Devamı
    Ana Sayfa Blog Sayfa 173

    Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Uyarısına Rağmen Toplu Taşımada Koronavirüs Kurallarına Yine Uyulmadı

    0
    Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Uyarısına Rağmen Toplu Taşımada Koronavirüs Kurallarına Yine Uyulmadı

    Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın toplu taşımada ayakta yolcu alınmayacağını açıklamasına rağmen İstanbul’da bu sabah otobüs ve minibüslerde yine aynı manzaralar ortaya çıktı.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan‘ın toplu taşımada ayakta yolcu alınmayacağını açıkladı. İstanbul‘da sabah saatlerinde otobüs ve minibüslerde vatandaşların ayakta ve sosyal mesafe kuralına uymaksızın yolculuk ettiği görüldü.

    Koronavirüsle mücadele kapsamında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, toplu taşımada ayakta yolcu alınmayacağını açıkladı. Sabah saatlerinde İstanbul’da toplu taşıma kullanan vatandaşlar ayakta ve sosyal mesafe kuralına uymadan yolculuk etmeyi sürdürdü.

    KAPASİTELER AŞILDI, KURALLAR HİÇE SAYILDI

    Kağıthane’de işlerine gitmek için yola çıkanlar toplu taşıma kullanmak için otobüs duraklarına geldi. Kapasitelerini aşan kimi otobüs ve minibüsler durakta bekleyen yolcuları alırken kimileri ise durmayarak yoluna devam etti. Otobüs ve minibüs kullanan vatandaşların sosyal mesafe kuralına da uymadıkları görüldü.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın uyarısına rağmen toplu taşımada koronavirüs kurallarına yine uyulmadı

    KAPILAR ZOR KAPANDI

    Küçükçekmece’deki minibüslerde de yine aynı görüntüler kaydedildi. Oturan yolcuların haricinde ayakta gidenler nedeniyle bazı minibüslerin kapıları zor kapandı. Kapasitelerini aşan kimi otobüs ve minibüsler durakta bekleyen yolcuları alırken kimileri ise durmayarak yoluna devam etti.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın uyarısına rağmen toplu taşımada koronavirüs kurallarına yine uyulmadı

    METROBÜSLERDE DE AYAKTA YOLCULUK DEVAM EDİYOR

    Yapılan tüm uyarılara rağmen sabah saatlerinde İstanbul’da metrobüslerde de vatandaşların ayakta ve sosyal mesafe kuralına uymaksızın yolculuk ettiği görüldü. Koronavirüs tehditi nedeniyle tedirgin olduğunu belirten Ahmet Çetin, “Ayakta geldim, doluydu. Bundan sonra sıkı bir denetleme yapacaklar başka türlü olmaz” dedi. Metrobüsten inen Ahmet İlhan ise, “Çok kalabalık, biraz seyrek olsun çünkü koronavirüs var, korkuyoruz. Yine yolcu alıyorlar, şimdi durağa gideyim yine kalabalık, kuyruk, adım atacak yer yok” diye konuştu.

    ERDOĞAN NE DEMİŞTİ?

    Dün gerçekleşen kabin toplantısı sonrasında açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, toplu taşımada ayakta yolcu taşınması ile ilgili yasağı şu sözlerle ifade etmişti: “Vatandaşlarımızdan tamam diye ifade ettiğimiz temizlik, maske, mesafe kurallarına sıkı bir şekilde riayet etmelerini istiyoruz. Kafe ve restoranlar daha sıkı şekilde denetlenecektir. Toplu taşımada ayakta yolcu alınmasına kesinlikle müsaade edilmeyecektir”

    İşte İstanbul’da bu sabah çekilen kareler;

    Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın uyarısına rağmen toplu taşımada koronavirüs kurallarına yine uyulmadı
    Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın uyarısına rağmen toplu taşımada koronavirüs kurallarına yine uyulmadı
    Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın uyarısına rağmen toplu taşımada koronavirüs kurallarına yine uyulmadı

    TBMM’de Koronavirüs Kaynaklı İlk Ölüm! Bir Personel Hayatını Kaybetti

    0
    TBMM'de Koronavirüs Kaynaklı İlk Ölüm! Bir Personel Hayatını Kaybetti

    Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde bir personel koronavirüs nedeniyle hayatını kaybetti. Bu ölüm Meclis’te korona kaynaklı ilk ölüm olarak kayıtlara geçti.

    Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde insan kaynakları biriminde çalışan 34 yaşındaki bir memur, cuma günü rahatsızlanmasının ardından dün koronavirüs nedeniyle hayatını kaybetti. Bu ölüm TBMM’de salgın kaynaklı ilk ölüm olarak kayıtlara geçti.

    CUMA GÜNÜ HASTANEYE BAŞVURDU

    İnsan kaynaklarında görevli memur İ.S., cuma günü rahatsızlanarak hastaneye gitti. Ancak durumunun hastanede tedaviyi gerektirecek boyutta olmaması nedeniyle tedavisine evde devam edildi.

    DÜN HAYATINI KAYBETTİ

    İ.S. dün ateşinin tekrar yükselmesi nedeniyle bir kez daha hastaneye gitti ve yatarak tedavisine başlandı. Ancak durumunun ağırlaşması üzerine görevli memur hayatını haybetti.

    İDARİ İZİNLİYDİ

    Öte yandan edinilen bilgiye göre ailesinde Kovid-19 tanısı konulan kişilerin bulunduğu memur, idari izinli olarak evinde bulunuyordu.

    Patates Püreli ve Domates Soslu: Misket Köfte Tarifi

    0
    Patates Püreli ve Domates Soslu: Misket Köfte Tarifi

    Dana ve kuzu kıymayla karışık olarak hazırlanan misket köfteleri, az yağda kızarttıktan sonra kuru kuruya sunmak içimize sinmedi. Kıvamlı bir domates sos ve patates püresi eşliğinde bu lezzeti ikiye katladık.

    Misket Köfte Tarifi İçin Malzemeler

    • 100 gram dana kıyma
    • 100 gram kuzu kıyma
    • 1 adet küçük boy kuru soğan
    • 1 diş sarımsak
    • 1/4 çay kaşığı tuz
    • 1/4 çay kaşığı karabiber
    • 2 adet orta boy domates
    • 2 diş sarımsak
    • 1 yemek kaşığı domates salçası
    • 1/2 yemek kaşığı biber salçası
    • 1 yemek kaşığı üzüm sirkesi
    • 2 yemek kaşığı ayçiçek yağı
    • 2 adet orta boy patates
    • 1 yemek kaşığı tereyağı
    • 1 yemek kaşığı krema
    • 1/2 su bardağı süt
    • 60 gram rendelenmiş kaşar peyniri
    • 1/4 tatlı kaşığı tuz
    • 2 yemek kaşığı ayçiçek yağı

    Misket Köfte Tarifinin Püf Noktası

    Hazırladığınız köfteleri buzdolabında arzu ettiğiniz kadar dinlendirebilir, sonrasında pişirebilirsiniz.

    Misket Köfte Tarifi Nasıl Yapılır?

    1. Bol suda yıkayıp bir fırçayla üzerlerini fırçaladığınız patatesleri, üzerini geçecek kadar su ilavesiyle yumuşayana kadar haşlayın.
    2. Patatesler haşlanırken misket köfteleri hazırlamaya başlayabilirsiniz. Derin bir karıştırma kabına kıymaları alın. Rendelenmiş kuru soğan ve sarımsağı ekleyin. Son olarak tuz ve karabiberini katıp kıymayı yoğurun.
    3. Yoğurma işlemi sona erdiğinde elinizle yuvarlak şekiller vererek misket köfteler hazırlayın ve buzdolabında dinlenmeye bırakın.
    4. Küçük bir sos tenceresinde ayçiçek yağını kızdırın. Kabuğunu soyduktan sonra rendelediğiniz domatesleri tencereye alın. Minik minik doğradığınız sarımsakları ekleyin.
    5. Biber ve domates salçası, son olarak üzüm sirkesi eklediğiniz domates sosunu, 3-4 dakika daha pişirin.
    6. Haşlanan patatesleri soyduktan sonra bekletmeden çatalla ezin. Ardından tereyağını ekleyip karıştırın. Sırasıyla; krema, süt ve rendelenmiş kaşar peyniri ilave edip püre haline getirin.
    7. Köfteleri kızartmak için ayçiçek yağını geniş tabanlı bir tavada kızdırın. Hazırladığınız köfteleri aralarda ters çevirip, renk alana kadar kısık ateşte pişirin.
    8. Hazırladığınız patates püresini bir kalıp yardımıyla servis tabaklarına muntazam bir şekilde çıkartın.
    9. Domates sosu ekleyip, kızarttığınız köfteleri de üzerine ekledikten sonra sıcak olarak sevdiklerinizle paylaşın.

    Misket Köfte Tarifinin Servis Önerisi

    Domates sosunu pişirdikten sonra süzüp tanesiz bir sos elde edebilir patates püresinin üzerine pürüzsüz bir şekilde gezdirebilirsiniz.

    Dekorasyonda Stilinizi Yansıtacak Koltuk Takımları

    0
    Dekorasyonda Stilinizi Yansıtacak Koltuk Takımları

    Yaşam alanlarını güzelleştiren Tekzen, kendi stilini yansıtmak isteyenlere koltuk takımlarını seçerken hem renk uyumuna hem de şık ve kullanışlı olmasına yönelik birbirinden farklı dekoratif öneriler sunuyor.

    Yaşam alanlarındaki birçok detay aslında herkesin kendi tarzını yansıttığı renkli bir dünyadır. Dekorasyonda renklerin birbirleriyle uyumu oldukça önemlidir. Uzun vakitlerin geçirildiği yaşam alanlarında kusursuz bir dekorasyon elde etmek için kendi tarzınızı yansıtan renkleri tercih ederken 60-30-10 kuralını uygulayabilirsiniz. Birbiri ile uyumlu iki ton ve bir zıt ton seçerek baskın olmasını istediğiniz rengi yüzde 60, ikinci renk yüzde 30 ve zıt rengi yüzde 10 kullanarak kusursuz bir görünüm yakalayabilirsiniz. Yaşam alanınızda stilinizi yansıtabileceğiniz ortamdaki en dikkat çekici ve olmazsa olamaz ürünlerden biride koltuk takımlarıdır. Konforlu bir koltuk seçimi rahat hissetmeniz yanı sıra ev içinde daha mutlu zaman geçirmenize de ortam sağlamaktadır. Tarzınıza en uygun koltuk seçimini yaparak evinizde geçirdiğiniz zamanı daha değerli kılabilirsiniz.

    Ev güzelleştirme merkezi Tekzen koltuk seçimiyle ilgili püf noktalara dikkat çekiyor;

    • Yaşam alanınızda yansıtmak istediğiniz dekorasyon tarzınıza öncelikle karar vermeniz önemlidir. Seçimlerinizi oluştururken kusursuz bir dekorasyon elde etmek için kendi tarzınızı yansıtan renkleri tercih ederken 60-30-10 kuralını uygulayabilirsiniz. Birbiri ile uyumlu iki ton ve bir zıt ton seçerek baskın olmasını istediğiniz rengi yüzde 60, ikinci renk yüzde 30 ve zıt rengi yüzde 10 kullanarak kusursuz bir görünüm yakalayabilirsiniz.
    • Odanızın büyüklüğüne göre ve ihtiyaçlarınız doğrultusunda seçimler yapmalısınız. Odanın büyüklüğü ve şekline göre köşe koltuk, 2’li veya 3’lü kanepeler veya birbirinden ayrılan parçaları tercih edebilirsiniz.
    • Yatılı misafir ağırlamayı seviyorsanız ve bunun için ekstra bir yatak alanınız yoksa açılır-kapanır kanepeler de tercih edilebilir.
    • Koltuk takımlarının iskelet yapısının hangi materyallerden üretildiği de yüksek performans elde edebilmek açısından önemlidir. İskeletiyle beraber kumaş türünün de dayanıklı olması uzun ömürlü bir kullanımı beraberinde getirecektir.
    • Kumaş seçimi yine malzeme seçiminde olduğu gibi kullanım açısından oldukça önemlidir. Özellikle keten, fiber gibi kumaşlar, rahatlıkla tercih edebileceğiniz en kullanışlı koltuk kumaşı türleri arasında yer alıyor. Eğer bebeğiniz varsa ya da evcil hayvanınız bulunuyorsa tercihinizi kolay temizlenebilen, silinebilen kumaşlardan yana kullanabilirsiniz. Evinizde evcil hayvanınız varsa deri ve kadife kumaşlar seçilmemelidir.
    • Koltuk takımı seçiminde bir diğer önemli unsur ise renk uyumu. Odanın büyüklüğü, duvar rengi ve perde rengi de koltuk takımıyla uyum içine olmalı. Kendi tarzınızı yansıtacak koltuk takımları, sizlere daha keyifli bir kullanım sunacaktır.

    Oturma gruplarından tekli berjer takımlarına, köşe koltuk takımlarından sallanan tv koltuklarına kadar konforun stille buluştuğu kullanışlı, kaliteli, şık ve modern koltuk takımlarına www.tekzen.com.tr’den ulaşabilir önerilerimizi daha detaylı incelemek için https://buislerboyleyapilir.tekzen.com.tr ’yi ziyaret edebilirsiniz.

    Koronavirüse Karşı Bağışıklılık Kalkanı Oluşturun

    0
    Koronavirüse Karşı Bağışıklılık Kalkanı Oluşturun

    Koronavirüs pandemisi tüm dünyayı etkilemeye devam ediyor. Maske takmak, kalabalık ortamlardan uzak durmak, hijyen ve sosyal mesafe kurallarına uymak, virüsten korunmak ve yayılımını engellemek için önem taşıyor.

    Bu süreçte güçlü bir bağışıklık sistemine sahip olmak da sadece koronavirüse karşı değil birçok hastalığa karşı koruyucu etki yapıyor. Memorial Wellness Beslenme Danışmanlığı Bölümü’nden Uz. Dyt. Yeşim Temel Özcan, vücut direncini artırmanın yolları hakkında bilgi verdi.

    Bağışıklık sistemi, farklı savunma mekanizması ile insanoğlunu hasta eden ve enfeksiyona yol açabilen virüs, bakteri, mantar ve parazit gibi mikroorganizmaların zararlarına karşı korumaktadır. Sağlıklı bir vücut; karşılaştığı kötü bakterilerle bağışıklık sistemi sayesinde savaşmaktadır. Bu savaşın kaybedildiği durumlarda da hastalık durumu ortaya çıkmaktadır.

    Bağışıklık sistemi de yardıma gereksinim duyuyor

    Bağışıklık sisteminin görevi yabancı organizmaların vücuda girmesini engellemek, eğer mikroplar vücuda girmişse bunları yok etmek, yayılmalarını engellemek ya da geciktirmektir. İmmün sisteminin en önemli özelliklerinden biri de kendisine yabancı milyonlarca değişik mikrobu tanıma ve ayırt edebilme yeteneğine sahip olmasıdır. Görevli olan tüm hücreler, ilk karşılaştığı yabancıyı görür, belleğine kaydeder ve daha sonra gördüğünde de savaşır. Bağışıklık sistemi yaşam boyu bu görevi sürdürür ancak bazı koşullarda yardıma gereksinim duyabilmektedir.

    Davranışlar sağlığı, sağlık hayatı etkiliyor

    Bir hastalık tablosu ele alınırken, var olan tüm belirtiler bütüncül olarak değerlendirilmeli, kişinin; hormon dengesi, ağız sağlığı, bağırsak sağlığı, ağrı durumları, alerjileri, uyku düzeni ve vücudun verdiği tepkiler araştırılmalıdır. İnsanın davranışlarının sağlığına, sağlığının davranışlarına etkileri, fiziksel hareketliliği, beslenme biçimi ve durumu hastalık oluşumunun ilk andan son hastalık tablosuna kadarki basamakları belirlenir. Tedavi sürecinde ise yaşam tarzı ve beslenmede yapılması gereken değişiklikler hastanın hayatına kademeli olarak geçirilir. Vücudun ihtiyaç duyduğu vitamin ve mineraller tespit edilerek kişinin sağlığına tekrar kavuşması sağlanır. Kişinin sağlığına kavuştuktan sonra tekrar hasta olmamak bağışıklık sistemini her zaman güçlü tutması gerekmektedir.

    Bağışıklık sistemini güçlendirmenin 10 yolu

    1-Açık havada doğal bir şekilde beslenen hayvanlardan elde edilmiş et ve süt ürünleri tüketilmelidir. Ayrıca kısık ateşte uzun süre pişirilerek elde edilen kemik ve et suları hasarlı olan bağırsak duvarını iyileştirerek bağışıklık sistemini destekler.

    2- Soğan, sarımsak, pırasa, kereviz, balkabağı gibi prebiyotik içeren besinler bol bol yenmelidir.

    3- Taze sıkılmış sebze suları vücutta birikmiş ağır metal ve toksin atıklarını temizler.

    4- Düzenli olarak maydanoz, roka kişniş, yeşil soğan gibi yeşil yapraklı sebzeler tüketilmelidir. Bu sebzeler aynı zamanda alkali oldukları için vücudun pH dengesini de koruyarak zararlı bakterilerin çoğalmasını engeller.

    5- Probiyotik besin destekleri, ev yapımı yoğurt, kefir ve turşu gibi doğal fermente gıdalar tüketilmelidir.

    6- Zeytinyağı, kabuklu yemiş, balık ve tohum yağları soğuk sıkım şeklinde kullanılmalıdır.

    7- Günde 1,5- 2 litre su içilmelidir.

    8- Açık ve temiz havada düzenli olarak egzersiz yapılmalıdır.

    9- Yeterli ve düzenli uyku, bağışıklık sistemini güçlendirir.

    10- Nisan ve ekim ayları arasında güneş ışınlarının yeryüzüne dik olarak düştüğü 11.00-15.00 saatleri arasında 20 dk. güneşlenmek bağışıklık sistemi için önemli olan D vitamini sentezi için gereklidir.

    Cep Telefonu ve Beyin Tümörü Arasında Bir Bağ Var Mı?

    0
    Cep Telefonu ve Beyin Tümörü Arasında Bir Bağ Var Mı?

    Yoğun bir şekilde cep telefonu kullanımının beyin tümörü oluşumu üzerindeki etkisi uzun yıllardır tartışılıyor ve bilim adamları tarafından araştırılıyor.

    Beyin tümörlerinin oluşumunda cep telefonundan çok genetik faktörlerin etkili olduğuna dikkat çeken uzmanlar, tedavide cerrahi müdahalenin gerekliliğine vurgu yapıyor. Uzmanlara göre beyin tümörü belirtileri, yerine ve büyüme hızına göre farklılık gösteriyor. Baş ağrısı, bulantı, kusma, görme – konuşma – duyu ve yürüme bozuklukları, kuvvetsizlik, epilepsi nöbetleri beyin tümörü açısından uyarıcı olabilir.

    Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Beyin Hastanesi Beyin, Sinir ve Omurilik Cerrahı Prof. Dr. Mustafa Bozbuğa, yetişkinlerde beyin tümörleri ile ilgili son derece önemli bilgiler paylaştı.

    Belirtiler tümörün yerine ve büyüme hızına göre değişiyor

    Beyin fonksiyonlarının çok çeşitli olması nedeniyle klinik tablonun çok zengin olduğunu belirten Prof. Dr. Mustafa Bozbuğa, “Tümörün nerede yerleştiğine ve ne hızla büyüdüğüne bağlı olarak belirtiler de çok büyük farklılıklar gösterebilir. Baş ağrısı, bulantı, kusma, görme – konuşma – duyu ve yürüme bozuklukları, kuvvetsizlik, epilepsi yani sara nöbetleri beyin tümörü açısından uyarıcı olabilir” dedi.

    Beyin tümöründe genetik faktörler etkili

    Beyin tümörlerinin sonuçları bakımından son derece önemli olduğu için uzun yıllardır nedenlerinin araştırıldığını söyleyen Bozbuğa, “Neden olarak da pek çok şey ortaya kondu, iddia edildi, araştırıldı ama genetik faktörler önemli. Bazı genetik sendromik durumlar var. Bu sendromlar kapsamında görülen beyin tümörleri var. Bunların dışında beyin tümörü oluşumunu kolaylaştıran birtakım genetik bozukluklar var. Ancak burada tümörlerin tek bir kromozom bozukluğundan değil, multi genetik yani birçok genetik bozukluğun bir araya gelmesi ve hatta çevresel faktörlerin eklenmesiyle ortaya çıkmasından bahsedebiliriz. Dolayısıyla vücudun diğer organ tümörlerinde olduğu gibi çok yüksek penetrasyonda şu genetik bozuklukluk olursa, şu anormali olursa tümör ortaya çıkacaktır diye çok yüksek olasılıkta işaret edebildiğimiz bir tümör bulunmuyor” ifadelerini kullandı.

    İyonizan radyasyon beyin tümörüne yol açıyor

    Genetik faktörlerin dışında tükettiğimiz içeceklerden yiyeceklere ve hatta soluduğumuz havaya kadar pek çok etkenin araştırıldığını belirten Bozbuğa, “Bir dönem travmalar sorumlu tutulmuştu. Yiyeceklerdeki katkı maddeleri, birtakım besinler, enfeksiyonlar ve virüslerin beyin tümörüne neden olabileceği düşünüldü. Ancak şu ana kadar beyin tümörüne yol açtığı kesin olan sadece iyonizan radyasyon var. Bunun dışında çevresel bir faktörün beyin tümörüne yol açtığı henüz bilimsel olarak kanıtlanmadı” dedi.

    Cep telefonu ile beyin tümörü arasında bağ yok

    Cep telefonlarının iyonizan radyasyon grubuna girmediğini söyleyen Prof. Dr. Mustafa Bozbuğa, “Ancak son yıllarda gündemde olması nedeniyle bilimsel olarak araştırılan bir konu olduğunu söyleyebiliriz. Literatüre baktığımızda farklı görüşte yayınları görebiliyoruz ama beyin tümörüne yol açtığını belirten yayınlarda da çok ciddi bir kanıt bulunmuyor. Sadece ihtimal düzeyindeler. Bazı yayınlarda ise cep telefonları ve diğer dijital ekipmanlarla beyin tümörü arasında bir nedensellik bağı kurulmuyor. Dolayısıyla tam olarak birbirine bağlı olduklarını şu an için söylemek zor” ifadelerini kullandı.

    Baş ağrısı beyin tümörü olduğunu göstermez

    Prof. Dr. Mustafa Bozbuğa, beyin tümörlerinin akla gelebilecek her türlü belirtiyle ortaya çıkabileceğine işaret etti ve sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Bunlardan en önemlisi baş ağrısı diyebiliriz ama baş ağrısının bine yakın nedeni var. Dolayısıyla baş ağrısı beyin tümörü olan hastaların çoğunda görünmekle birlikte baş ağrısı olan bir kişide beyin tümörü çıkma olasılığı çok düşüktür. Ancak beyin tümörü olan bir kişide baş ağrısı ile klinik tablo oluşması son derece yüksektir. Yani baş ağrısı olan hastaların çok azında beyin tümörü çıkacaktır, dolayısıyla baş ağrısı olan birinin hemen beyin tümöründen endişe etmesi gerekli değildir. Tabii ki tetkiki gerektirir, bir hekime gidildiğinde görüntüleme yapılacaktır. Sonuç olarak baş ağrısından beyin tümörüne varma ihtimali çok düşüktür. Baş ağrısı yaşayan kişilerin bir önyargıya ve korkuya kapılmamalarını öneririm. Baş ağrısı kolda uyuşma da pek çok nedenden ortaya çıkabilecek bir rahatsızlıktır. Bu gibi şikayetlerde ilk akla gelen hastalığın beyin tümörü olmaması gerekir. Aynı şekilde migren de primer baş ağrıları sendromu olarak tanımlanan ve şemsiye tanılar arasında yer alan bir hastalıktır. Migrenle beyin tümörü arasında hiçbir ilişki yoktur. Birbirlerinden seyir, tedavi ve sonuç olarak tamamen farklı hastalıklardır.”

    Beyin tümörlerinde cerrahi müdahale önemli

    Beyin tümörlerini kategorilerine ayıran Bozbuğa, “Burada iyi huylu tümörlerden, kötü huylu tümörlerden ve ayrıca erişkin kişilerde çok yüksek oranda görülen diğer organ tümörlerinin beyne sıçramasından bahesedebiliriz. Bu tümörleri 3 grupta ele aldığımızda esas olarak hepsinde cerrahi müdahale gerekmektedir. Bazı tümörler yine cerrahi müdahale gerektirir ama eğer teknik olarak zor ve hasta için fonksiyon kaybına yol açabilecekse lemfoma ve pineal bölgenin bazı tümörlerini tamamen çıkarma konusunda ısrar etmeyebiliyoruz. Cerrahi müdahale her şeyden önce tümörün ne olduğunu anlamamıza yardımcı olduğu için çok önemli. Cerrahi müdahale sayesinde patalojik çalışmalar, genetik değerlendirmeler yapabiliyoruz. Tümörü aldığımızda kafa içi basıncına yol açan ekstra kitle yükü ortadan kalktığı için hastanın yaşam kalitesi ve nörolojik durumu düzelmiş oluyor. Kötü huylu tümör olsa dahi daha sonra yapılacak radyo terapi, kemo terapinin daha etkili olması sağlanıyor. Tümöre bağlı ödem hemen her hastada görülür. Tümörü çıkararak bu ödemi gidermek için önemli bir adım atmış oluyoruz” diye konuştu.

    Hastalar hekimleri ile ileşimi koparmamalı

    Prof. Dr. Mustafa Bozbuğa beyin tümörü ile ilgili açıklamalarını “Her hastanın hastalığı, ameliyatı ve ameliyat sonrası tablosu farklı ama her hasta için ortak olan bir tavsiyede bulunmak gerekirse hekimleri ile hastane ile bağlantılarını koparmamaları gerekir. Çünkü bizim tedavi ettiğimiz bu hastalıklar ciddi, ağır ve tekrarlayabilecek hastalıklardır. Hastanın durumuna göre bazı kısıtlamalar getirip bazı uyarılarda bulunabiliyoruz” diyerek sonlandırdı.

    Uzaktan Eğitimde Beslenme Kahvaltıyı İhmal Etmeyin

    0
    Uzaktan Eğitimde Beslenme Kahvaltıyı İhmal Etmeyin

    Yaz döneminin ardından Covid-19 nedeniyle uzaktan eğitime başlayan öğrencilerin eğitimi kadar evlerinde sağlıklı beslenmeleri de büyük önem taşıyor.

    Uzaktan eğitim alan öğrenciler için sabah kahvaltısının önemini vurgulayan uzmanlar, çocukların dinç bir şekilde çalışabilmesi ve bağışıklıklarını güçlendirmeleri için kahvaltılarında ve ara öğünlerinde kalsiyum ve mineral açısından zengin olan sütün eksik olmaması gerektiğinin altını çiziyor.

    Zihinsel ve bedensel gelişime destek olan sütün insan vücuduna yararı yadsınamaz. Gün boyu evde vakit geçiren öğrenciler, süt içerek bağışıklık sistemini güçlendirip kış aylarının da yaklaşmasıyla hastalıklardan korunuyor. Uzmanlar, vücut direncini artırmak ve sağlıklı beslenmek için gün içinde iki bardak süt içilmesi gerektiğini söylüyor.

    Nuh Naci Yazgan Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Neriman İnanç, günde 2 bardak sütün zekâ gelişimi açısından büyük önem taşıdığını ve okul başarısını artırdığının kanıtlandığını belirtti. İnanç; “Yeterli ve dengeli beslenebilmek için her besin grubunu tüketmeye ihtiyacımız var. Süt, et, tahıl, meyve, sebze, yağ ve şekerlerden oluşan besin grupları içinde yalnızca süt enerji oluşumunda etkili olan karbonhidrat, protein ve yağı bir arada içeriyor. Sütün enerji vermesinin yanı sıra bağışıklık sistemi açısından da önemi büyük. Mevsim değişimiyle birlikte görülen bağışıklık sisteminin zayıflaması sonucu üst solunum yolu enfeksiyonlarında artma olurken, içeriğinde 40’tan fazla besin öğesi bulunan sütün tüketimi, grip, soğuk algınlığı, farenjit gibi hastalıkların önlenmesinde önemli rol oynuyor” dedi.

    Sette 3. Vaka! Aşk 102 Oyuncusu İpek Filiz Yazıcı, Koronavirüse Yakalandı

    0
    Sette 3. Vaka! Aşk 102 Oyuncusu İpek Filiz Yazıcı, Koronavirüse Yakalandı

    Gençlik dizisi Aşk 102’nin başrol oyuncularından Alina Boz ve Kubilay Aka’nın ardından İpek Filiz Yazıcı’nın da koronavirüs testi pozitif çıktı.

    Sette 3. vaka! Aşk 102 oyuncusu İpek Filiz Yazıcı, koronavirüse yakalandı

    ALİNA VE KUBİLAY DA POZİTİF ÇIKTI

    Dizinin başrol oyuncularından Alina Boz ve Kubilay Aka’nın koronavirüs test sonucu pozitif çıktı. Test sonucunu gören Aka, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda “Sıkıntı yok. Bu covid kime bulaştığını bilmiyor” dedi.

    Sette 3. vaka! Aşk 102 oyuncusu İpek Filiz Yazıcı, koronavirüse yakalandı

    Harbiye’de Sahne Alan Mabel Matiz’in Konserinde Sosyal Mesafe Kuralı Unutuldu

    0
    Harbiye'de Sahne Alan Mabel Matiz'in Konserinde Sosyal Mesafe Kuralı Unutuldu

    Şarkıcı Mabel Matiz, cumartesi akşamı Harbiye Açıkhava Sahnesi’nde konser verdi. Vatandaşların ve ünlü isimlerin akın ettiği konserde sosyal mesafe kuralı da hiçe sayıldı.

    Mabel Matiz, cumartesi akşamı Kerki Solfej’in düzenlediği Harbiye Açıkhava Konserleri kapsamında ikinci kez sahneye çıktı. Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Sahnesi’nde sevilen şarkılarını seslendiren Matiz’i ünlü isimler de izledi.

    HER TÜRDEN ŞARKI SÖYLEDİ

    Sahneye modacı Esra Gürsoy imzalı mavi kıyafetle çıkan şarkıcı, ilk olarak “Mendilimde Kırmızım Var” şarkısını söyledi. “Bir Harbiye klasiği olarak süslenip karşınıza çıktım. Yeniden sizlerle birlikte olabilmek çok güzel. Hepinizi çok seviyorum” diyen Matiz, kendi şarkılarının dışında çeşitli Anadolu türküleri de seslendirdi.

    KORONAVİRÜS TEDBİRLERİNE UYULMADI

    Mabel Matiz’in Harbiye Açıkhava’da verdiği ikinci konserde biletlerin hepsi satıldı. Ancak gecede sosyal mesafe kurallarına dikkat edilmediği, birçok seyircinin de maskesiz olduğu gözlendi.

    Öte yandan Mabel Matiz’e konserin ardından sürpriz doğum kutlaması yapıldı. Sahne arkasında pasta kesen Matiz, hem çok heyecanlandığını, hem de mutlu olduğunu dile getirdi.

    Harbiye'de sahne alan Mabel Matiz'in konserinde sosyal mesafe kuralı unutuldu

    Öğrenciler İçin Makam Aracını Satan Belediye Başkanı, Şimdi de İlçedeki İşsizliği Bitirmek İçin Kolları Sıvadı

    0
    Öğrenciler İçin Makam Aracını Satan Belediye Başkanı, Şimdi de İlçedeki İşsizliği Bitirmek İçin Kolları Sıvadı

    Göreve gelir gelmez makam aracını satarak elde edilen gelirle ilçedeki öğrencilere kırtasiye malzemesi alıp dağıtan Dilovası Belediye Başkanı Hamza Şayir, kurduğu istihdam ofisiyle ilçedeki işsizliğin önüne geçmek için kolları sıvadı.

    31 Mart yerel seçimleri sonrası Dilovası Belediye Başkanlığı koltuğuna oturan Hamza Şayir, göreve geldikten sonra yapmış olduğu çalışmalarla adından söz ettirmeye devam ediyor. Görevi devraldıktan sonra makam aracını satıp elde edilen gelirle öğrencilere kırtasiye malzemesi alıp dağıtan Başkan Şayir, şimdi de ilçedeki işsizliği bitirmek için istihdam ofisi kurdu. Kurulan istihdam ofisinde iş arayan ile işverenler buluşturuluyor.

    Öğrenciler için makam aracını satan belediye başkanı, şimdi de ilçedeki işsizliği bitirmek için kolları sıvadı
    Başkan Şayir, göreve geldikten sonra makam aracını satmış ve elde edilen gelirle ihtiyacı olan öğrencilere kırtasiye malzemesi alıp dağıtmıştı.

    VATANDAŞLARDAN BÜYÜK İLGİ GÖRÜYOR

    Koronavirüs salgını sürecinde yaşanan ekonomik sıkıntı birçok vatandaşımızın işini kaybetmesine neden oldu. Kocaeli’nin Dilovası ilçesinde bu süreçten olumsuz etkilenenler için hayata geçirilen proje vatandaşlardan büyük ilgi görüyor. Dilovası Belediyesi tarafından hayata geçirilen proje kapsamında kurulan istihdam ofislerinde işveren ile iş arayanlar bir araya getiriliyor.

    Öğrenciler için makam aracını satan belediye başkanı, şimdi de ilçedeki işsizliği bitirmek için kolları sıvadı
    Başkan Şayir, ilçedeki yardımların katılımına bizzat katılıyor

    KISA SÜREDE 500’E YAKIN KİŞİ İŞ SAHİBİ OLDU

    Pandemi sürecinde ilçe genelindeki bütün hanelere patates, soğan ve gıda kolisi dağıtan Dilovası Belediyesi, diğer belediyelere de örnek olması beklenen istihdam ofisi ile kısa sürede 500’e yakın kişiyi iş sahibi yaptı.

    “İSTİHDAM BİRİMİ KURACAĞIZ DİYE SÖZÜMÜZ VARDI”

    Konuyla ilgili açıklama yapan Dilovası Belediye Başkanı Hamza Şayir “Seçim beyannamemizde İş istihdam birimini kuracağız diye sözümüz var. Göreve geldiğimiz ilk haftalarda bu birimimizi kurduk. Birimimize yapılan başvuruları alan arkadaşlarımız, bölgemizde faaliyet gösteren sanayi kuruluşları ile iletişime geçerek iş yönlendirmesinde bulunmakta. Şuana kadar 2487müracaat yapıldı. Bugün itibari ile 428 insanımız çeşitli firmalardaiş sahibi yapıldı. Bunların 84 kişisi beyaz, 332 kişi Mavi yaka. 12 engelli kardeşimiz de bu süreçte iş sahibi yapıldı.

    Bu arada mesleki yeterlilik belgesi olmayan ve bundan dolayı iş bulamayan kardeşlerimiz için mesleki yeterlilik kursu açtık ve 240 vatandaşımızı belgeleri ile kavuşturduk. Onlara iş bulmamız daha kolay olacak.

    Tüm bunların yanında emek gücünü bölgemiz insanından tedarik eden ve insanlara iş imkanı sağlayan sanayicilerimizle teşekkür ediyorum. İş istihdam birimimiz den haberi olmayan ve işçi arayanSanayicilerimizinde sizler vasıtası ile haberdar olmasını ve ihtiyaçlarını bizim Birim üzerinden tedarik etmesini rica ediyorum” dedi