Yaz bitti diye üzülmeyin, ne de olsa sonbaharın tadı bir başkadır.
Tüm sene hayalini kurduğunuz, gitmeye gün saydığınız, uğruna fazla mesai yaptığınız tatil yerleri bir anda sakinleşir. Kalabalık ve gürültü yerini, doğanın kendisine bırakır. Tatil boyunca her dakikayı planlamanıza gerek kalmaz. Yemek yemek ya da plaja girmek için kuyrukta beklemek, rezervasyon yaptırmak zorunda kalmazsınız. Yan masanın sohbeti kulağınızı tırmalamaz, yemeğiniz geç kalmaz, hatta mükemmel bir servis alırsınız. Manzaralı odalarda daha ucuza kalabilir, popüler restoranların en güzel masalarında rahatça yer bulabilirsiniz. Çok daha spontane hareket edebilme şansınız olur. Zamanı içinizden geldiği gibi özgürce değerlendirebilirsiniz. Trafik ve park yeri derdiniz olmaz. Güneş sizi bezdirmez, aksine sokaklarda doğada olmaktan keyif alırsınız. Mis gibi bahar havası ve kış güneşi altında uzun saatler dışarıda kalabilir, yeni yerler keşfedebilirsiniz. Sonbaharın renkleri içinizde birikmiş, sizi yoran ne varsa bırakmanızı kolaylaştırır.
Hele bir de tatile kız kıza gidiyorsanız, hayattan çalınmış en tatlı anlardan biri olur. Saatler süren sohbetler, stres attığınız dedikodu seansları, dertleşmeler, hava da uçuşan espriler… Sizi yeniler, hafifletir. Yıllar boyunca anlatılacak bir tatil olur, bu sonbahar. Eğer henüz bir tatil planı yapmadıysanız, hemen kız arkadaşlarınızı arayın ve size önerdiğimiz rotaları bir değerlendirin.
Kız kıza tadı çıkan tatil rotaları
Alaçatı

Son yıllarda popülerliği tüm Türkiye’ye yayılmış olan Alaçatı’nın tam zamanı. Ekim sonuna kadar açık olan otellerde gönlünüzce kalabilirsiniz. Yazın çok kalabalık olan birçok kaliteli mekan, yerini daha sakin bir atmosfere bıraktı. Çeşme plajlarının tadını bir bir çıkarabilir, dilerseniz feribota atlayıp günübirlik Sakız Adasına da gidebilirsiniz. Elbette sörf yapmak için de harika bir zaman.
Kaz Dağları

Sakinlik arıyorsanız, doğru yerdesiniz. İnziva programları, yoga çalışmaları, doğa içinde yer alan mütevazı konaklama yerleri ile ruhunuzu bedeninizi ve zihninizi dinlendirebileceğiniz özel bir yerdir, Kaz Dağları. Birlikte kamp kurabilir, yıldızları izleyebilir, doğa yürüyüşlerine çıkabilirsiniz. Ne düşündüğünüzü ne konuştuğunuzu burada kimse duymaz merak etmeyin, bırakın içinizdekileri doğaya.
Kapadokya

Kız arkadaşlarınızla birlikte kültürel ve doğal zenginliklerin olduğu bir rota arayışı içerisindeyseniz, Kapadokya sizin için ideal. Üstelik tecrübe edeceğiniz adrenalini yüksek deneyimleri; balona binmek, yer altı mağaralarına inmek, vadi yürüyüşleri… en yakın arkadaşlarınız ile gerçekleştirmenin keyfi de bir başka olacak. Kapadokya’da konaklayabileceğiniz sayısız alternatif bulunuyor. Tavsiyemiz, hazır gitmişken başka yerde bulamayacağınız, mağara odalara sahip otellerden birini tercih etmeniz yönünde.
Ayvalık

Cunda’da yer alan butik oteller gerçekten de konaklamak için güzel bir alternatif. Ne de olsa Cunda’yı sevmemek pek mümkün değil. Ege’nin o muhteşem denizi, keşfetmeye doyamayacağınız koylar, taş sokaklar ve şirin dükkanlarla keyifli bir tatil geçirebilirsiniz. Lakin bir not düşmekte fayda var, Kuzey egenin suyu bu mevsim soğuk olur, bu detayı gözden kaçırmayın. Sıcak deniz sevenlerdenseniz, güneye gitmenizi tavsiye ederiz. Hadi biraz aşağılara inelim.
Bodrum

Canınız nasıl istiyorsa öyle zaman geçirebileceğiniz bir yer Bodrum. Her şeyi bir arada bulabilirsiniz. Yat limanında ve Bodrum merkezinde müzik dinleyebilir, çarşıda alışveriş yapabilir, daha önce görmediyseniz Bodrum Kalesini, Zeki Müren müzesini dolaşabilirsiniz. Ertesi gün ise, kalabalık tatilin avantajını çıkarın, cennet koylarını tekne kiralayarak dolaşabilirsiniz. Bodrum her mevsim güzeldir, ne de olsa. Belki yolunuz Datça’ya da düşer, merkezden kalkan arabalı feribota binip keyifli bir yolculuk ile Datça’ya gidebilirsiniz.
Datça

50’yi aşkın koyu, muhteşem ötesi denizi, doğası ve sokakları ile Datça, sonbaharda favori tatil yerlerinden. Yemeli içmeli, bol kitap okumalı, muhabbeti bol bir tatilse aradığınız o zaman burası, sizin için biçilmiş kaftan. Datça’da konaklama yapabileceğiniz çok sayıda pansiyon ve otel var. Eğer her şey elimin altında olsun derseniz, merkezde konaklayın. Eski Datça sokaklarını dolaşın, dükkânları dolaşın, Can Yücel’e bir merhaba deyin. Daha çok doğanın içinde kız kıza kafa dinlemek ise niyetiniz, Hayıtbükü, Ovabükü ve Palamutbükü’nü tercih edebilirsiniz.
Bozcaada

Gün batımı, güzel koyları, tarihi sokakları, tasarım dükkânları ve ada yemekleri ile buradan ayrılmak istemeyebilirsiniz. Kız arkadaşlarınızla her yıl tatil yaptığınız bir yer olabilir Bozcaada. Rum mahallerindeki eski taş konaklar ve pansiyonlarda kalabilir, bisiklet kiralayıp ada turu yapabilir, bağları dolaşabilirsiniz. Ayrıca, sonbahar aylarında yapılan bağ bozumu, yerel tatlar gibi festivallere de katılabilirsiniz.
Salda Gölü ve Pamukkale

Tatil için günleriniz sayılı ise bu rotayı değerlendirebilirsiniz. Pamuk rengindeki büyüleyici travertenleri gezebilir, kaplıcalarda dinlenebilirsiniz. Hem ruhunuza hem de vücudunuza bakım yapabileceğiniz otelleri değerlendirin. Pamukkale yakınlarında olan, Maldivleri andıran Salda Gölüne de mutlaka uğrayın. Yılın en büyüleyici fotoğraflarını burada çekin.
Marmaris

Selimiye, Bozburun, Söğüt ve Bördübet. Buralar Marmaris’in merkezinin aksine oldukça sakin, inanılmaz güzelliğe sahip doğa harikası yerler. Özellikle bu bölgelerde seçiminizi yaparak kız arkadaşlarınızla rüya gibi bir tatil yaşayabilirsiniz. Yılın son güneşini burada yakalayabilirsiniz.
Mardin

Mardin için hoşgörü kenti derler. Bu yörenin zenginliği, keşfetmekle bitmeyecek derin bir kültür mirası var. Gezelim görelim eğlenelim diyorsanız bu rota sizin için cezbedici olabilir. Mardin evleri, müzesi, mutfağı, medresesi, kısa bir yolculuk ile ziyaret edebileceğiniz tarihi Süryani eserleri ile buradan büyülenerek ayrılabilirsiniz.




Dudak makyajı, özellikle göz makyajı ile uğraşmadan çarpıcı bir sonuç elde etmek isteyen kadınlar için mükemmel bir tercih. Öyle ya, bir ruj ve bir maskara ile kendini yenilenmiş hissetmeyecek kadın tanımıyoruz… Ancak her zaman iddialı gitmek zorunda da değiliz… Nude tonlar; koyu göz makyajlarının, stresli iş günlerinin, makyajsız ama makyajlı görünümlerin (no make-up make-up) en hızlı kurtarıcısı olacaktır. Kremsi diye tabir ettiğimiz yapıdaki rujlar ile de işinizi daha da kolaylaştırabilirsiniz. Böylece; dudak kalemine dahi ihtiyaç olmadan etkili dudaklar yakalamanız oldukça kolay olacak.
Siz doğallığı kahveli pembeli tonlar olmadan yakalamak istiyorsanız, sizin için bir seçeneğimiz daha var. Sizi hem daha genç, hem de daha canlı gösterecek dudak mürekkeplerini deneyebilirsiniz. Dudak mürekkepleri gün boyunca kalıcı ve sürmesi oldukça kolay ürünler. Dilerseniz aynı ürünleri yanak bölgenizde de kullanıp, bu fresh görüntüyü bütün yüzünüze taşıyabilirsiniz.
Her ne kadar günlük hayatta sürümü kolay rujlara elimiz gitse de, likit mat rujların modası 2015’ten beri yerini koruyor. Hem gün boyunca kalıcı olmaları, hem kadife görüntüleriyle aklımızı çelmiyor değiller. Likit mat rujlar, uygulama açısından bizi biraz zorlasa da, birkaç pratikle halledilemeyecek değiller. Bu rujların en iyi destekçileri, kendilerine yakın tonda dudak kalemleri olacak. Dudak kalemi ile dudağı güzelce çerçeveledikten sonra, rujun kendi aplikatörü ile dudaklarınızın içini rahatça doldurabilirsiniz. Birkaç likit mat ruj önerisi olmadan da geçmeyelim!

Aristotales, konuya biraz daha iyimser bakanlardan. Aristo “felsefe, politika, şiir ya da sanatla uğraşan olağanüstü kişilerin hepsi melankoliktir” demiş. Ona göre; sıradan insanlarda melankoli hastalığı görülürken doğaları gereği melankolik olanlar hasta değiller. Sıradan hastalardan farklıdırlar. Bu farklılık ve olağanüstülük, olumlu anlamdadır. Melankolik mizaçlarda normal koşullarda baskı altında tutulan yetenekler ve yaratıcı güçler özgün koşullarda serbest kalır.
Yeni geliştirilen anti-depresan ilaçlar, depresyona sebep olan biyokimyasal bozuklukları düzeltiyor. Nedir bunlar? Mesela, beyinde serotonin diye bir madde var. Serotonin mutluluk kimyasalı olarak bilinir; antidepresanlar bu maddenin düzeyini artırıyor. Veya norepinefrin denen, başka bir mutluluk kimyasalı da bu amaçla kullanıyor. Böylece, vücudun yeterli mutluluk hormonu salgılamasına zemin hazırlıyorlar.
Organik ürünler satan pazarlar ile yakın çevrenizdeki bu tarz dükkânlarda ev yapımı ürünlerinizi sergileyebilirsiniz. Bu işle ilgili satış imkânı sunan pek çok internet sitesi de var. Farklı ağırlıklarda, tercihen cam kavanozlarda, hazırladığınız bu ürünleri internet siteleri, organik ürün pazarlarında ve mağazalarında sergileyerek satış yapabilirsiniz. Zaman içinde kendinize özel müşteri kitlesi de oluşturabilirsiniz.
Kanunlara göre evden üretim yapıyorsanız vergiden muafsınız. Elbette belli şartlar dahilinde.
Diğer taraftan sosyal medya hesaplarını kullanarak da tarhana, ev yapımı ekmek, makarna gibi ürünlerin satışını buradan yapabilirsiniz. Basit bir web sayfası kurarak, internet üzerinden sipariş alabilir, kapıda veya otomatik ödeme uygulamalarını kullanabilirsiniz. Elbette işinizi bu noktaya taşımak isterseniz, bir işletme açmanız şart. O zaman gelir vergisine tabii oluyorsunuz ve işin rengi değişiyor. Kadın veya erkek, evde kendi başına bir şeyler üreten, sonra işveren olan çok sayıda güzel başarılı hikayesi olan insan var, neden olmasın değil mi?
Bir defa gelince, özlemini hep hissedenlerin yeri olan Bozcaada, Türkiye’nin üçüncü büyük adası olma özelliğini taşıyor. Adalılar, bu sevimli kara parçasının kuzeydoğusunda yer alan ilçe merkezinde toplanmış. Bunun dışında herhangi bir köyü bulunmuyor. Ara ara yerleşimlere, üzüm bağlarına, oraya özgün mimariyle yapılmış evlere rastlamak mümkün. Ama burayı gezerken, her ne kadar yollar biraz engebeli de olsa, bisiklet ve motosiklet ile gezmenizi tavsiye ederiz. Ada Cafe, Tenedos, Akyüz Rent Bike gibi yerlerden bisiklet kiralayabilir, adayı doya doya gezebilirsiniz. Herkesin birbirini tanıdığı Bozcaada’da yaşam, yazları ve bahar aylarında değişiyor. Belli dönemlerde ilçe merkezine arabayla giriş yasak. İyi ki de öyle, bu sayede sokakların tadını keyifle çıkarabiliyorsunuz




Ada merkezi Rum ve Türk Mahallesi olarak ikiye ayrılıyor. Her iki mahalleden tarihi eserlere, feribot ve restoranlara yürüme mesafesinde. Burada kalacağınız pansiyon, küçük otel ve konuk evlerinin çoğu daha önce yaşanmış ve elden geçirilmiş eski evlerden oluşuyor. Müstakil evlerde size kapılarını açıyor, şansınızı deneyebilir, bir adalı edasında tatil yapabilirsiniz.








Okul yönetimi ve öğretmenler ile işbirliği yapmak çok önemli. Çocuğun okulda başarılı olabilmesi için, dikkatinin normal çocuklardan farklı olduğunu kabul edip ona göre davranılması lazım. Hekim tarafından verilen ilacı kullanan çocuk zaten biraz sakinleşiyor ama bu çocuğun dikkati 20 dakikadan fazla olmadığı unutulmamalı. Bu durumda öğretmenin 20 dakikada bir ona görev vermesi, bir şekilde dikkatini toplamaya çalışması yerinde olur. Evde de 20 dakika aralarla derse yeniden başlaması gerekir. Masasında ve odasında dikkatini dağıtacak bir şey olmaması da çok önemli. Ön sıraya oturtmaları iyi olur, kısa ödevler verip onları kontrol etmek gerekir. 

İçiniz hala rahat değil, emin olamıyorsunuz, huzursuzsunuz. Önünüzde iki seçenek olabilir, ona güvenmek ve bu konuyu kapatmak ya da profesyonel yardım almak.



Tarkan altı çocuklu bir ailenin beşinci çocuğu olarak 17 Ekim 1972’de Almanya’nın Frankfurt kenti yakınlarındaki Alzey’de dünyaya geldi. Ailesiyle birlikte 1986’da Türkiye’ye kesin dönüş yaptı. Ortaokula yıllarında Karamürsel Musiki Cemiyeti’nde nota, solfej ve şan dersleri almaya başladı. Okul müdürünün izniyle sahneye çıktı ve toplantıların, yardım gecelerinin vazgeçilmezi oldu. Bu arada müzikten ufak ufak para kazanmaya da başladı.
Tarkan, 14 Ocak 2000’de 17 Ağustos depremzedeleri yararına bir konser vermek ve 15 Ocak’ta bedelli askerlik yapmak amacıyla birliğine teslim olmak üzere Türkiye’ye döndü. 2001’in son aylarında ise yine listeleri allak bullak eden hepimizin dilinden düşmeyen Kuzu Kuzu albümünü çıkarttı. Bu kasetteki bütün besteler kendisine ait. 2003 yılının Haziran ayında çıkardığı “Dudu” adlı albümünü sevenlerinin beğenisine sunuldu. Albüm çok ilgi gördü. Daha sonra yeni albümler çıkardı. 2006’da Come Closer adlı ilk İngilizce albümüyle bazı Avrupa listelerine giriş yaρtı. “Bounce” ve “Start the Fire”, albümden çıkan single’lar oldu. Bir yıl sonra, altıncı stüdyo albümü Metamorfoz’u yayımladı. Albümdeki şarkıların sözleri, Türk Dil Kurumu tarafından takdir edildi. 2010 yılında yedinci stüdyo albümü Adımı Кalbine Yaz dinleyiciyle buluştu ve Türkiye’de yılın en çok satan albümü oldu.
Tarkan artık Megastar olmanın yanında, evli ve bir de kız babası. Her yaptığı olay olan Tarkan’ın baba olacağını duyurduğu videosu bile günlerce dilimizden düşmedi. 2 yıl önce, 29 Nisan 2016’da, eski bir hayranı olan Pınar Dilek ile evlendi. Kendisinden 14 yaş küçük olması ve kendi halinde bir Türk kızı oluşu herkesin dikkatini çekti. Evliliği basında çok sayıda dedikoduya neden oldu. Bazılarına göre bu anlaşmalı bir evlilikti, aşk yoktu, sadece baba olmak istiyordu.
En sonunda yazılı bir basın açıklamasıyla Tarkan duruma isyan etti. “Medya ve toplumların acımasız merceği altında yaşamak nasıl bir bilir misiniz? Her gün hakkımda yazılan, çizilen, söylenen asılsız haberlerin karşısında susmanın ağır yükünü taşıyabilir misiniz? Hiç empati yapıp anlamaya çalıştınız mı? Evlilik kararı aldığım haberlerinin kamuoyuna yansıdığı günden bu yana, hem benimle ilgili hem de eşim, hayat arkadaşım olacak Pınar Dilek’le ilgili gerek basında, gerekse sosyal medyada söylenenler, yapılan yorumlar yakışık almakta mıdır? Bir insanı iftira ve yalanlarla lekelemeye, kirletmeye çalışmak bu kadar kolay mıdır?” dedi, iddialar biraz duruldu.
İlk Albümü Yine Sensizi çıkardığı 1992 yılında, Jülyet Dilge ile birlikte adı anılan Popstar, 1994 yılına kadar ilişkisini sürdürdü. 1994 yılında büyük aşk yaşadığı Elif Dağdeviren ile tanıştı ve tam 3 yıl bu ilişki devam etti. Elif Dağdeviren’den ayrıldıktan ”İkimizin Yerine”adlı şarkıyı Elif hanıma yazan Tarkan, 2 yıl sonra Asia adında bir kadınla tanıştı. Tam nişanlanacaktı ki, ayrıldılar. 2000 yılında askere giden yakışıklı şarkıcının hayatına 1 yıl boyunca
kimse girmedi. 2001 yılında Bilge Öztürk ile adı anılan sanatçı, en uzun ilişkisini (6 yıl) Bilge’yle yaşadı. 2008 yılında kendi söz ve müziğini yazdığı ”Acıkolik”i Nil Özalp’e armağan etti. 1.5-2 yıl birlikte yaşadıkları Nil Özalp ile hiç bir görüntü aldırtılmadı. Ünlü sanatçının 2010 yılından 2016’ya kadar kalbi boş kaldı. Adı birçok sanatçıyla anıldı. Bir erkekle sahilde çıkan resimleri dedikodulara yol açtı. Hadise ise, nişanlanmadan önce adı anılan en son kişi oldu. Yalanlamadı ancak doğrulamadı da.
Pop starımızı seviyoruz