan ile Night Zoom koleksiyonuyla gardıroplara zamansız parçalar sunuyor. Çabuk tüketilen modanın akıntısına karşı yelken açan, klasiğin daimi liderliğine inanan Mert Aslan, Sevgililer Günü için “aşkın rengi var mı” diye sorguluyor.

    Türkiye’nin lider perakende markası adL yeni yılda stil danışmanı Mert Aslan ile hazırladığı eşsiz koleksiyonu ile girerken, tek sezonluk olmayı reddettiği aşkı da tek güne sığdıramadığının altını çiziyor. Kalıcı ve daimi aşklar gibi Mert Aslan’ın hazırladığı koleksiyon zamansız olma özelliğini taşıyor.

    2021 yılında aşkı, masum sevginin rengi pembe ile tarif edildiği Night Zoom koleksiyonunda yer alan ipek saten rahatlığı, zamansızlığın minimal ve klasik görünümüne selam veriyor. 

    Mert Aslan ile Night Zoom koleksiyonu gardırop dostu parçaları bir araya getirirken daimi aşkın rengini aramaya devam ediyor.

    Sağlık Sektöründe İlk Kira Sertifikası İhracı TSKB’den

    0
    Sağlık Sektöründe İlk Kira Sertifikası İhracı TSKB’den

    TSKB, yatırım bankacılığı alanında yeni bir ilke imza atarak Türkiye’nin sağlık sektöründeki ilk kira sertifikası ihracını başarı ile gerçekleştirdi. MLP Sağlık Hizmetleri A.Ş. (MLP Care) adına oluşturduğu toplam 500 milyon TL tutarında Kira Sertifikası (Sukuk) İhraç Programı’nın, 70 Milyon TL kapsamındaki ilk ihracı hakkında bilgi veren TSKB’nin Yatırım Bankacılığı-Sermaye Piyasalarından Sorumlu Müdürü Onur Aksoy, “Türkiye’de ilk niteliğinde olan doğalgaz dağıtım, gıda ve kargo sektörlerindeki Kira Sertifikası ihraçlarının yanı sıra  belli özellikleri ile dünyada da henüz uygulama örneği olmayan Sürdürülebilir Kira Sertifikası ihracımızdan sonra 2021 yılına sağlık sektöründeki ilk Kira Sertifikası ihracı ile başladık. TSKB olarak sermaye piyasalarına yeni ilkler kazandırmaya devam ediyor olmaktan dolayı büyük mutluluk duyuyoruz” dedi.

    Türkiye’de doğalgaz dağıtım, gıda, kargo sektörlerindeki ilk Kira Sertifikası (Sukuk) ihraçlarının yanı sıra geçtiğimiz yıl ilk “sürdürülebilirlik” temalı Kira Sertifikası ihracını da gerçekleştiren Türkiye Sınai Kalkınma Bankası A.Ş. (TSKB), 2021 yılının başında yine bir ilke imza atarak Türkiye’nin sağlık sektöründeki ilk Kira Sertifikası ihracını başarı ile tamamladı. Liv Hospital ve Medical Park Hastaneleri’nin çatı kuruluşu MLP Sağlık Hizmetleri (MLP Care) adına oluşturulan toplam 500 milyon TL tutarındaki Sukuk İhraç Programı çerçevesinde 70 Milyon TL tutarında ilk ihraç gerçekleştirildi.

    2 yıl vadeli, 3 ayda bir dönemsel getiri ödemeli olarak nitelikli yatırımcılara yönelik yapılan ihraç, TSKB’nin gerçekleştirdiği sekizinci kira sertifikası ihracı oldu. İhraç kapsamında yatırımcılara yapılan satış TSKB’nin iştiraki Yatırım Finansman Menkul Değerler’in de desteği ile gerçekleştirildi. 

    15 Ocak’ta gerçekleşen ihraç hakkında bilgi veren TSKB’nin Yatırım Bankacılığı- Sermaye Piyasalarından Sorumlu Müdürü Onur Aksoy, “Türkiye’de ilk niteliğinde olan doğalgaz dağıtım, gıda ve kargo sektörlerindeki kira sertifikası ihraçlarının yanı sıra belli özellikleri ile dünyada da henüz uygulama örneği olmayan sürdürülebilir kira sertifikası ihracımızdan sonra 2021 yılına Sağlık Sektöründeki ilk Kira Sertifikası ihracı ile başladık. Alanında Türkiye’nin en büyüğü olan MLP Care adına gerçekleştirdiğimiz ihraç yılın ilk 2 yıl vadeli ihracı oldu, MLP Care adına önümüzdeki dönemde de benzer ihraçlar gerçekleştirmeyi hedefliyoruz. TSKB olarak sermaye piyasalarına yeni ilkler kazandırmaya devam ediyor olmaktan dolayı büyük mutluluk duyuyoruz” dedi. 

    MLP Care Mali İşler Koordinatörü Burcu Öztürk de ihracı şu sözleri ile değerlendirdi: “MLP Care olarak tüm süreçlerimizin planlamasında yenilikçilik anlayışını benimsediğimiz için ilklerimiz ile sektörümüze pek çok konuda önderlik etme şansına sahip oluyoruz. Kira sertifikası ihracımız da bu uygulamalardan biri oldu. Sektörümüz için önemli bir alternatif finansman modeli olacağına inandığımız sukuk ihracını başarı ile gerçekleştiren ilk sağlık şirketi olmaktan gurur duyuyoruz. TSKB aracılığı ile gerçekleştirilen kira sertifikası ihracı ile şirketimiz için uzun vadeli kaynak sağlamış olduk.”   

    Sömestr’de Ailece Doğanın Keyfini Çıkaracağınız Yerler

    0
    Sömestr’de Ailece Doğanın Keyfini Çıkaracağınız Yerler

    Online eğitim nedeniyle evlerine kapanan çocuklar, 22 Ocak’ta 3 haftalık sömestr tatiline giriyor. Çocukların yanlarında ebeveynleri ile seyahat edebildiği, kayak pistlerinin de hafta sonu kısıtlamalarında otelde kalanların kullanımına açık olduğu bu süreç, ailece doğayla baş başa olmak için de harika bir fırsat. Türkiye’nin lider uçak ve otobüs bileti sitesi Enuygun, ev, iş, eğitim ekseninden biraz uzaklaşmak ve doğada tazelenmek isteyenler için birbirinden güzel sömestr tatili rotalarını sıraladı.

    2020-2021 eğitim öğretim yılının ilk ara tatili 22 Ocak Cuma günü başlıyor. Online eğitim nedeniyle neredeyse tüm vaktini evde geçirmek durumunda kalan çocuklar ve ev, iş derken yorulan ebeveynler için küçük bir mola zamanı. Türkiye’nin lider uçak ve otobüs bileti sitesi Enuygun.com, bu zamanı kısa süreli bir soluklanma olarak değerlendirmek isteyenler için ailece gidilebilecek doğa harikası adresleri paylaştı.

    Gölde yürüyüş, kayak ve ata binmek için ideal: Abant

    Kış fotoğraflarının en güzel adresi Abant, çevresinde gezilecek yerleriyle de favorilerden. Gölcük, göl etrafında yürüyüş ve mini bir piknik yapmak için ideal. Abant çevresinde turlamak, ata binmek, çocuklar için çok iyi bir aktivite. Pamukkale’ye benzerliğiyle dikkat çeken Akkayalar da hem çocukları hem de ebeveynleri şaşırtacak güzelliğe sahip. Abant Kartalkaya ise otel seçenekleri açısından oldukça zengin. Kayak yapmak isteyenler için Kartalkaya’da hem çocuklara hem de yeni başlayanlara uygun baby pistler de var. Üstelik artık hafta sonları sokağa çıkma yasaklarında da otel misafirleri, kayak pistlerinden faydalanabiliyor.

    Ayder Yaylası’nı bir de kışın görün!

    Yaylalara yazın gidilir diye düşünmeyin, buraları bir de kışın görün. Beyaz örtüyle giyinmiş ağaçlar, onlara yüksekten bakmanın dayanılmaz huzuru ve mutluluğu ruhunuza da iyi gelecek. Aylardır online eğitimle bunalmış çocukları şenlendirecek böyle bir yayla tatili iyi bir seçenek olabilir. Hem de açık havada ve oksijeni bol bir yerde. Rize’nin Ayder Yaylası kış aylarının en popüler yaylalarından. Ayrıca yakın bölgelerdeki diğer yaylaları da deneyimleyebilirsiniz.

    Sapanca bu mevsimde daha da keyifli

    Sapanca son yıllarda sayıları iyice artan dağ evleri, bungalov tarzı konaklama yapabileceğiniz yerleri, hatta çocuklara özel kamplar sayesinde kısa süreli aktiviteli tatil yapmak isteyenlerin gözde yeri. Sapanca’nın her mevsimi ayrı güzel ancak bu mevsimde kar yağışı, burayı daha da keyifli hale getirdi. İsteyenler Kartepe’de kayak keyfi de yapabilir.

    İstanbul’da da doğanın keyfini çıkarmak mümkün

    Sömestr tatilinde İstanbul’da kalacak olanlar çocuklarıyla ne yapacaklarını kara kara düşünüyor mu? Maalesef pandemi nedeniyle müze, oyun alanı türü yerler kapalı. Öyleyse açık hava etkinlikleri yapmaktan başka çare kalmıyor. İstanbul Kemerburgaz’da açılan Kent Orman iyi bir seçenek. Açık havada ayaküstü evden hazırladığınız bir şeyleri yiyip, gezi alanında dolaşarak gözetleme kulesinden muhteşem manzarayı izleyebilirsiniz. Belgrad Ormanı, Şile, Caddebostan sahili, Yeşilköy sahili gibi bölgelerde gezinti de keyifli seçenekler arasında. Bisiklet, kaykay aylardır eve kapanan çocuklara iyi gelecektir. Ayrıca İstanbul’a yakın Darıca sahilinde açılan Hobbit Evleri’ni de ziyaret etmeyi de unutmayın. 

    Bulutlar kadar beyaz Pamukkale

    Beyaz örtüsüyle bulutu andıran görüntüsü, Pamukkale’yi özellikle çocuklar için son derece heyecanlı kılıyor. Sadece onları mı, bizi de başka alemlere götürüyor bu masalsı diyar. Pamukkale’nin muhteşem atmosferinde birkaç günlük kısa süreli bir tatile çıkabilir, gitmişken Hierapolis Antik kenti hatta tarihi dokumalarıyla ünlü Buldan’ı da gezebilirsiniz.

    Uludağ’da hafta sonu da kayak yapmak mümkün

    Sömestr tatilinin en ünlü rotası Uludağ, bu yıl da özellikle kayak severlerin en çok tercih ettiği yerlerin başında gelecek. Geçtiğimiz hafta alınan ‘Hafta sonları kayak yapılabilir’ kararı, kayak tatilcilerinin yüzünü güldürdü. Çocuklara kayak dersi aldırabilir, temiz dağ havasında açık havada güzel bir tatil yapabilirsiniz.

    Kapadokya’ya mistik bir yolculuk

    Çocuklarla beraber mistik bir yolculuğa hazır mısınız? Kapadokya kışın muhteşem doğal güzelliğine, kar yağışının beyazlığını da ekleyince şahane bir yere dönüşüyor. Bu bölgenin tarihi mekanlarında yolculuk yapmak çocukların kültürel zenginliklerini geliştirmek adına öğretici olduğu kadar eğlenceli de olabilir. İsteyenler Erciyes’e kayak yapmaya da gidebilir. 

    Siz Ananaslı Lahmacun Yer Misiniz?

    0
    Siz Ananaslı Lahmacun Yer Misiniz?

    Her hafta Zorlu PSM %100 Studio sahnesinde Türkiye ve gündeme dair konuları ve farklı ilgi alanlarından ağırladığı sürpriz konuk sanatçıları ile PSM Online’dan seyirci karşısına çıkan “İbrahim Selim ile Bu Gece”nin bu haftaki konuğu, sempatik şef Danilo Zanna oldu. 

    Müzikten, stand-up’a, mizahtan güncel konulara; kültürün her alanına dokunan ve her anı eğlence dolu dakikalara sahne olan “İbrahim Selim ile Bu Gece” programında sempatik İtalyan şef Danilo Zanna  samimi tavrıyla geceye damga vurdu.

    Stüdyoya İtalyan usulü dans figürleriyle giriş yapan Zanna, daha ilk dakikadan itibaren yükselen ortamın enerjisini bir an olsun düşürmedi. Neşeli halinin yanı sıra Türkçe diline hakimiyetini sürekli tiye alarak kendisiyle de eğlenen Zanna’nın özgüvenli tavrı dikkatlerden kaçmadı. 

    Türkiye’ye ilk geldiğinde Bağcılar’da ikamet ettiğini paylaşan başarılı şef, tek bir kelime bilmediği halde insanların kendisine çok sıcak yaklaştığını ve Türk misafirperverliğinin ne demek olduğunu o zaman anladığını ifade etti. 

    Kendisini restoranında yemek yiyen Derya Baykal’ın keşfettiğini anlatan Danilo, “Derya da o zamanlar yaptığı “Derya’nın Dünyası” programına beni davet etti, sonrası buradan sonra başladı. Benim için köprüden önce son çıkış orasıydı.” Sözleriyle ifade etmesi herkesi güldürdü.

    Programın sevilen bölümü “Gözlerimin İçine Bak”ta İbrahim Selim tarafından kendisine yöneltilen sorulara içtenlikle cevap veren Zanna, “En sevdiğin Türkçe şarkı hangisi?” sorusuna “Türkiye’ye ilk geldiğimde kültürünü daha iyi öğrenmek için cd almaya gittim. Müzik markette çok parlak bir kapağı olan bir albüm aldım. Ve o albüm Ebru Gündeş’in albümüydü. Albümde yer alan “Araftayım” şarkısı da çok iyi bir şarkı, en sevdiğim Türkçe şarkı o.” Sözleriyle yanıt verirken, eşinin Ebru Gündeş’e çok benzediğinin altını ısrarla çizmesi de dikkatlerden kaçmadı.

    İbrahim Selim’in İtalya denilince akla ilk gelen lezzetlerden olan pizzayla ilgili “Ananaslı pizza hakkında ne düşünüyorsun?” sorusu karşısında tepkisine engel olamayan sevilen şef konuyla ilgili görüşleriniz “Siz ananaslı lahmacun yer misiniz?” sözleriyle esprili bir şekilde dile getirdi.

    Profilo ile Hijyen Daima Ön Planda

    0
    Profilo ile Hijyen Daima Ön Planda

    Kış ayları ağırlıklı olmak üzere her mevsimde çamaşırları kurutmak büyük bir zahmet. Hava durumu ve özellikle dışarıdaki havanın kirliliği, tertemiz çamaşırların kuruması için bir tehdit. Tam da bu noktada, A++ enerji sınıfına sahip Profilo cam kapaklı KM8610HTR model 8 kg çamaşır kurutma makineleri kadınların hayatını kolaylaştırıyor. 

    Profilo’nun hijyenik bir kurutma sunan Profilo KM8610HTR kodlu 8 kg çamaşır kurutma makineleri, zamanınızı size bırakıyor. Havanın açmasını beklemeden, yağmurdan, kirden uzak bir çamaşır kurutma deneyimi sunuyor. Üstelik tüm bunları çamaşırlarınızı kırıştırmadan gerçekleştiriyor. Hijyenik kurutma sağlarken enerji verimliliği konusunda üstün başarı gösteren Profilo çamaşır kurutma makinesi, A++ özelliğiyle sürdürülebilirlik konusunda iyi bir seçenek olma özelliği de taşıyor.

    Sağlık ve Hijyen Daima Birinci Sırada

    Yağmur, dolu ya da sokağın kiri tozu çamaşırların kuruma sürecini zorlaştırıyor. Evin içinde çamaşır kurutmak sağlık konusunda özellikle alerjik bünyeler için risk yaratıyor. Profilo çamaşır kurutma makinesi ise hava ve çevre koşulları fark etmeksizin pratik ve hijyenik kurutma sağlıyor. Hassas kurutma özelliği sayesinde, giysileriniz kısa sürede yıpranmıyor ve hep yeni alınmışçasına giyilebiliyor, tıpkı ilk günkü gibi… Dışarıdaki hava veya evdeki kurutmaya karşı da daha hızlı kuruma sağlayarak giysilerinize kavuşmanızı sağlıyor.

    Profilo Çamaşır Kurutma Makinesi ile Kolaylık Sağlayın

    Profilo çamaşır kurutma makinesinin özellikleriyle evinizde büyük bir destekçiniz olmaya hazır. Yoğun iş temposu ve ev işleri arasında koşturan herkese zaman kazandırırken, hijyenik kurutmasıyla evde sağlıklı bir nefes almayı sağlarken kapı üstüne asılmış çarşafları, kalorifer peteklerine serilmiş çorapları ve kirli sepetinden taşan pantolonların görüntüsünü ise ortadan kaldırarak dağınıklığa son veriyor. Kötü hava koşullarında balkona asılan giysilerin ıslanmasına izin vermiyor. Hijyeni ön planda tutan Profilo marka beyaz eşyalar, tüm www.profilo.com/online-satis adresinde sizleri bekliyor.  

    GODIVA Özel Tasarım Ambalajları ve Harika Çikolata Seçenekleriyle Sevgililer Günü’nde Mutluluğun Dozunu Artırıyor.

    0
    GODIVA Özel Tasarım Ambalajları ve Harika Çikolata Seçenekleriyle Sevgililer Günü’nde Mutluluğun Dozunu Artırıyor.

    Dünyanın lider premium çikolata markası GODIVA çikolata yoluyla sevgiyi ifade etme geleneğini, sınırlı sayıda üretilmiş Sevgililer Günü koleksiyonu ve çikolataya batırılmış çilekleriyle taçlandırıyor. 

    Kalp şeklindeki pralin çeşitleri, GODIVA çikolatasına batırılmış çilekler ve pembenin en tatlı tonuyla saf sevgiye atıfta bulunan ruby çikolatalı ürünler, enfes lezzetlerinin yanı sıra göz alıcı sunumlarıyla da sevdiklerini şımartmak isteyenler için mükemmel hediye alternatifleri oluşturuyor. GODIVA’nın tatları arasında yer alan naps, pralin ve madlen çikolatalar da şık ambalaj tasarımlarıyla 14 Şubat’ta en mutlu anlarınıza eşlik etmeyi bekliyor. Koleksiyonun sezona özel canlı ve zarif ambalajları, romantizmi simgeleyen pembe ve kırmızı kalplerle sevgiyi yansıtıyor.

    Sevgililer Günü’ne özel ürünlere, 1-14 Şubat tarihleri arasında GODIVA mağazaları ve godiva.com.tr’den ulaşabilirsiniz.

    GODIVA hakkında:

    Dünyanın önde gelen premium çikolata markası GODIVA, 1926 yılında Brüksel’de Belçikalı çikolatacı Pierre Draps tarafından kuruldu. Kuruluşundan yaklaşık 100 yıl sonra bile GODIVA çikolatasının her parçası hâlâ aynı kalitede, Belçika’ya özgü ustalık ve dünyanın en iyi içeriğiyle farklılaşıyor. GODIVA’nın tüm dünyada 100’den fazla ülkeye dağıtımı bulunuyor. Müşteriler, GODIVA’yı markaya ait butik mağazalar, duty free’ler, kafeler, e-ticaret kanalıyla ve birçok seçkin mağazada deneyimleyebiliyor. GODIVA kendini tüketicinin beklentilerinin de üzerinde yenilikçi, lezzetli yiyecek ve içecek ürünleri sunmaya ve onlara mükemmel anlar yaşatmaya adıyor. Ünlü trüfleri ve çift kalıpla üretilen çikolatalarından Avrupa tarzı bisküvilerine, ayrı ayrı paketlenmiş çikolatalarından sıcak çikolatasına ve dondurmalı ürünlerine kadar tüm lezzetleriyle GODIVA, misafirlerine en leziz çikolata deneyimini sunmayı vadediyor. GODIVA, sosyal sorumluluk anlayışıyla da dünya çapında sürdürülebilir uygulamaları ve programları destekliyor. Şirket aynı zamanda kakao çiftçilerini desteklemek, çevreyi korumak, yaşadığımız ve çalıştığımız toplulukları güçlendirmek için tasarlanmış küresel uygulamalara ve programlara da imza atıyor.

    İmplantasyon Kanaması Belirtileri Nelerdir? Yerleşme Kanamasından Kaç Gün Sonra Gebelik Testi Yapılır?

    0
    İmplantasyon Kanaması Belirtileri Nelerdir? Yerleşme Kanamasından Kaç Gün Sonra Gebelik Testi Yapılır?

    İmplantasyon kanaması yaşayanlar, bu konu ile ilgili araştırma yapıyorlar. İmplantasyon kanaması erken gebelikte oluşabilecek bir kanama türüdür. Bazı doktorlar, implantasyon kanamasının bir embriyo kendini uterusun iç kısmına tutturduğuna inanır. Ancak, herkes implantasyonda kanama veya lekelenme yaşamaz.

    Peki, implantasyon kanaması nedir ve ne zaman olur? İmplantasyon kanaması hakkındaki tüm soruların cevabını haberimizde bulabilirsiniz. İşte implantasyon kanamasında kaç gün sonra gebelik belli olur sorusu başta olmak üzere merak edilen sorular…

    Implantasyon kanaması ile ilgili birçok farklı sorunun yanıtı araştırılıyor. Bunlar arasında en çok araşatırılan sorular olarak implantasyon kanaması rengi nedir ve implantasyon kanaması kokar mı soruları yer alıyor. Bir diğer öne çıkan ise ‘implantasyon kanaması kaç gün sürer?’ sorusu… İmplantasyon kanaması genellikle hafif ve kısadır, sadece birkaç gün sürer. Genellikle gebe kaldıktan 10-14 gün sonra ya da kaçırılan süreniz boyunca ortaya çıkar. Bununla birlikte, hamileliğin ilk sekiz haftasında herhangi bir zamanda vajinal kanama bildirilmiştir.

    Adet döneminin başlangıcından önce lekelenme de yaygındır. Yani – kanama hamilelik ile ilgili? İşte bazı ek tanımlayıcılar, izlenecek diğer erken gebelik belirtileri ve doktora ne zaman bakılacağı hakkında notlar.

    İMPLANTASYON NASIL GÖRÜNÜYOR?

    İmplantasyon kanaması hafif lekelenme – sildiğinizde ortaya çıkan kan – veya bir astar veya hafif ped gerektiren hafif, tutarlı bir akış olarak görünebilir. Kan, servikal mukus ile karıştırılabilir veya karıştırılmayabilir.

    Kanın vücuttan çıkmasının ne kadar sürdüğüne bağlı olarak çeşitli renkler görebilirsiniz:

    Daha taze bir kanama açık veya koyu kırmızı bir gölge olarak görünecektir. Diğer vajinal akıntılarla karışırsa kan pembe veya turuncu görünebilir.
    Daha yüksek kan oksidasyon nedeniyle kahverengi görünebilir.
    Kanamanızın rengini ve tutarlılığını (ve bunun yanı sıra sıklığını) not aldığınızdan emin olun. Bunlar teşhis için doktorunuzla paylaşmak isteyeceğiniz detaylardır.

    İmplantasyon kanaması bir eleme işlemi ile teşhis edilir. Bu, doktorunuzun ilk önce polipler gibi diğer olası kanama nedenlerini ekarte edeceği anlamına gelir.

    Ağır kanama veya pıhtılaşma varsa, derhal doktorunuzu görün. Bu erken bir düşüklüğün bir işareti olabilir.

    GEBELİKTE KANAMA NEDEN OLUR?

    Gebeliğin başlangıcında, implantasyon denilen bebeğin rahim içine yerleşme kanaması olabilir. Bu kanama lekelenmeler şeklinde olabileceği gibi adet kanamaları şeklinde de olabilir. Bunun dışında hamileliğin ilerleyen haftalarında düşük ile ilgili kanamalar olabilir, bunlar da adet değildir. Hamilelik süresince meydana gelen az veya çok herhangi bir kanama durumunda, hemen doktora başvurulması gerekir. Gebelik esnasında oluşan kanamaların hiç birisi normal kabul edilmez.

    GEBELİKTE KANAMA NEDENLERİ NELERDİR?

    Buna karşılık hamileyken kan gelmesi durumu gebeliğin dönemlerine göre; dış gebelik, mol gebeliği (üzüm gebeliği), bebeğin eşinin önde yer alması (plasenta praevia), eşin yerinden erken ayrılması (dekolman plasenta) gibi nedenler ile kanama olabilir. Gebelik esnasında vajinadan rahim ağzından iyi veya kötü huylu tümörler hamileyken kanama belirtisi verebilir. Hamileliğin özellikle ilk haftalarında kahverengi leke tarzı kanamalar sık görülür. Bu yüzden hamileliğin ilk aylarında leke gelmesi normal sayılır. Asıl korktuğumuz açık kırmızı renkli kanamadır. Vajinal kanama ilk üç aylık dönemde normal bir bulgu değildir. Fakat hamilelikte tüm gebelerin %20’sinde görülebilir. Pek çok kişinin yaşadığı olay aslında bir adet görme şekli değil hamilelikte yerleşme kanaması ya da düşük tehditlidir.

    İlk oluşan kanama sıklıkla kırmızı bir nokta olarak çamaşırınıza bulaşır. Bunu sıklıkla kahverengi akıntılar izler. Rahimden boşalan kan vajina içerisinde beklerken vajinada bulunan mikroplar tarafından değişime uğratılır, sindirilir ve rengi kahverengiye dönüşür. Yani bu kahverengi lekeler şeklinde akıntı aslında çoğunlukla eski beklemiş kandır. Bu beklenen bir olaydır. Kahverengi akıntı, kanamanızın çok az olduğunun bir ifadesidir. • Dış gebelik, düşük söz konusu olduğunda, yerleşme kanaması veya rahim büyüdükçe gebelik kesesinin bir miktar yer değiştirmesi ile oluşur.

    GEBELİĞİN İLK ZAMANLARINDA KANAMA NEDEN OLUR?

    Yerleşme, büyüme dış gebelik ve düşük kanamaları olabilir. Hamileliğin son aylarında (son üç ayda) oluşan kanamalar plasenta yani bebeğin eşi ile ilgili problemlerde ortaya çıkar. Plasenta praevia özellikle ağrısız kanama ile kendini gösterirken plasentanın erken ayrılmasında ağrı kanamaya eşlik eder. Yine erken doğum başladığında da aynı klinik vardır. Tabii rahim ağzında polip, miyom ya da kanser her gebelik haftasında kanamaya yol açabilir. Ayrıca gebelikte hemoroit ile (basur) alakalı makattan olan kanamalar ve idrar yolundan olan kanamalar da, bazı durumlarda vajinal kanamalar ile karışabilmektedir.