Devamı
    Ana Sayfa Blog Sayfa 292

    Yelken Tutkunları Buraya, Nerede Başlayalım?

    0

    Yelken yapmak, sadece bir hobi değil, uzun vadeli bir tutku. Özellkle üç tarafı denizlerle çevrili bir ülkede yaşayan bizler için. Böyle bir ülkede yelkenden kaçmak bize yakışmaz diye düşündük ve tercih edebileceğiniz yelken kurslarını sizin için derledik.

    Hedef Yelken

    Hedef Yelken, Kalamış Fenerbahçe Marina’da eğitim vermekte olan bir kurum. Hem bireysel eğitimler, hem de lise, üniversite ve kurumsal eğitimler veriyor. Kurs, İstanbul’un önemli merkezleri, Sarıyer, Beykoz, İstinye, Yeşilköy, Ataköy, Pendik, Adalar ve Tuzla gibi ilçelerde yelken tutkunları ile buluşuyor.

    İletişim: 

    • TEL: 0216 336 2412
    • GSM: 0530 665 0019
    • E-Posta: iletisim@hedefyelken.com / kurumsal@hedefyelken.com
    • Danışma & Rezervasyon Saatleri: Hafta içi ve hafta sonu 09.00-17.00
    • Adres: Setur Fenerbahçe, Marina F.9 İskelesi Yüzen Ofis, Fener Kalamış Caddesi Kadıköy / İstanbul

    Smart Sailing Academy

    Profesyonel eğitmen kaptan eşliğinde 1 veya 2 haftalık programlar sunan eğitim, programını Ege’de yaşayanların hizmetine sunuyor. Akademinin Marmaris’te ve Rusya’da ofisleri mevcut.

    İletişim: 

    SMART SAILING ACADEMY – Marmaris

    • Adres: 432 Sokak, No: 15/3, Armutalan – Marmaris – Mugla
    • TEL: +90 (252) 419  1980
    • Web: www.smartsailing.org
    • E-mail: info@smartsailing.org

    Galatasaray Spor Kulübü

    Dilerseniz, eğitiminiz Galatasary SK güvencesi ile de alabilirsiniz. Kulüp, 7’den 77’e yelken öğrenmek isteyen herkese kapısını açıyor. Başlangıçta denizde 2 saatlik eğitim veren Galatasaray, yelken eğitimlerine yaz kış devam ediyor.

    galatasaray.org sitesinden iletişime geçebilirsiniz.

    Kalamış Yelken Kulübü

    Sosyal ve kalabalık ortamı ile bir diğer ilginizi çeken kulüp KYK olabilir.  İlk yardım eğitiminden, rüzgar sörfü eğitimine birçok alanda eğitim veren kulüp; yaptığı yarışmalarla da dikkat çekiyor.

    İletişim: Yelken Eğitimleri, Kursları , Yarış Organizasyonları, Dr. Asım MACİT Eğitim Tesisleri

    • Adres: Fener Kalamış Cad. Alara Sok. Fenerbahçe Burnu 34726 Kadıköy– İSTANBUL
    • Telefon: +90 216 336 54 29  / 2
    • Fax: +90 216 418 60 41
    • E-mail: info@kalamisyelken.com.tr

    Cenoa Sailing

    Cenoa Saling, üç farklı şehirde hizmet veriyor olması ile dikkatinizi çekebilir. Eğitimlerinin dışında tekne kiralamak için de Cenoa’yı tercih edebilirsiniz. Cenoa Sailing’te diğer kursların çoğunda olduğu gibi, eğitim seçenekleri birden fazla.

    İletişim:

    • İstanbul I Setur Kalamış Marina, B5 iskelesi Kalamış
    • İzmir I Levent Marina Haydar Aliyev Bulvarı, No:4 Üçkuyular
    • Montenegro – Budva I Dukley Marina
    • Montenegro – Kotor I Marina Muo

    Telefon Numaralarımız:
    • İstanbul: +90 533 724 74 11
    • İstanbul: +90 533 322 47 98
    • Montenegro: +90 533 322 47 98
    • İzmir: +90 533 348 01 81

    E-posta:
    info@cenoasailing.com

    Ve eğer siz de, yelkenciliğin hayatınızda önemli bir yere sahip olduğuna karar verirseniz ve bu sporu başkalarına öğretmeye ve bilginizi başkalarıyla paylaşmaya karar verirseniz, bir öğretmen olma yolunda en önemli adımı atmış olursunuz.

    Amatör denizci belgesine sahip olmak için:

    • 14 yaşından büyük olmak
    • En az ilköğretim mezunu olmak
    • Adli sicil kaydında kaçakçılık veya adam suçundan hüküm giyilmemiş olması
    • Belirtilen sağlık şartlarını yerine getirmek
    • Amatör denizci sınavını başarıyla bitirmiş olmak ve ADB akmaya hak kazanmış olmak gereklidir.

    Kişisel başvurularda, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Deniz Harp Okulu mezunu subaylar ile Astsubay Güverte Sınıfı okulları mezunlarına veya fakülte ve yüksekokulların denizcilikle ilgili bölümlerinin güverte ve makine bölümlerinden mezun olanlarla denizcilik meslek lisesi güverte bölüm mezunlarına ADB sınav şartı aranmadan veriliyor.

     

    Kadinvesaglik.org

    Sistit Hakkında Bilmediklerimiz

    0

    Hepimizin canını sıkan sistit hastalığını https://www.neoldu.com/ sitesinden sizin için derledik. İşte sistik hakkında bilinmeyenler. 

    SİSTİT NEDİR?

    Sistit, mesane adı verilen idrar torbasının iltihaplanmasıdır. Halk arasında idrar yolu enfeksiyonu olarak adlandırılan sistit, bakteriyel kaynaklı bir enfeksiyondur. Sistit, idrar yaparken yanma hissi, sık idrara çıkma ve idrarın damla damla gelmesi gibi problemlere neden olur. Ciddiye alınması gereken bir rahatsızlık olan sistit, tedavi edilmediğinde yayılarak böbrek ve mesanede kalıcı hasara neden olabilir.

    Hemen hemen her yaş grubunda görülen sistit, daha çok kadınlarda rastlanılan bir rahatsızlıktır. Her 5 kadından birinin yaşamı boyunca en az bir kez sistite yakalandığı belirtilmektedir. 20-40 yaş aralığındaki kadınlarda yaygın olarak görülen sistit, kız çocuklarında da görülebilir. Ayrıca prostat büyümesi, böbrek taşı, idrar yolunun dar olması ve 50 yaşını aşmış olmak erkeklerde sistit riskini arttıran faktörlerdir.

    Sistitin erkeklere kıyasla kadınlarda daha çok görülmesinin nedeni, üretra adı verilen idrar yolunun daha kısa olmasıdır. Buna bağlı olarak sistitin en önemli nedenlerinden birinin kadın anatomisinin özelliğinden kaynaklandığını söyleyebiliriz. Bu nedenle kadınlarda görülme riski daha fazladır.

    sistit-nedenleri.jpg

    SİSTİT NEDEN OLUR?

    Sistit, genellikle  “e. coli” adı verilen bakteriden kaynaklanan bir enfeksiyondur. Mide – bağırsak yolunda bulunan bu tip bakteriler çoğu zaman idrar yoluyla vücudumuzdan atılmaktadır. Ancak bazı bakteriler mesane duvarına yapışarak hızlı bir şekilde yayılım gösterebilirler. Bakterilerin yayılım göstermesi sonucunda mesanede ve ileri evrelerde böbreklerde iltihaplanma meydana gelebilir. Sistit, cinsel yolla bulaşabileceği gibi genital temizliğin yetersiz olması durumunda da ortaya çıkabilir. İdrar yolunun kadınlarda daha kısa olması nedeniyle dış ortamdaki bakterilerin mesaneye ulaşması daha kolaydır. Bu nedenle kadınların genital temizliklerine özen göstermeleri önerilmektedir. Ayrıca tuvalet temizliği önden arkaya doğru yapılmamalıdır.

    Uzun süre idrar tutma, idrar yollarını daraltan hastalıklar ve menapoz döneminde östrojen seviyesinin düşük olması sistit oluşumunu tetikleyebilir. İdrar kesesinin sarkması durumunda idrar kesesi yeterince boşalamaz ve bu durum sistit oluşumuna neden olabilir. Ayrıca şeker hastalığı, kanser ve HIV gibi hastalıklar sistit oluşumunda etkili bir rol oynayabilir.

    Sistit oluşumunda etkili rol oynayan etkenlerden bir diğeri ise kimyasallardır. Parfümlü banyo köpüğü, sabun veya talk pudrasının genital bölgede kullanılmaması önerilmektedir. Bu tip kimyasal ürünler gentinal bölgeyle olabildiğince az temas ettirilmelidir. Ayrıca pamuklu iç çamaşırı giyerek ve dar pantolon giymekten kaçınarak sistit oluşumuna karşı önlem alabilirsiniz.

    Sistit, genellikle kadınlarda görülen bir rahatsızlık olsa da nadiren erkeklerde de görülebilir. Erkeklerde sistit riskini arttıran faktörler; prostat büyümesi, böbrek taşı, idrar yolundaki tıkanıklık ve yaşlılık olarak sıralanabilir.

    Sistit Oluşumunu Tetikleyen Başlıca Unsurlar

    • Çok uzun süre oturmak
    • Tuvalet temizliğini arkadan öne doğru yapmak ve yetersiz hijyen
    • Cinsel ilişki
    • Sıkı ve naylon iç çamaşırı kullanımı
    • Sabun, vücut şampuanı ve temizlik mendilleri gibi çeşitli kimyasallar
    • Mesanede veya idrar yolunda tıkanıklık
    • İdrarın tam boşalamaması
    • Genital bölgede aşırı kuruluk
    • Hamilelik
    • Diyabet
    • Menapoz döneminde östrojen hormonunun eksikliği
    • Yapısal sorunlar
    • Yaşlılık
    • Erkeklerde prostat ve üretra hastalıkları
    • Böbrek taşı veya prostat büyümesi

    sistit-belirtileri-001.jpg

    SİSTİTİN BELİRTİLERİ

    • İdrar yaparken yanma hissi
    • Çok sık ve az miktarda idrara çıkma
    • Acil idrara çıkma isteği
    • İdrar yaparken tam rahatlayamama
    • İdrarda kanama
    • Mesanede ağrı ve hassasiyet
    • Cinsel ilişki sırasında ağrı
    • Yorgunluk hissi
    • Bulanık ve keskin kokulu idrar
    • Göbek altında ve kasıklarda ağrı
    • Ateş
    • Terleme

    sistit-belirtileri.Jpeg

    SİSTİT TEDAVİSİ

    Sistit tedavisinde genellikle antibiyotikten yararlanılır. Ancak enfeksiyon kaynaklı olmayan sistit vakalarında nedene yönelik tedavi biçimi belirlenir. Enfeksiyondan bağımsız olarak gelişen sistit vakalarında öncelikle altta yatan neden belirlenmeli ve bu neden ortadan kaldırılmalıdır. Örneğin menapoza bağlı gelişen sistitte östrojen içeren fitiller kullanılır.

    Bakteri kaynaklı oluşan sistitlerde öncelikle antibiyotik tedavisi uygulanır. Kullanılan antibiyotiğe ve tedaviden alınan cevaba göre tedavi süreci kişiden kişiye değişkenlik gösterebilir. Tek kullanımlık antibiyotiklerin yanı sıra 3 veya 7 günlük antibiyotik tedavisi uygulanabilir. Antibiyotik tedavisinin süresini etkileyen unsurlardan bir diğeri iltihabın şiddetidir. Ayrıca iltihabın yanında başka enfeksiyon olup olmadığına da bakılır. Enfeksiyon sürekli tekrarlıyorsa tedavi süresi de buna göre uzayacaktır.

    sistit-tedavisi.jpg

    SİSTİT OLUŞUMUNA KARŞI ALINABİLECEK ÖNLEMLER

    • Tuvalet temizliğini arkadan öne doğru yapın.
    • İdrar yollarınızın temizlenmesi için bol sıvı tüketin.
    • İdrar yaparken dik pozisyonda oturun. Bu sayede mesanenin daha kolay boşalmasını sağlayabilirsiniz.
    • İdrarınızı uzun süre tutmayınız. İdrarın 3 saatte bir boşaltılması önerilmektedir.
    • Vajina ve anüs temizliğinde alerjik sabun, jel, deodorant ve mendil kullanmaktan kaçının.
    • Cinsel ilişkiden hemen sonra idrarınızı yapın.

     

    Kadinvesaglik.org

     

     

     

     

    Bu içerik https://www.neoldu.com/ sitesinden alınmıştır.

    İçimize Su Serpen Hareket: Beden Olumlama

    0
    beden olumlama kadın

    Beden olumlama hareketi son on yılda ciddi bir ün kazandı, Amerikan Psikoloji Derneği tarafından yayınlanan yakın tarihli bir rapora göre, Amerikan kadınları (ve erkekleri) bedenlerine karşı duyduğu hoşnutsuzluk, 1990’lardan sonra yükseliş göstermeye başladı.

    Popüler medya kuruluşları ve birçok pazarlama kampanyası bu eğilime adapte oldu ve önemli gelişmeler de kat edildi. Örneğin: 2012 yılında, Seventeen Magazine, “airbrushing” tekniğini durdurmayı kabul etmiş. 2015 yılında, Women’s Health, kapak başlıklarından “iki beden düşür” ve “bikini vücudu” gibi başlıkları yasaklama sözü vermişti.

    güzellik kadın

    Sports Illustrated, 2016 yılında yıllık Swimsuit baskısı için üç ayrı kapak resminden oluşan, büyük bedenli bir model olan Ashley Graham’ı da içeriyordu. Geçen ay, Miss Teen USA, mayo yarışmasının adını değiştirdi ve tüm zamanların büyük şirketlerinden, Dove, Aerie ve Victoria’s Secret (diğer iyi bilinen ürün ve giyim şirketleri arasında), kendi reklamcılık çabalarında beden olumlayı içeren şeyleri de birleştirmeyi denediler.

    beden olumlama kadın vücut güzellik

    Peki tam olarak, beden olumlamak ne demek?

    Beden olumlama kısaca, kendi vücudu sevmeyi öğrenme (ve içinizdeki eleştirel sesi susturma), olarak  bilinebilir. Beden olumlama, sahip olduğunuz bedeni yaşamak; yaşamınız boyunca yaratılan güzellik algısı dışında kalan değişikliklerinizi, farklılıklarınızı kabul etmek anlamına gelir. Sizin değeriniz ve sizinle olanın değerinin farkında olmak demektir. Beden olumlamasında, vücudunuzun neye ihtiyacı olduğunu anlamak için sorumluluk üstlenmek önemlidir. Birçok yönden bu durum, çoğu kişiye, dışarıdan uzman bir kişiyle çalışıp, onun size ne yiyeceğinizi veya ne yemeyeceğinizi söylemesinden daha zor geliyor. Ancak zaman zaman kendinize iyi bakmayı ve istediğiniz an istediğinizi yapabileceğinizi bilmelisiniz. Bunu biz değil, beden olumlama hareketi söylüyor!

    Beden olumlama, size popüler ve sıradan akımlardan biri gibi görünmüş olabilir; ancak işin aslı öyle değil. Beden olumlama hareketi, gelmiş geçmiş bütün ön yargıları yıkmayı hedefliyor. Bir feminizm hareketi olarak da görebileceğimiz bu akımın, hepimizin sesi olduğu çok açık. Beden olumlamak sadece sizi kendinizle barıştırmakla kalmayıp, gördüğünüzşaşalı hayatların içinin de aslında öyle olmadığını anlatmayı hedefliyor.

    Bize soracak olursanız, bu hareket, hepimizin aynalara yapışık yaşadığı şu dönemde içimize su serpti. Çünkü insan bazen sorunun kendinde olmadığını anlamak için dışarıdan bir sese ihtiyaç duyuyor. Sonrası mı, insanın kendisi ile barışması için içine bir umut doğuyor!

     

    Kadinvesaglik.org

    Hepimizi Ağlatan Filmler!

    0

    İçimizdeki üzüntüyü, belki öfkeyi dışarı atmanın en kolay yolu filmler olabilir. İşte, böyle durumlar için derlediğimiz 8 dram filmini görmek için okumaya devam edin.

    Me Before You, 2016

    Oyuncular: Emilia Clarke, Sam Claflin
    What: Will (Claflin) iki yıl önce bir motosiklet kazasında felç oluyor ve İsviçre’de bir intihar tesisine gitmeye karar veriyor. Lou (Clarke) onun bakıcısı olduğunda, hayatın yaşamaya değer olduğunu kanıtlamak için elinden geleni yapmaya kararlı

    About Time, 2013

    Oyuncular: Domhnall Gleeson, Rachel McAdams, Bill Nighy

    Konusu: 21 yaşında Tim’e (Gleeson) babası (Nighy), zaman içinde seyahat edebileceği söyler. Bunun hayatında bir kere yapabileceğini bir şey olduğunu bilse bile, aşık olduğunu kadınla görüşebilmesi için mükemmel bir fırsattır.

    My Sister’s Keeper, 2009

    Oyuncular: Cameron Diaz, Abigail Breslin, Sofia Vassilieva, Alec Baldwin
    Konusu:  Anna (Breslin), planlanmış bir çocuktu. Bu sayede, lösemi hastası ablasına donör olabilecekti. Fakat medikal bir durumundan ötürü ameliyata girmesi zorlaşıyor.

    The Notebook, 2004

    Oyuncular: Ryan Gosling, Rachel McAdams
    Konusu: Yaşlı bir adam hırpalanmış bir defterden, bir bakım evinde bir hanımefendiye bulduğu hikayeyi okur. Film, genç çiftlerin sevgisinin hikayesinin II. Dünya Savaşı tarafından nasıl engellendiğini ve yedi yıl sonra nasıl bir araya geldiklerini anlatıyor.

    Dunkirk, 2017

    Oyuncular: Harry Styles, Tom Hardy, Cillian Murphy
    Konusu:  Sırada Harry Styles’ı oyuncu olarak görmekten dolayı heyecanlı olduğumuz bir film var. Christopher Nolan tarafından yazılan ve yönetilen Dunkirk, İkinci Dünya Savaşından önemli bir zamanı, 1940 Mayıs’ındaki olayları hayata geçirdi. Tom Hardy’yi bir as pilotu olarak ve bir İngiliz askeri olarak Harry’i görüyoruz.

    P.S. I Love You, 2007

    romantik film dram

    Oyuncular: Hilary Swank, Gerard Butler
    Konusu: Holly, kocası Gerry’nin beyin tümöründen öldüğü zaman harap durumdadır, ancak 30. doğumgününde ona bir mesaj gelir: Not: Seni seviyorum.

    Hachi: A Dog’s Tale, 2009

    Oyuncular: Richard Gere, Joan Allen
    Konusu: Bir tkolej profesörü (Gere) karlı bir gecede muhteşem bir köpek kurtarır ve onunla sıkı dost olur.

    The Impossible, 2012

    impossible film


    Oyuncular:
     Naomi Watts, Ewan McGregor
    Konusu: 2004 Boks Günü Tsunami sahil şeridine çarptığında Tayland’da bir İngiliz ailesi tatilde. Anne Maria (Watts) ve en büyük oğulları gelgit dalgası tarafından taşınırken, baba Henry (McGregor) ve iki en küçük oğlu bir diğeri başka yana savrulur. Diğerlerinin ölmüş ya da diri olup olmadığını bilmeden yaşamaya çalışırlar.

     

    Kadinvesaglik.org

    Barbie’nin Şaşalı Hayatı!

    0
    Yarım yüzyıldır dünyayı kasıp kavuran Barbie’nin hikayesini marka-marka.org sitesinden sizin için derledik.

    Belirli ölçülere sahip, incecik,dar kalçalı,çoğunlukla sarışın, bazen de kumral bir genç kız.Yaşı:53 İsmi : Barbara’nın Kısaltılmış haliyle Barbie. Harold Mattson’la birlikte Mattel Şirketi’nin (Mattson ve Elliot’un birleşimi) kurucusu olan Elliot Handler’in eşi Ruth Handler tarafından yaratıldı. Ruth Handler kızı Barbara’nın kağıt bebekleriyle oynarken seyrettiğinde onun bebeklere yetişkin rolü vermekten keyif aldığını fark etmişti. Aslında  O sırada çoğu çocuk oyuncağı bebekler çocuk figürlüydü. Ve pazarda bir boşluk vardı.İsviçre seyehati sırasında bir oyuncakçı dükkanının vitrininde Alman bebeği Lilli’yi gördü. Bu tam da aklında olan yetişkin bebek fikriydi. Ve bunlardan 3 tane satın aldı. Bir tanesini kızına verdikten sonra diğer iki tanesini Mattel’e götürdü.

    Lilli, Alman Bild Zeitung gazetesi için 1951 yılında Reinhard Beuthin’in çizmiş olduğu ve daha sonra 1955 yılında oyuncak haline gelen bebektir. Lilli çalışan, ne istediğini bilen ve bunu elde etmek için erkeklerin üstüne yük olmayan bir kızdı. Lilli bebek ilk olarak Almanya’da  büyüklere satılmıştı, daha sonra ona ayrıca satılan kıyafetlerini giydirmeyi seven çocuklar arasında popüler oldu.

    1959 yılında, ABD’ye dönüşünde Handler bebeğin tasarımı üzerinden yeniden çalıştı (mühendis Jack Ryan’ın yardımıyla) ve Handler’ın kızı Barbara’dan esinlenilerek bebeğin adı Barbie olarak değiştirildi.

    Ve Bebeğin sahneye ilk çıkışı New York’taki Amerikan Uluslararası Oyuncak Fuarı’nda 9 Mart 1959’da oldu. Bu tarih aynı zamanda Barbie’nin resmi doğum günü olarak da geçmektedir.

    Mattel Bild Lilli bebeğin haklarını 1964’de satın aldı ve Lilli’nin üretimi durduruldu. İlk Barbie bebeğin üzerinde siyah beyaz zebra çizgili mayo ve imza gibi topuz şeklinde at kuyruğu vardı, sarışın ve kumral seçekleri mevcuttu. Ve Bu bebek tutucu Amerika’yı Şok eder.

    Bebek bir “Genç Moda Modeli” olarak pazarlanmıştı ve kıyafetleri Mattel moda tasarımcısı Charlotte Johnson tarafından tasarlanmaktaydı.

    O günden bu yana satılan barbie bebeklerinin sayısı Bir milyarı aşmıştır! Dünyada satılan tüm bebeklerin yüzde 30’unu tek başına Barbie oluşturmaktadır. Dünyada her saniye iki adet satılan Barbie’den yılda toplam 30 milyon satılmaktadır. Üstünlüğüyle, Amerika’nın bir diğer oyuncak üreticisi devi Hasbro’nun ürettiği rakip bebek Sindy’nin 1997’de piyasadan çekilmesine neden olmuştur.

    Barbie, “Amerikan way of Life”ın (Amerikan yaşam tarzı) tüm moda ve sosyolojik akımlarını yansıtmıştır. Tek bir model asla yapılmamıştır. Hamile Barbie dahi yapılmıştır!

    Japon Piyasasını ele geçirmek amacıyla yapılan çekik gözlü Barbie,küçük japon kızlarının Amerika’da satılan “gerçek” Barbie dışındakilere ilgi göstermemeleri nedeniyle geri çekilmiştir.

    Yüzlerce aksesuar ve sayısız kıyafetleri de katarsak, yılda yüz milyon kıyafetle Mattel aslında dünyanın hazır giyimde en çok üreten şirketlerinden biri! 1961’den beri Barbie’nin “emrine amade prensi” Ken( Ruth’un oğlunun adı) değişmemekle birlikte “görüntüsü” biraz değişmiş, aile genişlemiştir.

    1964 yılında dizleri bükülebilen, gözleri açıp-kapanan, küçük kız kardeşi Skipper ( Ruth’un diğer kızının adı) ortaya çıkmıştır.

    1967’de yüzünde bir uzama olur.1968 yılında İngilizce konuşur ve Christie adında siyah bir de arkadaşı vardır.1970 yılında ise bir mini etek giyer. 1977’de Barbie’nin yüzünde bir değişiklik daha yapılır. Pembe elbisesi ve çantasıyla,1985 yılında, Barbie kadınların aktif denilen hayata katılımındaki artışı simgeler. Kayak ve paten yapan ya da ata binen Barbie ve aksesuar koleksiyonları,1980’li yılların başında Mattel’e katılan ve 1997-2000 yılları arasında yöneticilik yapan Jill Barad sayesinde ortaya çıkar.

    1998 yılından beri ölçüleri değişmiş,96-46-86 yerine, daha iyi görünen 86-56-84 olmuştur. Barbie’yi en büyük modacılar giydirirken,1996 yılında, Mattel küçük kızlara kendi kreasyonunu yaratma zevkini tatmaları için “Stilist Barbie” CD-ROM’unu hediye etmiştir.

    Böylece genç kızlar artık bebeklerini kendileri giydirebileceklerdir. Seçilen kıyafetler, küçük kalıp şeklinde ince bir kumaş katmanı içeren özel bir kağıt üzerine basılabilecektir. Diğer olanaklar ise küçük kızlara bilgisayarda kendi masallarını yaratma imkanı vermiştir:Senarist Barbie, Yayıncı Barbie…

    Fransa’da 1982’de kurulan Barbie Dostları Klübü iki yüz elli bini aşkın üyeye sahiptir.  2000 yılında yeni ve özel bir internet sitesi Planete B’y açmıştır. Ancak bu site günümüzde açık değildir.

    Başka bir internet sitesiyse,1999 yılında Barbie’nin 40. yıl kutlamaları adına, Dünya Çocuk Dostları Kuruluşu (Amade) yararına, piaget,VArtier,Giorgio Armani Christian Lacroix,Vivienne Westwood gibi modacılar tarafından tasarlanmış olan dokuz Barbie bebek açık arttırmayla satılmıştır.

    Aynı yıl Mattel 8-10 yaş arası kızlara hitaben “Neslin Kızları” adında beş yeni Barbie Bebek üretir; Kaliforniyalının adı Barbie’yken, Fransız Bebeğin adı : Marie, İngiliz bebeğin adı : Chelsie, Avusturalyalının ki Susie’dir. Top modelin onaylanması : Barbie 1976’da Amerikan iki yüz yıllık “Time Capsule”üne (zaman kapsülü) konmuştur. 2076 yılında ise kapsül üçüncü yüzyı için açılacaktır. Barbie 117 yaşındayken!

    2009 yılında Barbie’nin 50. doğum gününü kutladı. Kutlamalar içinse  New York’ta Mercedes-Benz Moda Haftasında bir defile düzenlendi.

    Kurgusal biyografisi

    Barbie’nin tam adı Barbara Millicent Roberts’tir.1960 yılında Random House Tarafından bir dizi roman olarak yayınlanan kurgusal bir hikayesi vardır.anne babasının isimleri George ve Margaret Roberts olarak verilmiştir, Yaşadığı şehir ise Wisconsin’dir .
    Barbie’nin ilk aile üyesi kardeşi Skipper oldu. Daha sonra, Barbie Tuttie adında kız kardeşi (daha sonra Stacey olarak anılmaya başladı) ve Todd adında bir ikiz kardeşi , ortaya çıkarıldı. Kelly ve Krissy adında iki kardeşi daha ortaya çıkarıldı. Böylece 4 kız ve bir erkek kardeşi olmuş oldu.Ve artık Barbie oldukça büyük bir aileye sahip olmuştu.. Aynı zamanda Barbie’nin iki kuzeni vardır, Jazzie ve Francie.

    Aynı zamanda Barbie’nin bir çok yakın arkadaşı oluşturuldu.Tüm yıllar boyunca 30 farklı arkadaşı olmuştur. Ancak Barbie’nin en ünlü arkadaşı sevgilisi, Ken’dir. (Ken Carson) Ken Barbie’den sadece birkaç yıl sonra 1961 yılında tanıtıldı. Barbie’nin en iyi kız arkadaşı’da Midge’dir. Barbie diğer iyi arkadaşlarından bazıları Teresa, Christie, Steven ve Kayla’dır Aynı zamanda Barbie’nin Cher, Twiggy ve Diahann Carroll gibi dünyaca ünlü arkadaşları da vardır.

    Barbie Manhattan Uluslararası New York Lisesi ve aynı zamanda Wisconsindeki Willows lisesi’ne gitti. Barbie kariyerine genç bir model olarak başladı. Daha sonra Barbie yüzme, jimnastik, ve binicilik gibi aktivitelerle de kendini göstermeye başladı.

    Barbie çok farklı kariyer alanlarında çalıştı. Onun pilot lisansı var ve bir uçuş görevlisi ve bir astronot.Barbie, Amerika Birleşik Devletleri Askeri, ve her alanda memur görevleri olmuştur. Tıp alanında, Barbie bir doktor, diş hekimi, veteriner hekimi ve bir hemşire olmuştur. Barbie rock yıldızı, film yıldızı, balerin gibi eğlence alanında da çeşitli işleri üstlendi, ve hatta bir Amerikan Idol yarışmacı olmuştur.

    Barbie arç kullanmayı seviyor ve bir kezde NASCAR sürücüsü oldu. Onun en sevdiği ren pembe ve Cabrio marka araba seviyor. O aynı zamanda kamyonet, römork, otobüs ve motosiklete de sahip.

    Barbie nin bir diğer favorisi ise hayvanlar. Barbie’nin kediler de dahil olmak üzere 40 dan fazla hayvanı olmuştur örneğin;köpekler,atlar,bir panda,aslan yavrusu ve bir zebra.

     

    http://www.marka-marka.org/ sitesinden alınmıştır!

    10 Pratik Ofis & Okul Atıştırmalık Önerisi

    0

    Hafta sonu akşam yemeği hazırlarken hafta içine yemek hazırlamanız için harika bir yol olsa da, işler her zaman planlandığı gibi gitmez. Bazen pazar gününden yemekleri ayarlayamaz ve işe götürecek hiçbir şeyin olmadığını fark edersiniz. Ancak endişelenmeyin. Bu hızlı yemek tariflerine bakarsanız tüm hafta öğle yemeğine para vermek zorunda kalmayacaksınız. İşte minimal malzemeler gerektiren ve sabahları kapıdan çıkmadan hazırlayabileceğiniz sağlıklı ofis ve okul atıştırmalıkları!

    1. Hindi Fümeli Baget Sandviç

    Bu sandviç sizi bir anlığına Fransa’ya götürüp, masanızda öğle yemeği yiyor gibi hissettirebilir. Üstelik oldukça lezzetli.

    2. Baharatlı Somon ve Fasulye Salatası

    Önceden hazırlayabileceğiniz ve konserve alacağınız fasulye, sıcak füme somon, doğranmış avokado ve çok sayıda kiraz domates ile kombine edildiğinde her öğüne yakışabilecek lezzetli bir salata tarifi çıkarmış olacaksınız.

    3. Sosis ve Lahana Turşulu Sandviç

    Bu doyurucu sandviç ofis yolculuğunuza iyi gelecek ve yemek menünüze bir farklılık katacak.

    4. Fıstık Ezmesi ve Muz

    Bu tarif, için muzları bir kapta dilimleyip fındık ezmesini küçük bir bölmeye koyabilirsiniz. Yapması beş dakikanızı bile almayacağı gibi, tatlı krizleri için de birebir.

    5. Tavuk ve Salatalı Dürüm

    Tortilla ekmeğine sararak yapacağınız dürümü salatayla zenginleştirebilirsiniz. Tarif hem lezzetli hem de besin değeri açısından zengin olacaktır.

    6. Pestolu Noodle

    Noodle, iş yemeği için en iyi seçim değildir bunu biliyoruz. Ancak farklılıkları da görelim istedik. Pesto sosla karıştıracağınız noodle’ın pişmesi en fazla on dakika alacaktır.

    7. Mantarlı Sandviç

    Dilerseniz krema ile, dilerseniz tavuk ile birleştireceğiniz sandviç; hem doyurucu hem lezzet bakımından yüksek olacaktır.

    8. Salamlı Tost

    Bizler genelde tostu sucuklu severiz. Ancak ofis veya okul ortamında sucuklu tost pek mantıklı değil. En az sucuk kadar tosta yakıştıracağımız bir et varsa o da salam tabii ki! Kaşar peyniri ve mozarellayı da içinde eritebileceğiniz tost, tam bir öğlen yemeği kurtarıcısı.

    9. Pesto ve Yumurtalı Baget Sandviç

    Eldinizde birkaç haşlanmış yumurta bulundurun ve öğle yemeğini kolaylaştırın. Hazır pesto sosu ile birleştiğinde; yumurta hem doyurucu hem oldukça lezzetli.

    10. Ton Balıklı Turşulu Salata

    İster salata ister sandviç halinde tüketebileceğiniz ton balığı, turşu ile birleştiğinde harika bir kombinasyon sağlayacak.

     

    Kadinvesaglik.org

    Kahve Bağımlıları Buraya: French Press Kültürü

    0

    French Press, taşıma kolaylığı, şık görüntüsü ve fiyat performans başarısı ile en gözde kahve yapma aletlerinden biridir. Bir moka potun veya bir espresso makinesinin üstünde özelliklere sahiptir. E, neymiş bu French Press’in meziyeti, gelin beraber inceleyelim.

    French Press’in belki de en cezbedici özelliği, sadece su ile kahve yapabilme hüneridir. Diğer aletlerin aksine, elektriğe veya ocağa ihtiyaç duymaz. Kahveyi yapmanız için sıcak su yeterlidir. French Pressi ister işe götürebilir, ister evde dolapta saklayabilirsiniz. Çeşitli boyutlara sahip oluşu ile de, hem yalnız yaşayanların hem de kahve sever ailelerin kurtarıcısı olacaktır.

    Nasıl Ortaya Çıktı?

    Aslında fikri de mantığı da oldukça basit. French Press, Fransızların kahve aşkından doğan bir tarihe sahip. Kahve çekirdeklerinin kırılıp, üstüne sıcak su eklenmesiyle yapılan kahvenin mantığından doğan French Press, kalan parçacıklar süzülerek, kahve içmeye hazır hala getirilmesi fikrine uyum sağlıyor. Zaten şu an French Press’in işlevi de tam olarak o işe yaramakta. Başlangıçta bakır tencere veya bardaklarda yapılırken, İtalya’nın bu fikri geliştirmesi ile French Press şık tasarımını kazanmış oldu.

    İlk French Press dizaynını yapan Attilio Calimani, fikri 1929 Milano’sunda gerçekleştirmişti. İsminin ve tasarımının da bugünkü halini tam olarak alması, 1958 yılında Fransa’da gerçekleşmiş oldu. Günümüzde ise, bildiğiniz gibi tüm dünyada satılıyor.

    Nasıl Çalışır?

    Aslında çalışma şekli oldukça basit. Sırf bu yüzden bile, eve French Press tercih etmek oldukça mantıklı. Kahveyi yapmak için, ihtiyacınız olan iki şey var: French Press’e uygun kahve ve sıcak su. Bu ikisine sahipseniz, French Press ile çok rahat kahve yapabilirsiniz.

    French Press’e uygun kahveyi bulmak için, kahveyi çektirdiğiniz yere French Press’e uygun çekmesini söylemeniz yeterli. İçine koyduğunuz kahvenin üzerine sıcak su ekledikten sonra kahveyi yaklaşık üç dakika kadar bekletip, pressleyebilirsiniz. Tabii ki, bu işlemler sırasında uymanız gereken birkaç püf noktaya dikkat etmeniz, kahvenin lezzetini arttıracaktır.

    İlk olarak, French Press aletini ve kahveyi koyacağınız fincanı sıcak su ile ısıtın. Bu işlem, içeceğinizin şokla soğumasını engellemek ve kalitesini korumak için gereklidir. Sonra ise, kahvenizin miktarını ayarlamanız gerekecek. Miktarı ayarlarken, kişi başına bir yemek kaşığı kadar kahve koyabilirsiniz. Aynı şekilde suyu da içecek kişi sayısına göre ayarlamanız uygun olacaktır. Bir diğer püf nokta ise, suyun sıcaklığı. Suyun sıcak olması ancak çok kaynar olmaması gerekir. Kaynar su, kahveyi yakacağından kahvede acı bir tat bırakacaktır. Bu adımdan sonra, kahvenizi hafifçe karıştırıp French Press’in kapağını kapatabilirsiniz. Preslemeden önce beklenmesi önerilen ideal süre ise üç – dört dakikadır. French Press, kahvenin aromasını tamamen koruyacağından, en sevdiğiniz kahve çeşidini French Press’te kullanabilirsiniz. Bir diğer deyişle, her kahve French Press’e rahatlıkla uyum sağlayacaktır.

     

    Kadinvesaglik.org

    Makyaj Çıkarmanın Püf Noktaları

    0

    Bazen yüzümüzü ne kadar iyi yıkarsak yıkayalım, makyajdan yeterince cildimizi arındıramıyoruz. Cildimizi makyaj kalıntılarından tamamen arındırmak için neler yapmamız gerektiğini araştırdık. Sizler için dermatologların ve makyaj artistlerinin önerilerini derledik. İşte kusursuz bir cilt için, makyajı çıkarırken dikkat edilmesi gerekenler.

    1. Zaman Ayırın

    Özellikle göz makyajı çıkarılırken, ne kadar yavaş hareket ederseniz o kadar iyidir. Makyaj çıkarıcıyı sürün ve cildinize oturmasına izin verin ve biraz bekleyin. Bu maskara ve farınızı yumuşatır, böylece nihayet sildikten sonra kolayca çözülmüş olur. Bunu yaparsanız, artık sabah gözünüzün altında siyah göz kalemi kalıntıları ile uyanmamış olursunuz. Ayrıca ovalamak zorunda kalmanızı da engeller çünkü sürtünme gözünüzün etrafındaki hassas dokuya zarar verebilir, tahrişe e erken yaşlanmaya neden olur.

    2. Makyaj Mendilinden Daha İyisi, Su ve Sabun

    Derinlerde, makyaj mendillerinin gerçek olamayacak kadar iyi olduğunu biliyordunuz, değil mi? Mendil, makyajın çıkarılmasında mükemmel bir başlangıç ​​adımı olabilir ancak birçoğumuz sadece mendil kullanarak yatağa gitme hatasını yapıyoruz, ama makyajın tamamen ciltten arınması için üzerine kesinlikle sabun veya bir temizleyici kullanınmalısınız.

    3. Göz Kapağının Kenarlarını Temizlemek

    Makyajın çıkarılması sırasında sık sık ihmal edilen bir bölge varsa, göz kapağınızın kenarları ve maskaraların zamanla birikebildiği ve göz tahrişine yol açabileceği yerlerdir. Özellikle gözlerinizi su geçirmez bir maskara ile boyuyorsanız, yağlı temizleyicilere mutlaka ihtiyacınız olacaktır. Pamuklu çubuklar dan yardım alıp, göz çevrenizi temizledikten sonra üstünden de geçebilirsiniz.

    4. Saçınızı Geriye Çekin

    Saçınızı toplamak için ayırdığınız o üç saniye, aslında çok önemli. Genelde hepimiz makyajımızı yıkarken saç çizgisine dikkat etmiyoruz. Aslında bu durum da, saç diplerinde ürün birikmesine neden oluyor. Saçınızı geriye doğru topladığınız taktirde ise bu sorundan kurtulmuş olursunuz ve %100 temizlik sağlarsınız. Bu yüzden, bir toka yardımı veya bandana ile saçınızı geriye attıktan sonra, temizleme işlemine başlarsanız oldukça rahat edersiniz.

    5. Son Adım Nemlendirme Olmalı

    İster kuru bir cildiniz olsun isterse yağlı. Nemlendirme her cilt tipi için gerekli bir adımdır. Cildin o kadar temizlikten sonra kuruyacağını ve nemlenmeye ihtiyacı olduğunu unutmayın. Ayrıca iyi nemlendirilmiş cilt, yağlanmaya da daha az meyilli olacaktır. Bu yüzden mutlaka temizleme rutininize, kendinize uygun bir nemlendiriciyi eklemeyi ihmal etmeyin.

     

    Kadinvesaglik.org

    Yeni Mevsim Yeni Kararlar: Kış Hobileri

    0

    Her ne kadar kış, okul ve işi hayatını çağrıştırsa da, kışın da yapılabilecek eğlenceli şeyler mümkün. Nerede neler yapabiliriz diye düşünenler için, bu kış yapabileceğiniz farklı kış aktivitelerini sıralamak istedik. Yavaş kış aylarını geçirmek için kayak ya da buz pateni gibi pahalı bir kış hobisine gerek yok. Bunun yerine,  ücretsiz hobiler ve eğlence aktivitelerine katılarak heyecanınızı artırın.

    1. Kar Heykelleri İnşa Etmek 

    Bahçenizde bol miktarda kar varsa ve yetenekli iseniz, karı kazmayın – onu şekillendirin. Her zamanki kardan adam ve iglo’nun ötesine geçin ve çocuklarınızın ve komşularınızın dikkatini çekecek yaratıcı kar görüntüleri oluşturun. Karla oynarken hem stres atmış olacaksınız, hem de ortaya bir aile aktivitesi çıkmış olacak.

    Dondurma kaşıkları, spatulalar  veya elinizin altında olan diğer aletlerle ayrıntıları ekleyebilirsiniz. Suluboya ile fırçayla ya da sulandırılmış gıda boyasıyla heykelinize püskürterek renk katabilirsiniz.

    2. Yemek Pişirmek

    Evin tadını çıkarın ve yemek pişirme becerilerinizi geliştirerek aromatik bir ortam yaratın. Biliyoruz ki kışın soğuk havalarda en iyisi evde geçirilen zamanlardır.

    Kışlık sebze çorbası, biber ve güveç gibi düşük maliyetli, doyurucu klasikler tercih edebilirsiniz. Tavuklu noodle veya ızgara peynirli domates çorbası gibi eski favorileri canlandırmak için YouTube ve Facebook gibi web sitelerini üzerinden tariflere bakabilirsiniz.

    Sadece birkaç yemek kaşığı un ve su kullanarak kendi mayalama hamurunu hazırlayabilirsiniz. Bir günlük krep veya bisküviler için hamurunuzu buzdolabınızda saklayabilirsiniz.

    Yemek yapmak çocuklar için de harika bir kış etkinliği olabilir. Çocuklarınızla yemek yapmak onlar için hem öğretici hem de eğlenceli olacaktır.

    3. Netflix Zamanı

    Ev demişken, şöyle güzelce yayılıp dizilerin sezonlarını baştan sona izlememek olmazdı. Friends, Big Bang Theory, Sex and the City gibi çerez dizilere dönmek için, kış ayları harika bir zaman olacaktır. Birkaç sezon dizi ve birkaç bardak sıcak çikolatayı şimdiden gözümüzde canlandırdık bile.

    4. Sabrın ve Kadının Buluştuğu Nokta: Örgü

    Hazır kışa daha iki üç ayımız varken; kışlık atkılar, bereler örmeye ne dersiniz? Örgü bilmeyenler için bir meydan okumaya dönecek bu aktivite, bilenler içinse şimdiden harika bir hediye önerisine dönüştü diye umuyoruz! Sizi ve ailenizi soğuktan koruyacak bütün aksesuarlar bu sezon, sizin elinizden çıkabilir.

    5. Yeni Bir Ajandaya Başlama Mevsimi

    Yaz tatilinin üstünden o kadar zaman geçti ve hala hedeflerinize varamadınız mı? Üzülmeyin! Ajandalar bile görevine ocak ayında başlıyor. Ertelediğiniz veya gerçekleştiremediğiniz birçok hedefinizi, yeni ajandanızın temiz sayfaları için ayırabilirsiniz. Ajanda sizler için, bir düzen oluşturma ve devamlılık sağlamada yol gösterici olacaktır.

     

    Kadinvesaglik.org

    Siz Hangisisiniz? Introvert, Extrovert Meselesi

    0

    Sizin için ideal akşamın nasıl görüneceğini düşünün. Büyük bir grup arkadaşınızla akşam yemeğine mi çıkmayı, bir konsere mi katılmayı veya bir kulübe mi gitmeyi hayal ediyorsunuz? Ya da akşamı yakın bir arkadaşınızla mı yoksa bir kitapta mı kaybolarak mı geçirirsiniz? Psikologlar, introvert (içe dönüklük) ve extrovert (dışa dönüklük) düzeylerimize, sorulara verdiğimiz yanıtlara göre karar verirler: Başkalarıyla nasıl etkileşimde bulunduğumuzla ilgili tercihlerimizle ilgili kişilik özelliklerimiz. İşte onlar da, bizim tartışacağımız konular olacak.

    Introvert’in 4 Farklı Türü

    Başlangıçta psikologlar, aslında birkaç farklı türde içe dönüşün olabileceğini öne sürdü. İçe dönüklük ve dışa dönüklük geniş kategoriler olduğundan, yazarlar tüm dışa dönüklerin ve içine kapanık insanların aynı olmadığını öne sürdüler. Yazarlar ise, dört içe dönük kategorisi olduğunu öne sürmekte:

    • Sosyal içe dönükler
    • İçe dönük düşünenler
    • Endişeli içe kapanma
    • Engellenmiş / kısıtlanmış içe dönüklük

    Bu teoride, sosyal bir içe kapanma, yalnız ya da küçük gruplar halinde vakit geçirmekten hoşlanan kişidir. Düşünceli içe kapanma, içsel ve düşünceli olma eğilimindedir. Endişeli içe dönüşler, sosyal durumlarda utangaç, duyarlı ve öz-bilinçli olma eğilimindedir. Engellenmiş / kısıtlanmış içe dönükler, heyecan arayışına girmemekte ve daha rahat faaliyetler tercih etmektedirler.

    Introvert Olmak mı Extrovert Olmak mı Daha İyi?

    Psikologlar, dışa dönüklüğün olumlu duygular ile ilişkili olduğunu öne sürmüşlerdir – yani, dışadönük olan insanlar, içe dönüklerden daha mutlu olma eğilimindedir. Ama bu her zaman böyle mi?

    Bu soruyu inceleyen psikologlar, dışa dönüklerin genellikle içe dönüklerden daha olumlu duygular yaşadıklarını buldular. Bununla birlikte, araştırmacılar ayrıca “mutlu içe dönüşler” olduğuna dair kanıtlar da buldular: Araştırmacılar, bir araştırmadaki mutlu katılımcılara baktıklarında, bu katılımcıların yaklaşık üçte birinin de içe dönük olduğunu gördüler. Başka bir deyişle, dışa dönük insanlar, ortalama olarak biraz daha fazla olumlu duygular yaşayabilir, ancak birçok mutlu insan da içe dönük olabilir.

    Toplumda da, dışa dönüklüğün genellikle iyi bir şey olduğu görülüyor. Örneğin, işyerleri ve sınıflar genellikle grup çalışmalarını teşvik eder.

    Ancak bu durumda içe dönüklerin yaratıcılığını göz ardı etmenin de yanlış olduğunu biliyoruz, İçe dönüklük ve yaratıcılık arasında doğrudan bir bağ olduğunu unutmamak gerek. Başka bir ifadeyle, bugünkü toplumumuzda dışad önüklük sıklıkla değerlendirilmekle birlikte, içe dönük olmak da fayda sağlamaktadır. Yani, içe dönük veya dışa dönük olmak birbirinden iyi veya kötü diye kıyaslanamazlar.

    Başkalarının birbiriyle ilişki kurma biçimlerinin her birinin kendine özgü avantajları vardır ve kişilik özelliklerimizi anlamak, başkalarıyla birlikte ve daha verimli çalışmamıza yardımcı olabilir.

     

    Kadinvesaglik.org