Devamı
    Ana Sayfa Blog Sayfa 285

    İlham Veren Kadınlar: Audrey Hepburn

    0

    En olağanüstü Hollywood aktrislerinden biri olan Audrey Hepburn, 20 Ocak 1993’te hayatını kaybetti. Zamanın efsane film yönetmenleri kapısında yatıyordu ama onun tek hayali, sessiz sakin bir aile yaşamı kurmaktı. Bütün eleştirmenler onu över, adına ödüller yağarken, Audrey kendisini gerçek bir oyuncu olarak bile görmezdi. Bütün dünya güzelliğine tapıyor, ama o kendisini çok sıradan buluyordu. Bu büyüleyici kadının yaşamının dönüm noktalarını hatırlatmak istedik.

    Hayatta umduğunu bulamayan kraliçe: Audrey Hepburn
    Hayatta umduğunu bulamayan kraliçe: Audrey Hepburn

    En olağanüstü Hollywood aktrislerinden biri olan Audrey Hepburn, 20 Ocak 1993’te hayatını kaybetti. Zamanın efsane film yönetmenleri kapısında yatıyordu ama onun tek hayali, sessiz sakin bir aile yaşamı kurmaktı. Bütün eleştirmenler onu över, adına ödüller yağarken, Audrey kendisini gerçek bir oyuncu olarak bile görmezdi. Bütün dünya güzelliğine tapıyor, ama o kendisini çok sıradan buluyordu. Bu büyüleyici kadının yaşamının dönüm noktalarını hatırlatmak istedik.

    Çok farklı ve çok dürüst bir kadın olarak tanınan Audrey Hepburn, sadece harika bir oyuncu değil, aynı zamanda bu dünyayı daha iyi bir yer haline getirmeye çalışan samimi bir insandı.
    Çocukken çekingen ve sessiz bir kızdı Audrey. Bir röportajında, “Kendi kendime oyun oynamayı her şeyden çok severdim. Birinin beni anlamasını çok isterdim” demişti.
    Audrey Hepburn oyuncu olmayı hiç düşünmemişti. Savaştan sonra para kazanabilmek için sahne arkasında çalışmaya başladı.
    Başarıyı çok erken yaşlarda tattı. İlk büyük filmi olan Roma Tatili sayesinde 1953 yılında dünya çapında ünlendi, Oscar kazandı.
    Audrey Hepburn, Fransız modacı Hubert de Givenchy’nin yakın arkadaşı ve ilham kaynağıydı. Efsane moda tasarımcısı, “Onu düşünmek, başımı yeni fikirlerle doldurmak için yeterliydi” demişti.
    Audrey, erken yaşlardan itibaren büyük ve mutlu bir aile kurmayı hayal etti. Sabaha kadar süren partilere ve moda şovlarına gitmek yerine evde yemek pişirmeyi ve işten gelen
    kocasını normal, sevgi dolu bir eş gibi karşılamak istiyordu.
    İlk evliliği hakkında aktris, “Boşanmak istemedim, o kelimeden nefret ediyorum. Hep bir kere evlenmek istemiştim” dedi.

    Hepburn çocukluğundan bu yana nevrotik depresyondan muzdaripti. Özellikle başarısız hamilelikleri onu çok zorladı. Daha sonra, “Bir kez daha düşük yaptıktan sonra neredeyse delirecektim” diyerek yaşadıklarını anlattı.
    Annelik en büyük rüyasıydı. 30 yaşındayken uzun süredir beklediği ilk çocuğunu kucağına aldı.
    Audrey Hepburn hayvanlara bayılıyordu. Yıllar içinde evine bir sürü hayvanı aldı: Bir Yorkie, bir kaniş, bir Jack Russell terrier, bir kedi ve hatta Pippin adında vahşi bir geyik!
    Hepburn, ‘İnsanlık Uğruna’ filmiyle gurur duyuyordu. Bu filmde canlandırdığı Rahibe Luke karakteri, sinema tarihinde en parlak kişilerinden biri oldu.
    ‘Aşk Yolu’ filminin setinde Audrey ve erkek başrol Albert Finney aşk yaşamaya başladı. Ortak arkadaşları Irwin Shaw bu ilişkiyi, “Birlikte şahane bir şey yaşadılar. Sadece birbirlerinin anlayabileceği şakalar yapıyorlardı” diye anlatıyor.
    Özel hayatındaki sorunlara ve geçmeyen depresyonuna rağmen Audrey Hepburn, sıcacık kalbi ve mizah anlayışıyla, akıllarda samimi bir insan olarak kaldı. Aktris bir röportajında, “Dürüst olmak gerekirse en çok hoşuma giden şey, gülebilmek” demişti, “Birçok hastalığa iyi geliyor ve muhtemelen bir insanın en önemli özelliği.”
    1988 yılındaki zamansız ölümüne kadar aktris, UNICEF Özel Büyükelçisi görevini sürdürdü. Açlık çeken ve savaşın dehşetinde yaşayan çocuklara yardım etti. Çeşitli insani yardım projelerinde aktif olarak yer aldı. Amerika’nın en yüksek sivil ödülü olan ‘Başkanlık Özgürlük Madalyası’nın sahibi oldu.
    Audrey Hepburn, ailesinin genetiğinde olan kanser hastalığına yakalandı ve 63 yaşında hayatını kaybetti. Zor ama kesinlikle ilginç ve olağandışı bir hayat yaşadı. Hem acı hem de hüzün, sonsuz sevinç ve sevgiyle doluydu…
    Aktris, “İnanılmaz bir sevgi arzusu ve o sevgiyi vermek için tutkulu bir ihtiyaçla doğduğunu” söylerdi. “Aşk, en benzersiz katkıdır. Ne kadar çok verirseniz, size gelen de o kadar çok olur. “
    Kadinvesaglik.org
    Bu yazı, http://www.milliyet.com.tr/ sitesinden derlenmiştir. 

    Doğru Fondöten Seçimi Nasıl Olmalı?

    0

    Fondötenler, sanılanın aksine sadece cilt tonuna göre seçilmiyor. Nasıl bir fondöten bitişi istediğimizden, hangi makyaja uygun kullanacağımıza kadar birçok önemli noktası var fondötenlerin. Özellikle cildi problemli olanların, fondöteni seçerken daha özenli davranması gerekiyor. Peki bu kadar seçenek arasından kendimize uygununu nasıl bulacağız? İşe öncelikle cilt tonumuza uygun fondöten seçmek ile başlıyoruz. Fondöten denerken mutlaka yüzümüz ve boynumuz arasındaki hatta uyguluyoruz. Çünkü fondötenin hem boynumuz hem de yüzümüzle eşitlenmesi gerekiyor.

    Doğru rengi seçerken atlamamamız gereken bir diğer nokta, mağaza ışıklarına aldanmamak. Mağazadaki spot ışıkları kör edecek kadar fazla olduğundan, fondöteni ne olursa olsun cildinizde kusursuz gösterecektir. Fondöteninizi denedikten sonra gün ışığına çıkarsanız, gerçekten cildinize uyup uymadığını daha iyi anlamış olursunuz.

    Diyelim ki doğru rengi bulduk, cilt tonumuzun ne olduğuna karar verdik. Fondöten seçimi bununla da bitmiyor. Cilt tipimize hangi fondötenin daha iyi uyduğuna karar vermeliyiz. Bunun için, cilt tiplerini üçe ayırarak işe başlayabiliriz.

    Kuru Ciltler için Fondöten Seçimi:

     

    Kuru ciltler, doğru fondöteni bulmak için en çok zorlanan cilt tipi olabilir. Çoğu fondöten içinde pudra içermesinden dolayı, kuru ciltleri olduğundan daha kuru ve donuk gösterebilir. Ya da yüksek kapatıcılıklı fondötenlerin kuru ciltte dağıtımı zor olacağından ciltte pütür pütür durabilir. Bunun için, kuru ciltlerin en iyi anlaştığı fondötenler su bazlı olanlar olacaktır. Eğer daha kalın fondöten tercih etmek isteyen bir kuru ciltliyseniz, altına nemlendirici bir makyaj bazı uygulayarak kuru görünümün önüne geçebilirsiniz. Fondöteninizi seçerken, üzerinde “matlaştırıcı, ekstra mat özellikte” gibi ibareler olmamasına da dikkat edin.

    Karma Ciltler için Fondöten Seçimi:

     

    Karma ciltler, arada kalmış bir cilt tipi olmasından ötürü fondöten seçimini mevsimsel olarak yapmalıdır. Yani karma ciltlilerin aynı fondöteni hem yazın hem de kışın kullanması çok zordur. Bu cilt tipi, yazın yağlı cilt özellikleri gösterirken, kışın daha kuru veya daha mat görünebilir. Bu nedenle karma ciltlere fondötenlerini yaz ve kış fondöteni olarak ayırmalarını öneririz. Yine de diğer cilt tiplerinden daha şanslı olup, her iki cilt tipine uygun fondötenleri de kendilerine uyarlayabilirler. Kuru ciltler için olan fondötenleri transparan bir pudra ile destekleyebilir veya ekstra mat fondöteni nemlendirici ile karıştırabilirsiniz.

    Yağlı Ciltler için Fondöten Seçimi:

     

    Ülkemizde, yaşadığımız coğrafyadan dolayı en sık rastlanan cilt tipi yağlı ciltlerdir. Yağlı cildin en önemli sorunu, cildin yapısından dolayı açık gözenekli olması ve sivilceye yatkın olmasıdır. Bu gibi ciltler, eğer sivilce problemi yaşıyorsa, içinde yağ içermeyen ve mümkünse dermokozmetik fondötenleri kullanmalıdır. Kuru ciltlerin aksine, matlaştırıcı fondöten ve bazlar, yağlı ciltlerin kurtarıcısı olacaktır.

     

     

    Kadinvesaglik.org

    6 Ocak 2019 Güneş Tutulması

    0

    2019’un ilk tutulmasını yeni yılın ilk haftasında 6 Ocak Pazar günü saat 04:28’de yaşayacağız. Evren’in hızına uyum sağlayabilmeniz, hızla esen değişim rüzgârlarını lehinize kullanabilmeniz için gökyüzünün rehberliğinden faydalanarak size önemli birkaç ipucu vermek istiyorum.

    Oğlak burcunun tam da orta derecesinde (15 derece) gerçekleşecek yeniay, bu sefer çok daha farklı bir etkiye sahip. Yıl içinde gerçekleşen ortalama 2 yeniaya güneş tutulması eşlik eder. Güneş Ay ve Dünya aynı yatay ve dikey düzlemde bir araya geldiklerinde Güneş tutulması gerçekleşir. Ay, dünya ile güneşin arasına girerek bir süreliğine güneşin ışığını keser, geçici bir karanlık yaratır ve sonrasında yeniden güneş doğar. Bu geçici karanlık esnasında bir farkındalık, titreşim ve sinerji doğar. Oluşan bu manyetik alan sanki zamana bir çentik atar. Bir şeyleri tetikler, harekete geçirir. Hatta bu etki öyle kuvvetlidir ki, tutulmanın gerçekleşeceği bir ay öncesinde etkilerini göstermeye başlar. Tutulmalar özellikle de güneş tutulmaları, yeni bir tecrübeye, yeni başlayan bir sürece açılan pencere gibidir. O yüzden hangi burçta gerçekleştiği, bu burcun doğası, bizim için rehber niteliğindedir. Yepyeni bir sokağa açılan pencerenizin önünde duran manzarayı, koşulları, size getireceklerini bilirseniz avantajlı çıkabilirsiniz. Birçok bakış açısı; yeni olanın aynı zamanda eskiyi, eskiyen ve artık geride bırakılması gereken temaları beraberinde getirdiğini anlatır. Bu tutulma daha çok eskiler ve bırakılması gerekenler üzerinde duruyor olacak (güneş tutulması güney ay düğümü tarafında gerçekleşiyor). Yani kapanması gereken pencerenin ne olduğunu fark edebilmek ve ona göre bir tutum ve eylem içinde olmak bu dönem bizim için en önemli mesele!

    Gökyüzünde gerçekleşen bu doğa olayına, astrolojinin penceresinden baktığımızda getirdiğimiz yorum bu. Peki bu görsel şöleni gökyüzünde biz izleyebilecek miyiz? Maalesef hayır, çünkü tutulma Uzak Doğu ve Pasifik Okyanusu üzerinde gerçekleşiyor. İstanbul saatiyle sabaha karşı 02:34 de başlayacak, 04:41’de tutulma zirveye ulaşacak, 06:48’de sona erecek.

    Güney ay düğümü tarafında gerçekleşen tutulmaların, kapanması gereken pencerelere benzediğini anlatmıştım. “Ben bunu daha önce yaşadım, aynı hataya tekrar düşmek istemiyorum, bu olay beni aşağıya çekiyor artık sürdürmek istemiyorum, bunu yönetebilirim, en iyisi ben yapayım, kimseye güvenemem, hayat çok zor” gibi düşünceler bir süredir aklınızı ve gündeminizi meşgul ediyor olabilir. Oğlak burcunun kendisini en çok yoran özelliği, her şeyi (kendini-koşulları-insanları) kontrol etme isteğidir. Eğer yeterince yetkin olursam, yönetirsem, her şeyden sorumlu olup hatayı ve gecikmeyi engelleyebilirsem güvende olabilirim, der. Ama hayatta hiçbir şeyi tam anlamıyla kontrol altında tutamazsınız. Beklenmedik şeyler, iniş-çıkışlar her zaman vardır.

    Öyleyse birkaç ay boyunca kendinizi, gücünüzün yetemeyeceği şeylerden sorumlu tutmamaya bakın. Adım adım ilerleyin. Süreç; olay ve koşullar neyi gerektiriyor bir bakın. Üzerinizdeki baskıyı yükü hafifletmenin yolunu arayın. Oğlak burcundaki Satürn bizden elimizden gelenin en iyisini yapmamızı bekliyor. Aynı zamanda tam tersi yönde, sorumluluk almaktan korkup bir şey yapmaktan kaçarken de bulabilirsiniz kendinizi. Başarısızlık, yetememe duygusu üzerinizde hâkimiyet kurabilir. Satürn’ün tek istediği varsaymadan hareket etmemiz, sadece elinizden gelenin en iyisini yapmanız! Bu sayede neye ne kadar gücünüzün yettiğini görebilir, hiç olmaz dediğiniz şeylerin belki olabildiğini görebilirsiniz. Korku ve kaygılarımız, zihnimizdeki engeller, çevresel baskılar ve zamanı geçmiş prensipler kurallar önümüzdeki en büyük taşlar, unutmayın.

    Tutulma sırasında sahnede olan bir diğer gezegen de Plüton. Çok iş çok görev üstlenip başkalarını yönetmeye, üzerlerinde söz ve güç sahibi olmak isteyen küçük-büyük mevkilerde yer alan insanlara karşı uyanık olun. Ayrıca özel yaşamlarınızda neyi neden üstlendiğinize dikkat edin. Kendi hayatınızın sorumluluğunu üstlenmeye, kendi yolunuzda gitmeye bakın. Kötü veya sorunlu giden bir konuyu sürdürmek için aldığınız risklere ve yüklere yeniden bir bakın. Beklenmedik güç savaşlarına, çekişmelere, hesaplaşmalara, ayak kaydırmalara şahit olabilirsiniz, kendinizi koruyun.

    Tutulma sonrasında zamanlama olarak dikkat çeken tarihler; Merkür 15 Ocakta tutulma derecesinin üzerinden geçip gündemi değiştirecek ve taze haberleri bize taşıyacak. Mars 23-24 Ocakta tutulma derecesini tetikleyerek ilk adımları atmamız yönünde bizi harekete geçirecek. Satürn 2-10 Şubatta tutulma derecesinin üzerine gelerek olaylara hız verecek. Almamız veya bırakmamız gereken sorumluluklar ile bu hafta yüzleşeceğiz. 5 Nisan’da koç burcunda tutulma derecesiyle sert bir kontak kuran yeniay da yılın dikkat çeken günlerinden.

    Yeni yıla henüz girmişken, farkında olsak da olmasak da üzerimizde ağırlık yapan şeylerden kurtulmak bir yanıyla güzel bir haber sayılabilir. Elbette o pencereyi kapatmamak da ısrarcı değilseniz. Tutulma, dilerim ki yüklerimizden kurtulmamızda hepimize kolaylıklar sağlasın. Yapabileceğimizin en iyisini yapmamızda bize basamak olsun.

    Danışman Astrolog Aylin İleri

    İlham Veren Kadınlar: Türkan Şoray Olmak

    0

    Türkan Şoray’ın Türk sinemasının sultanı olmasından daha önemli olan şey, Türkan Şoray’ın bakışlarındaki ifadelerin nasıl böyle çok okunur olabildiğidir. Türkan Şoray’ı, Türkan Şoray yapan da gözlerindeki okunurluluktur. Gözlerden yola çıkarak nasıl böyle  “okunurluluk, mokunurluluk, diyebiliyorsunuz,” gibi homurdanmaları duyuyorum şimdiden. Önemli değil! Birkaç tane Türkan Şoray filmini peş peşe izleme şansı elde edebilen herkesin üç aşağı beş yukarı benim gibi düşüneceğini tahmin ediyorum.

    Çünkü Türkan Şoray, Türkiye sinemasının gelmiş geçmiş en başarılı kadın oyuncuları sıralamasında başı çekenlerden. 1980’li yıllarda böyle iddialı cümleler kurulamazdı. Hülya Koçyiğit, Fatma Girik, az da olsa Filiz Akın filmlerde oynamaya devam ediyordu. Aradan geçen zaman diliminde Türkan Şoray hem oyunculuğunun altın çağını yaşadı, hem de ona rakip olabileceği düşünülen yeni yetmelere örnek olmaya, örnek gösterilmeye devam etti. Birbirinden farklı kültürel, ekonomik, sosyal yapıdaki kadın karakterleri canlandırırken yorumladığı karakterlerin hemen hepsinin hakkını verdi. Sinemadaki değişime her daim ayak uydurmasını bildi. Bunu yaparken de yer aldığı projelerde hep belli bir kalitenin üstünde olmasına dikkat etti.

    Belki bu yeni yetme kadın oyuncular Türkan Şoray’ın gözlerinden dünyaya bakmayı başarabilseydi o zaman hem oyunculuk anlamında hem de hayata bakış açısıyla bir nebze olsun ona yaklaşabilirlerdi. Tıpkı John Malkovic Olmak (1999) filmindeki gibi.  Bir yolunu bulup Türkan Şoray’ın gözlerinden dünyaya bakmanın sadece bir oyuncuya değil, benim gibi yazarlara dahi faydası olacağını düşünüyorum. Böyle bir fanteziyi dile getirmek alay konusu olabilir mi? Evet, bazı edepsizler alay edebilir! Ancak, bizim asıl edepsizliğimiz, bunu ancak John Malkovic Olmak filmini gördükten sonra düşünmemiz değil midir?

    Ama yine de Atıf Yılmaz’ın yönettiği, Hayallerim, Aşkım ve Sen (1987) filmini anmadan geçmek Türkan Şoray üzerine kurulan fantezileri görmezden gelmek olur.

    Açıkçası şu yaşadığımız hayat, geçmiş yıllardaki ve hala içinde bulunduğumuz sinema sektörü çok az oyuncuya bir filmde kendi oluşturduğu efsaneyi yıkma şansını vermiştir. Türkan Şoray, hem de bir zamanlar efsaneyi oluşturduğu usta yönetmenlerden biriyle birlikte bunu yapmıştır. Belki de bu yüzde,n Türkan Şoray bu ülkede yaşayan her kuşaktan insanlar için başka başka şeyler ifade eder. 2000’li yılların kuşağı için televizyonda dizilerde oynayan bir kadın oyuncudur. 1990’lı yılların kuşağı için Yeşilçam biterken ayakta kalan oyuncudur. 1980 kuşağı için, Türkan Şoray’ın gözleri Yeşilçam’ın son yangıdır!

    Ki Özer Kızıltan’ın henüz Mimar Sinan Üniversitesi Sinema Televizyon Bölümün’de öğrenciyken çektiği kısa filmin adıda budur: Gözlerin Yeşilçam’ın Son Yangını.

    Bu kısa filmde, Yeşilçam’ın en parlak olduğu dönemlerde sinemalara film afişleri çizen yaşlı bir ustayla, ona çıraklık yapan, bir yandan akademide resim okuyan genç bir öğrencinin hikayesini anlatılır. Gel gelelim yaşlı ustanın öğütlerine pek kulak asmayan çırak, bir süre sonra ustasının bir sırrını öğrenir. Bu sır ustasının yıllardır çizmeye çalıştığı  Türkan Şoray portreleridir. Onlarca Türkan Şoray portresi çizen usta bütün portrelerde gözleri boş bırakır. Çünkü onu nasıl çizmesi gerektiğini yıllardır bilememiştir. Ustası uyurken, Türkan Şoray’ın portresindeki gözleri çizmeye çalışan öğrenci ustasından eline bir şaplak yer. Çünkü o gözleri çizebilmek, doğru anlamı bulabilmek için yıllarını vermiş bir usta ancak o gözlerdeki anlamı bilebilir. Özer Kızıltan’ın kısa filmi Türkan Şoray’ın izleyicileri üzerinde nasıl bir etki bıraktığının en güzel tarifidir.

    O gözleri çizebilmek için, belki de Türkan Şoray’ın gözlerinden ona bakmak gerekir…

     

    Kadinvesaglik.org

     

     

    Bu yazı, https://45lik.com.tr/ sitesinden derlenmiştir.

    Yılbaşı Menünüzü Farklılaştıracak Tarif Önerileri

    0

    Yılbaşı sofrasında kızartılmış ya da kavrulmuş yiyecekler yerine daha hafif, haşlanmış, ızgarada pişirilmiş veya buğulama ile fırında pişirilmiş yiyecekler tercih edilmeli. Vitamin, mineral ve posa içeriği yüksek salata ve zeytinyağlı sebzeler mutlaka menüde bulunmalı. Meze tüketimi varsa patlıcan ezmesi, yoğurtlu havuç gibi hafif sebze ağırlıklı mezeler tercih edilmeli. Çok fazla çeşitte ve yağlı besin tüketimi mide bulantısı, hazımsızlık, gibi sağlık problemlerine yol açacağından mümkün olduğu kadar yağsız, az çeşitte besin tüketilmeye özen gösterilmeli. Meze seçimine dikkat edin. Özellikle salam, sosis gibi şarküteri ürünleri, karides, kalamar, midye gibi kabuklu deniz ürünleri veya mayonezli salatalardan uzak durun. Bunun yerine peynir tabağı hazırlayabilir, yoğurtlu ve zeytinyağlı mezeleri evde kendiniz hazırlayabilirsiniz.

    HİNDİ NASIL MARİNE EDİLİR?

    Hindiyi işlemeden önce buzunun çözülmesini beklemelisiniz. Buzu çözülen hindinin içini kanı tamamen arınana kadar bol suyla defalarca yıkayın. Ardından kağıt havluyla iyice kurulayın. Hindinizin iyice temizlendiğinden ve yenebilir hale geldiğinden emin olduğunuzda marinasyon ve lezzetlendirme işlemine geçebilirsiniz. Bu işlem tüm et yemeklerinde olduğu gibi yılbaşı hindisinin de daha kısa sürede pişmesi, daha yumuşak olması ve derisinin nar gibi kızarması için gereklidir. Hindinizi 4 ila 12 saat boyunca tamamı suyun içinde kalacak şekilde tuzlu suda bekleterek marine edebileceğiniz gibi baharatlardan bir sos da hazırlayabilirsiniz.

    Bunun için defne yaprağı gibi aromatik otlar ve tane karabiber gibi baharatlara zeytinyağı ile limon suyu ya da sirke gibi asitli bir malzeme ekleyip üzerini bolca suyla tamamlayın. Hindinizi bir gün boyunca bu yağlı ve baharatlı suda bekletin. Bütün bu işlemler derinin gerilmesini, baharatların lezzetinin ete işlemesini ve etin dağılmadan kolayca dilimlenmesini sağlayacak.

    Ancak marinasyon sadece hazırlık aşamasıyla kalmıyor. Hindiyi pişirirken de bal, hardal, limon suyu, domates salçası, zeytinyağı, tereyağı gibi malzemelerden elde edeceğiniz sosu da ete iyice yedirerek sürmeniz gerekiyor. Bu da tamamsa pişirmeye geçebilirsiniz.

    HİNDİ NASIL KIZARTILIR?

    Bütün bir hindi aşağı yukarı 4-5 kilogram civarında olur ve pişerken suyunu salar. Bunları düşünerek fırınınızın ve tepsinizin uygun büyüklükte ve derinlikte olmasına dikkat edin. Tepsiye yerleştirdiğiniz hindinin ayaklarını, mutfak ipi kullanarak birbirine bağlayın. Kanatlarına da çöp şişler batırıp gövdeye yapışmasını, pişerken havaya kalkmamasını sağlayın.

    Geldik en son aşamaya: Hindi pişerken kurumamalı, nemini kaybetmemelidir. Bunun için fırına vermeden önce her yerini alüminyum folyoyla iyice kapatmalısınız. Ancak aynı zamanda hindinin kızarmasına, derisinin çıtır çıtır olmasına da ihtiyacınız var. Bunun için alüminyum folyoyu son yarım saatte çıkarmanız ve hindinin derisinin kızarmasına izin vermeniz gerekiyor.

    Hindinizi fırınınızın gücüne göre, 160-175 derecede pişirmeniz uygun olur. Bütün bir hindi bu sıcaklıkta 3-3,5 saat gibi bir sürede pişecektir. Hindi pişirirken mutfak termometresi işinizi çok kolaylaştıracaktır. Hindinin iç sıcaklığını ölçtüğünüzde termometre 75 dereceyi gösterdiğinde hindiniz pişmiş demektir.

    Hindiyi fırından çıkardıktan sonra servis etmeden önce 10-15 dakika dinlendirmeyi de unutmayın. Aksi takdirde hemen dilimlemeye başladığınızda etin suyu akar ve lezzetinde kayıplar yaşanabilir.

    PİLAVLI HİNDİ DOLMASI NASIL YAPILIR?

    Dondurulmuş hindiyle birlikte hayvanın boynu ile ciğer gibi iç organları da ayrı paketlere sarılmış halde satılır. Bu parçaları kesinlikle atmayın. Hindinin ciğerinin tadı kuzu ciğerine yakındır. Bu malzemeyle sote, iç pilav gibi birçok nefis tarif hazırlayabilirsiniz. Hindinin boynu da yağlı bir bölümdür. Haşlayıp suyundan pilav, çorba ya da et sosu yapabilirsiniz.

    Fırına atmadan önce hindinizi önce derin bir tencerede haşlayıp suyunu yine çorba ya da pilav gibi tariflerde de kullanabilirsiniz. Haşlanmış hindi fırında daha kısa sürede pişecektir.

    Hindinin içini irice doğradığınız havuç, patates gibi sebzelerle ya da kestaneli iç pilavla doldurup pilav ve hindinin aynı anda pişmesini sağlamak da mümkün. Eğer içine pilav da koyacaksanız, pişme derecesini 175’e ayarlamanız, süreyi 30 dakika daha uzatmanız ve termometredeki sıcaklığın 80 dereceyi göstermesini beklemeniz gerektiğini unutmayın.

    BALKABAĞI ÇORBASI TARİFİ

    Bal kabağı çorbası için malzemeler:

    • 3 dilim Bal kabağı
    • 1 adet Havuç
    • 1 adet Patates
    • 1 adet Soğan
    • 3 diş sarımsak
    • Sıvı yağ
    • Tuz, pul biber, karabiber, zerdeçal
    • 2 litre su
    • 1 su bardağa süt
    • 1 su bardağa et suyu veya 2 adet et suyu tablet

    Balkabağı çorbası nasıl yapılır?
    1. Öncelikle kabakları temizleyip küp şeklinde doğruyoruz ve yıkıyoruz.
    2. Tencereye su ile birlikte koyup rendelenmiş patatesi ilave ediyoruz ve kaynatıyoruz.
    3. Rendelenmiş havuç, küp küp doğradığımız soğan ve sarımsağı tavada sıvı yağı ile kavuruyoruz ve tencereye ilave ediyoruz.
    4. Bir bardak et suyunu ve tuz da ilave ediyoruz ve sebzeler yumuşayana kadar kaynatıyoruz.
    5. Blender’dan geçirin ve süt, pul biber, yarım çay kaşığı zerdeçal ilave edin.
    6. Kısık ateşte beş dakika daha kaynatın ve karabiber ilave edip altını kapatın.
     ZEYTİNYAĞLI YAPRAK SARMASI

    Zeytinyağlı yaprak sarması malzemeler:

    • 4-5 soğan
    • 1 çay bardağı zeytinyağı
    • 1.5-2 yemek kaşığı çam fıstığı
    • 2 su bardağı pirinç
    • 1 yemek kaşığı kuru nane
    • 1.5 tatlı kaşığı karabiber
    • 1 tatlı kaşığı tarçın
    • 2 kesme şeker
    • 2 yemek kaşığı kuş üzümü
    • 1 su bardağı kıyılmış maydanoz
    • 1 tatlı kaşığı tuz
    • 1 çay bardağı kaynamış su
    • 500 gr salamura asma yaprağı
    • Yarım çay bardağı zeytinyağı
    • 2 su bardağı kaynar su
    • Yarım limonun suyu

    Zeytinyağlı yaprak sarması nasıl yapılır?
    1. Salamura asma yapraklarını akan su altında yıkayıp suyunu süzün. Soğanların kabuğunu soyup yemeklik doğrayın.
    2. 1 çay bardağı zeytinyağı ve 1.5-2 yemek kaşığı dolmalık fıstıkla birlikte tencereye alıp kısık ateşte kavurun.
    3. 2 su bardağı pirinci yıkayıp soğana ekleyin. 1-2 dakika daha kavurun.
    4. 1 yemek kaşığı kuru nane, 1.5 tatlı kaşığı karabiber, 1 tatlı kaşığı tarçın, 2 kesme şeker, 2 yemek kaşığı kuş üzümü, yarım limonun suyu ve 1 su bardağı kıyılmış maydanoz ekleyip karıştırın.
    5. Tencereye 1 tatlı kaşığı tuzu ve 1 çay bardağı kaynamış suyu ilave edin. Çok kısık ateşte pirinçler suyu çekene kadar pişirin. Pirinçler suyu çekince ocağı kapatıp iç harcı soğutun.
    6. Harcı sapları koparılmış asma yapraklarına paylaştırıp ince sarın. Üzerine yarım çay bardağı zeytinyağı ve kaynar suyu ekleyip orta ateşte 25 dakika pişirin. Ilık olarak servis yapın.
    ŞUBA SALATASI TARİFİ

    Şuba Salatası malzemeler:

    • 6 orta boy patates
    • 3 tane havuç
    • 4 tane kırmızı pancar
    • Mayonez
    • 1 demet maydanoz
    • 1 demet dereotu
    • Tuz, karabiber
    • Ceviz
    • Turşu

    Şuba Salatası nasıl yapılır?
    • Patates, havuç, pancar haşlanır yalnız patatesi çok haşlamayın.
    • Haşlandıktan sonra patates, havuç, pancar rendelenir. Maydanoz, dereotu doğranır.
    • Patatese tuz ve karabiber döküp karıştırılır.
    • İsterseniz her kata tuz ve karabiber kullanabilirsiniz. Kelepçeli kalıba patatesin yarısı alınıp yayarak düzeltilir.
    • Mayonezden biraz sürülür ve bu işlemden sonra havucun yarısı alınır, patatesin üstüne güzelce yayılır ve tekrar mayonezden sürülür.
    • Yeşillikler havucun üzerine alınır ve yayılır. Pancarın bir bölümü yeşilliklerin üzerinde alınır ve üstüne mayonez sürülür ve tekrar yeşillik dökülür ardından kornişon turşu ufak ufak doğranarak yeşilliklerin üstüne alınır.
    • Tekrar patatesten başlayarak aynı işlem uygulanır. En son katı kalan pancarla kapatılır. Üzerini ise istediğiniz şekilde süsleyebilirsiniz.
    • Kelepçeli kalıbı streçle kapatıp buzdolabında 5 saat beklettikten sonra servis edebilirsiniz.
    DÜŞEŞ PATATES TARİFİ

    Düşeş Patates malzemeler:

    • 4 adet büyük boy patates
    • 2 adet yumurta sarısı
    • 3 yemek kaşığı toz parmesan peyniri
    • 2 yemek kaşığı tereyağı
    • 1/2 çay kaşığı tuz
    • 1/2 çay kaşığı taze çekilmiş renkli tane karabiber
    • 1/4 çay kaşığı toz sarımsak (arzuya göre)
    Düşeş Patates nasıl yapılır?
    1. Bol suda yıkadığınız büyük boy kabuklu patatesleri, kaynar suda yumuşayana kadar haşlayın.
    2. Haşlama suyunu süzüp kabuklarını soyduğunuz patatesleri sıcağı sıcağına, bekletmeden püre haline getirin.
    3. Tereyağı katıp patateslerin sıcaklığı ile erimesini sağlayın. Yumurta sarıları ve toz parmesan peynirini ekleyip karıştırma işlemini sürdürün.
    4. Taze çekilmiş renkli tane karabiber, rendelenmiş muskat cevizi ve toz sarımsak ilavesiyle tatlandırın.
    5. Pürüzsüz bir kıvama gelen püreyi, krema sıkma poşetine doldurup arzu ettiğiniz duy ile şekil vererek yağlı kağıt serili fırın tepsisine aralıklı olarak sıkın.
    6. Önceden ısıtılmış 200 derece fırında, patatesler hafif bir renk alana kadar 20-25 dakika pişirin.

    Mantarlı Kaşarlı Karides Güveç

    Malzemeler:

    • 200 gr temizlenmiş kabukları soyulmuş karides
    • 500 gr kültür mantarı
    • 2 adet ortaboy domates
    • 2 adet yeşil biber
    • 1 orta boy soğan
    • 2 diş sarımsak
    • Bir miktar rendelenmiş kaşar
    • 2 yemek kaşığı tereyağı
    • 1 yemek kaşığı zeytinyağı
    • Karabiber
    • Tuz
    • 1 çay kaşığı pul biber
    Nasıl yapılır?
    1. Karidesleri temizleyip yıkayıp kuruması için bir süzgeçe alıyoruz.
    2. 200 derecede ısıttığınız fırına güveç kaplarını yerleştirip fırınla birlikte ısıtıyoruz.
    3. Derin bir tava içerisinde zeytinyağı ve tereyağını erittikten sonra önce soğanları ve sarımsakları biraz kavuruyoruz.
    4. Soğanın rengi pembeleşmeye başlayınca biberleri atıyoruz ve 1 dk kadar daha kavurup mantarları atıyoruz ve 7–8 dakika daha kavurmaya devam ediyoruz.
    5. Ardından domates, karabiber, tuz ve pul biberleri katıp domatesler kendini salıp suyu buharlaşıncaya kadar pişirmeye devam ediyoruz.
    6. En son karidesleri katıp 2-3 dk kadar karideslerin rengi beyaza dönünceye kadar kavurup ocağın altını kapatıyoruz.
    7. Daha öncesinde ısıtmış olduğunuz güveç kapları içerisine taksim ediyoruz ve üzerlerine rendelenmiş kaşar serpiyoruz.
    8. Fırına yerleştirip 5 dk kadar kaşar peyniri hafif kızarana kadar pişiriyoruz.

     

    Kadinvesaglik.org

     

     

    Bu yazı, http://www.gunes.com/ sitesinden derlenmiştir.

    Ev Partisi 101: Bu Yılbaşı Parti Sizden Sorulacak!

    0

    Yılbaşında “dışarı mı çıkalım, evde mi kalalım,” soruları arasında kalmışken, belki de en güzelini yaptınız ve bir ev partisi vermeye karar verdiniz. Verdiniz ama, ev partisi demek sorumluluk demek! Sıcacık evinizde sevdiklerinizle olmak çok güzel, ancak o aşamaya gelene kadar bir ton işimiz var.

    1. Bir Liste Yaparak Başlayın

    İşlere balıklama atlamanın kimseye yararı olmayacağını biliyoruz. Anın heyecanına kapılıp, her işi aynı anda yapmaya kalkışmaktansa, adım adım gitmenizi öneririz. Gelenler, gelmeyenler, ekstradan ilave olanlar ve son dakika iptal eden kişileri bir listede önce toplayabilirsiniz. Ardından aynı işlemi kişi sayısına ve gelecek insan profillerine göre ayırabilirsiniz. Bu sayede hem etkinlik hem yemek menüsü için ortaya nasıl bir şey çıkarmanız gerektiğine daha rahat karar verebilirsiniz. (Bir arkadaş etkinliği olacaksa bütçenizin çoğunu alkole ayırmak veya aile etkinliği ise yemeğe yoğunlaşmak gibi kararlar almanıza yardımcı olacaktır.)

    2. Yardım İstemekten Çekinmeyin

    Hepimiz bu tarz etkinliklerde gereksiz bir öz güvene giriyoruz. “Ben yaparım,” duygusu bizi gerçeklikten uzaklaştırabiliyor zaman zaman. Oysa gelen yardım isteklerini çevirmemek hem sizin için büyük kolaylık olacak hem de misafirlerinizin kendini rahat hissetmesini sağlamış olacaksınız. İyi yemek yapan bir tanıdığınız sizi tatlı sorumluluğundan kurtarabilirken, patronunuz birkaç şişe şampanya ile ortamı daha keyifli bir hale getirebilir!

    3. Bir Temaya Karar Verin

    Elbette burada büyük dekorlardan, görsel şölenlerden bahsetmiyoruz. Temanız, size yön gösterici ufak bir ipucu da olabilir. O gün kutu oyunlarının oynandığı samimi bir ev partisi mi geçirmek istiyorsunuz yoksa daha küçük bir arkadaş topluluğu ile yılbaşı temalı filmler izlemek mi istiyorsunuz? Ya da belki duyan duymayan gelsin dediğiniz, inanılmaz müzikler çalan bir parti organize ediyorsunuz. Partide neyin baskın olacağına karar verirseniz, ona yoğunlaşmanız daha kolay olacaktır. Örneğin daha çok dans & eğlence temalı bir partide yemek sorumluluğundan kurtulabilir, başlangıç saatinizi daha geçe alabilirsiniz. Ya da çoğunlukla yemek planlı bir organizasyon yaptıysanız, alkol çeşitliliği ilk önceliğiniz olmayabilir.

    4. Evet, Masraftan Kaçının

    Kimimiz bunu cimrilik olarak adlandırsa da, bu tarz partilerde masrafın da bir dozu olması gerektiğine inanıyoruz. Eğer tek başına bir partinin sahipliğini üstleniyorsanız, her şeyin mükemmel olması için uğraşmamalısınız. Örneğin, partiye yaklaşık 30 kişi çıkardınız ve bu kadar insana yetecek yemek servisine sahip değilsiniz diyelim. Böyle bir durumda yeni yemek takımı almak gibi bir masrafa girmek yerine, tabakları sert plastiklerden kullanabilirsiniz veya soğuk içeçekleri şişeleri ile masada servis edebilirsiniz. Veya birden fazla kutu oyunu satın almak yerine, telefon uygulaması üzerinden de oynanan oyunlar keşfedebilirsiniz.

    5. Açık Büfenin Gücüne İnanın

    Bir önceki maddede bahsettiğimiz durum açık büfe ile çözülebilir sorunlar topluluğu! Her geleni aynı masada misafir etmek için sarayda yaşıyor olmamız gerekiyor. Ancak partilerde başka türlü bölünmenin pek imkanı yok. Açık büfe sizi hem yer sorunundan, hem tabak bardak masrafından, hem de bulaşık eziyetinden oldukça kurtaracak. Üstüne üstlük açık büfede tercih edeceğiniz yemeklerin yapımı da daha kolay olacak. Soğuk mezeler, dip soslar, kuru et ve peynir tabakları, cupcakeler, cipsler tercih edebileceklerinizden sadece birkaçı. Yapımları kolay olmasının yanı sıra, en sevilen yılbaşı atıştırmalıklarının da bu lezzetler olduğunu söylememize gerek bile yok!

    6. Komşularınıza Mutlaka Haber Verin

    Çok güzel bir parti organize ediyorsunuz, muhtemelen evin dışında çıkabilecek aksilikleri düşünmediniz bile. Ama belki, alt komşunuzun ertesi gün erken saatte uçağı var veya üst komşunuz Ayşe Teyze, hasta ve baş ağrısı çekiyor olabilir. Böyle durumlarda parti esnasında tadınızın kaçmaması için, önceden komşularınız ile konuşmanızı öneririz. Onlarla durumu en az iki gün öncesinden konuşursanız siz de rahat etmiş olursunuz onlar da. Ayrıca belki onlara da partiye gelmeyi teklif edebilirsiniz! Bu sayede 31 Aralık gecesi gönül rahatlığı ile son ses müziğinizi açabilirsiniz.

    7. Eğlenin!

    Evet, belki en basit görünen ama en zor maddeyi sona saklamak istedik. Siz ev sahibisiniz, bu nedenle üzerinizde gece boyu sorumluluk hissedecek olabilirsiniz. Ancak bütün gece “herkese yemek kaldı mı, orada biri mi sarhoş oldu, arkadaki kızlar çok eğlenmiyor galiba” soruları ile kendinizi daraltmayın. O gece herkesin iyi bir gece geçirmek istediğini ve ne olursa olsun sabah kimsenin sizi sorumlu tutmayacağını bilmelisiniz. Siz misafirlerinizin hediye ve teşekkürlerinin tadını çıkarın. Ve saatler 23.59’u gösterdiğinde, 10’dan geriye saymayı unutmayın!

     

    Kadinvesaglik.org

     

    Modada Başka Bir Boyut! H&M x Moschino Koleksiyonu

    0

    Hikayesi 1983 yılında Franco Moschino ile başlayan Moschino markası, günümüzde lüks ve “farklı” tasarımları ile hepimizin bayılarak takip ettiği markalardan biri! Modada sınır tanımayışı ile bilinen marka, bu sezon H&M ile ortak bir koleksiyon çıkarmıştı. Bu koleksiyon, Moschino’nun tasarımlarını pahalı bulan fakat aynı zamanda da beğenenlerimiz için oldukça sevindirici bir haberdi. Moschino’nun tasarımlarına daha uygun fiyata ulaşmanın tek zorlu yanı, maalesef tasarımların çok çabuk tükeniyor olması oldu.

    Yine de, geçtiğimiz yıllarda yaptığı marka iş birliklerine göre, H&M bu sene daha stoklu ilerledi diyebiliriz. Birkaç hit parça dışında, çoğu ürüne ulaşma imkanımız oldu. Bu durumun nedeni Moschino’nun diğer tasarım markalarına göre daha sıra dışı tasarımlar ortaya çıkarması olabilir tabii! Çünkü biliyoruz ki, bu markanın parçalarını kombinlemek birazcık da cesaret işi!

    İki markanın bu “çılgın” koleksiyonu, ünlü isimler üzerinde de görüldü. Cara Delevigne, Jeremy Scott ve Gigi Hadid gibi isimler de, bu işbirliğinin içindeydiler. Koleksiyonun tanıtım partisi de, markanın kendisi kadar canlı renkler ve sıra dışı temalar ile tasarlanmıştı.

    Markanın en kolay kombinlenebilir parçaları bizce pantolonları oldu. H&M’in kendi sezon ürünlerinde sıkça yer vermediği deri parçalar ise, bu koleksiyonda en çok kullanılan materyaldi.

    Eğer modada ufkunuzu açacak, farklı tasarımlar arıyorsanız, bu koleksiyon tamamen sizin içindi diyebiliriz. Mini elbiseler, sezona uymayan mayolar, şişme etekler… Yani uzaktan baktığınızda nasıl kombinleyeceğinizi tahmin edemeyeceğiniz parçalar sizi bekliyordu. Yine de, söylemekten geçmeyelim, desenli mayo bu koleksiyonun en çok konuşulan parçalarından biri oldu.

    Markaya karşı bir sempatiniz var fakat tasarımlarını uçarı buluyorsanız, Moschino markasının, kendine ait koleksiyonlarına da bir göz atmanızı öneririz. Marka ne kadar sıra dışılığı ile bilinse de, zaman zaman klasik kemerleri ve hatta ünlü rapçilerde görmeye fazlasıyla aşina olduğumuz kolyeleri ile karşımıza çıkabiliyor.

    Tabii ki, koleksiyonu kaçıranları unutmadık! Eğer H&M x Moschino’nun göz alıcı koleksiyonunu kaçırdıysanız, bu koleksiyon ürünülerinden ilham alarak oluşturduğumuz görünümlere mutlaka bakmanızı öneririz. Üstelik bu mini galerideki tüm ürünlerin toplamı tek koleksiyon ürünü fiyatına geliyor neredeyse! Bizden söylemesi.

    Kadinvesaglik.org

     

     

     

    Uygun Fiyatlı, Tarzınızı Yansıtacak Kombinler

    0

     

    Bu sezon her renkte postal görmeye fazlasıyla alıştık. Beyaz postallardan, neon sarılara kadar uzanan bir renk skalası olmasına rağmen, günlük kombininde siyah tercih etmenin kolay olacağını düşündük. Üstelik, kombindeki hiçbir parça 100 liranın üzerinde bile değil!

    Sezonun tüm trend parçalarını rüküş olmadan bir araya getirmek mümkün. Deri görünümlü eteklerinizi, bol kazaklarınız ile kombinleyebilirsiniz. Kazaklardaki dantel detaylarının da, bu sezonun etkilerinden olduğunu söylemeden geçmeyelim.

    Yılbaşında payet olmazsa olmazınız ise, macera aramadan uygun fiyatlı markalara bakmanızı öneririz. Bu sezon, cesur renkte göz makyajlarının da trend olduğunu unutmayalım! Kıyafetinize göre, farklı renkler ile makyajınızı tamamlayabilirsiniz.

    Yılbaşında olmazsa olmazınız kırmızılar ise, hayal kırıklığına uğramayacaksınız. Bu sezon her yerde, içinizi ısıtacak kırmızı gece kıyafetleri görebilirsiniz.

    İş hayatında da stilinizle ön plana çıkmak istiyorsanız bebe yakalı elbiseler ve pudra renkli aksesuarlar beklentinizi karşılayacak. Yıllardır bitmeyen siyah kürklü kaban modasının da devam ettiğini hatırlatalım.

    Hepimiz, hayvan desenlerinin bu kış ne kadar çok tercih edildiğinin farkındayız. Bir de bu parçaları, yumuşacık peluşlar ile birleştirirseniz, hem rahat hem şık görünümlere imza atmış olacaksınız!

    Bu sezonun bir diğer olmazsa olmazı kesinlikle ekoseler! Ekoseleri dilerseniz ana parçalarda, dilerseniz de aksesuarlarda kullanabilirsiniz. Ekoseler en çok da kontrast renkleriyle birleştirilmeyi seviyorlar. Bizden söylemesi!

     

     

    Kadinvesaglik.org

    Yeni Yıla Dair Önemli Notlar

    0
    female hand with finger holding an astrological wheel

    Yeni yıla dair ipuçlarını ve ajandanıza mutlaka not etmenizi önerdiğim tarihleri aralık ayı boyunca sizlerle paylaşmak istiyorum. Erken yılbaşı hediyesi olarak

    İlk olarak güzel haber ile başlayalım.

    Jüpiter’in yay burcuna geçişi hepimizi az veya çok olumlu yönde etkiliyor. Ama rüzgar en çok yay koç ve aslan burçlarının olduğu yerden esiyor. Risk almak genişlemek büyümek istediğiniz konuları bu yıl değerlendirin derim. Ocak ayının ikinci yarısı, temmuz ayının son haftası ve ağustos ayı fevkaladenin fevkinde. Eğitsel uğraşlar seyahatler bilmediğiniz yepyeni konular yayıncılık hukuk yurtdışı iş ve ilişkiler beraberinde fırsatları getiriyor olacak, aklınızdan çıkarmayın lütfen.

    İkizler Başak ve balıklar ise yıl boyunca daha ölçülü olmalı. Aslında hepimiz Jüpiter’in gölge yönüne karşı uyanık olmalıyız. Kendi sorumluluklarımızı üstlenmeli, bir şeyler olsun beklememeli ve biliyorum demekten kaçınmalıyız. Yol almak için daha uyanık ve dikkatli olmalıyız. 7 Mart ve 17 Haziran haftası, Eylül ayının ilk yarısı ve 5-7 Mayıs günleri riskli haftalar. Şansınız yıl boyunca gani gani olsun dilerim.

    Yeni yıla dair 2. ipucu ve ajandanıza mutlaka not etmenizi önerdiğim tarihler

    Uranüs, yani şu bizim ele avuca sığmayan gezegenimiz, 2018 Mayıs ayında boğa burcuna geçmişti ve birkaç ay sonra geri gitmeye başlayıp, kasım ayında koç burcuna geri döndü. Mart 2019’da yeniden boğaya geçecek ve bu sefer 2025’e kadar da çıkmayacak.

    Yeni yılda başta boğa ve akrepler olmak üzere,  aslan ve kova burçları değişimin ayak seslerini en çok duyanlardan. “Artık daha farklı bakmaya başladım, belki de bu daha iyidir” demeye başladılar.
    Başak ve Oğlaklar ile yengeç ve balıklar, bu değişime daha kolay adapte olabileceklerden. Uranüs her ne kadar beklenmeyeni beklemeyi öğreten bir gezegen olsa da, toprak ve su burçları yolculuktan en karlı çıkacak grup.

    Uranüs geleneklere uymaz ve asidir. Boğa ise, iniş-çıkışlardan hoşlanmaz, düzenli bir hayatı sever. Dolayısıyla Uranüs’ün, yukarıda saydığım burçlar dışında her birimizin hayatını farklı açılardan etkileyeceği kesin. Boğa para ve diğer maddi yatırımlarla, toprakla, üretimle, beslenme ve beden ile katma değeri olan şeylerle çok ilgilidir. Parayı kazanış ve değerlendirme biçimlerimiz değişebilir. Daha farklı ticari ve iş kanalları bulabilirsiniz. Girişimcilik, iş kurma, toprağa yönelik uğraşlar, ‘kendi paranı kazanma’ arayışları fazlasıyla önem kazanabilir. Beslenme alışkanlıkları ve tarıma yönelik yeni uygulamalar doğabilir. Bedenimiz de kullanacağımız teknoloji harikalarının; organların, ciplerin zamanı geliyor. Aynı zamanda güzellik ve doğallık kavramlarımız da etkileneceğe benziyor. Mutfak ve ev eşyalarında doğallık ve yenilikler önem kazanıyor. Dedik ya beklemeyeni beklemeliyiz. Bakalım Uranüs bizi önümüzdeki yıllarda nasıl şaşırtacak? Ek bir ipucu daha: eğer yükselen burcunuzu biliyorsanız, boğa burcu nerede hangi evinizde ise değişim-yenilik orada, unutmayın.

    5 mayıs, 1 Ağustos, 28 Ekim haftası zorlayıcı stresli zamanlar. 30 ağustos, 26 Aralık haftası ise değişime adapte olabileceğimiz keyifli tarihler. Uranüs size güzel yenilikler getirsin, dilerim.

    Yeni yıla dair 3. ipucu ve ajandanıza mutlaka not etmenizi önerdiğim tarihler

    Her yıl olduğu gibi bu yıl da güneş ve ay tutulmalarını peş peşe yaşayacağız. Tarihler yaklaştıkça detaylı yorumları sizlerle paylaşacağım ama kısa bir ön bilgi vermek istiyorum. Özellikle Ocak Temmuz ve Aralık 2019’da öne çıkan temaları avantaja çevirebilmek için bu önerileri ajandanıza not edin, lütfen.

    Yıl boyunca karşınıza çıkan gelişmeler karşısında katı ve acımasız bir tutum içinde olmamaya bakın. Zorlukları aşmak ve yol almak için sadece çaba göstermek ve zamana bırakmak bazen yeterli olmaz. Sevgi ve sağduyu her şeyin ilacı!

    Ocak ayında: limitlerimizi fark etmek, çalışarak ve şartlar izin verdiği kadar ilerleyebileceğimizi anlamak önemli. Temmuz ayında: Evren taşıyamadığını bırak diyecek, bizlere. Sana ait olmayan şeyleri üstlenme. Kendi sorumluluğunu al! Yapabileceklerine odaklan. Yakın çevrenle ailenle ilgilen, yuvanı koru, sevdiklerine destek ol. Kendi güvenlik çemberini yarat. Aralık ayında: Geçmiş deneyim ve yargılar, ilerlememize engel olabilir. Öğrenmeye açık olmak, bildiklerimizi sorgulamak yılın son aylarında çok önemli olacak.

    Bu sene limitlerimizi, sınırlarımızı çok daha iyi fark edeceğiz gibi görünüyor. Zorlukların neden kaynaklandığını fark etmek, aynı zamanda onu aşmak için bir fırsat yaratabilir. Böyle zamanlarda en çok ailemize, sevdiklerimize ihtiyaç duyarız. 2019’un sloganı; “destek ver, bağışla ve birlik ol” olacak gibi görünüyor. Tutulmalar bu yıl en çok öncü burçları yakalıyor, hayatlarını doğrudan etkiliyor. Koç yengeç terazi ve oğlaklar için yeni kapıların açıldığı stresli bir dönem başlıyor. Balık, boğa, başak, akrepler tutulmaları çaba göstererek avantaja çevirmede daha şanslılar. İkizler, yay, kova, aslanlar tutulmadan burç bazında etkilenmiyorlar, kapsam dışılar J

    Aydınlık kapıların açıldığı yeni bir yıl diliyorum hepimize

    Türkiye’nin En Sevilen Köfteleri

    0

    Amerikan hamburgerlerine dikkat ettiniz mi? Artık klasikleşen hamburgeri kimse yemiyor. Mc Donalds da Burger King de ürünleri arasına Çin, Meksika, Türk damak tadına uygun köfte, salat, tatlı veya değişik lezzetler katıyorlar. İnsanlara alternatif sunuyorlar.

    İnegöl Köfte

    İnegöl Köftenin içinde dana ve kuzu eti beraber kullanılıyor. İnegöl Köftesinin Balkanlardan göç eden Türkler tarafından getirildiğine inanılıyor. Hazırlanması oldukça zahmetli olan İnegöl Köftede kullanılan baharat miktarı çok az. Bunun nedeni baharat tadının et tadını bastıracağı düşüncesi. İnegöl Köftesinin yanında özellikle piyaz servis ediliyor.

    Tekirdağ Köftesi

    İnegöl Köfte kadar ünlü olan Tekirdağ Köftesinin ise, 1920li yılların başında Selanikten göç edenler tarafından yöreye getirildiğine inanılıyor. Dana etinin kaburga kısmı kullanıldığından, Tekirdağ Köftesinin sırrı kullanılan ete bağlanıyor. Tekirdağ Köfte servis edilirken yanında mutlaka kırmızı biber salçası bulunuyor.

    Tire Köfte

    Tire Köfte şekliyle, pişirilme tarzı ve lezzetiyle çok farklı. Uzun, ince ve ızgara şişlerine geçirilerek pişirildiği için ortası delik oluyor. Tire Köftesinin en büyük özelliği, elastik yapıda olması. Meşe ve Erguvan ağacı yanan ızgaralarda pişirilen köftelerin üzerine doğranmış domateslerden yapılmış sos konarak servis ediliyor. Ayrıca köfteye tereyağında çevrilmiş kızarmış ekmekler eşlik ediyor.

    İzmir Köfte

    Ege Bölgesinin en ünlü yemeklerinden biri sayılan İzmir köfte ise diğer köfte çeşitlerinin aksine ızgarada, mangalda ya da tavada pişirilmiyor. İzmir köfte, yanında patates garnitürü ile güveç kaplarının içinde domates sosuyla birlikte hazırlanıyor. Ustalar, Dana ve kuzu etinin beraberce kullanıldığı iyi bir İzmir köftesinin sırrı, hamuruna katılan kimyon, kekik ve karabiberde saklıdır diyor.

    Odun Köfte

    Odun Köfte, Salihli yöresinde meşe odunu ateşiyle yanan ızgaralarda pişirildiğinden, hafif is kokusu ile diğerlerinden farklılaşıyor. Kökeni Filibeye kadar dayanan ve orada İsli Köfte adıyla tanınan Odun Köfte baharat katılmadan, az miktarda un kullanılarak hazırlanıyor.

    Akçaabat Köftesi

    Akçaabat Köftesinin en büyük özelliği çok fazla baharat kullanılarak hazırlanması. Özellikle sarımsağın tadını verdiği Akçaabat Köftesi, yanında ızgara biber ve piyazla servis ediliyor.

    Satır Köfte

    Trakya bölgesinde özellikle Keşan yöresinde çok ünlü olan Satır Köfte, diğer bütün bilinen köftelerden farklı. Satır Köftenin eti, satırların arasında inceltiliyor. Böylece kıyma, küçük et parçaları görünümünde oluyor. Satır Köfte, biftek benzeri şekli ve özel kıyması ile Türk damak tadına da uygun.

    Cızbız Köfte

    Evlerde en sık yapılan köfte olan Cızbız Köfte, az baharat içermesi nedeniyle çocuklar tarafından çok seviliyor.

    Mangal Köfte

    Yaz aylarının vazgeçilmez keyfi olan mangal için özel olarak üretilen Mangal Köfte, uygun baharat oranı, kalınlığı ve mangal ısısını etin içine homojen olarak taşıyan özel pişirme delikleri ile iç ve dış yüzeyin eşit olarak pişmesini sağlıyor.

     

     

    Kadinvesaglik.org

     

     

    Bu yazı, http://www.turkdoner.com/ sitesinden derlenmiştir.