Devamı
    Ana Sayfa Blog Sayfa 175

    Cinsel Sorunların Kaynağı Bilgisizlik ve Yanlış İnanışlar

    0
    Cinsel Sorunların Kaynağı Bilgisizlik ve Yanlış İnanışlar

    Cinsel bilgisizlik, eğitimsizlik, cinsellikle ilgili yanlış bilgi ve inanışların cinsel sorunlara yol açtığını belirten uzmanlar, doğru bilgilendirmenin önemine işaret ediyor.

    Her üç kadından birinde cinsel istek ve uyarılma bozukluğu görüldüğünü belirten uzmanlar, erkeklerin ise yaklaşık yüzde 40’ının yaşamları boyunca en az bir cinsel işlev bozukluğu yaşadığına dikkat çekiyor. Uzmanlar, dünyada her üç kişiden birinin cinsel işlev bozukluğu yaşadığını belirtiyor.

    Dünya Cinsel Sağlık Birliği (WAS), 2010 yılında cinsel sağlık konusunda toplumsal farkındalık yaratmak amacıyla 4 Eylül’ü Dünya Sağlık Günü olarak ilan etti. Bu yılın sloganı ise“Covid-19 günlerinde cinsellik” olarak belirlendi.

    Üsküdar Üniversitesi NP Feneryolu Tıp Merkezi Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Dilek Sarıkaya, Dünya Cinsel Sağlık Günü’ne ilişkin değerlendirmede bulundu.

    Mutlu cinsel yaşam için saygı, iletişim ve paylaşım şart

    Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) cinsel sağlık kavramını, “cinsellikle ilgili fiziksel, duygusal, zihinsel ve sosyal bir iyilik hali” olarak tanımladığını belirten Dr. Öğretim Üyesi Dilek Sarıkaya, “Buna göre cinsel sağlık sadece hastalık veya işlev bozukluğunun olmaması ile sınırlı değildir. Cinselliğe ve cinsel ilişkilere olumlu ve saygılı bir yaklaşımın yanı sıra zorlama, ayrımcılık ve şiddet içermeyen, zevkli ve güvenli cinsel deneyimler yaşama imkânını da gerektirir. Mutlu ve doyumlu bir cinsel yaşam için karşılıklı saygı ve eşler arası etkin iletişim ve paylaşım olmazsa olmazdır. Bireyin kendi bedenini tanıması, cinsel haz noktalarını fark etmesi ve bunu cinsel eşiyle paylaşmaktan kaçınmaması daha doyumlu bir cinsel ilişki yaşamasını sağlayacaktır. Kişilerin birbirlerine karşı sorumlu davranmaları, herkesin bir mahremiyeti olduğu da göz önünde bulundurulmalıdır. Cinselliğin nasıl yaşanacağı her iki tarafın istek, onay ve rızası ile gerçekleştirilmelidir. Hiç kimse hoşlanmadığı bir cinsel davranışı yaşamak ya da sürdürmek zorunda bırakılmamalıdır” dedi.

    Her üç kişiden biri cinsel işlev bozukluğu yaşıyor

    Yapılan araştırmaların cinsel sorunların dünya genelinde sık görüldüğüne işaret ettiğini kaydeden Dr. Dilek Sarıkaya, “Her üç kişiden birinin cinsel yaşamının herhangi bir döneminde en az bir cinsel işlev bozukluğu yaşadığı bilinmektedir. Çeşitli toplum ve kültürlerde yapılan çalışmalar, cinsel işlev bozukluklarının rastlanma sıklığında kültürel ve toplumsal etkenlerle ortaya çıkan bazı farklılıklar olduğunu göstermektedir. Cinselliğin bir tabu olarak algılandığı ülkelerde, cinselliğin konuşulmaması, yasaklanması, formel bir cinsel eğitimin olmaması, cinsellikle ilgili yanlış inanışların olması ve bekarete atfedilen önem, kadınlarda vajinismusun ve cinsel istek bozukluklarının, erkeklerde ise cinsel istek ve boşalma bozukluklarının daha yüksek oranlarda rastlanmasına yol açmaktadır. Yine cinsel deneyimin yetersiz olduğu toplumlarda erkeklerde erken boşalma, kadınlarda ise çeşitli orgazm güçlüklerinin daha sık rastlandığı gözlenmektedir” diye konuştu.

    Kadınlarda cinsel istek ve uyarılma bozukluğu görülüyor

    “Araştırmalar, kadınların yüzde 30 – yüzde 60’ının yaşamları boyunca en az bir cinsel işlev bozukluğu yaşadığını göstermektedir” diyen Dr. Dilek Sarıkaya, “Cinsel istek bozukluğu ve uyarılma bozuklukları en sık görülen cinsel işlev bozukluklarıdır (Her 3 kadından 1’inde). Gelişmiş ülkelerde daha çok ileri yaşlardaki kadınların tedavi amacıyla başvurduğu, ülkemiz gibi gelişmekte olan ülkelerde ise genç-orta yaş kadınların cinsel sorunların çözümü için arayışa yöneldiklerini görmekteyiz. Ülkemizde kadınlarda en sık görülen cinsel sorun cinsel isteksizliktir ancak sağlık kuruluşuna en sık başvuru nedeni vajinismustur” dedi.

    Erkeklerde erken boşalma görülüyor

    Dr. Dilek Sarıkaya, yapılan araştırmaların, erkeklerin ise yaklaşık yüzde 40’ının yaşamları boyunca en az bir cinsel işlev bozukluğu yaşadığını gösterdiğini ifade ederek “Erken boşalma, erkeklerde en sık görülen cinsel işlev bozukluğudur ve yaklaşık 3-4 erkekten birinde görülmektedir” dedi.

    Cinsel mitler cinsel sorunlara yol açıyor

    Cinsel sorunların nedenlerine baktığımızda cinsel eğitimsizlik ve bilgisizliğin başı çektiğini kaydeden Dr. Dilek Sarıkaya, şunları söyledi:

    “Cinsel bilgi, eğitim ve deneyim eksikliği, toplumun cinselliğe yaklaşımdaki katı, tabular ve yasakları içeren olumsuz tutumuyla da birleştiğinde birçok cinsel soruna ve cinsel işlev bozukluklarına yol açabilmektedir. Cinselliğe dair yanlış inanışlar (cinsel mitler) da cinsel sorunların ortaya çıkmasında etkili olmaktadır. ‘Erkek cinsel ilişkiye her zaman hazırdır’, ‘Cinsel ilişkiyi daima erkek başlatmalıdır’, ‘Kadın cinsel isteğini belli etmemelidir’, ‘Tüm fiziksel yakınlaşmalar cinsel ilişki ile sonuçlanmalıdır’, ‘Sevişmek cinsel birleşme demektir’, ‘Bir kez cinsel sorun yaşanıyorsa bu tekrarlayacak demektir’, ‘İlk cinsel ilişki kadın için ızdırap vericidir’ gibi doğruluğu sorgulanmadan kabul edilen cinsel mitler, cinsel sorunların ortaya çıkmasında büyük rol oynamaktadır.”

    Bazı hastalıklar da cinsel sorunlara yol açabiliyor

    Çeşitli hastalıkların cinsel sorunlara yol açabileceğini belirten Dr. Dilek Sarıkaya, uzmana danışılmasının önemli olduğunu belirterek “Yüksek tansiyon,şeker hastalığı, kalp yetmezliği, kronik böbrek ve karaciğer yetmezliği, kronik akciğer hastalığı, tiroid işlev bozukluğu ve diğer hormonal bozukluklar, multipl skleroz, parkinson ve epilepsi gibi kronik nörolojik hastalıklar, alkol ve uyuşturucu madde kullanım bozukluğu ve büyük ameliyatlardan sonra da cinsel sorunlar ortaya çıkabilmektedir. Yine uzun süreli kullanılan bazı ilaçların (yüksek tansiyon ve kalp ilaçları,astım tedavisinde kullanılan bazı ilaçlar, epilepsi tedavisinde kullanılan bazı ilaçlar, psikiyatrik tedavi ilaçlarının bazıları) yan etkisi olarak da cinsel sorunlar görülebilmektedir. Bu gibi nedenlerle ortaya çıkan cinsel sorunlarda ilgili branş hekimine başvurmak ve gerekirse sizi cinsel işlev bozuklukları konusunda uzmanlaşmış bir hekime yönlendirmesini istemek faydalı olacaktır” dedi.

    Dr. Dilek Sarıkaya, “Cinsel sorunlara yol açabilecek psikiyatrik nedenler ise başta depresyon olmak üzere, ruhsal travmalar, anksiyete bozukluğu, cinsel fobi ve kaçınmalar, performans anksiyetesi, obsesif kompulsif bozukluklar, psikotik bozukluklar, alkol ve madde bağımlılığı ve yas sürecidir” diye konuştu.

    Vajinismus tedavi edilebilmektedir

    Cinsel sorun yaşayan bireylerin, bu soruna yol açacak tıbbi bir neden bulunmaması halinde cinsel işlev bozukluklarının psikoterapisinde uzmanlaşmış bir psikiyatri hekimine başvurmaları önerisinde bulunan Dr. Dilek Sarıkaya, “Özellikle kadınlarda en sık başvuru nedeni olan vajinismus cinsel terapi ile yüzde 100’e varan oranda tedavi edilebilmektedir. Vajinismus tedavisinde sanılanın aksine sakinleştirici ilaç veya alkol kullanımı, kızlık zarı operasyonu, genel anestezi altına cinsel birleşme, vajinal bölgeye anestezili krem kullanma ya da botox uygulanması gibi yöntemler etkili değildir ve çeşitli tıbbi sorunlara ve ruhsal travmaya yol açabileceği için kesinlikle önerilmemektedir” dedi.

    Cinsel sağlık hizmeti almak bir haktır

    “Cinsellik, yaşamın doğal ve sağlıklı bir parçasıdır” diyen Dr. Dilek Sarıkaya, şunları söyledi:

    Cinsel yaşam karşılıklı güven, doğruluk, bağlılık ve saygı üzerine temellendirilmelidir. Çocuk ve gençlerin cinsellikle ilgili konularda doğru bilgiye ulaşma hakları vardır ve akıllarındaki soru işaretlerini aileleriyle, güvendikleri kimselerle ya da sağlık hizmeti sunan kuruluşlarla rahatlıkla paylaşabilecekleri bir ortam sağlanmalıdır. Cinsel sorun yaşayan bireylerin ise cinsel sağlık hizmeti alma hakkı vardır. Bu nedenle rahatlıkla başvurabilecekleri, en doğru şekilde danışmanlık ve tedavi hizmeti alabilecekleri cinsel sağlık alanında çalışan daha fazla sayıda kuruma ihtiyaç vardır.Bu konuda hem eğitim kurumlarına hem de sağlık kuruluşlarına büyük iş düşmektedir.”

    Fit Olacağım Derken Kısır Kalabilirsiniz

    0
    Fit Olacağım Derken Kısır Kalabilirsiniz

    Çok fazla spor yapan kadınlar kısır kalabilir.Kadın Hastalıkları Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Op. Dr. Betül Kalay, çok fazla egzersiz yapmanın, doğurganlığı etkilediğini ve kısırlığa yol açtığını söyledi.

    Op. Dr. Betül Kalay, genç ve sağlıklı kadınları yakından ilgilendiren egzersiz ve kısırlık ilişkisi hakkında şu bilgileri verdi:

    Basitçe ifade etmek gerekirse, aşırı şekilde egzersiz yapıyorsanız ve yeterince yemiyorsanız, bu adet (regl) döngüsünde en az üç aylık dönem kaybına veya yılda yalnızca birkaç kez ortaya çıkabilen düzensiz, ağır adet dönemlerine neden olabilir. Bu, atletik amenore (regl olmama) olarak bilinen oldukça yaygın ancak az bilinen bir durumdur. Bu sorun çok fazla egzersiz yapılmasından kaynaklanıyor.

    ATLETİK AMENORE NEDİR?

    Amenore, regl dönemlerinin olmamasıdır. Sporcu olan veya düzenli olarak çok egzersiz yapan kadınlar, atletik amenore geliştirme riski altındadırlar. Egzersizle ilgili hormonların ve düşük vücut yağ seviyelerinin, seks hormonlarının (östrojen ve progesteron) çalışma şeklini etkilediği düşünülmektedir.

    ATLETİK AMENORE NEDENLERİ

    Atletik amenore, aşağıdakileri içerebilen aşırı egzersizle ilgili bir dizi faktörden kaynaklanabilir:

    Düşük vücut yağı seviyeleri: Kadın vücudu, eğer belirli bir vücut yağ yüzdesinin altındaysa regl olmaz.

    Egzersizle ilgili hormonlar: Egzersiz, vücudun beta endorfinler ve katekolaminler gibi belirli hormonları salgılamasını sağlar. Bu hormonların yüksek seviyelerinin östrojen ve progesteronun çalışma şeklini etkilediği düşünülmektedir.

    Duygusal stress: Ağır/güçlü, olumsuz duygular hipotalamusu etkileyebilir.

    Düzensiz yeme: Hızlı diyet yapma ve öğün atlama.

    ATLETİK AMENORE İÇİN YÜKSEK RİSKLİ SPORLAR

    Atletik amenore, aşağıdakiler gibi çok yoğun spor yapan kadınlarda daha yaygın olabilir:

    -Bale

    -Basketbol

    -Bisiklet sürmek

    -Jimnastik

    -Uzun mesafe koşu

    -Yüzme

    ATLETİK AMENORENİN UZUN VADELİ KOMPLİKASYONLARI

    Tedavi edilmeyen atletik amenorenin uzun vadeli komplikasyonları şunları içerir:

    Doğurganlığın azalması: Kadınlar düzenli regl dönemleri geçirmezlerse hamile kalma olasılığı daha düşük olur, ancak atletik amenore; düzenli regl dönemine dönüldüğünde uzun vadeli doğurganlık üzerinde hiçbir etkiye sahip değildir.

    Yüksek kan kolesterol seviyeleri: İyi kolesterolün (yüksek yoğunluklu lipoprotein veya HDL) kötü kolesterole (düşük yoğunluklu lipoprotein veya LDL) oranındaki östrojenle ilişkili bir düşüşten kaynaklanır.

    Kemik yoğunluğu kaybı: Bu, osteopeni (düşük kemik yoğunluğu, ancak osteoporoz olacak kadar düşük değildir) veya osteoporoza (kolayca kırılan kırılgan kemikler) neden olabilir, özellikle de yaş nedeniyle en yüksek kemik yoğunluğuna henüz ulaşılmamışsa.

    Erken yaşlanma: Cilt, düşük östrojen seviyeleri nedeniyle esnekliğini kaybeder.

    ATLETİK AMENORE NASIL TEŞHİS EDİLİR?

    Bir doktorun atletik amenore teşhisi koyması için, önce belirli üreme bozuklukları gibi diğer tüm olası nedenlerin ortadan kaldırılması gerekir.

    Testler şunları içerebilir:

    -İdrar veya kan testi olabilen hamilelik testleri

    -Genel sağlığı kontrol etmek ve göğüsler ve kasık kılı gibi diğer cinsel özelliklerin gelişip gelişmediğini görmek için fiziki muayene

    -Jinekolojik geçmiş ve kullanılan kontraseptif yöntemler dahil tıbbi geçmiş

    -Hipotalamus, hipofiz bezi ve yumurtalıkların nasıl çalıştığını kontrol etmek için hormon testleri

    -Üreme sisteminin bilgisayarlı tarama / kontrollerini ve ultrasonlarını içerebilen diğer taramalar.

    ATLETİK AMENORE TEDAVİ EDİLEBİLİR Mİ?

    Atletik amenore için tedavi seçenekleri kişiye bağlıdır, ancak şunları içerebilir:

    -Daha az egzersiz yapmak veya yoğun olmayan sporları seçme

    -Vücut yağ miktarının iki veya üç kilo artırılması

    -Diyet değişiklikleri ve azaltılan egzersiz eğer düzenli regl kanamasının geri dönmesine neden olmazsa, kombine oral kontraseptif hap veya hormon tedavisine başlanması

    -Kalsiyum ve günlük kilojullerin artması gibi diyet değişiklikleri yapma

    -Kemik gücünü artırmak ve osteoporozu önlemek için kalsiyum takviyesi alma

    -Sorun bir yeme bozukluğu ise danışmanlık alma.

    Cansel Elçin’le Evlenen Zeynep Tuğçe Bayat’tan Balayı Pozu

    0
    Cansel Elçin'le Evlenen Zeynep Tuğçe Bayat'tan Balayı Pozu

    Oyuncu Zeynep Tuğçe Bayat, geçtiğimiz hafta meslektaşı Cansel Elçin ile sürpriz bir şekilde nikah masasına oturmuştu. Balayında olan Bayat, eşine verdiği pozu sosyal medya hesabından yayınladı.

    Uzun zamandır aşk yaşayan oyuncu Zeynep Tuğçe Bayat ve Cansel Elçin, geçen hafta aile yakınlarının ve arkadaşlarının katıldığı sade bir tören ile evlenmişti.

    2789716_a6657cf78fa7edb4bebf2a20134b236f_640x640

    Nikah sonrası tatile çıkan ikiliden Bayat’tan ilk paylaşım geldi.

    2789716_704916b9170ff83094c46baa6c56c948_640x640

    30 yaşındaki oyuncu, eşi Canse Elçin’e verdiği balayı pozunu Instagram hesabına ekledi.

    Zeynep Tuğçe Bayat’ın paylaşımı takipçilerinden yoğun ilgi gördü.

    Kilo Alıp Saçlarını Uzatan Çağatay Ulusoy, Yeni İmajıyla Ağızları Açık Bıraktı

    0
    Kilo Alıp Saçlarını Uzatan Çağatay Ulusoy, Yeni İmajıyla Ağızları Açık Bıraktı

    Bir süredir ekranlarda olmayan ve yeni filmi için imaj değiştiren Çağatay Ulusoy, bir arkadaşının düğününe katıldı. Oyuncunun kilolu hali ve uzattığı sakallar ise görenleri şaşkına çevirdi.

    Son olarak Netflix’te yayınlanan Hakan Muhafız adlı diziyle sevenlerinin karşısına çıkan Çağatay Ulusoy, yeni imajıyla gündem olmaya devam ediyor. Bir arkadaşının düğününe katılan Çağatay Ulusoy, değişimiyle yine adından söz ettirdi.

    YENİ İMAJIYLA TANINMAKTA GÜÇLÜK ÇEKTİ

    Her daim fit vücuduyla herkesi kendine hayran bırakan Ulusoy, yeni filminde çöpçülük yapan bir babayı canlandıracağı için imaj değişikliğine gitti. Yakışıklı oyuncu yeni projesi için kilo alıp saçlarını ve sakallarını uzattı. Bir düğüne giden Ulusoy’un sosyal medyaya düşen son görüntüsü ise kısa sürede en çok konuşulan konular arasına girdi.

    Kilo alıp saçlarını uzatan Çağatay Ulusoy, yeni imajıyla ağızları açık bıraktı

    SETLERE ARA VERMEDEN DEVAM EDİYOR

    Öte yandan 2021 yılında vizyona gireceği söylenen yeni filmi için kamera karşısına geçen oyuncunun film çekimleri Eylül ayının sonuna kadar sürecek. Filmde, oyuncuya Selen Öztürk eşlik edecek. İşlerine yoğunluk veren oyuncu son olarak Star TV ekranlarında yayınlanmaya başlayan Menajerimi Ara dizisine konuk oyuncu olarak dahil olacak.

    Kilo alıp saçlarını uzatan Çağatay Ulusoy, yeni imajıyla ağızları açık bıraktı
    Kilo alıp saçlarını uzatan Çağatay Ulusoy, yeni imajıyla ağızları açık bıraktı

    Van’da Vatandaşların Tedbirleri Hiçe Sayması sonucu Vaka Artışı Endişe Verici Boyuta Ulaştı

    0
    Van'da Vatandaşların Tedbirleri Hiçe Sayması sonucu Vaka Artışı Endişe Verici Boyuta Ulaştı

    Van’da koronavirüs vakalarının tehlikeli boyutlara ulaşmasının ardından Valilik, toplu etkinliklere yönelik ek tedbirler aldı. Tüm uyarılara rağmen vatandaşların, sosyal mesafe ve maske kuralına uymadıkları gözlendi.

    Van’da vaka artışının endişe verici boyuta ulaşmasının ardından dün Valilik virüsün en çok yayıldığı düğün, nişan, sünnet ve mevlit gibi toplu etkinliklere yönelik ek tedbirler aldı. Alınan tüm tedbirlere rağmen kent merkezinde bazı vatandaşların, koronavirüs tedbirlerine uymadığı görüldü.

    VAKA ARTIŞININ ÖNÜNE GEÇİLEMİYOR

    Koronavirüs salgınına karşı alınan tedbirlerin denetimleri sürerken, Van’da da polis ve jandarma, aralıksız çalışma yürütüyor. Vaka sayısında artış yaşanan kentte, valilik tarafından alınan kararla, 65 yaş ve üstü vatandaşların düğün, nişan, sünnet ve mevlit gibi toplu etkinliklere katılımları yasaklandı. Toplu taşıma araçlarına binme saatleri de kısıtlandı. Geçen hafta valilik tarafından alınan ek kararla sünnet düğünü, nişan ve kına gecesi gibi etkinliklerin yapılması yasaklanmış, düğün ve nikahlar ise aynı gün içerisinde 1 saatle sınırlandırılmıştı. Alınan tüm önlem ve tedbirlere rağmen, kentteki vaka artışının önüne geçilemiyor.

    SOSYAL MESAFE KURALI HİÇE SAYILIYOR

    Son bir haftada Türkiye’de vaka sayının en çok artış gösterdiği kentlerden biri olan Van’da bazı vatandaşlar, kuralları hiçe sayıp, maske takmadıkları gözlenirken, polis ekipleri sürekli denetimler yaparak vatandaşları maske takması, sosyal mesafeye dikkat etmeleri ve hijyen kurallarına uymaları konusunda uyarılarda bulunuyor. Kent merkezindeki bir banka şubesinin önünde sosyal mesafeye dikkat etmeyip, kuyrukta bekleyen vatandaşların görüntüsü ise tepki topladı.

    “VAKA ARTIŞI BİZİ ÜZÜYOR”

    Esnaf Yusuf Adıyaman, koronavirüs saygının ilk başladığı dönemlerde kurallara dikket eden Van’da son zamanlarda vaka sayısının giderek arttığını belirterek,” İlk zamanlarda evlerimizden çıkamıyorduk, sosyal mesafeye dikkat ediyorduk. Ama, son zamanlarda bu kurallara uyulmadığını görüyoruz. Daha çok dikkat etmemiz lazım. Sağlık Bakanımız açıklama yaptı. Şu an Türkiye’de vaka artışı yönüyle ilk 10’a giren illerden bir tanesi de Van. Ben bir Vanlı olarak bütün vatandaşlara sesleniyorum. Maske kullanımına ve kurallara lütfen dikkat edelim. İlla bir yerlerden bir açıklama gelmesine gerek yok. Sağlık Bakanımız ve valilik elinden geleni yapıyor. Her ne olursa olsun güzel günler çok yakında. Kentimizdeki vaka sayının artışı ile ilgili çok üzülüyoruz. Tabi sevdiklerimizi eğer kaybetmek istemiyorsak bütün kurallara uymamız gerekiyor. Vaka sayının artmasının en büyük nedeni, tamamen kurallara dikkat etmememiz. Lütfen herkes elinden geleni yapsın. Van’da vaka artışının en büyük sebeplerinden birisi de düğünlerdi. Düğünlerin başlamasıyla birlikte vaka sayısında da artış oldu. Valilik düğün, nişan ve benzeri etkinliklerle ilgili birtakım kısıtlamalar getirdi. Buna rağmen bazıları kuralları ihlal ediyor” dedi.

    “LÜTFEN SOSYAL MESAFEYE DİKKAT EDELİM”

    Van’da özel bir okulda idarecilik yapan Fetahna Ölmezoğlu ise, artan vaka sayılarının önüne geçmek için herkesin sosyal mesafeye dikkat etmesi gerektiğini ifade ederek, “Okullarımızın bir an önce eğitim-öğretime başlaması için herkesin maskelerini takıp, sosyal mesafeye dikkat ederek sokağa çıkmasını istiyoruz. Mümkün olmadığı sürece lütfen dışarıya çıkmayalım. Banka kuyruklarında da gördük. Kimse sosyal mesafeye dikkat etmiyor. Bu konuda herkesin kolluk kuvvetlerine yardımcı olması gerekir. Bu salgın bir an önce bitsin istiyorsak kurallara uymalıyız” diye konuştu.

    Bilim Kurulu Bugün Toplanıyor! Gündemde Yeni Koronavirüs Yasakları Var

    0
    Bilim Kurulu Bugün Toplanıyor! Gündemde Yeni Koronavirüs Yasakları Var

    Sağlık Bakanlığı Koronavirüs Bilim Kurulu bugün 17.00’de bir araya gelecek. Salgını kontrol altına almak amacıyla yeni kısıtlamaların görüşüleceği toplantı sonrasında Sağlık Bakanı Fahrettin Koca açıklama yapacak.

    Koronavirüs Bilim Kurulu bugün Sağlık Bakanı Fahrettin Koca liderliğinde saat 17.00’de toplanacak. Toplantıda, artan koronavirüs vakaları sonra alınaması planlanan önlemler görüşülecek. Saat 19.00’da ise Sağlık Bakanı Fahrettin Koca basın açıklaması yapacak.

    Son zamanlarda artan vaka ve ölüm sayılarının ardından yeni yasakların gelip gelmeyeceği merak konusu oldu. Türkiye’de son 24 saatte bin 572 kişiye Covid-19 tanısı konuldu, 47 kişi hayatını kaybetti, toplam vaka sayısı 271 bin 705, can kaybı 6 bin 417 oldu. Son 24 saatte bin 3 kişinin daha iyileşmesiyle koronavirüs tedavisi tamamlananların sayısı 245 bin 929 oldu.

    “KAYIPLARI AZALTACAK OLAN TEDBİRLERE UYUMDUR”

    Fahrettin Koca Twitter’da yaptığı son paylaşımında şu ifadelere yer verdi: “Kayıplarımızın ve ağır hastalarımızın sayısını azaltacak olan da bitirecek olan da tedbirlere tam uyumdur. Aktif hasta sayımız artmaya devam ediyor. Tedbirlere uyarsak kazanan biz olacağız. Güç tedbirde.”

    BAKAN KOCA 19.00’DA AÇIKLAMA YAPACAK

    Koronavirüste artan vaka sayıları sonrasında Bilim Kurulu bugün saat 17.00’de toplanacak. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca toplantı sonrası 19.00’da basın açıklaması yapacak. Vakaların artışına engel olunamaması nedeniyle yeni yasakların gelmesi gündemde. Özellikle hafta sonları sokağa çıkma yasağının yeniden uygulamaya konulacağı tahmin ediliyor.

    BİLİM KURULU ÜYESİ UYARMIŞTI

    Bilim Kurulu üyesi Prof. Dr. Ateş Kara, dün yaptığı açıklama ile kısıtlamaların geri dönebileceği sinyalini vermişti. Tedbirlerin herkes için geçerli olduğunu söyleyen Prof. Dr. Ateş Kara, özellikle etkinliklerde rehavete kapılmamak gerektiğini belirterek yasakların yeniden gelebileceğini söyledi.

    TOPLU ETKİNLİKLERE EK TEDBİRLER GETİRİLDİ

    Geçtiğimiz hafta İçişleri Bakanlığı tarafından yayınlanan genelge ile 14 ilde sünnet düğünü, kına gecesi, nişan etkinliklere kısıtlama getirilmişti. Genelgede, “Adana, Ankara, Ağrı, Bursa, Çorum, Diyarbakır, Erzurum, Gaziantep, Kayseri, Konya, Mardin, Şanlıurfa, Van ve Yozgat illerinde; sünnet düğünü, kına gecesi, nişan gibi etkinliklere müsaade edilmeyecek. Bu illerde düğün ve nikahların en fazla 1 saat süre içerisinde tamamlanması sağlanacak. Düğün salonlarında sandalye/koltuk düzeninin fiziki mesafe koşullarına uygun ve dans/oyun pisti/alanlarını da kapatacak şekilde oluşturulacak” ifadelerine yer verilmişti.

    İstanbul, İzmir başta olmak üzere birçok kent Valiliği de aynı şekilde toplu etkinliklere koronavirüs tedbirleri gereğince kısıtlamalar getirdi.

    Eylül Ayı Analizleri: Burçları Neler Bekliyor?

    0
    Eylül Ayı Analizleri: Burçları Neler Bekliyor?

    Sonbaharın habercisi Eylül ayına giriş yapıyoruz. Eylül ayının ilk günlerinde bizleri bir Dolunay karşılayacak. Akabinde Merkür’ün terazi burcundaki seyahati ve Mars Retrosuyla oldukça karışık bir Eylül ayı geçireceğiz. İşte ünlü astrolog Dinçer Güner’den Eylül ayı burç analizleri…

    Eylül ayında gökyüzü yine oldukça hareketli ve heyecanlı gelişmelere gebe. Eylül ayını bir yandan Dolunay, bir yandan Mars Retrosu ve önemli gezegen geçişleri takip edecek. Bakalım bu hızlı gökyüzü gündeminde burcunuza özel sizleri neler bekliyor? Hepinize keyifli okumalar dilerim…

    Koç: 

    Merkür’ün Terazi burcundaki seyahatinde ortaklık için görüşmeler yapmak, partnerinizin veya ortağınızın fikirlerinden yararlanmak, anlaşmalar imzalamak varsa düşmanlarımız veya aranızın nane olduğu kişilerle ateşkes yapmak için uyun bir dönem olacaktır. İkili ilişkilerde fikren de olsa adil olmaya çalışacağımız, politik manevralarla krizleri kendi yararımıza dönüştürebileceğimiz bir süreç olacak. Ortaklık veya ikili ilişkilerinizle ilgili her iki tarafı da memnun edecek kararlar alabileceksiniz. 6 Eylül’de ise Venüs, Aslan burcuna geçiş yapacak ve 24 Ekim’e kadar bu burçta seyahat edecek. Özellikle yalnızlar türlü aşk ilişkilerine giriş yapabilirler. Bu dönem kararlı olup, birlikte olmak istediğiniz kişiyi seçebilirsiniz fakat bir eleme dönemi olacak. Kalbiniz aşık olmak için oldukça hazır, bir işaret bekliyor olacak. Ki bu işaretleri de alacaksınız! Bu etki sadece aşkla ilgili konularda değil, mesela evli ve çocuk sahibi olmak isteyen arkadaşlarım, bakın bu tarihe kadar bu konularla ilgili çalışmalar yapabilirsiniz. 

    Boğa: 

    Mars, 9 Eylül itibari ile Koç burcunda geri hareket etmeye başlayacak. Mars haritanızın 12. evinde geri gidecek ve sizleri özellikle sağlıkla ilgili konularda bünyenizi çok daha hassas yapabilecek. Arkanızdan türlü işler çeviren, kötü niyetli insanlarla uğraşmak zorunda kalabileceksiniz. Çok daha gizlilik içinde hareket etmeye çalışabilir, daha fazla yalnız kalabilirsiniz. Bu dönem hayata karşı isteklerinizde gerçekçi olmakta zorlanabilir, biraz boş işler veya hayaller peşinde koşturabilirsiniz. Yapacağınız işler çok iyi bile olsa pek takdir göremeyebilir veya fark edilmeyebilir. Tam anlamıyla bir fark edilme sorunu yaşayabilirsiniz. Bu süreçte şu ana kadar neler yaptığınızı analiz edebilir, hatalarınızın daha da farkına varabilirsiniz. Psikoloji, bilinçaltı, rüyalar gibi konular hayatınızda daha ön plana çıkabilir, uyku düzeninizde bazı sorunlar ortaya çıkabilir. Ruhsal anlamda kendiniz sürekli gergin hissedebilirsiniz. 

    İkizler:

    Arkadaşlarınızla aranızda anlamsız garip bir gerginlik meydana gelebilir, gereksiz küslükler oluşabilir. Arkadaşlık ilişkilerinizi fazla eleştirebilirsiniz. Bunun dışında iş hayatından kazandığınız gelirlerin hesaplanmasında bazı sorunlar meydana gelebilir. Primlerinizi yeterince alamayabilirsiniz, maaş ödemelerinde sıkıntılar, gecikmeler meydana gelebilir. Arkadaşlarınızla yapacağınız organizasyonlarda sık sık aksaklıklar meydana gelebilir. Sosyal ilişkilerinizi doğru bir şekilde tahlil edemeyebilirsiniz. İyi tarafı, eski dosttan düşman olmaz diyerekten eskiden aranıza küslük girmiş kişilerle bir araya gelebilir, eskimiş kapanmış konuların üzerinden yeniden geçebilir, belki de bu sefer aranızdaki buzları eritmek için fırsatlar yakalayabilirsiniz. Aşk sezonunuz da açılmış olacak. Özellikle yalnızlar için, çocuk sahibi olmak isteyenlerde bu bir aylık süreci değerlendirebilirler. 

    Yengeç: Merkür'ün Terazi burcundaki seyahatinde iletişim konularınızı yönlendirebileceğiniz alanlar, aile, yerleşim, taşınma, yer değiştirme, evinizde tadilat gerektiren konulara yönelme, ev alma satma gibi işler olabilecektir.

    Yengeç: 

    Merkür’ün Terazi burcundaki seyahatinde iletişim konularınızı yönlendirebileceğiniz alanlar, aile, yerleşim, taşınma, yer değiştirme, evinizde tadilat gerektiren konulara yönelme, ev alma satma gibi işler olabilecektir. Aklınıza evinizle yapmayı planlayacağınız ilginç fikirler gelebilir. Ev içinde sohbet, muhabbet ortamı çok daha fazla olacaktır. Yeni bir eve geçmek, ev almak, araba almak veya satmak içinde güzel bir süreçte olacaksınız. Özellikle yapacağınız pazarlıklar çok adil ve sizin düzgün yönetebileceğiniz pazarlıklar olacaktır. 6 Eylül’de ise Venüs, Aslan burcuna geçiş yapacak ve 24 Ekim’e kadar bu burçta seyahat edecek. Bu tarihe kadar finansal konularda şanslı, kazançlarınızı artırabileceğiniz bir süreç içinde olacaksınız. Keyifli, eğlenceli, hareketli organizasyonlardan gelir elde edebilirsiniz. Yine bu tarihe kadar güzellik, kıyafet, kuaför, bakım, süs gibi konular için sıkça para harcayabilir, gardırobunuzda ekstra yer açmanız gerekebilir. 

    Aslan: 

    Kredi çekmeyi ya da yatırım yapmayı düşünüyorsanız eğer bu konuda ehil insanların fikirlerinden yararlanmalı kendi başınıza harekete geçmemelisiniz. Ödemelerinizi ve harcamalarınızı iyi planlamalısınız. Krediler ve borçlarla ilgili konular aklınızı meşgul edebilir. Çevrenizdeki insanlar için ekstra fedakarlık yapmak durumunda kalabilir ve bu sizi biraz strese sokabilir. Psikolojik, korkulara yönelik, terapiler veya şifa çalışmaları yapmak isteyebilirsiniz. Ticari faaliyetlerde bulunmak iş kurmak müşterilerinizi artırmak için yeni girişimlerde bulunmak isteyebilirsiniz. Din, felsefe, hayatın anlamı üzerine sık sık çevrenizde ki kişilerle fikir ayrışmalarına düşebilir, gergin ortamlar içinde bulabilirsiniz kendinizi. Önemli mevki ve statü sahibi kişilerle her ne kadar sürekli bir araya gelecek olsanız da onlarla ilişkilerde bu stresli çemberin içinde olabilecek.

    Başak: 

    Merkür’ün Terazi burcundaki seyahatinde iletişim konularınızı yönlendirebileceğiniz alanlar, finansal konular, kazançlar, alım satım işleri, bütçe ile ilgili işler üzerine olabilecektir. “Nasıl daha iyi para kazanırım?” sorusuna cevap arayabilir, alım satım işleriniz varsa bu etki ile rahatlıkla işlerinizi yapabilirsiniz. Para, finans, mali konularla ilgili anlaşmalar, sözleşmeler, önemli, toplantılarda söz konusu. Parasal konularda daha adil çözümler üretebilecek, olası kriz durumlarını politik bir şekilde yönetebileceksiniz. Para ile bağlantılı anlaşmalar yapmak içinde güzel bir süreç. Yalnız olanlar hayatlarında bir ilişkiye daha çok ihtiyacı olduğu konusunda yakınmalar artabilir, duygusal anlamda hassas ve alıngan davranabilirsiniz. İlişkilerinizi gizlilik içinde yürütebilirsiniz, kimseyle paylaşmak istemeyebilirsiniz. Bir diğer olası etkisi de, cinsel yolla bulaşan rahatsızlıklara karşı dikkatli olmakta yarar var. 

    Terazi: İş ve çalışma koşullarınızda bir değişim, gelişmeler meydana gelebilir, daha fazla çalışmanız, yorulmanız anlamına geliyor. Bu yüzden sağlığa dikkat, özellikle ayaklarınıza ve ayak bileklerinize. Eğer bir iş teklifi gelirse bunun ne kadar gerçekçi ve ayakları yere sağlam basan bir modda olduğunu araştırın.

    Terazi: 

    İş ve çalışma koşullarınızda bir değişim, gelişmeler meydana gelebilir, daha fazla çalışmanız, yorulmanız anlamına geliyor. Bu yüzden sağlığa dikkat, özellikle ayaklarınıza ve ayak bileklerinize. Eğer bir iş teklifi gelirse bunun ne kadar gerçekçi ve ayakları yere sağlam basan bir modda olduğunu araştırın. Günlük hayatınızda sizi yoran zamanınızı alan enerjinizi tüketen konuları görmek kabullenmek ve şimdilik akışta kalmak en iyisi. Bu dönemde sağlığınıza özen göstermek, kilo vermek diyet yapmak bedeninizi korumak isteyebilirsiniz. Yaşamınızda huzur ve dengeyi yakalama uğruna daha fazla çene yormak, çaba sarf etmeni gerekebilir. Bir check-uptan geçebilir, göz veya diş doktoruna gitmeniz gerekebilir. Sizi çok yoracak ve sorumluluklarınızı arttıracak bir yükün, işin altına da girebilirsiniz. İletişim yeteneklerinizi çok hünerli ve yaratıcı bir şekilde ortaya koyabileceksiniz. 

    Akrep: 

    Bu ay dinlenme, içe dönüş süreci yaşayacaksınız önümüzdeki süreçte. Kendinizi daha fazla sorgulayabilir, hayatın neresindeyim, nereye gidiyorum, hedeflerim neler, neler yapmam gerek gibi daha birçok sorunun yanıtını arıyor olacaksınız. 27 Eylül’e kadar önemli sözleşme ve anlaşmalarınızı ertelemenizde yarar olduğunu düşünüyorum. Ha erteleyemediniz, olası imza gerektiren konularda maddeleri dikkatli okuyun ve işinize gelmeyi çıkartın sözleşmeler içinden. Çünkü 12. ev aslında kayıplar alanıdır ve şartlar ve koşullar tam olarak elimizde olmaz, bu yüzden adımlarınızı dikkatli atmalısınız. 6 Eylül’de ise Venüs, Aslan burcuna geçiş yapacak ve 24 Ekim’e kadar bu burçta seyahat edecek. Bu etki ile iş ve kariyerinizi ilgilendiren konularda daha çok keyif ve mutlu olacağınız bir süreç başlıyor sizler için. Bu konulardaki isteklerinizi daha net bir şekilde ortaya koyabilir ve destek bulabilirsiniz. Üstlerinizle kuracağınız keyifli ve olumlu ilişkiler sayesinde gelişmeler kaydedebilirsiniz. 

    Yay: 

    Merkür’ün Terazi burcundaki seyahatinde sizleri oldukça sosyal, o parti senin bu parti benim, arkadaşlarınızla daha sık bir araya gelebileceğiniz, yeni sosyal ortamlar içine girebileceğiniz bir dönem başlayacak. Arkadaşlarınızın fikirleri ve görüşleri bu dönem sizler için oldukça önem kazanacak keza sizin de fikirleriniz onların yaşamlarında yol gösterici olabilecektir. Oldukça nazik, kibar iletişim becerilerinizle insanları bir araya getirebilir hatta küsleri bile barıştırabilirsiniz. Kardeşlerinizle ilişkilerde bu süreçte hele ki onlarla ortaklaşa bir takım işler yürütüyorsanız bazı sıkıntılar devreye girebilir. Elinizde patlayacak, bomba bir proje vardır ama bir türlü bunu bir takım kanallara ikna etmekte veya pazarlamakta zorlanabilirsiniz. Bir diğer olası etkisi de ki bence bu en önemli olanı, trafikte dikkatli olmanızda yarar var. Trafikte dikkat dağınıklığı sonucu minik kazalar yaşayabilir, arabanızın orasını burasını sürekli çizebilirsiniz. 

    Oğlak: Eylül ayına Balık burcundaki Dolunay ile başlıyoruz. Bu dönemde kendinizi ifade ederken iletişimde dikkatli olmakta fayda var. Düşüncelerinizi ve planlarınızı net ve doğru bir şekilde ifade edemeyebilir, yanlış anlaşılabilirsiniz.

    Oğlak: 

    Eylül ayına Balık burcundaki Dolunay ile başlıyoruz. Bu dönemde kendinizi ifade ederken iletişimde dikkatli olmakta fayda var. Düşüncelerinizi ve planlarınızı net ve doğru bir şekilde ifade edemeyebilir, yanlış anlaşılabilirsiniz. Bu yüzden de komşular, yakın çevre, kardeşlerle iletişimde gerginlikler oluşabilir. Kısa yolculuklar veya gezilerle ilgili planlarınız varsa karar almakta veya tam ne istediğinizi belirlemekte güçlük çekebilirsiniz. Kendinizi zihinsel anlamda daha fazla yorgun ve meşgul hissedebilirsiniz. 5 Eylül’de Merkür, Terazi burcuna geçiş yapacak. İş arayanlar bu süreçte bir çok iş görüşmesine gidecekler. İşiniz için seyahatler de söz konusu olabileceği gibi anlaşmalar, sözleşmeler de söz konusu olabilecektir. Fikirlerinizi, düşüncelerinizi üstlerinizle, yöneticilerinizle paylaşmaktan çekinmeyin. Rahatsız olduğunuz konular varsa eğer, onlarla kibar, nazik bir şekilde iletişim kurun. 

    Kova: 

    Bu ay kendinize duyduğunuz öz değeri ve verdiğiniz önemi sınayacak hayat koşulları ortaya çıkabilir, kendiniz için de bir şeyler yapmak isteyeceksiniz. Maddi konularda kendinizi sisli bir yolda yürüyormuş gibi hissedebilirsiniz. Bu yüzden de aslında büyük riskli bir takım girişimler ve yatırımlar için önümüzdeki 10 günlük süreç pek de uygun bir zaman dilimi değildir. Mevcut koşullarınızı korumaya yönelik hareket etmenizde fayda olduğunu düşünüyorum. Merkür’ün Terazi burcu seyahatinde iletişim yeteneklerinizi daha çok din, felsefe, akademik, eğitim, hukuksal konular, seyahatler, yabancılar, yurt dışı ile ilgili işler olacaktır. Özellikle yayıncılık, tanıtım, reklam faaliyetleri için güzel bir süreçtir bu. Kitap çıkarmak isteyenler yayın evleri ile toplantılar yapabilirler. Yalnız olanlar, yalnızlıklarına bu tarihe kadar son verebilirler. Bunun yanı sıra, size keyif ve mutluluk verecek sözleşmeler, anlaşmalar, ortaklıklar gündeme gelebilir. 

    Balık: 

    Merkür’ün Terazi burcu seyahatinde krediler, burslar, primler, ortaklaşa kazançlarla elde edilen gelirler, miraslar ön planda olabilecektir. Özellikle Merkür sayesinde 27 Eylül’e kadar bu konularla ilgili sözleşmeler, anlaşmalar, imza gerektiren koşullar gündeme gelebilir. Krediler için araştırmalar yapabilirsiniz. Bu dönem biraz daha zihinsel farkındalık dönemidir, kendinizde değiştirmek istediğiniz noktaları tespit etmek için güzel bir süreçtir. Mars, 9 Eylül itibari ile Koç burcunda geri hareket etmeye başlayacak. Maddi anlamda bu dönem paranın bereketi çok kalmayabilir, para geldiği gibi gider. Cüzdanınızda adeta bir delik vardır, cebinizden parayı gizli bir el sürekli çekiyormuş gibi gelebilir. Bunun yanı sıra size yapılması gereken ödemelerde gecikmeler meydana gelebilir. Bir diğer olası etkisi de para ile ilgili konularda zihniniz dağınık olabilir ve doğru adımlar atamayabilirsiniz. Bu dönem hırsızlıklara, hilekarlara karşı dikkatli olmalı, yatırımlar yapmak için pek de ideal bir süreç olmayacaktır. 

    Eylül Ayında Ay’ın Boşlukta Olduğu Bu Tarihleri Not Edin!

    0

    Ay’ın boşlukta olduğu zamanlar bir nevi boş işler zamanıdır. Çünkü Ay boşlukta olduğunda duraklama dönemine girilir. Her türlü işler askıda ve havada kalır. Eğer işlerinizin havada kalmasını istemiyorsanız bu tarihleri not almalısınız. İşte Eylül ayının Ay boşlukta takvimi…

    Ay’ın boşlukta olması demek, Ay’ın bir burçtan başka bir burca geçerken hiç bir gezegenle kontak kurmaması anlamına gelir. Ay’ın boşlukta olduğu zamanlar ve saatler, aslında bir nevi boş işler zamanıdır arkadaşlar.

    Yeni bir işe veya projeye veya ilişkiye başlamak için hiç uygun değildir, girişilen tüm işler her türlü askıda ve havada kalır çünkü. Bir şeyin sonuçsuz kalması, sürüncemede kalması anlamına gelir. Duraklama dönemi gibidir… Sanki her şey birden durur, işler yürümez, geçici bir tıkanıklık durumu oluşur. Bir şeylerin sonuçsuz kalması gibidir.

    Ay ilk kontağını kurduğu anda bu durum düzelmeye başlar. Eğer somut sonuçlar elde etmek istediğiniz girişimleriniz var ise Ay'ın boşlukta olduğu zamanlardan kaçınmanız gerekmektedir. Bir şeyin az yankı uyandırması ses getirmemesi gibidir.

    Ay ilk kontağını kurduğu anda bu durum düzelmeye başlar. Eğer somut sonuçlar elde etmek istediğiniz girişimleriniz var ise Ay’ın boşlukta olduğu zamanlardan kaçınmanız gerekmektedir. Bir şeyin az yankı uyandırması ses getirmemesi gibidir. Bu yüzden ses getirmesini istediğiniz konular için Ay boşluğa dikkat.

    Normal rutinde devam ettiğiniz işleri devam ettirebilirsiniz ama yeni işlere başlarken dikkatli olun, hatta başlamayın. Organize olmak zorlaşır, çok çabuk dağılabiliriz, ana esas konulardan uzaklaşabiliriz, dikkatimiz dağılır sürekli. Elinizdeki işleri düzenleyin, tasnif edin, eksikleri tespit edin. Bu zamanlar uyku ile uyanıklık arasında gibidir ruh hali. Program yapacağım diye diretmeyin, akışa bırakın biraz hayatı diretmeyin bir şeyler illa olsun diye. Aslında, rahatlama ve gevşeme zamanıdır. Bu yüzden sizi rahatlatacak gevşetecek şeyler yapın.

    Önünüze bakın, hazırlık yapın, İhtiyaçlarınızı tespit edin, planlar yapın ve Ay boşluktan çıkınca harekete geçin. Sosyalleşin, arkadaşlarla bol bol geyik yapın, oyunlar oynayın, işe dişe dokunmayan işler yapın, boş işler zamanıdır.

    Önünüze bakın, hazırlık yapın, İhtiyaçlarınızı tespit edin, planlar yapın ve Ay boşluktan çıkınca harekete geçin. Sosyalleşin, arkadaşlarla bol bol geyik yapın, oyunlar oynayın, işe dişe dokunmayan işler yapın, boş işler zamanıdır. Ay’ın boşlukta olduğu anlar ruhsal çalışmalar yapmak, meditasyon yapmak, içe dönmek için evrenin 10 numara 5 yıldız zamanıdır.

    Aşağıda Eylül ayında Ay’ın boşlukta olacağı zamanları bulabilirsiniz. Ben her ay başı cep telefonu takvimime bu tarihler kaydederim, not alırım. Size de tavsiye ederim 😉

    1 Eylül 07:56 ile 12:34 arasında Ay, 27. derece Kova burcunda boşlukta.
    3 Eylül 17:34 ile 23:21 arasında Ay, 27. derece Balık burcunda boşlukta.
    6 Eylül 07:44 ile 11:43 arasında Ay, 28. derece Koç burcunda boşlukta.
    8 Eylül 15:46 ile 9 Eylül 00:27 arasında Ay, 25. derece Boğa burcunda boşlukta.
    11 Eylül 07:47 ile 11:22 arasında Ay, 28. derece İkizler burcunda boşlukta.
    13 Eylül 15:04 ile 18:32 arasında Ay, 28. derece Yengeç burcunda boşlukta.
    15 Eylül 18:09 ile 21:37 arasında Ay, 27. derece Aslan burcunda boşlukta.
    17 Eylül 14:41 ile 21:55 arsında Ay, 25. derece Başak burcunda boşlukta.
    19 Eylül 17:28 ile 21:32 arasında Ay, 27. derece Terazi burcunda boşlukta.
    21 Eylül 21:12 ile 22:31 arasında Ay, 29. derece Akrep burcunda boşlukta.
    23 Eylül 20:31 ile 24 Eylül 02:16 arasında Ay, 26. derece Yay burcunda boşlukta.
    26 Eylül 06:35 ile 09:07 arasında Ay, 28. derece Oğlak burcunda boşlukta.
    28 Eylül 10:17 ile 18:33 arasında  Ay, 25. derece Kova bucunda boşlukta.

    Tükenmişlik Sendromu Önlenebilir Mi?

    0
    Tükenmişlik Sendromu Önlenebilir Mi?

    İş yerinde görev tanımlarının açık ve net bir şekilde yapılması, sorun çözmede kalıcı mekanizmaların oluşturulması, çalışanların bireysel ihtiyaçlarının karşılanmasına önem verilmesi ve kolaylaştırılması, alınan kararlara katılımın sağlanması tükenmişlik sendromuyla mücadelede önem taşıyor.

    Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Beyin Hastanesi Uzman Klinik Psikolog Gülçin Şenyuva, iş hayatının sebep olduğu tükenmişlik sendromu ile baş etme yöntemlerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

    Tükenmişlik sendromunu “profesyonel bir kişinin mesleğinin anlamı ve amacından kopması, hizmet verdiği insanlar ile artık gerçekten ilgilenemiyor olması” biçiminde tanımlayan Şenyuva, tükenmişliğin ana özelliklerinin; enerji kaybı, motivasyon eksikliği, diğerlerine karşı negatif tutum ve aktif olarak diğerlerinden geri çekilme olduğunu belirtti.

    İş yerinde bu önlemlere dikkat!

    Tükenmişlik sendromuna etkili müdahalenin hem bireysel hem de örgütsel zeminde olması gerektiğini vurgulayan Gülçin Şenyuva, iş yeri yöneticileri düzeyinde yapılması gerekenleri şöyle sıraladı:

    – Görev tanımları açık ve net olmalıdır.

    – İşe yeni başlayan kişinin oryantasyon programına katılımı ve süpervizyon sağlanmalıdır.

    – İş ile çalışan arasında uyumu sağlamak için iş modifiye edilmelidir.

    – Bölümlerin özelliklerine göre etkin personel planı yapılmalıdır.

    – Düzenli ekip içi toplantıları ile öneri ve eleştirilerin alınması sağlanmalıdır.

    – Sorun çözmede kalıcı mekanizmalar oluşturulmalıdır.

    – Sorunların ilk ortaya çıktığı anında ele alınması gereklidir.

    – Yöneticilerin çalışanı destekledikleri ve çalışanların sıkıntılı bir durumda yöneticilerden yardım alabileceklerini bilmelidir.

    – Personelin gereksinim duyduğu sürekli eğitim olanakları sağlanmalıdır.

    – Sistemdeki ödül kaynakları çoğaltılmalıdır.

    – Çalışanların bireysel ihtiyaçlarının karşılanmasına önem verilmesi ve kolaylaştırılması, alınan kararlara katılımın sağlanması gereklidir.

    – Hoşgörülü, esnek, adaletli, katılımcı bir yönetim anlayışlı ve dinleyen, değer veren bir yönetici, tükenmenin önlenmesi ve giderilmesinde son derece önemlidir.

    Bireysel olarak ne yapılmalı?

    Tükenmişlik sendromuyla baş etmede bireysel düzeyde yapılması gerekenlere de dikkat çeken Uzman Klinik Psikolog Gülçin Şenyuva, “Sağlık, moral ve enerjinin sürekliliğinin sağlanması en önemli yapılabilecekler arasındadır. Nefes egzersizleri, fiziki aktivite, gevşeme eğitimleri, meditasyon, hobilerin olması, zaman ve stres yönetimi, uzun veya kısa dönemli tatiller, kişisel gelişim ve danışmanlık gruplarına katılma, girişkenlik eğitimleri bireysel düzeyde yapabileceğimiz etkinlikler arasında yer almaktadır” dedi.

    Gerçekçi hedef ve beklenti önemli!

    Gülçin Şenyuva, tükenmişlik sendromuyla mücadelede işle ilgili gerçekçi beklenti ve hedeflerin içinde olmanın, olayların olumlu yanlarını görmeyi tercih ederek stres yaratıcı durumlardan uzak durmanın, monotonluğu kırma ve işin yapılış tarzını değiştirmenin de önemli olduğunu vurguladı.

    Maskeli Yaşamda Bu Kurallara Dikkat!

    0
    Maskeli Yaşamda Bu Kurallara Dikkat!

    Covid-19 pandemisi sürecinde günlük yaşantımızın vazgeçilmezi hatta en kritik unsuru haline gelen maskeler; polenlere ve hava kirliliğine karşı da önemli bir süzgeç görevi görüyor.

    Ancak dikkat! Özellikle pandemi sonrası çeşit çeşit renkler ve desenlerle karşımıza çıkan maskeler, alerjik reaksiyonlara yol açarak günlük yaşantımızı olumsuz etkileyebiliyor. Acıbadem Kozyatağı Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Prof. Dr. İkbal Esen Aydıngöz “Maske yapımında kullanılan doğal ya da sentetik tekstil ürünleri; içerdiği boyalar, boyanın akmasını önleyen kimyasal maddeler ve yapıştırıcılar nedeniyle tahriş hatta aşırı duyarlılık reaksiyonlarına neden olabiliyor” diyor. Prof. Dr. İkbal Esen Aydıngöz, maske kullanımına yönelik önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

    Tüm dünyayı kasıp kavuran Covid-19 pandemisi, 7’den 70’e günlük alışkanlıklarımızı tepeden tırnağa değiştirirken, maskeyi de vazgeçilmez hale getirdi. Ancak piyasada Covid-19 içintasarlanmış renk renk, çeşit çeşit, desenli hatta bir aksesuar gibi göz alıcı maskeler bazı durumlarda fayda yerine sağlığımıza zarar verebiliyor! Acıbadem Kozyatağı Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Prof. Dr. İkbal Esen Aydıngöz, gerek yüzyılın salgını Covid-19 enfeksiyonuna karşı gerekse açık havada pek çok alerjene karşı önemli bir korunma aracı olan maskelerin, bazı kişilerde alerjik reaksiyonlara yol açabildiğini belirterek “Korunma amaçlı kullandığımız maskelerin de alerjik reaksiyon yapabileceği tespit edilmiştir. Üretim aşamasında kullanılan kimyasal maddeler, boyalar deride tepkiye neden olabilmektedir. Ayrıca imalat aşamasında kullanılan lastik, metal türevleri, yapıştırıcı ve apre de deride sorun yaratabilir. Tekstil maddelerine eklenen antimikrobiyeller, yumuşatıcılar, alev almaya karşı koruyucular, leke tutmayı engelleyen maddeler de zaman içinde deride reaksiyonlara neden olur” diyor.

    Alerjik reaksiyonlara dikkat!

    Maske kullanımı nedeniyle ciltte oluşan reaksiyonların alerji olup olmadığını anlamak mümkün. Tahriş edici madde hemen hemen herkeste kızarıklık yapıyor. Oysa alerjik reaksiyonlar sadece yatkınlık gösteren kişilerde ortaya çıkıyor. Alerjen madde ile tekrarlayan temas sonucunda değinim alanının dışına taşan şiddetli kaşıntı, kızarıklık, hatta su dolu kabarcıklar meydana geldiğini belirten Prof. Dr. İkbal Esen Aydıngöz “Kızarıklık parça parça döküntü şeklinde olabileceği gibi deriden hafifçe kabarık, ödemli, net sınırlı alanlar şeklinde de karşınıza çıkabilir. Bazı kişilerde akne benzeri sarı uçlu minik kabarcıklar gözlenebilir. Günlük yaşamı engelleyici ve can sıkıcı boyutta olabilen bu alerjinin önüne geçebilmek için maske yapımında kullanılan malzemelere dikkat etmek gerekir. İşlem görmemiş doğal ve sentetik iplikler ise deride nadiren reaksiyona neden olur” diyor.

    Amacına uygun maske seçilmeli!

    Maskelerin amacına uygun seçilip kullanılması gerektiğini belirten Dermatoloji Uzmanı Prof. Dr. İkbal Esen Aydıngöz “Hava kirliliğinin belirgin olduğu bölgelerde veya polenlerin yoğunlaştığı mevsimlerde, özellikle açık havada zaman geçirilecekse maske kullanmak bu maddelerin insan vücuduna ulaşmasını ve zararlı etkiler oluşturmasını kısmen engeller. Maskeler süzgeç görevi yaparak hava yolu ile bulaşan hastalıklardan korunmamızı da sağlar. Solunum yolu enfeksiyonlarından korunmak için bakteri ya da virüsün boyutlarına göre maske seçilir. Alerjik reaksiyonlardan korunmak için seçilecek maskelerin ise polen, bitki sporları, ev hayvanlarının tüyleri, küf ve ev akarlarını engelleyecek özellikte olması gerekir. Örneğin polenler 2,5-5 mikron çapındayken, bakteri ve virüsler 0,3-1 mikron büyüklüğündedir” diyor.

    Alerjik reaksiyona karşı 6 öneri!

    Prof. Dr. İkbal Esen Aydıngöz, alerjiye karşı yapılabilecekleri şöyle sıralıyor;

    • Öncelikle cildinizde tepkiye neden olan maskeyi farklı bir ürünle değiştirin.
    • İşlem görmemiş doğal ve sentetik iplikler deride nadiren reaksiyona neden olduğundan, maskenizin görüntüsünden ziyade kaliteli olmasına dikkat edin. Desenine, görünüşüne bakarak maske seçmeyin.
    • Maskenin koruyucu olabilmesi için yüze sıkıca oturması gerekiyor ancak hareket ve konuşma gibi eylemlerle sürtünme meydana geliyor. Eğer uzun süreler maske kullanılıyorsa terleme ve nemlenme nedeniyle maskenizi değiştirmenizde fayda var.
    • Gün boyunca yüzde biriken ter ve yağı ciltten uzaklaştırmak, temizlemek gerekir. Bunun için yüzünüzü ılık su ile yağ çözücü etkisi zayıflatılmış yumuşak bir temizleyici kullanarak yıkayabilirsiniz. Ancak durulamaya özen göstermelisiniz.
    • Kızarıklık ve ciltte gerginlik varsa parfümsüz, seramid ve hyalüronik asit içeren bir nemlendiriciyi günde 2 kez uygulayabilirsiniz.
    • Yanma ve kaşıntı gerilemiyor, hatta yakınmalar giderek daha geniş bir alana yayılıyorsa dermatolojik değerlendirme ve reaksiyonun şiddetine göre tedavi planlaması gerekebilir.