Devamı
    Ana Sayfa Blog Sayfa 169

    Bu Ne Rahatlık! Merve Boluğur Sokakta Maskesiz, Bir o Yana Bir Bu Yana Koştu

    0
    Bu Ne Rahatlık! Merve Boluğur Sokakta Maskesiz, Bir o Yana Bir Bu Yana Koştu

    Son günlerde aşk hayatı ve cesur paylaşımlarıyla adından söz ettiren Merve Boluğur sokakta maskesiz görüntülendi. Sokakta taksi aramak için bir ileri bir geri koşturan Boluğur’un taksiye de maskesiz binmesi dikkat çekti.

    Son günlerde özel hayatı ve sosyal medyadan yaptığı paylaşımlarla adından söz ettiren güzel oyuncu önceki gün Bebek’te görüntülendi.

    Bu ne rahatlık! Merve Boluğur sokakta maskesiz, bir o yana bir bu yana koştu

    Geçtiğimiz günlerde yaz aşkını sonlandıran Merve Boluğur’un keyfinin yerinde olması dikkat çekti.

    Bu ne rahatlık! Merve Boluğur sokakta maskesiz, bir o yana bir bu yana koştu

    Güzel oyuncu Merve Boluğur, sosyal medyadan tanıştığı Burak Dayı isimli takipçisiyle geçtiğimiz hafta birlikteliğini bitirmişti. Boluğur, Burak Dayı ayrılığı ile ilgili sorulara, “Ben bugün konuşmuyorum” karşılığını verdi.

    Bu ne rahatlık! Merve Boluğur sokakta maskesiz, bir o yana bir bu yana koştu

    Eski sevgilisinin ayrılık sonrası sosyal medyada Burcu Özberk’i takibe alıp beğeni yağmuruna tutması hatırlatılan ünlü oyuncu, sessiz kalmayı tercih etti.

    Bu ne rahatlık! Merve Boluğur sokakta maskesiz, bir o yana bir bu yana koştu

    Milliyet’in haberine göre Bebek, Etiler arasındaki dik rampayı yürüyerek çıkan Boluğur, Etiler’de muhabirleriyle karşılaşınca ne yapacağını şaşırdı.

    Bu ne rahatlık! Merve Boluğur sokakta maskesiz, bir o yana bir bu yana koştu

    Trafiğin yoğun olduğu cadde üzerinde ileri geri yürüyen Merve Boluğur, taksi durdurmak için yoğun çaba sarf etti.

    Bu ne rahatlık! Merve Boluğur sokakta maskesiz, bir o yana bir bu yana koştu

    Maske takmadığı görülen 32 yaşındaki güzel, “Maske takmadığınız için tepki almıyor musunuz?” sorusuna da sessiz kaldı. Taksiye de maskesiz binen Merve Boluğur, Bebek’in yolunu tuttu.

    Bu ne rahatlık! Merve Boluğur sokakta maskesiz, bir o yana bir bu yana koştu

    Özellikle sosyal medyada yaptığı cesur paylaşımlarıyla çok konuşulan Boluğur, sütyensiz pozları nedeniyle takipçilerinden birçok yorum almıştı.

    Bu ne rahatlık! Merve Boluğur sokakta maskesiz, bir o yana bir bu yana koştu
    Bu ne rahatlık! Merve Boluğur sokakta maskesiz, bir o yana bir bu yana koştu

    Türkiye’de İlk Koronavirüs Aşısı Bugün Yapılacak

    0
    Türkiye'de İlk Koronavirüs Aşısı Bugün Yapılacak

    Dünyayı kasıp kavuran koronavirüs salgınına karşı ülkemizde ilk aşı bugün yapılacak. Çin’de geliştirilen aşı ilk etapta İstanbul, Ankara, İzmir, Kayseri, Gaziantep, Malatya’nın da aralarında bulunduğu illerde 1200-1300 sağlık çalışanına uygulanacak.

    Koronavirüs salgınında herkesin merakla beklediği haber; aşının bulunması ve insanlara uygulanıp etkisinin görülmesi. Türkiye‘de de ilk koronavirüs aşısı bugün yapılacak. Aşının ilk etapta 1200-1300 sağlık personeline yapılması öngörülüyor. Aşı Ankara’da Hacettepe’nin yanında Ankara Hastanesi, Şehir Hastanesi’nin de arasında bulunduğu bazı hastanelerde yapılacak. İstanbul’da Marmara, İstanbul Üniversitesi Tıp fakülteleri ile birlikte özel hastanelerde de uygulanacak.

     Muharrem Sarıkaya, aşıyla ilgili köşesinde şunları yazdı Türkiye’de ilk Kovid-19 aşısı bugün vurulmaya başlanacak, bir hafta 10 gün içinde 1200-1300 arası kişi aşılanacak.

    Ağırlıklı olarak sağlık personelinden oluşan kişileri kapsayacak ilk tur aşılamanın ardından kısa bir tetkik sürecine girilecek. Bu kişilerde bir etki yapıp yapmadığına bakılacak.

    AŞI OLANLARA İKİNCİ DOZ DA YAPILACAK

    Bunun için öngörülen süre bir hafta 10 gün kadar; ardından 13 bin kişinin ikinci grup aşılamasına geçilecek. Bu gruptakiler de yine ağırlıklı olarak sağlık personeli ve risk grubunda bulunan insanlar olacak. Burada da kalmayacak, aşı olanlara daha önce koluna verilenin aynısından bir kez daha yapılacak.

    Bugüne farklı ülkelerde kadar yapılan iki faz çalışmasının incelenmesi sonrası Sağlık Bakanlığı Faz-3 uygulamasının Türkiye’de de hayata geçirilmesi konusunda Çinli firma Sinovac Biotech’e izin vermişti…

    Şirketin Genel Müdürü Helen Yang da  sevgili Fatih Altaylı’nın Teke Tek programında dün akşam çalışmaları hakkında bilgi aktarmıştı.

    DAHA ÖNCE 10 BİN KİŞİYE UYGULANDI

    Sağlık Bakanlığı çevrelerinden aldığım bilgiye göre, bugün 25 merkezde öncelikle sağlık çalışanlarına yapılacak aşı daha önce Çin ile birlikte Endonezya, Brezilya, Bangladeş’in de arasında bulunduğu çok sayıda ülkede 10 bin kişiye uygulandı.

    Türkiye’de ise ilk olacak aşı olanlarda herhangi bir klinik soruna rastlanmadı.

    Bu amaçla Türkiye Aşı Koordinatörü ile Türkiye’nin farklı kentlerinde bulunan kamu, vakıf ve özel hastanelerde oluşan 25 aşı merkezinde kimlerin sorumlu olacağı belirlendi.

    AŞI NERELERDE YAPILACAK?

    Ankara’da öteden beri aşı çalışmalarının merkezi haline gelen Hacettepe’nin yanında Ankara Hastanesi, Şehir Hastanesi’nin de arasında bulunduğu bazı hastanelerde yapılacak.

    İstanbul’da Marmara, İstanbul Üniversitesi Tıp fakülteleri ile birlikte özel hastanelerde de uygulanacak. Ayrıca, İzmir, Kayseri, Gaziantep, Malatya’nın da arasında bulunduğu illerde bazı hastaneler merkez olarak belirlendi.

    NASIL BAŞVURULACAK?

    İlk aşamada aşının uygulanacağı sağlık çalışanları ve sonrasındaki 13 bin kişi aşı olmak için başvuranlar arasından seçilecek.

    Nereler olacağı ve hangi telefon veya e-posta araçlarından başvurulacağı bugün açıklanacak merkezlere isteyen gönüllü olarak yazılacak. İçlerinden aşı yapılması uygun olanlar ayıklanacak ve sadece onlara yapılacak. Bu merkezlerde bir aşı sorumlusu ve iki yardımcısıyla, araştırma hemşiresi görev üstlenecek.

    Bu merkezler aşı yapılanları iki yıl boyunca takip edecek; herhangi bir sorunla karşılaştıklarında ise arayacakları beş kişinin iletişim bilgileri kendilerine verilecek.

    Bu kişilerin takipleri ve aşının ne derecede koruyuculuk sağladığına ilişkin veriler de yine aşı oldukları merkezde takip edilecek.

    ÜÇ AYDA İKİ KEZ AŞILANACAK

    Hedef 10 gün içinde 1200-1300 sağlık görevlisini aşılandıktan sonra, yine gönüllülük esasına göre başvuranlar arasından, ağırlıkla kronik hastalığı bulunan 13 bin kişinin aşılanması.

    Bunun için öngörülen süre de üç ay… Ancak aşı olanlar 14 gün sonra aynı merkezlere giderek ikinci kez aynı aşıdan olacaklar. Yani bir kola aynı aşıdan iki doz verilecek. Burada “aynı aşı” vurgumun nedeni, iki farklı tip aşının uygulanacak olması.

    Biri gerçek aşı yani içinde antijeni bulunanı, diğeri de bütün özellikleri aynı olmakla birlikte içinde antijeni olmayanı. Antijenden kasıt insan vücuduna girdiğinde bağışıklık sistemi tarafından antikor üretimine, yani koruyuculuğa yol açan yabancı moleküller…

    BİRİNE GERÇEK, DİĞERİNE ANTİJENSİZ AŞI YAPILACAK

    Aşı olanlar, bugüne kadar nasıl korudularsa yine aynı şekilde enfeksiyon kapmamaları gerektiği konusunda uyarılacak.

    Konunun uzmanına neden bir kişiye içinde antijeni olan ve ‘gerçek’ diye nitelenen aşı verilirken bir başkasına antijeni bulunmayan ‘boş’ denilenin verildiğini sordum.

    ‘Aşı yapılacak kişilerin yarısına gerçek, diğer yarısına boş olan verilecek; kime boş, kime dolu yapılacağını sadece bilgisayar bilecek, doktor da hasta da bilmeyecek’ diye söze girdi.

    Biraz açmasını istediğimde devamını şöyle getirdi ‘Klinik Faz-3 çalışması 100 yıldır zaten böyle yapılır. O antijenden dolayı koruma meydana geliyor mu, gelmiyor mu? O kolları takip edeceğiz. Kimde ne hastalık meydana geldi 2-3 ay bunları kaydedeceğiz. Sonra bu hasta olanların bilgisayar kodlarını kırıp kimde ne etki yaptığına bakacağız. Aşı olanda kaç kişi hasta olmuş, aşı olmayan kolda kaç kişi hasta olmuş. Beklentimiz antijen olmayan kolda daha yüksek, antijen olan kolda daha düşük sayıda hastalık meydana gelmesi. O yan etkilerin nereden geldiğini göreceğiz. Antijen birinde sıfır, birinde 30 olmuşsa %100 koruyor diyeceğiz.’

    BÜTÜN DÜNYA’DAN TOPLANDIKTAN SONRA…

    Bu verilerin Türkiye’de toplandıktan sonra diğer ülkelerdeki sonuçlarla birleştirileceğini ve Dünya Sağlık Örgütü ile aşı uygulaması yapılan ülkelerin sağlık otoritelerine teslim edileceğini söyledi.

    Eğer koruma sağlarsa da bu kez seri üretime geçilip, bütün ülkenin aşılanmasına başlanacağının altını çizdi. Bunun ne kadar zaman alacağı konusunda ise net bir tarih vermekten kaçındı.

    Dünyadaki bütün sonuçların alınıp, ruhsatlama aşamasına geçildikten sonra tam tarih verilebileceğini bildirdi. Haydi hayırlısı…

    Eser ve Berfu Yenenler Çiftinin Kedisi Koronavirüse Yakalandı

    0
    Eser ve Berfu Yenenler Çiftinin Kedisi Koronavirüse Yakalandı

    Oyuncu ve sunucu Eser Yenenler’in eşi Berfu Yenenler’in sosyal medya hesabından kedilerinin koronavirüse yakalandığını belirterek “Neyse ki hayvanların virüsü insanlara bulaşmıyormuş” ifadelerini kullandı.

    Son dönemlerde artan koronavirüs vaka sayıları sonrası virüsün hayvanlara da bulaştığı iddiaları ortaya atılmıştı. Konuyla ilgili uzmanlar evlerinde kedi besleyenleri uyarırken Eser Yenenler‘in eşi Berfu Yenenler’in sosyal medya hesabından yapmış olduğu paylaşım büyük ses getirdi.

    “KAVGA EDERKEN HASTALIĞI KAPTI”

    Evlerinde besledikleri kedinin koronavirüse yakalandığını belirten Berfu Yenenler “Biz coronadan kaçalım derken, kedimiz sokak kedisiyle kavga ederken hastalığı kaptı. Neyse ki hayvanların virüsü insanlara bulaşmıyormuş. Onu iyileştirdik, temizledik pakladık oturuyor şimdi dibimizde” notunu düştü.

    Eser ve Berfu Yenenler çiftinin kedisi koronavirüse yakalandı

    PANDEMİ SÜRECİNİ ORMANDA GEÇİRDİLER

    Ünlü çift pandemi sürecini şehir hayatından uzak, orman içinde bir evde geçirdi. Sosyal medya hesabını oldukça aktif kullanan 25 yaşındaki Yenenler, ailesiyle geçirdiği keyifli anları takipçileriyle paylaşmayı ihmal etmiyor.

    “GERÇEKLİĞİMİZE HAYRAN KALIYORUM”

    Berfu Yenenler, geçtiğimiz aylarda eşi ve oğlu ile verdiği pozunu, “Gerçekliğini, duygularını kaybetmiş, her şeye rağmen bir o kadar gerçek bir o kadar güçlü… Her baktığımda gerçekliğimize hayran kalıyorum” notuyla yayınlamıştı.

    Sivas’ta Yaşayan Genç, Koronavirüse Karşı Teması Azaltmak İçin ‘Parmakmatik’ Üretti

    0
    Sivas'ta Yaşayan Genç, Koronavirüse Karşı Teması Azaltmak İçin 'Parmakmatik' Üretti

    Sivas’ta yaşayan genç girişimci, ATM kullanırken aklına gelen fikir sonrası koronavirüs sürecinde insanların sıklıkla dokunduğu yerlere çıplak elle temaslarını engellemek için ‘parmakmatik’ ismini verdiği aparat üretti. Ürünün patentini alan genç, talep gelmesi halinde seri üretime geçecek.

    Sivas’ta yaşayan Seyfullah İkbal Aktaş (21), koronavirüs sürecinde, vatandaşların yoğun olduğu bölgelerde sıklıkla dokunduğu yerlere çıplak elle temaslarını engellemek için ‘parmakmatik’ ismini verdiği aparat üretti. Aktaş, ATM kullanırken bu fikrin aklına geldiğini belirterek, talep halinde seri üretime geçmek istediğini söyledi.

    Gökçebostan Mahallesi’nde reklamcılık işiyle uğraşan Seyfullah İkbal Aktaş, koronavirüsle mücadele sürecinde insanların sıklıkla dokunduğu yerlerle teması engellemek için ‘parmakmatik’ ismini verdiği proje geliştirdi. Aktaş, anahtar şeklinde çizimini yaptığı parmakmatiğin pleksi malzemeden üretimine başladı. Özellikle toplu taşıma araçları, bankamatik, post cihazı, kapı açma-kapama gibi alanları düşünülerek tasarlanan parmakmatik ilgi çekti. Aktaş, talep görmesi halinde patentini aldığı parmakmatiğin seri üretimini yapmayı planlıyor.

    Sivas'ta yaşayan genç, koronavirüse karşı teması azaltmak için 'parmakmatik' üretti

    ”BENİM İCADIM SALGININ BULAŞMA RİSKİNİ SIFIRA İNDİRMEKTE”

    İnsanlara koronavirüs sürecinde yararlı olmak istediğini ifade eden Seyfullah İkbal Aktaş, “Bu meslekte onuncu yılım, amacım halkıma milletime faydalı olmak. Şu an herkes salgının farkında ve yakın temasla bulaştığını da çok iyi biliyorlar. Benim ürettiğim malzeme salgının bulaşma riskini sıfıra indirmekte” dedi.

    Koronavirüse karşı teması azaltmak için 'parmakmatik' üretti

    ”ATM’DE AKLIMA GELDİ”

    Parmakmatik fikrinin gittiği ATM’de aklına geldiğini ifade eden Aktaş, “Bir gün bankamatikte bir işim vardı. Bankamatiği kullanırken de insan tedirgin oluyor. Çünkü yüzlerce insan dokunmuş oluyor. Oradan aklıma geldi. Düşündüm ben bunu nasıl geliştirebilirim, nasıl yapabilirim, nasıl millete bir yararım olabilir diye ve parmakmatiği yaptım. Yani elle teması sıfıra indirdim. Örnek veriyorum otobüsler olsun, bankamatik olsun, post cihazı olsun, kapı açma-kapama, ofislerde ortak alanlarda olsun, tuvaletler olsun buralarda parmakla teması sıfıra indirmiş bulunmaktayız. Çünkü koronavirüs temasla geçen bir hastalıktır. Benim amacım da halkıma yararlı bir malzeme üretmekti ve ben yararlı olduğuna inanıyorum. Ürünüm patentli bir üründür. İnsanlara yararlı bir ürün olduğunu çok iyi biliyorum ve bu nedenle patentini aldım. Malzememiz yüzde 100 pleksi olup petrol ürünüdür. 3 milimetre kalınlığında lazer kesimle yapıyoruz. Sağlamlık olarak da yüzde 90 ile yüzde 95 oranında bir sağlamlığı var. Zaman açısından günde 10 bin adet üretme kapasitemiz mevcut. Saatte yaklaşık 500 adet yapıyoruz. Son teknoloji makinemizle yapıyoruz bu işlemleri. Elle temas yapmadan, güvenilir, kaliteli, sağlık açısından problem oluşturmayacak şekilde üretiyoruz” diye konuştu.

    Sivas'ta yaşayan genç, koronavirüse karşı teması azaltmak için 'parmakmatik' üretti

    AZ TEMAS HEDEFLENİYOR

    Ürünü kullanan Yavuz Çağlar ise, “Günümüzü kasıp kavuran koronavirüse karşı ufak da olsa ciddi önlemler aldıran, insan sağlığını koruyabilecek bir ürün. Herkesin kullanmasını tavsiye ederim. Arabayı temassız olarak, pos cihazını temassız olarak herhangi bir kapıyı temassız olarak açmada kullanılabilecek bir ürün. Sağlık açısından önemli bir ürün olduğunu düşünüyorum” dedi.

    “Koronavirüs İnsan Yapımı” Diyen Çinli Virolog Beklenen Raporu Yayınlayarak İddiasını Kanıtladı

    0
    "Koronavirüs İnsan Yapımı" Diyen Çinli Virolog Beklenen Raporu Yayınlayarak İddiasını Kanıtladı

    Koronavirüsün insanlar tarafından yapıldığını söyledikten sonra ABD’ye kaçan Çinli Virolog, daha önce söz ettiği raporunu yayınladı. Raporda, virüsün doğada ortaya çıkamayacak kadar olağan dışı özelliklere sahip olduğu; yarasalar ile ilgili kurulan bağlantı ve yayınların ise halkı aldatmaya yönelik olduğu bilgisi yer aldı.

    'Koronavirüs insan yapımı' diyen Çinli Virolog beklenen raporu yayınladı: Virüs laboratuvarda yapıldı

    “HALKI ALDATMAKTAN BAŞKA BİR İŞE YARAMAYACAK”

    Virüsün yarasa ve pangolin ile bağlantılı olduğuna yönelik ortaya çıkan yayınların son derece şüpheli ve muhtemelen sahtekarlık olduğunun belirtildiği raporda, bu uydurmaların halkı aldatmaktan başka bir şeye yaramayacağı ve bilimsel topluluk ile vatandaşları koronavirüsün gerçek kimliğini öğrenmekten mahrum bırakacağı ifade edildi.

    'Koronavirüs insan yapımı' diyen Çinli Virolog beklenen raporu yayınladı: Virüs laboratuvarda yapıldı

    EK RAPORLAR DA YAYINLANACAK

    Ek raporların kısa süre içinde yayınlanacağı belirtilirken koronavirüsün bir laboratuvarda geliştirildiği ve işlev kazanım araştırması ürünü olduğunu belirtildi. Raporda Wuhan Viroloji Enstitüsü’nün (WIV) onlarca yıldır koronavirüsü gözetim çalışmaları yürüttüğü, dünyanın en büyük koronavirüs koleksiyonuna sahip olduğu vurgulanırken “Açıkça görülüyor ki, WIV ve diğer ilgili laboratuvarların bu tür Spike/ RBM mühendisliği ve kazanç işlevlerini gerçekleştirmesi ve başarması için teknik engel mevcut değildir” ifadeleri kullanıldı.

    'Koronavirüs insan yapımı' diyen Çinli Virolog beklenen raporu yayınladı: Virüs laboratuvarda yapıldı

    “DOĞANIN EŞİT DERECE BİR VİRÜS YARATMASI NADİRDİR”

    Raporda ayrıca şu ifadeler kullanıldı: Doğal rekombinasyon olayı SARSCoV-2’nin ortaya çıkmasından sorumluysa, ZC45/ ZXC21 benzeri virüs ve SARS benzeri bir RBM içeren bir koronavirüs, S1/nadir bir rekombinasyon şekli olan RBM. Dahası, SARS insanlık tarihinde yalnızca bir kez meydana geldiğinden, doğanın SARS’a bu kadar akıllı bir şekilde benzeyen bir virüs üretmesi en azından eşit derecede nadir olacaktır. Bu benzersiz SARS benzeri koronavirüsün ZC45/ ZXC21 benzeri ata virüs ile aynı hücrede bulunma ve iki virüsün “RBM-takas” tarzında yeniden birleşme olasılığı son derece düşüktür

    'Koronavirüs insan yapımı' diyen Çinli Virolog beklenen raporu yayınladı: Virüs laboratuvarda yapıldı

    Maskesini Evde Unutan Güzel Sunucu, İç Çamaşırından Medet Umdu

    0
    Maskesini Evde Unutan Güzel Sunucu, İç Çamaşırından Medet Umdu

    Yeni Zelanda’da yaşayan radyo sunucusu genç kadın, maskesini evde unutunca yaratıcı bir çözüm buldu. Güzel sunucu, çantasındaki iç çamaşırından kendisine maske yaptı.

    Yeni Zelanda’da yaşayan George FM’de radyo sunuculuğu yapan 26 yaşındaki Haylee Clarke, maskesini evde unutunca iç çamaşırından maske yaptı.

    “MÜKEMMEL İŞE YARIYOR”

    Maskesini evde unutan genç radyocu, çantasını karıştırıp kullanılmamış iç çamaşırı bularak çözümü iç çamaşırını maske olarak kullanmakta buldu. “Bu maske mükemmel işe yarıyor, özellikle ince ipleri kulaklarınızın üzerine çekebiliyorsunuz” dedi. İş arkadaşları ise, Clarke’ın bu halini görünce şaşkına döndü.

    GÖRDÜĞÜ İLGİDEN MEMNUN OLDU

    Daha sonra Türk basınında yer aldığını öğrenem Haylee Clarke sosyal medya paylaşımıyla ‘külot maske’ haberinin yayılmasından duyduğu sevinci paylaştı. Clarke paylaşımında “Anne başardım. Benim iç çamaşırı maske videom Türkiye, Belçika, Hollanda ve Finlandiya’ya ulaştı” dedi.

    Vaka Sayılarındaki Artış Sonrası Sağlık Çalışanları İstifa Etmeye Başladı

    0
    Vaka Sayılarındaki Artış Sonrası Sağlık Çalışanları İstifa Etmeye Başladı

    Koronavirüsle mücadelede ön saflarda savaşan 90 sağlıkçı ve 12 eczacı hayatını kaybetti. Vatandaşların boşvermişliğiyle artan vakalar sonrası sağlık personelleri ağır şartlar nedeniyle istifa etmeye başladı.

    Pandemi sürecinde büyük fedakarlıklarla çalışmalarına karşın bir yandan virüsün diğer yandan şiddet olaylarının hedefi olmaktan kurtulamayan sağlık çalışanları, ağırlaşan koronavirüs (Kovid-19) tablosuyla birlikte zor günler geçiriyor.

    Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, pandeminin başından bu yana koronavirüs nedeniyle vefat eden sağlık personeli sayısını 52, Kovid-19’a yakalanan sağlık çalışanı sayısını ise 29 bin 865 olarak açıkladı. ATO’nun verilerine göre de, beşi 12 ve 13 Eylül‘de olmak üzere 39’u hekim toplam 90 sağlık çalışanı bu mücadelede yaşamını yitirdi.

    Milliyet’e konuşan Ankara Tabip Odası (ATO) Genel Sekreteri Dr. Muharrem Baytemur, Bakan Koca’nın 52 sağlık çalışanın hayatını kaybettiğine yönelik açıklamasını hatırlatarak, “Bakanın açıkladığı gün bizim elimizdeki verilerde hayatını kaybeden sağlık çalışanlarımızın sayısı 73’tü. Şimdi 90’a ulaştı. Sağlık çalışanlarımız bütün pozitif vakaların yüzde 10’u civarında” dedi.

    “TEYİT EDİLMİŞ RAKAM”

    Hayatını kaybeden 90 sağlık emekçisinin bilgisinin teyitli olduğunu söyleyen Baytemur, “Sağlık çalışanlarının sayısı 1 milyonun üzerinde. Biz bunu tabii ki temizlik işçisi, güvenlik işçisi, aşçı… Bütün hepsini dahil ederek değerlendiriyoruz. İki gün önce Sağlık Bakanlığı’nın deposunun baş şoförü Kovid-19 nedeniyle vefat etti. O da bir sağlık çalışanı. Verilerimizde eksiklikler de olabilir tabii ki. Uç noktalarda, taşrada bize ulaşmayan veriler de olabilir. Ama 90 teyit edilmiş rakam” diye konuştu.

    “10 ECZACIMIZI VE 2 ECZANE ÇALIŞANIMIZI KAYBETTİK”

    Türk Eczacıları Birliği Başkanı Ecz. Erdoğan Çolak da, hemen her gün eczacıların ve eczane çalışanlarının Kovid-19 testlerinin pozitif çıktığını ve yaşamlarını kaybettiğini öğrendiklerini belirterek, “Pandemi mücadelesinde bugüne kadar 10 eczacımızı ve 2 eczane çalışanımızı kaybettik” bilgisini verdi.

    Vaka sayısındaki artışla birlikte eczanelerin iş yükünün de arttığını vurgulayan Çolak, bununla birlikte bulaş riskinin de doruğa çıktığını kaydetti.

    Pandeminin ilk sürecinde Kovid-19 pozitif hastaların, ilaçlarını yalnızca hastanelerden ve pandemi eczanesi ilan edilen eczanelerden temin edilebildiğini hatırlatan Çolak, “Ancak şu anda Kovid-19 pozitif hastalar tüm eczanelere gelebiliyor. Bu durum hem eczane çalışanlarımızı, hem de diğer hastalarımızı riske atıyor. Bulaş riski katlanıyor” vurgulamasını yaptı.

    Sürecin herkes için zor olduğunu ancak sağlık çalışanları için daha zor olduğunu ifade eden Çolak, şöyle konuştu:

    “Sağlık çalışanları gün geçtikçe tükeniyor. Tükenmek, yok sayılmak istemiyoruz. En önemlisi de pandeminin ilk günlerinden bu yana tekrarladığımız taleplerin karşılanmasını istiyoruz. Nasıl ki futbolculara ve siyasetçilere düzenli aralıklarla test yapılıyorsa, eczacılarımızın ve eczane çalışanlarımızın da düzenli aralıklarla testten geçirilmesini talep ediyoruz. Eczanelerimize ve eczane çalışanlarımıza ücretsiz koruyucu ekipman sağlanması için destek bekliyoruz. Kağıt ortamda düzenlenen reçetelerin tamamen kaldırılarak elektronik reçete sistemine geçilmesini istiyoruz.”

    İSTİFALAR SÜRÜYOR

    Canlarını ortaya koyarak yürüttükleri mücadelede Kovid-19’un meslek hastalığı kabul edilmesi ve virüsten ölenlerin şehit kabul edilmesi gibi talepleri karşılıksız kalan, artan vaka tablosuyla mesai yükleri ağırlaşan sağlık çalışanlarından her geçen gün istifa ya da emekliye ayrılma haberleri de gelmeye başladı. İlgili meslek örgütlerinin açıklamalarına göre, sadece Bursa’da son 3 ayda kamudan istifa eden hekim sayısı 29’u buldu.

    Manisa’da göğüs hastalıkları uzmanı altı hekim de görevinden ayrıldı. Ülke genelinde sayının yüzlerce olduğu ifade edilirken, bazı sağlık çalışanları istifa kararlarını sosyal medya hesaplarından ilan etti.

    İstifasını bu yolla açıklayanlardan aile hekimi Dr. Handan Çetinkaya, mesajında, “Ve istifa ettim sizlerle paylaşmak istedim. Kovid-19 olup kurtulanlardanım. İşe başlamıştım. Ancak o kadar güvensiz korumasız ve haklarımız alınarak çalıştırılıyorduk ki daha fazla çalışmak istemedim. Ölümüzün bile bir anlam ifade etmediği ortamda bunu tercih ettim” ifadelerini kullandı.

    SİYAH KURDELE TAKIYORLAR

    Türk Tabipleri Birliği’nin çağrısıyla hekimler, Kovid-19 kaynaklı ölümlere ve artan hasta sayısına dikkat çekmek, ve sağlık çalışanlarının anısına saygı amacıyla 14-18 Eylül 2020 arasında tüm sağlık kurumlarında siyah kurdele takarak çalışma kararı aldı.

    ATO’dan yapılan duyuruda da “Kovid-19 kaynaklı ölümlere ve artan hasta sayısına dikkat çekmek, yitirdiğimiz yurttaşlarımızın ve sağlık çalışanlarının anısına saygı amacıyla sağlık kurumlarında ve tüm yaşam alanlarında 14-18 Eylül tarihleri arasında ‘siyah kurdele’ takıyoruz!” denildi.

    Ünlü Oyuncuya Büyük Şok!

    0
    Ünlü Oyuncuya Büyük Şok!

    Serenay Sarıkaya’nın başrolde olduğu Bergen filminin çekimleri ertelendi.

    Serenay Sarıkaya’nın yaklaşık iki yıldır üzerinde çalıştığı ‘Bergen’ filmi, salgın nedeniyle ileri bir tarihe ertelendi. Film çekimleri koronavirüs salgını tamamen bittikten sonra yapılacak.

    Arabesk müziğinin fenomen sanatçısı Bergen’in hayatının anlatılacağı proje, koronavirüs tamamen bittikten sonra başlayacak. Başrolünü Serenay Sarıkaya’nın oynayacağı yapım, Adana, İstanbul ve Ankara’da çekileceği için böyle bir karar alındığı ortaya çıktı.

    Milliyet’te yer alan habere göre, Serenay Sarıkaya, henüz 30 yaşındayken eşi Halis Serbes tarafından öldürülen Bergen’i canlandırmak üzere kampa da girmişti. Sarıkaya beyaz perdede hayat vermeye hazırlandığı arabesk müziğin bir dönemine damga vurmuş isimlerinden Bergen’in ailesiyle tanışacağını söyledi.

    ‘1,5 yıldır bu role hazırlanıyorum’

    Sarıkaya filmle ilgili yaptığı açıklamada ‘Tam 1.5 yıldır bu role çalışıyorum. Bergen şarkılarını ezberledim. Şan hocamla parçaların duygusunu çalışıyoruz. Bergen ile ilgili yazılan her şeyi okudum. Şimdi ailesiyle tanışacağım. Yaşadığı yerleri ziyaret edeceğim.’ demişti.

    Döner Ustası, Koronaya Sürekli Tükettiği Dört Gıda Maddesi ile Meydan Okudu: Gelirse Pişman Olur

    0
    Döner Ustası, Koronaya Sürekli Tükettiği Dört Gıda Maddesi ile Meydan Okudu: Gelirse Pişman Olur

    65 yaş ve üzeri ile kronik rahatsızlığı bulunanların 11.00-18.00 saatleri dışında sokağa çıkmalarının yasaklandığı Erzincan’da döner ustası Ercan Çapar, salgından korunmak için et, paça, sarımsak ve soğan tükettiğini belirterek “Korona bana gelmesin. Gelirse pişman olur” dedi.

    Erzincan’da koronavirüs tedbirleri kapsamında vakaların tekrardan artmasıyla 65 yaş ve üzeri ile kronik rahatsızlığı bulunanların 11.00-18.00 saatleri dışında sokağa çıkmaları yasaklandı. Kararı destekleyen vatandaşlardan Ercan Çapar, “Yaşlı ve kronik rahatsızlığı olanlar için zor bir dönem. O yüzden sürekli, et, paça, sarımsak ve soğan yiyorum ki korona bana gelmesin. Gelirse de pişman olur zaten” dedi.

    KORONAYA KARŞI 4 GIDA MADDESİ TÜKETİYOR

    İl Umumi Hıfzıssıhha Kurulunca dün alınan karar, vatandaşlar tarafından da yerinde bulundu. Vatandaşlar, kentte son haftalarda artış gösteren vaka sayılarının, hayatı olumsuz etkilediğini ifade ettiler. 65 yaş üzeri vatandaşların salgın nedeniyle dışarıda durmaması gerektiğini söyleyen döner ustası Ercan Çapar, “Bu hastalığa zannederim hepimiz yakalanacağız. Bünyesi kuvvetli olanlar ayakta geçiriyor. Ancak yaşlı ve kronik rahatsızlığı olanlar için zor bir dönem. O yüzden sürekli, et, paça, sarımsak ve soğan yiyorum ki korona bana gelmesin. Gelirse de pişman olur zaten” diye konuştu.

    Dönerci virüse meydan okuma; Korona gelirse pişman olur

    65 YAŞ VE ÜZERİNE KISITLAMA

    Vali Mehmet Makas başkanlığında toplanan İl Umumi Hıfzıssıhha Kurulu’nun, il genelinde salgını önlemek amacıyla başta fiziki mesafe kuralı olmak üzere, tedbirlere yeterince uyulmamasının, hastalığın yayılım hızını artırması ve toplum sağlığını riske atması nedeniyle çeşitli kararlar aldığı belirtildi. Valilikten yapılan yazılı açıklamada, 65 yaş ve üzeri ile kronik rahatsızlığı bulunan vatandaşların 11.00-18.00 saatleri dışında sokağa çıkmalarının yasaklandığına yer verilen açıklamada, bu kişilerin pazar yerleri, alışveriş merkezleri, kulüp ve dernek binaları ile lokal girişlerine, cenaze törenleri, düğün ve nikah merasimlerine katılmalarına izin verilmeyeceği duyuruldu.

    HES KODU OLMAYANIN GİRİŞİNE İZİN VERİLMEYECEK

    Alışveriş merkezleri, pansiyon ve otellerin girişlerinde HES kodu sorgulamasının yapılarak durumu uygun olmayanların girişlerine müsaade edilmemesi ve kolluk kuvvetlerine bildirilerek gerekli tedbirlerin alınmasına karar verildiği kaydedilen açıklamada, alınan kararlara uymayanlara idari para cezası verileceği vurgulandı.

    Açıklamada, aykırılığın durumuna göre kanunun ilgili maddeleri gereğince işlem yapılmasına, konusu suç teşkil eden davranışlara ilişkin TCK’nin 195’inci maddesi kapsamında gerekli adli işlemlerin başlatılmasına karar verildiği aktarıldı. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, bir hafta önce yaptığı açıklamada günlük hasta sayısı en çok artan 5 ilden birinin Erzincan olduğunu duyurmuştu.

    Yeni Eğitim Döneminde Dikkat Edilmesi Gerekenler

    0
    Yeni Eğitim Döneminde Dikkat Edilmesi Gerekenler

    Pek çok ailenin kafasında yeni eğitim öğretim yılıyla ilgili soru işaretleri var. Çocuklar yüz yüze eğitime başlayacak mı yoksa evde mi devam edecekler, Korona virüsten nasıl korunabiliriz, evde verimli bir eğitim verilebilir mi gibi sorular cevaplanmayı bekliyor. Demir Sağlık, ister yüz yüze ister online olsun, yeni eğitim döneminde öğrencilerin ve ailelerin dikkate almaları gereken bazı konulara dikkat çekiyor.

    Yeni eğitim dönemi birçok soru işareti ile başladı. Çoğu öğrenci eğitime evden online olarak devam ederken daha küçük sınıfların tedbirler dahilinde kademeli olarak yüz yüze eğitime başlaması planlanıyor. Bir yandan pandemi diğer yandan çocuklarının verimli zaman geçirip akademik olarak da gelişmesini isteyen aileler çocuklarını Korona virüsten nasıl koruyacaklarını düşünüyor.

    Çocuklar ister evden ister yüz yüze bir şekilde eğitime başlasın, dikkat edilmesi gereken bazı noktalar var.

    • -Eğitime evden devam eden çocuklar okul ortamında olmayacakları için kafa karışıklığı yaşayabilir. Bunun önüne geçmek adına odasında bir okul köşesi yapılabilir ve bu alan mümkün olduğu kadar oyuncaklardan ve dikkat dağıtıcı unsurlardan arındırılabilir.
    • -Gerek veliler gerek öğrenciler ilk defa evden eğitim deneyimini yaşayacağı için başlangıçta yüzde yüz konsantrasyon veya harika bir uyum beklememek gerekiyor. Bu süreçte öğrenciye zaman tanınmalı ve gereksinimleri konusunda yardımcı olunmalı.
    • -Genelde çalışma alanının sade olması istenirken her çocuğun farklı ihtiyaçları olduğu da göz önünde bulundurulmalı. Çalışma masası ve düzenine birlikte karar vererek hem sıkıcı olmayan hem de dikkat dağıtmayan bir mekan hazırlanabilir.
    • -Bu zamana kadar çocukları ekrandan uzak tutmak için çabalarken şimdi günde birkaç saatlerini ekran başında geçirecekler. Bu nedenle hem gözlerini hem zihinlerini dinlendirmek için aralarda, teneffüslerde televizyon, telefon ve tabletten uzak tutmak, masa başından kaldırıp hareket etmelerini sağlamak önemli.
    • -Sonbahar ve kış döneminin yaklaşmasıyla hastalıklar konusunda da daha dikkatli olmak gerekiyor. Demir Sağlık’ın çocuk sağlık sigortası olarak bilinen özel sağlık sigortası ürünü ile kendi sigorta poliçenize bağlı olarak çocuk sağlığını koruyacak sigortayı yaptırabilirsiniz. Özel sağlık sigortası için genellikle 18 yaşından büyük olma şartı aranmasına rağmen bu yaşın altındaki çocuklar, anne babalarının poliçelerine dahil olabiliyor. Böylece poliçe süresince çocuğunuz da teminatlardan faydalanabiliyor. Ayrıca Demir Sağlık ile 10 yaşından büyük çocuklara tek başına da sigorta yapılabiliyor. Sektörde çocuklar için tamamlayıcı sağlık sigortası yaptırabileceğiniz sigorta şirketleri çok az iken Demir Sağlık olarak 0-17 yaş arası çocuklara tamamlayıcı sağlık sigortası yapılabiliyor.
    • -Yüz yüze eğitime başlayacaklarsa okulda mutlaka hijyen kurallarına dikkat edilmesi gerektiği anlatılmalı. Bol bol el yıkama, sosyal mesafeyi olabildiğince koruma ve okulun, öğretmenlerin yaptıkları yönlendirmeleri dinlemek önemli.
    • -İster okula gitsin ister eğitimine devam etsin, sağlıklı olabilmek için düzenli uyku ve beslenme de dikkat edilmesi gereken konulardan. Abur cubur ve paketli yiyeceklerden uzak durmak, vitamin açısından zengin gıdaları tercih etmek gelişme döneminde olan çocuklar için olmazsa olmazlardan.

    Demir Sağlık Hakkında

    Türkiye’de sağlık sigortasının öncü şirketlerinden Demir Sağlık, 1995 yılında Demir Hayat Sigorta A.Ş adıyla kurulmuş; markasında gerçekleştirdiği dönüşümün bir yansıması olarak Şubat 2019’de ticari unvanını Demir Sağlık ve Hayat Sigorta A.Ş. olarak değiştirmiştir. Kuruluşundan bu yana Demir Finansal Grup Holding A.Ş. çatısı altında faaliyet gösteren şirket, 2016 yılında %100 hisse devri ile EMF Capital Partners yönetimine geçmiştir. 24 Temmuz 1996’da Alman denetim ve belgelendirme kuruluşu olan RWTÜV tarafından denetlenerek, ISO 9001 Kalite Güvence Belgesini alan ilk sigorta şirketi unvanını elde eden şirket, bugün Demir Sağlık olarak iş ortakları olan 150’den fazla acente, 50’den fazla broker, 1.800’ün üzerinde anlaşmalı sağlık kuruluşu ve asistans şirketleri ile bireysel ve kurumsal müşterilerine sağlık ve hayat sigortacılığı hizmetleri vermektedir. Demir Sağlık, vermiş olduğu butik, ayrıcalıklı kurumsal ve bireysel sigorta hizmetleriyle, sigortalıların yaşam kalitesini arttırmayı hedeflemektedir.