Devamı
    Ana Sayfa Blog Sayfa 43

    Eyüp Sabri Tuncer’den Şık, Işıltılı ve Renkli Bir Dünya: ‘Perfume Jewels’ Serisi

    0
    Şık, Işıltılı ve Renkli Bir Dünya: ‘Perfume Jewels’

    Kozmetik sektörünün öncü markası Eyüp Sabri Tuncer; geleneksel değerleri, inovasyonla birleştirerek yaşatmaya devam ediyor.

    Sektörde öncülük ettiği ikonlaşmış ürünlerle, yenilikçi ve fonksiyonel ürünleri bir arada sunan markanın tutkunları için özenle tasarlayıp ürettiği şık ve ışıltılı bir dünyaya sahip Perfume Jewels Serisi, benzersiz kokulu vücut spreyi, duş jeli ve el vücut kremlerini mükemmel formüller ile sunuyor.

    100 yıla yaklaşan hikayesiyle Türkiye’nin en köklü ve güçlü markalarından biri olan Eyüp Sabri Tuncer, geniş ürün yelpazesiyle farklı ihtiyaçlara farklı çözümler sunmaya devam ediyor. Eyüp Sabri Tuncer; geleneksel olana, yenilikçi ve modern bakış açısıyla yaklaşarak geliştirdiği ürün gamında; parabensiz, sülfatsız, glutensiz olmalarının yanı sıra dünya standartlarına göre zararlı kabul edilen tüm içeriklerden bağımsız üretilen, doğal içerikli ürünlerine de her geçen gün bir yenisini ekliyor.

    Ürünle tamamen bütünleşmiş modern tasarımları ile ışıltılı ve renkli bir dünyayı kokusuyla hissetmek isteyenler için üretilen “Perfume Jewels Serisi” parfümistik kokulara sahip mükemmel formüllü vücut spreyleri, enerji dolu dünyası ile tazeleyen duş jeli, doğaya saygılı özel formülü ile her cilt tipine uygun el ve vücut kremleriyle size, kalıcı koku ve mükemmel bir kişisel deneyimi sunuyor. Sadece kadınlar için değil erkekler için de mükemmel kokular sunan Perfume Jewels serisinin vücut spreyleri, günün her anında tazelik hissini yaşatıyor.

    Benzersiz kokularla, duş hiç bitmesin isteyeceksiniz!

    Vücut spreylerinin kalıcılığını artırmak için öncesinde kullanılabilecek Perfume Jewels Duş elleri ise farklı koku seçenekleri ve şık tasarımıyla dikkat çekiyor. Koku duayeni Eyüp Sabri Tuncer’in Perfume Jewels serisinde yer alan 5 farklı duş jelinin parfümistik kokuları, ürünle tamamen bütünleşmiş modern tasarımı ve kullanım kolaylığı sağlayan özel başlığıyla şık ve benzersiz deneyim vadediyor. Mükemmel formülü su ile buluştuğunda içeriğindeki %100 doğal zeytinyağı özü sayesinde cildinizde yumuşatıcı köpüğe dönüşüyor ve eşsiz bir deneyim sunuyor. Teninizde yaşadığınız bu eşsiz koku deneyimi daha uzun süre hissetmek için aynı serinin kremi ve vücut spreyi de kullanılabilir.

    Doğaya saygılı özel formül

    Perfume Jewels’in mükemmel formüle sahip el ve vücut kremleri ise paraben ve gluten içermeyen doğaya saygılı formülü ile her cilt tipine uyum sağlıyor. Ecocert sertifikalı Shea Butter içeriği ile dört mevsim boyunca kullanılabilecek bu mükemmel nemlendiriciler; baş döndürücü kokuları ve doğal zeytinyağlı içeriği ile cildinize yumuşaklık kazandırırken, E vitamini ile zenginleştirilen formülü güçlü bir bakım sağlayarak sağlıklı bir cilde kavuşmanıza yardımcı oluyor.

    Parfüm niteliğindeki mis gibi kokuları ile gün içerisinde her an tazelenmek adına kullanılan Perfume Jewels Vücut Spreyleri, özel formülü ile her cilt tipine uyum sağlayıp dört mevsim mükemmel bir nemlendirici olarak kullanılan Perfume Jewels El ve Vücut Kremleri ve Perfume Jewels Duş Jelleri kişisel bakımınızda kendisini özel hissetmek isteyenlerin vazgeçilmezi olacak.

    Gün İçerisinde Enerjinizi Artırmanıza Yardımcı Olacak 7 Öneri

    0
    Gün içerisinde enerjinizi artırmanıza yardımcı olacak 7 öneri

    Kişinin sahip olduğu enerji miktarı günlük rutinlerinin kalitesi ve verimliliği açısından büyük önem taşıyor.

    Beslenme ve uyku düzeni, spor, vitamin alımı ve alışkanlıklar gibi birçok faktör gün içerisindeki enerji miktarını doğrudan etkiliyor. 150 yılı aşkın köklü geçmişiyle müşterilerine hizmet veren Generali Sigorta, gün içerisinde kişisel enerjiyi artırmaya yardımcı olacak 7 öneri paylaştı.

    Uyku kalitenizi artırın

    Uyku kalitesi gün içerisinde kişinin sahip olduğu enerji miktarına doğrudan etki ediyor. Uzmanlara göre uykunun kalitesi kadar düzenli bir uyku rutininin olması da oldukça önemli. Ayrıca düzenli bir uyku deneyiminin fiziksel yorgunluk kadar mental yorgunluğa da iyi geldiği biliniyor.

    Düzenli egzersiz yapın

    Uzmanlar düzenli olarak egzersiz yapmanın ruh halini iyileştirdiğini, enerji miktarını artırdığını ve kaliteli uykuyu desteklediğini vurguluyor. Kişinin ihtiyaçları göz önünde bulundurularak hazırlanan bir egzersiz programı enerji miktarını artırmaya yardımcı olacaktır. Çeşitli sağlık sorunlarından dolayı egzersiz yapamayan kişiler ise yoga yaparak enerji seviyesini yükseltebilir.

    Vücudun su seviyesini koruyun

    Vücuttaki enerji miktarını etkileyen bir diğer unsur da vücudun su seviyesidir. Uzmanlara göre gün boyunca vücudun su seviyesinin yüksek kalması, enerji miktarı ve sindirim açısından oldukça önemli. 

    Kafein ve şekeri azaltın

    Kafein içeren ürünlerin gün içerisinde sık sık tüketilmesi kısa vadede enerji artışı sağlasa da uzun vadede kişinin sahip olduğu enerji miktarını büyük oranda düşürüyor. Ayrıca yüksek miktarda şeker alımı da enerji seviyesini negatif anlamda etkiliyor. Uzmanlara göre kafein ve şeker miktarını azaltmak uzun vadede kişinin enerji seviyesinin yükselmesine yardımcı oluyor.

    Düzenli beslenin

    Düzenli beslenmek kişinin gün içerisindeki enerji miktarına büyük oranda etki ediyor. Uzmanlara göre kalori miktarına ve besin değerine dikkat edilerek uygulanan sağlıklı beslenme programları enerji miktarını önemli ölçüde artırıyor.

    Kısa molalar verin

    İş yaşamında ve sosyal hayatta birçok etken kişilerin enerjilerin düşmesine ve yorgun hissetmelerine neden oluyor. Bunların etkilerini azaltmak ise gün ortasında veya sonunda molalar vermekle mümkün. Uzmanlara göre stres ve zaman yönetimini iyi bir biçimde yapabilen kişilerin enerji miktarı diğer kişilere oranla daha fazla.

    Güneşe çıkın

    D vitamini eksikliği başta duygusal bozukluk, yorgunluk ve depresyon başlangıcı olmak üzere çeşitli mental problemleri tetikliyor. Bu noktada her gün en az 20-30 dakika kadar güneş ışınlarına maruz kalmak D vitamini eksikliğini gidermek için oldukça önemli.  

    Origins’in Her Cilt Tipine Uygun ve En Sevilen Maskelerini Keşfedin!

    0
    Origins'in Her Cilt Tipine Uygun

    Gücünü doğadan alan Origins’in farklı cilt tiplerine ve ihtiyaçlarına yönelik maske ailesi yaz bakımının da favorisi haline geliyor.

    Maskeler cilt bakım rutininin en önemli destek ürünlerinden biridir. Cildi temizlemek ve ihtiyacı olan nemi sağlamak, canlı ve parlak bir cilde sahip olmak için en önemli aşamalar fakat haftada en az 1 kez uygulayacağınız bir maske cilde ihtiyaç duyduğu özel bakımı sağlamak adına da destek veriyor. Origins’in maskeleri sahip olduğu doğal ve yoğun içerikler sayesinde bu özel bakımı sunarken, her cilt tipine uygun bir maske barındırıyor.

    Clear Improvement Aktif Kömür Maskesi

    • Arındırma
    • Gözenek görünümünü küçültme
    • Yağlı görünümü engelleme

    Origins’in Clear Improvement Aktif Kömür Maskesi, Bambu Kömürü içeriğiyle cildi kir, kalıntı, çevre kirliliği gibi gözenekleri tıkayan toksinlerden arındırır. Çevresel toksinleri emen Beyaz Çin Kili ile cilde daha aydınlık ve yumuşak bir görünüm sunar. Cildi arındırarak derinlemesine temizler. Yağlı ciltler için ideal olmakla birlikte tüm cilt tiplerinin kullanımına da uygundur.

    Drink Up Intensive Yoğun Gece Maskesi

    • Yoğun nemlendirme
    • Yumuşacık bir cilt
    • Duyuları harekete geçiren koku

    İsviçre Buzulu Suyu, Hyaluronik Asit ve Avokado Yağı ile formüle edilen  Drink Up Intensive Yoğun Gece Maskesi, 72 saat aralıksız nemlendirme ile ekstra nemsiz kalmış cildinizi beslemeye yardımcı olur. Ayrıca, cildin kalıcı olarak nemi hapsetmesine destek olur. Siz uyurken cildinizi süper gıdalarla besler. Yoğun nem ihtiyacı duyan kuru ciltler için uygundur.

    Original Skin Pembe Kil İçerikli Canlandırıcı Maske

    • Arındırma ve canlandırma
    • Gözenek görünümünü küçültme
    • Pürüzsüz bir cilt görünümü

    Pembe Kil içeren maske gözenekleri nazikçe arındırarak cilt dokusunu yenilemeye yardımcı olur ve daha kusursuz ve doğal olarak ışıldayan bir cilt sunar. Daha iyi bir cilt görünümü için gözenekleri tıkayan ölü deri, kir ve kalıntıları arındırır. Tüm cilt tipleri için uygundur.

    Clear Improvement Besleyici & Arındırıcı Bakım Maskesi

    • Arındırma
    • Besleme
    • Gözenek görünümünü küçültme

    İçeriğindeki Bambu Kömürü cildi derinlemesine temizlemeye yardımcı olurken Bal ile cildi beslemeye yardımcı olur. Detox etkisi ile cildin temizlenmiş ve rahatlamış hissetmesini sağlar. Tüm cilt tipleri için uygundur. 

    Out of Trouble Bakım Maskesi

    • Yağlı görünümü engelleme
    • Akne karşıtı
    • Nane ile ferahlatıcı formül

    İçeriğindeki Çinko Oksit ve Kükürt ile ciltteki fazla yağı emer. Salisilik Asit ile daha aydınlık, yumuşak bir görünüm ve his sağlamaya yardımcı olur. Camphor (Kâfur) içeriği ise cildi tazeler, ferahlatır ve sakinleştirir. Karmadan yağlıya dönük ciltler için uygundur.

    Hayat Yarışında Çocuğunuzu Bir Adım Öne Geçirecek Faydalı Uygulamalar

    0
    Hayat Yarışında Çocuğunuzu Bir Adım Öne Geçirecek Faydalı Uygulamalar

    Günümüz çocuklarının eski nesillere oranla çok daha zeki olduğuna dair pek çok klişe söz duyuyoruz. Ancak her çocuk, kendi döneminin dinamiklerine uygun şekilde büyüyor. Bu yüzden 10 yıl önce doğan bir çocukla şimdi doğan bir çocuğun aynı yaşlarda öğrendikleri benzer olmuyor. Günümüz çocuklarının ise gelişimine katkı sağlayabileceğimiz ve öğrenme süreçlerine yön verebileceğimiz pek çok seçenek var. Bunların başında internet siteleri ve mobil uygulamalar geliyor. Ebeveynler, telefonları ve tabletleri genellikle çocuklardan uzak tutmaya çalışsa da, bu internet siteleri ve mobil uygulamalar çocuğun dijital dünyada kaliteli vakit geçirmesini sağlıyor. Gelin, birlikte çocukların gelişimine katkıda bulunan faydalı uygulamalar ve internet sitelerine göz atalım…

    1. MentalUP

    Çocuk gelişim uzmanları ve pedagogların tam desteğiyle hazırlanan MentalUP; çocukların dikkat, hafıza, mantık, görsel ve sözel zeka gelişimini destekleyen bir oyun uygulaması. İçerisindeki bilimsel egzersizler oyun formatında tasarlandığı için çocuklar MentalUP’ı ödev gibi görmüyor. Eğlenerek öğrenen çocukların zihinsel beceri gelişimlerine katkı sağlayan MentalUP; unutkanlığa iyi geliyor, çocukların derslerde öğrenme verimliliğini artırıyor, odaklanma ve konsantrasyon becerilerinin güçlendiriyor, çocukların güçlü yönlerini keşfetmelerine yardımcı oluyor.

    2. Novakid

    4-12 yaş aralığındaki çocuklar için özel olarak oluşturulan Novakid, çocukların İngilizce öğrenmesine yardımcı oluyor. Avrupa standartlarına uygun olarak hazırlanan eğitimlerde çocuğun İngilizceyi severek, anlayarak ve uygulayarak öğrenmesi hedefleniyor. Bu sebeple derslerde bir öğretim yöntemi olarak oyunlar kullanılıyor. Novakid’i tabletiniz ya da bilgisayarınızda kullanabilirsiniz.

    3. Paylaş Büyüsün

    Paylaş Büyüsün, daha çok ebeveynlere yönelik oldukça faydalı bir internet sitesi. Amacı ise, çocukların gelişim süreçlerinde ebeveynlerin yaşadıkları problemleri ve çözüm yollarını paylaşarak birbirlerinden bir şeyler öğrenebilmesi. Aynı zamanda Paylaş Büyüsün’de uzman görüş ve tavsiyeleri de bulmak mümkün.

    4. Pet Bingo by duck

    Çocuklara sevdirmesi en zor konulardan biri de, kuşkusuz matematik. Pet Bingo, çocuklara matematiği eğlenceli bir yolla öğreterek sevdirmeyi amaçlayan faydalı uygulamalar arasında yer alıyor. Eğlenceli animasyonlarla aşama aşama zorlaşan işlemler adeta Pet Bingo’da adeta bir oyuna dönüşüyor. Bu mobil uygulamayı hem IOS hem de Android mağazalarında bulabilirsiniz.

    5. Star Walk

    Star Walk; gökyüzünü, uzayı ve yıldızları merak eden çocukları için heyecanlandıran bir uygulama. Teleskop ihityacını ortadan kaldıran Star Walk, telefonu ya da tableti gökyüzüne tuttuğunuzda yıldızların konumunu görmenizi sağlıyor. Yani gök cisimlerini gerçek zamanlı olarak cihazların ekranlarından keşfetmenizi sağlıyor. Star Walk, hem Android hem de IOS mağazalarından indirilebiliyor.

    6. WWF Together

    Dünya Doğayı Koruma Vakfı’nın (WWF) hazırladığı bir uygulama olan WWF Together, dünyadaki ilginç hayvanların öykülerini farklı bir bakış açısıyla sunuyor. Nesli tükenmekte olan hayvanların dünyasını keşfetmenize izin veren WWF Together, çocukların da doğa ve hayvanlarla olan ilişkisini bambaşka bir boyuta taşıyor. Öyle ki, uygulama içindeyken kendinizi bir kelebeklerin kanat çırpışlarında ya da bir kaplanın gözünde bulabiliyorsunuz. Ugulama, şimdilik ne yazık ki sadece App Store‘dan indirilebiliyor.

    7. Süper Penguen


    7-13 arasındaki çocuklar için hazırlanan ilk mizah dergisi olan Süper Penguen, mizah ve duyguları ifade etmenin en etkili ve eğlenceli yolu. Çocukların hayal gücünü geliştiren Süper Penguen, miniklere karikatür çizmeyi öğreten faydalı uygulamalardan biri. Üstelik içeriği psikologlar ve uzmanlar tarafından hazırlanıyor. Çocuğunuz için Süper Penguen dergisi sayılarını alabileceğiniz gibi, internet sitesine girerek karikatür ve mizah hakkında bilgi edinmesini, hatta çizim yapmaya teşvik ederek Süper Penguen’e göndermesini sağlayabilirsiniz. Youtube kanallarını ziyaret etmeyi de unutmayın!

    8. Güvenli Çocuk

    BTK (Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu) tarafından hazırlanan guvenlicocuk.org.tr tamamen çocuklar için hazırlanmış eğlenceli ve eğitici bir internet sitesi. Site içinde sudoku ve satranç gibi zeka oyunlarının yanı sıra, eğlenceli aktiviteler ve yararlı bilgiler bulmak mümkün.

    9. Nasa Kids Club

    NASA’nın çocuklar için özel olarak hazırladığı internet sitesi NASA Kids Club, özellikle bilim ve teknolojiye meraklı olan çocuklar için oldukça etkileyici. Bu sitede uzayla ilgili eğlenceli oyunların yanı sıra, uzay haberlerine de ulaşılabiliyor. Ayrıca çocuklar, beğendikleri resimlerin çıktılarını alarak uzayla ilgili boyama çalışmaları da yapabiliyor.

    10. Abc WOW!

    Çocukların İngilizceyi eğlenceli bir şekilde öğrenmelerine yardım eden Abc Wow, renkli grafikleriyle çocukların ilgisini çekmeyi başaran faydalı uygulamalar arasında yer alıyor. Uygulamayı IOS ve Android marketlerden indirebilirsiniz.

    11. Stack the Countries

    Eğer çocuğunuzun hem İngilizce öğrenmesini hem de dünya coğrafyasına ve ülkelerin konumuna hakim olmasını istiyorsanız, Stack the Countries tam aradığınız uygulama! Hem Android hem IOS tablet ya da telefonlara indirilebilen uygulama; çocukların yeni yerler keşfetmesini, ülkelerin başkentlerini, dillerini ve bayraklarını komşularını öğrenmesini sağlıyor. Bu alandaki en faydalı uygulamalar arasında gösterilen Stack the Countries’te dünya coğrafyasına dair genel bilgiler de veriliyor.

    Bayram Kaçamakları Sonrasında Beslenme Programı Nasıl Olmalı?

    0
    BAYRAM KAÇAMAKLARI SONRASINDA BESLENME PROGRAMI NASIL

    Bayram sofraları tüm sevdiklerimizle bir araya geldiğimiz, neşe, mutluluk ve huzur bulduğumuz sofralardır. Kurban keserek yaptığımız bu ibadet ile birlikte sofraların baş tacı olan kırmızı et tüketim miktarının artması, öğünlerimizde sebze ve meyve tüketimini ikinci azalttı.

    YYÜ Gaziosmanpaşa Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Benan Koç; bayram sofralarında ipin ucunu kaçıranlar, güzel yemeklere ve tatlılara karşı koyamayanlar için, bayram sonrası beslenmeyi düzene koymanın yollarını anlattı.

    Nelere dikkat edelim?

    • Bayramda çok kaçırdım diye kendinizi cezalandırıp, aç kalmayın.
    • Öğünlerinizi daha hafif menülerle, düzenli ve saatinde yapmaya özen gösterin.
    • Kırmızı etin lif içeriğinin düşük olması nedeniyle kabızlık problemi yaşıyor olabilirsiniz bunun için lif içeriği yüksek besinleri (yeşil yapraklı sebzeler, tam tahıllı ürünler, sebze ve meyveleri) beslenmenize eklemeyi unutmayın.
    • Öğünlerinizde salata ve sebze ağırlıklı beslenin.
    • Sebze ağırlıklı menülerinizin yanına yaz aylarında cacık, ayran veya yoğurt eklemeyi ihmal etmeyin.
    • Vitamin ve mineral kaynağı mevsim meyvelerini (karpuz, erik, şeftali gibi) ara öğünlerinize eklemeyi unutmayın. 
    • Bayram sonrasındaki hafta kaçamak yapmamaya özen gösterin.
    • Yemekleri yavaş yavaş yiyin ve lokmalarınızı çok çiğneyin.
    • Düşük kalorili beslenme programları uygulamayın. Kendinizi aç bırakarak cezalandırmayın.
    • Günde 2-3 fincan yeşilçay içmek vücuttaki yağ yakım hızını artıracağından tüketimi ihmal edilmemeli.
    • Yeterli miktarda su için. Su içmek vücudunuzun toksinlerden arınmasına yardımcı olacaktır.
    • Bol hareket edin. Günde 30-40 dakika yürüyüş yapmak yağ yakımına ve ödem atmanıza yardımcı olacaktır.

    Detoksa ihtiyacınız yok!

    Tüm gün sıvı beslenmek, kısıtlayıcı programlar uygulamak, uzun süreli aç kalmak ve öğün atlamak uzun vadede;  yorgunluk, halsizlik, baş dönmesi gibi sorunlara yol açmasıyla birlikte kişiyi strese sokar ve yeme bozukluğuna neden olabilir. Yeterli ve dengeli beslenmek, bedenin ihtiyaçlarını farkında olmak, bedeninizi ve ruhunuzu beslemenin sağlıklı yaşamın birer parçası olduğunu unutmayın!

    Bayramda yemeği fazla kaçıranlar bedenini arındırmak için bayram sonrası sağlıklı beslenme programını uygulayabilir. 3 gün boyunca düzenli olarak yapacağınız bu beslenme programının yanında yeterli su tüketmeyi ve bolca hareket etmeyi unutmayın.

    Bayram sonrası sağlıklı beslenme programı 

    Kahvaltı: 1 fincan yeşilçay + 3 yemek kaşığı lor peyniri ile yapılmış omlet + ¼ avokado + mevsim yeşillikleri + 1 ince dilim organik çavdar ekmeği

    Ara öğün: 1 fincan filtre kahve 

    Öğle: 2 yemek kaşığı yoğurt + 2 kaşık yulaf + 1 ince dilim ananas

    Ara öğün: 1 fincan tarçınlı yeşilçay + 2 küçük boy kuru kayısı

    Akşam: 6-8 yemek kaşığı zeytinyağlı sebze yemeği+ yoğurtlu kinoa salata (2 yemek kaşığı yoğurt + 4 yemek kaşığı haşlanmış kinoa +baharat + kırımızı biber + mevsim yeşillikleri + 1 tatlı kaşığı zeytinyağ)

    Ara öğün: Metabolizma suyu ( 1 litre su + 1 adet limon + 1 adet yeşil elma + 1 adet çubuk tarçın + 1 tutam maydanoz: bütün malzemeleri 1 litre suyun içinde bekletip gün içinde tüketelim)

    Not: Bu beslenme programı herhangi bir sağlık problemi olmayan bireyler için hazırlanmıştır. Lütfen 3 günden fazla uygulamayın ve herhangi bir sağlık probleminiz varsa mutlaka hekiminize danışın.

    Saç Lazeri Ve Prp İle Saça Sihirli Dokunuş

    0
    SAÇ LAZERİ VE PRP İLE SAÇA SİHİRLİ DOKUNUŞ

    Kadın ve erkeğin en önemli aksesuarı olan saçlar, çeşitli sebeplerden dolayı dökülebiliyor, bunun sonucunda da kişiler saç kayıplarına uğrayabiliyor.

    Saç eksilmelerinde en çok bilinen yöntem saç ekimi olsa da çok ciddi oranda saç kayıpları dışında; “saç lazeri, PRP saç tedavisi ve kök hücre ” gibi tedavilerle kısa sürede dökülmelere karşı saçı kökten uca iyileştirmek mümkün.

    Alanında uzman hekimlerce yapılan detaylı saç check-up’ı sonrasında kişinin saç yapısına ve ihtiyacına göre belirlenen saç tedavilerini ve süreçleri Well World Aesthetic & Longevity Clinic’in Medikal Direktörü Dr. Burak Tuncer anlatıyor.

    Saç Lazeriyle Kısa Sürede Etkili Sonuç

    Saç lazeri, gittikçe daha geniş kitlelere yayılan ve saç dökülmesini önleme konusunda kısa sürede hedeflenen sonuçlara ulaşılmasını sağlayan konforlu bir yöntem. Aynı zamanda yeni saç gelişimine de yardımcı. Saç lazeri tedavisinde, aktif olmayan saç köklerinin uyarılıp hücresel aktivitenin artırılması hedefleniyor. Lazerle saç tedavisi, daha iyi bir sonuç almak için saç serumu tedavisi ile birlikte de uygulanabiliyor. Lazer işlemi öncesinde kişinin saç derisine mikro iğnelerle, köklerin güçlenmesi için gerekli olan vitamin ve minerallerle hazırlanan serum enjekte ediliyor. Böylece saç lazeri, uygulanan serumun cilde daha etkin bir şekilde nüfuz etmesini sağlıyor.  

    İşlem haftada 1 kez 40 dk ya da haftada 2 kez 20 dk olmak üzere tercih edilebiliyor.   Kişiye özel seans sayıları değişiklik göstermekle beraber sonuçlar birçok hastada etkili olarak gözlemleniyor. Her lazerden sonra gözeneklerin kapanmaması için spor, havuz banyo gibi aktivitelere mümkünse 12 saat boyunca ara vermek gerekiyor. 

    İlk uygulamadan itibaren saç tellerinde belirgin seviyelerde kalınlaşma ve artış gözlenmesi saç lazerini favori uygulamalardan biri yapıyor. Ayrıca saç ekiminden 1 ay sonra yapılan saç lazeri tedavisi, ekilen saçların daha hızlı çıkmasına da destek oluyor. 


     Saç Kalitesini Artıran Yöntem: “KÖK HÜCRE”

     Kök Hücre nedir?

     Kök hücre kişinin kendi saçlı dokusundan, yani kulak arkasında dökülmemeye kodlanmış DNA’ya sahip saçlardan biyopsi yöntemiyle alınıyor. Özel bir cihazla hücre sayısını çoğaltılarak tekrar hastanın saçlı dersine enjekte edilme işlemidir. Saç dökülmesi kellik gibi durumlarda yeni saç gelişimini uyarmak, var olan saçları güçlendirmek ve saç dökülmesini azaltmak için kök hücre yöntemini kullanıyoruz.


    Tedavi Nasıl Yapılır?


    Kök hücreler kulak arkasından mini punch biyopsi yöntemiyle alınır. Özel bir cihaz yardımıyla çoğaltılır. Saç folikülü büyümesini ve saç yoğunluğunu artırmak için PRP tedavisi ile kombine edilir. Sedasyon altında saçlı derinin tamamına uygulanır.

    Uygulama sonrası 4 ile 6 ay arasında etki edeceği saçlı deri bölgesinde kıl foliküllerinde etki yaklaşık 1 ay içinde görülmeye başlar.
     

    PRP Saç Tedavisiyle Uyuyan Saç Köklerini Uyandırıyoruz

    PRP (Platelet Rich Plazma); trombositten zengin plazma anlamına gelen devrim niteliğinde bir uygulama. Kullanım alanı oldukça geniş olan PRP’nin saç dökülmesini durduran ve saçları kökten uca güçlendiren en ideal yöntemlerden biri olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. PRP saç tedavisinde kişinin kendi kanından elde edilen trombositten zenginleştirilmiş plazma, katkı maddesi eklenmeden saç kaybı yaşanan alanlara çok ince mikro iğneler yardımıyla enjekte ediliyor. Yenileme esasına dayanan PRP saç tedavisi, vücudun kendi kendini iyileştirebilme özelliğini kullanarak saçların sağlıklı büyümesini ve çoğalmasını sağlıyor. Kişinin kendi kanından üretildiği için hiçbir yan etki ve alerji riski de barındırmıyor. 

    PRP ile saç tedavisinin bir seansı yaklaşık 30 dakika sürüyor ve birkaç hafta içinde etkisini göstermeye başlıyor. Hatta saç aşısı olarak bilinen ACell ile kombine edilerek de uygulanabiliyor. Henüz duymamış olanlar için kısaca bahsedecek olursak ACell, Amerika kökenli bir tedavi. Özellikle yoğun çalışma temposu nedeniyle bakım yaptırmaya vakit bulamayan kişiler için ideal. PRP ile birlikte uygulandığında maksimum fayda elde ediliyor. 

    Diksiyon Eğitimi İlkokulda Başlamalı Ve Bir Ders Olmalı

    0
    Diksiyon Eğitimi ilkokulda başlamalı

    Eğitim sisteminin temelinde olan öğretim, her alanda bir plan ve proje ile karşımıza çıkıyorken, konuşma alanında aynı şeyi söylemek mümkün olamıyor.

    Seslendirme Sanatçısı da olan İletişimci Yazar Barış Karaoğlan, Milli Eğitim Bakanlığına çağrıda bulundu ve Diksiyon Eğitiminin bir ders olarak müfredata alınmasını önerdi. 

    Karaoğlan, diksiyon konusunun öneminin altını çizerek şu açıklamaları yaptı:

    Güzel ve etkili konuşma, hayatımızın her alanında hepimiz için son derece önemlidir. Öyle ki bir konu hakkında çok önemli şeyler biliyor ve bunları anlatıyorken doğru bir ifade ve doğru seçilmiş kelimelerle, doğru cümle kurarak anlatamazsanız, bildiklerinizin de, konunun da, bir önemi kalmayabiliyor. 

    Diksiyonu düzgün olan insana saygı duyulur

    Diksiyonun sözcük anlamına baktığımızda, “seslerin, sözcüklerin, vurguların, anlam ve coşku duraklarının hakkını vererek söyleme biçimi” şeklinde karşımıza çıkıyor. Çevre ilişkilerimizi incelersek bu duruma çoğunluğun dikkat etmediğini de rahatlıkla anlayabiliriz. Zaten güzel ve etkili konuşan ya da başka bir üslupla diksiyonu düzgün olan bir kişi hemen fark edilir, o insan talep görür ve saygı duyulur, farklıdır çünkü, herkes gibi değildir. “Ne kadar güzel konuşuyorsunuz!” “Ne güzel bir Türkçeniz var!” “Nerelisiniz?” “Spiker misiniz? ve benzer övgü cümlelerinin duyuluyor olması olağan bir hal alır. Bir insan ne kadar düzgün bir diksiyona sahipse kendine o kadar güvenir, bu da bugüne kadar tecrübe edinilmiş bir çok olay ile de sabittir. 

    Amerikan filmlerinde sıkça gördüğümüz mahkeme sahnelerini hatırladığımızda, bir avukat konuya ne kadar hakim olursa olsun, duruşma esnasında yaptığı konuşmayı diksiyonu ile destekleyemiyorsa yani güzel ve etkili konuşamıyorsa mahkemeyi de jüriyi de etkileyemiyor, ya da bildiklerini inanılmaz bir performans ve diksiyon ile ortaya koyan başka bir avukatın hem jüriyi, hem mahkeme hakimini nasıl etkilediğine çok defa şahit olmuşuzdur. Güzel ve etkili konuşma hayatın her alanında herkesi her şekilde etkiler ve konuşmacıyı herkesin önüne geçirir.

    Bir politikacının konuşma biçimi de ele aldığımızda benzer şeyler söyleriz, hitabet sanatının temelinde yine güzel ve etkili konuşma yatar. Bir doktorun da teşhisini anlatım biçimi hastanın algısını olumlu ya da olumsuz olarak etkiler. Bir polis için de aynı şeyleri söyleyebiliriz, güzel ve etkili konuşan polis dikkat çeker, öne çıkar. Bankacı, sigortacı, çağrı merkezi çalışanı, kurye, postacı ve benzer tüm mesleklere düzgün bir diksiyonu uyarladığımızda hepimizin yüzünde bir tebessüm oluşacağını net bir şekilde söyleyebiliriz. Güzel konuşma her hali ile herkesi mutlu eder. 

    “Diksiyon Dersi” acilen müfredata alınmalı

    Hal böyleyken, ilkokulda başlaması gereken diksiyon dersinin hiç zaman kaybetmeden müfredata alınması ve bir dersin içerisinde geçen konu olmaktan çıkarılıp, kendi halinde “bir ders” olmasının sağlanması elzemdir. İlkokul çağında güzel ve etkili konuşmayı bir ders halinde öğrenecek çocuklarımız, bu dersin etkisi ile çevrelerindeki diksiyon yanlışlarını da takip edip düzeltme gayretiyle toplumsal bir eğitimin de parçası haline geleceklerdir.

    Güzel Türkçemizi ilkokuldan başlayarak etkili ve düzgün konuşma haline getirmemiz, hem zevkli bir faaliyet hem de Türkçemize olan borcun ödenmesi anlamını da taşıyacaktır. 

    Günümüz dijital çağ alışkanlıkları ile de bozulan ifade şekillerimizin ilkokuldan başlayarak düzeltilmesini hep birlikte sağlamaya başlamalıyız. Tüm dersleri çocuklarımıza öğretiyorken maalesef güzel ve etkili konuşmayı öğretmiyoruz. 

    Çocuklarımıza diksiyonu, ilkokulda “bir ders” olarak vermeye başladığımızda yani müfredatımıza “Diksiyon Dersi” girdiğinde bakın çocuklarımız hangi yanlışlardan uzaklaşmış olacaklar;

    • Ana dili iyi kullanamamak,
    • Ses tonunu ayarlayamamak, 
    • Sözcükleri doğru telaffuz edememek,
    • Yerel ağızla konuşmak,
    • Konuşmayı gereksiz yere uzatmak,
    • Kendini övmek, 
    • Yapmacık davranışlarda bulunmak,
    • Eleştiriye kapalı olmak,
    • Beden dilini, mimikleri doğru kullanamamak,
    • Argo ve kaba sözler kullanmak,
    • Heyecanını yenememek,
    • Sözcükleri tekrarlamak,
    • Eee…, ııı…, aaa… gibi sesler çıkarmak.

    Bu yanlışlardan uzak durmalarının yanında kazanacaklarını da şöyle sıralayabiliriz;

    • Ailesi, arkadaşları ve öğretmeni ile doğru iletişim kurabilmek,
    • Bir gün meslek sahibi olduğunda başarı kazanmak,
    • Çevresinden saygı görmek,
    • Kendisini dinleyenleri ikna edebilmek,
    • Tercih edilmek,
    • Başarılı olmak,
    • Arkadaşlarının kalplerini kazanmak.

    Yapılacak bir değişiklik ile eğitim ve öğretim programına eklenecek olan “Diksiyon Dersi” ciddi anlamda bir etki yaratarak tüm topluma bugünden “güzel ve etkili konuşmaya teşvik etmenin” temelinin atılacağı gerçeği unutulmamalıdır. Güzel ve etkili konuşma konusunun “hassasiyet ve ciddiyet arzettiği” gerçeğinin altının tekrar çizilmesi gerektiğine vurgu yapan İletişimci Yazar Barış Karaoğlan, Milli Eğitim Bakanına çağrı yaparak, bu önerisinin dikkate alınmasının son derece önemli bir vatani görev olduğunu da vurguladı.

    Yaz Aylarında Bebek Cildinin İhtiyacı Olan Bakım;Aveeno’nun Yulaf Özlü Günlük Bakım Serisi’nde!

    0
    YAZ AYLARINDA BEBEK CİLDİNİN İHTİYACI

    Gücünü benzersiz yulaf formülünden alan Aveeno, yeni doğandan itibaren kullanıma uygun Aveeno Baby ile hassas bebek cildine en etkili günlük bakımı sağlıyor. 

    Bilimin gücünü doğanın iyiliğiyle birleştirerek klinik olarak kanıtlanmış çözümler sunan, Amerika’daki pediatristlerin bir numaralı tercihi Aveeno, doğal yulaf özünün gücünü ortaya koyan Aveeno Baby serisi ile yeni doğandan itibaren hassas bebek cildi için en etkili günlük bakımı sunuyor. Aynı yetişkinler gibi bebeklerin de cildi yaz aylarında daha çok neme ihtiyaç duyuyor ve sıcaktan hassaslaşabiliyor. Üstelik bebek bezleri de bu hassasiyeti artırabiliyor.

    Cilt bariyerini güçlendirirken iki hafta düzenli kullanımla yaz aylarında sıcaklıktan kaynaklı oluşan cilt kuruluğunda gözle görülür azalma sağlayan ürünleriyle daha pürüzsüz bir görünüm vadediyor.

    Günlük Bakım Saç ve Vücut Şampuanı

    Doğal yulaf özüyle sıcak yaz aylarında hassas bebek cildini ve saç derisini temizleyen ve nemlendiren Saç ve Vücut Şampuanı, sabun, sülfat, boya ve paraben içermeyen formülüyle göz yakmadan nazik bir bakım sunar. Yazın sık kullanıma uygun olan Aveeno Baby şampuanı bebekleri rahatlatmak için formüle edildi.

    Günlük Bakım Nemlendirici Losyon

    24 saat etkili Nemlendirici Losyon, içerdiği prebiyotik kolloidal yulaf kompleksiyle hassas cildi nemlendirir ve besler. Sıcak havalarda yüz ve vücudun ihtiyacı olan nemlendirmeyi sağlayan hipoalerjenik losyon, cilt bariyerini güçlendirirken hızlı emilen yapısıyla yağlı bir his bırakmaz. Bebekleri özellikle Temmuz, Ağustos aylarımda günde birkaç kez kremlemek, tahriş ve kuruluktan oluşan sıkıntıları önlemeye yardımcı olacaktır.

    Günlük Bakım Bariyer Kremi

    Bariyer Kremi, kolloidal yulaf ve çinko oksitin bir araya geldiği formülüyle hassas, kuru ve atopiye yatkın bebek cildini hızla yatıştırırken ciltte uzun süreli rahatlama sağlar. Yaz aylarında yüksek sıcaklık ve nemden kaynaklı artan pişik problemini engellemeye yardımcı olur.

    Bebeğinizin hassas cildine en etkili bakımı sunacak Aveeno Baby ürünlerine ulaşabileceğiniz seçkin eczaneler için www.jnjconsumer.com.tr/tr/markalarimiz/aveeno/yetkilieczaneler adresini ziyaret edebilirsiniz. 

    Marine Kollajen ile Yaz Smoothie’lerininizi Karıştırın, Cildiniz İçin Yudumlayın!

    0
    Marine Kollajen ile Yaz Smoothie

    Denizden gelen güzelliğin simgesi Zade Vital Marine Kollajen, içime hazır sıvı flakon ve saşe formlarıyla sevdiğiniz yaz smoothie’lerinize eşlik ediyor, güneşin – havuzun ve denizin cilt ve saçtaki olumsuz etkilerini ortadan kaldırarak güzellik içeceğiniz haline dönüşüyor. 

    Zade Vital Marine Kollajen’in ‘’Sinerjik Sekizli’’ gücü, yaz aylarına serinlik katan smoothie’lerle buluşarak cildinize yaz aylarında güçlü bir destek sunmaya devam ediyor. Yılın dört mevsimi bakım tutkunlarının vazgeçilmezi Marine Kollajen, farklı kullanım alanlarıyla güzellik rutinlerine eşlik ederek, ciltte zamanla azalan ve yapısı bozulan kollajeni yerine koymaya yardımcı oluyor. 

    Yaz meyveleriyle renklenen smoothie’lerle rahatlıkla karıştırılabilen kollajenler, zengin bir güzellik içeceğine dönüşerek, ciltte zamanla azalan kollajen kaybı ve yaz döneminin olumsuz etilerini önlemeye yardımcı oluyor.

    Üzüm çekirdeği ekstresi, flavonidler ve doğal antioksidanlarla geliştirilen Zade Vital Marine Kollajen, smoothilerle buluşuyor, yaz boyunca  hem güzelliğinize hem sağlığınıza katkı sağlıyor. 

    Yaza ferahlık veren meyveler, nane yaprakları, buz, süt ve hindistan cevizi suyu gibi karışımlardan oluşan ferahlatıcı smoothielerin içine cildiniz için sadece Marine Kollajen  Saşe veya içime hazır Marine Kollajen Sıvı Flakon eklemeniz serinlerken güzelleşmeniz için yeterli oluyor.

    Zade Vital Marine Kollajen içeriği ‘’Sinerjik sekizli’’; balık kollajeni, elastin, hyaluronik asit, üzüm çekirdeği ekstresi, kavundan elde edilen süperoksit dismutaz, çinko, biotin ve c vitamininin etkisiyle güzellik yolculuğunuzu çok yönlü olarak destekliyor. 

    Yaz Aylarında Ferahlatırken Güzelleştiren Mocha Collagen Smoothie Tarifi

    Malzemeler:

    • Soğuk demleme (cold brew) yöntemiyle demlenen ve buz küplerinde dondurulmuş filtre kahve
    • Yarım muz
    • 1 paket Zade Vital Marine Kollajen toz 
    •  1 yemek kaşığı Zade Vital Hindistan cevizi yağı
    • 3 adet hurma
    • Tercih edilecek süt (hayvansal kaynaklı süt ya da badem sütü)
    • Ham kakao parçaları ya da 1 tatlı kaşığı kakao
    • Bir tutam tarçın (isteğe bağlı)

    Hazırlanışı:

    Bir gün önce demlediğiniz veya hazır olarak satın aldığınız cold brew kahvenizi buz küplerinde dondurun. Küçük bir kâseye aldığınız hurmalara oda sıcaklığında su ekleyerek bir gece bekletin. Bir gün öncesinden hazır olan malzemelerinize Zade Vital Marine Collagen ve diğer malzemeleri ekleyip bir blender yardımıyla parçalayarak karıştırın. Bardağınıza aldığınız smoothie’nizi kakao parçaları ve tarçınla süsleyebilirsiniz.

    Yaz Enfeksiyonlarının Korunmak için Öncelikli Kural Hijyen!

    0
    Yaz Enfeksiyonlarının Korunmak için

    Yaz aylarında daha çok dış ortamda bulunma özellikle hava yoluyla bulaşan enfeksiyonların bulaşma hızını düşürüyor.

    Ancak bununla birlikte sıcak havanın besinler üzerindeki etkisiyle akut gastroenterit, bağırsak enfeksiyonları ya da besin zehirlenmelerine daha sık  rastlandığını anlatan Enfeksiyon Hastalıkları uzmanı Prof. Dr. Meral Sönmezoğlu, yaz aylarında en sık rastlanan enfeksiyonlar ve bunlardan korunma yollarıyla ilgili bilgi verdi. 

    ADENOVİRÜS ENFEKSİYONLARININ GÖRÜLME SIKLIĞI ARTTI

    Daha çok yakın temas sonucu ortaya çıkan ve alışılan soğuk algınlığına göre daha ağır seyreden adenovirüs enfeksiyonuna özellikle son dönemlerde daha sık karşılaştıklarını söyleyen Prof. Dr. Sönmezoğlu, “Hatta önce çocuklarda başlıyor sonrasında da ebeveynlere bulaşıyor” dedi. 

    Enfeksiyonların bağışıklık sistemi zayıf kişilerde özellikle de çocuklarda daha ciddi seyredebildiğini anlatan Yeditepe Üniversitesi Hastaneleri Enfeksiyon Hastalıkları uzmanı Prof. Dr. Sönmezoğlu, bulaş yolları konusunda şu bilgileri verdi: 

    “Bugün 50’nün üzerinde tanımlanmış farklı adenovirüs vardır ve bunlar farklı enfeksiyonlara neden olabilir. Her yaşta ortaya çıkabilmekle birlikte 5 yaş altı çocuklarda özellikle de kreş gibi kalabalık ortamlarda bulanlarda daha sık görülüyor. Çünkü temas yoluyla ya da solunum damlacıkları ve kontamine yüzeylerle temasla bulaşıyor. Bu grup çocuklarda eşyaların ortak kullanımının çok olması, ellerini yüzlerine daha sık götürmesi ya da ellerini istenilen şekilde yıkamaması gibi birçok sebep bulaşı hızlandırabiliyor.”

    Belirtilerin soğuk algınlığına benzemekle birlikte daha ağır seyredebildiğini hatırlatan Prof. Dr. Sönmezoğlu, “Adenovirüs türlerine göre belirtiler değişebilir. Bununla birlikte çocuklarda burun akıntısı, boğaz ağrısı, kulak enfeksiyonları gelişebilir. En yaygın semptomlardan biri de konjoktivit olarak bilinen kırmızı gözdür. Bazı kişilerde de mide ve barsak enfeksiyonları da görülebilir.”

    KORUNMADA EN ÖNEMLİ FAKTÖR EL YIKAMAK

    Adenovirüs enfeksiyonlarından korunmada da el yıkamanın önemine işaret eden Prof. Dr. Meral Sönmezoğlu, “Çocuklara bu alışkanlığın küçük yaştan itibaren kazandırılması çok önemli. Bununla birlikte yüzeyler ve oyuncaklar da dezenfekte edilmeli. Çünkü adenovirüsler yüzeylerde uzun süre kalabildikleri için bulaşıcılıkları devam eder” diye konuştu. 

    KLİMALARDA BİRLİKTE GELEN LEJYONER HASTALIĞI GÖZDEN KAÇABİLİYOR

    Lejyonelle olarak bilinen bir bakterinin neden olduğu bu hastalığın özellikle klimaların kullanımının yaygınlaşmasıyla birlikte yaz aylarında artış gösterdiğini söyleyen Prof. Dr. Meral Sönmezoğlu, “Lejyoner hastalığı yaz aylarının korktuğumuz hastalıklarından biridir” dedi. 

    Hastalığın lejnonella bakterisine maruz kalındıktan sonra 2-10 gün içinde gelişebileceğini anlatan Prof. Dr. Meral Sönmezoğlu şu bilgileri verdi: 

    “Lejyoner, suyun biriktiği yerlerde çoğalan bir bakteridir. Duş başlıkları, klimalar gibi suyun biriktiği ortamlarda hızla çoğalır. Duş ya da klima açıldığında da püskürerek ortama yayılır. Solunum yoluyla alınmasıyla da lejyoner pnömanisi ya da zatürresi denilen bir hastalık ortaya çıkar.”

    Lejyoner hastalığının tedavisinin de sık görülen bronşit ve zatürreden farklı olduğunu işaret eden Prof. Dr. Sönmezoğlu, “Hastalık zaman zaman gözden kaçabiliyor. Ancak tedavisi farklılaştığı için belirtiler görüldüğünde akla getirip araştırılması ve uygun tedavinin verilmesi son derece önemlidir” diye konuştu. 

    “DENİZ SUYUNDEN ENFEKSİYON ALMAK ZORDUR!”

    Yaz enfeksiyonlarının çok önemli bir bölümünü havuz enfeksiyonlarının oluşturduğunu anlatan Prof. Dr. Meral Sönmezoğlu, kontrol açısından ebeveynlerin havuzları tercih ettiklerini ancak denizin havuza göre temizlik açısından çok daha güvenli olduğunu söyledi. Deniz suyunun çok daha temiz olduğunu ve bu nedenle denizden enfeksiyon almanın da çok daha zor olduğunu anlatan Prof. Dr. Meral Sönmezoğlu sözlerine şöyle devam etti: 

    “Havuzlar, özellikle de iyi temizlenmemiş havuzlar enfeksiyonların yayılımı için ideal ortamı yaratıyor. Örneğin mantar enfeksiyonları havuzlardan çok hızlı şekilde yayılabiliyor. Bununla birlikte klamidia enfeksiyonu de havuzdan yayılabilir ve gözlerde enfeksiyona neden olur. Yine soğuk algınlığına neden olan beta bakterisi de havuzlardan bulaşır.”

    HAVUZ TEMİZLİĞİ METREKAREYE DÜŞEN KİŞİ SAYISINA GÖRE YAPILMALI

    Havuzların düzenli olarak klorla ya da ozonla temizleniyorsa güvenli olabileceğini söyleyen Prof. Dr. Sönmezoğlu, “Ama döngünün çok iyi olması çok önemli. Bununla birlikte metrekareye düşen insan sayısı hesaplanarak temizlik yapılmalı. Çünkü bir havuz düzenli olarak temizlenmesine karşın çok fazla kişi tarafından kullanılıyorsa bu durumda da temizlik yeterli olmayabiliyor” diye konuştu. 

    GASTROENTERİTLERİN KAYNAĞI TEMİZ OLMAYAN GIDALAR VE SULAR

    Karın ağrısı, ishal hatta bazı kişilerde yüksek ateşle seyreden gestroenteritlerin yaz aylarında en sık karşılaşılan enfeksiyonların başında geldiğini hatırlatan Yeditepe Üniversitesi Hastaneleri Enfeksiyon Hastalıkları AD Başkanı, Prof. Dr. Meral Sönmezoğlu, ortaya çıkmasındaki temel etkenin ise yeterince temizlenmeden tüketilen gıdalar ve kirli sular olduğunu söyledi. Bu nedenle hastalıktan korunmada öncelikle hijyenin önemine işaret eden Prof. Dr. Sönmezoğlu, “Kesinlikle yıkanmamış sebze ve meyveler tüketilmemeli. Bununla birlikte hijyenik olmayan, iyi pişirilmemiş gıdalardan ve açıkta satılan yiyeceklerden uzak durulmalı. Özellikle seyahatlerde kaynağı bilinmeyen sular tüketilmemeli. En önemli noktalardan biri de hekime danışılmadan kesinlikte antimikrobiyal ilaç kullanılmamalı.”