Devamı
    Ana Sayfa Blog Sayfa 273

    Kış Sebzeleri ile Masal Kokan Sofralar

    0

    Yanaklarınız sokakta yürürken soğuktan pembeleşiyorsa; araba sürerken camlar buğulanmaya başladıysa kış geldi demektir.

    Ancak kış, aynı zamanda sıcacık eve girdiğinizde fırından ya da bir tencereden yayılan enfes kokuların adeta gülümseyerek burnunuzu öptüğü mevsimdir.

    Yaz sofralarını süsleyen lezzetlerin çoğu kışın da tüketilmek üzere kavanozlara saklanır. Ancak olgunlaşıp sofraya gelebilmek için havaların soğumasını bekleyen birçok taze meyve ve sebze de tezgahlardan mutfaklara gelmiştir bile.

    Yazın hafif yemeklerinin aksine soğuk havalarda daha kompleks, baharatlı, bol soslu, meyvelerle fırınlanıp harman olmuş, etin, tavuğun ve balığın yanına yatırılmış, bazen kuruyemişle süslenmiş sebzelerin mevsimidir kış.

    Bol soslu ve kompleks yemekler desek de sebzelerin çoğunun kalorisi düşüktür; ancak vitamin, mineral ve lif içeriği yüksektir. Bir yandan damak şenlendirirken diğer yandan bağışıklığınızı güçlendirirler.

    Kışın, yemekler kolay bozulmayıp birkaç gün dayanabilir ve bu arada demlenirler. Tekrar ısıtıldığında daha da lezzetli olabilirler.

    İşte konuklarınızda hayranlık uyandıracak bir kış sofrası için bazı fikirler.

    Zencefilli Kremalı Balkabağı Çorbası

    Yarım kilo balkabağı – ortalama bir balkabağının ¼ i kadar, 2 havuç, 4 patates, 3 diş sarımsak tencereye konur. Üzeri kaplanacak şekilde su ve tuz ilave edilir ve 20-25 dk haşlanmaya bırakılır.
    Ocaktan almaya yakın karabiber ve kekik ilave edilir. Ocaktan alınıp 40-50 gr kadar tereyağ, 1 yemek kaşığı taze rendelenmiş ya da 1 çay kaşığı toz zencefil ve en son 1 su bardağı süt eklenerek blender ile karıştırılır. Servis ederken içine kabak çekirdekleri veya kıtır ekmekler atabilirsiniz.

    Sebzeli Dana Eti

    500gr kemiksiz dana fileto – şeritler halinde kesebilir ya da küp doğrayabilirsiniz.  2 yemek kaşığı çok kızmamış yağda pembeliği kaybolana kadar kavurun ve ocaktan alın. 1kg kadar brokoli, havuç ve karnıbahar karışımını kavurun.
    Orta boy bir kasede kızartma sosu (stir-fry sauce) ve 1 yemek kaşığı mısır nişastasını iyice karıştırıp et ve sebzelere ilave edin. Kısık ateşte 6-8 dk daha pişirin.

    Yeşil Elmalı Pancar Salatası

    2 patates, 1 kırmızı pancar, 1 yeşil (ekşi) elma, 1 salatalık, 2-3 taze soğan, 1/2 bağ maydanoz, 1 haşlanmış yumurta, limon suyu ve tuz.

    Patates, kırmızı pancar ve yumurta ayrıca pişirilir. Elma soyulur ve çekirdekleri ayıklayın. Küpler halinde kesip ve büyük bir salata kasesine koyun. Salatalık, haşlanmış patates ve pancar büyük küpler halinde keserek elmaya ilave edin.
    Soğanı ve maydanozu doğrayıp diğer sebzelerin üzerine dökün. Salataya yağ, limon suyu ve tuz ilave edin. Haşlanmış yumurtayı da dilediğiniz şekilde keserek salatanıza ekleyin.

    Mantar Soslu Patates Mücver

    500 gram patatesi çok yumuşatmadan haşlayıp bir tepsiye alın. Rendelediğiniz 1 soğanı, 1 yumurta, 1-2 yemek kaşığı unu, 1-2 çimdik karabiber, kırmızı biber ve tuzu patateslere ekleyip iyice karıştırın. Hatta bu karışımı yoğurabilirsiniz. Bir tabağa bir avuç kadar galeta unu koyun. Orta ateşte büyük bir tavada biraz sıvı yağ ve tereyağı ısıtın.

    Patates karışımından kayısı büyüklüğünde toplar alın; iki avucunuz arasında bastırıp önlü arkalı galeta ununa bulayın ve tavaya verin – Normal un da kullanabilirsiniz ama fazla yağ çekmesine neden olacaktır. Her iki tarafı da 2-3 dk boyunca kızarıp biraz çıtır olana kadar pişirin. Kağıt havlu üzerine çıkarın.

    Mantarlı sos için, tereyağını ve zeytinyağını orta ateşte büyük bir tavada ısıtın. Soğanı ekleyip 6-8 dk pişirin. Mantarları ekleyin ve 2-3 dk daha pişirin. 1 yemek kaşığı un ekleyip güzelce karıştırın. 125ml tavuk ya da sebze suyu ile 125ml krema ilave edin. 2-3 dk sonra ocağı kapatın. Patates mücverlerinizi mantar sos ve maydanoz ile süsleyerek servis edin.

    Masanıza bir sebze tatlısı sunarak konuklarınızı şaşırtmak isterseniz kaymaklı kırmızı pancar tatlısını öneririm.  2 adet kırmızı pancarı ayva tatlısı gibi oyuklu doğrayarak tencereye koyun. Üzerine 2 yemek kaşığı toz şeker, 2 çubuk tarçın, 6-7 karanfil ve yaklaşık 2 bardak suyu ekleyin. 20-25dk pişirin.
    Suyu reçel kıvamına gelince çatalla kontrol edin. Dağılmayacak yumuşaklıkta ise hazırdır. Soğuyunca üzerine az tuzlu peynir, kaymak ya da dondurma ekleyebilir, biraz da sos fıstıkla süsleyebilirsiniz.

    Ağzınıza afiyet, ruhunuza ve bedeninize şifa olsun..

     

    Bu Ay Dizi & Film Listemizde Neler Var?

    0
    ne izleyelim

    Her ay olduğu gibi bu ay da neler izlediğimizi ve son zamanlarda beğenilen yapımları sizlere anlatmaya geldik. Hafiften soğumaya başlayan havalarla beraber, ufak sonbahar depresyonları yaşayanların imdadına yetişecek çerez yapım önerimizi sizlerle paylaşmaya geldik ve başlıyoruz! Geçen ayki izleme listemiz için ise hemen buraya tıklayabilirsiniz.

    Sonbaharın Depresif Havasına Kapılanlar İçin: It’s Kind of a Funny Story

    Psikolojik sorunları olan bir çocuğun hikayesini anlatan bu film, ergenlik, aile problemleri gibi sorunlar ile yüzleşen birçok gence ve ailesine ışık tutabilir. Film, depresif havasının yanında siz farkında olmadan sizi bir eğlencenin içine de sürüklemeyi başarıyor.

    Romantik Dizilerden Kaçamayanlara: Jane the Virgin

    Çocukluğundan bu yana bakireliğin kutsal bir şey olduğuna inanmış ve ona göre yaşamış Jane’in hamile kalmasıyla hayatı değişiyor. Absürtlükler, komedi, romantizm arayanlar için içinizi ısıtacak bir yapım olduğunu kesinlikle söyleyebiliriz.

    Yemek Programlarına Bir Aile Sıcaklığı: The Big Family Cooking Showdown

    the big family cooking

    Başladığınız andan itibaren sizi içine çeken bu yemek programı, İngiltere’de yaşayan ailelerin en iyi yaptıkları yemekler ile yarışmasıyla sizi bir aile sıcaklığının içine sokuyor. İngiltere’de yaşayan ailelerden hem pişirme tüyoları, hem de farklı kültürlerden çeşitli tarifler öğrenmek isterseniz, bu yapımı çok seveceğinize eminiz.

    Makeover Programların Meraklılarına: Queer Eye

    Emmy ödüllü bu programı anlatmaya aslında pek gerek yok. Eğer değişim, baştan yarat tarzı programları sevenlerdenseniz, bu yapımı da bir solukta izleyeceğinize eminiz. Program, katılımcıların kendilerinde şikayetçi oldukları durumları değiştirme ve onları yeni bir hayata hazırlama imkanı veriyor.

    Polisiye Sevenler İçin: Mindhunter

    Mindhunter, diğer önerdiğimiz yapımlara göre ağır bir ilerleyişe sahip olsa da, özgün ve farklı bir içeriğe sahip olduğu için önermek istedik. Dizi, 1970’li yıllarda işlenen cinayetlerin FBI tarafından çözümlenmesini, katille psikolojik olarak nasıl empati kurabileceğimizi anlatan tüyler ürpertici ve etkili bir yapım.

    “Ciddili Bir Şeyler mi İzlesek” Diyorsanız: Ted Bundy Tapes Conversations with a Killer

    Bize kalırsa seri katil belgeselleri her zaman ilgi çekici olmuştur. Ted Bundy’i duymadıysanız, iyi görünüşünün arkasına saklanan bu seri katil, Amerika’nın en ünlü ve korkutucu seri katillerinden biri. Bundy’nin kendi ses kayıtlarını içeren bu belgesel, çoğu kişi tarafından Ted Bundy’i anlatan en iyi belgesel olarak kabul ediliyor.

     

     

    Kadinvesaglik.org

    Sonbahar Kombinleri: Deri Ceketi Nasıl Kombinleriz?

    0
    deri kombinler

    Ne yaz ne kış ne de sonbaharın her günü… Deri ceketi giyeceğimiz gün sayısı çok az. Ancak doğru kombinlendiğinde, kombininize iyi bir etki bıraktığı da bir gerçek. Biz de sizler için önümüzdeki 2 ay tercih edebileceğimiz, havalar çok soğumadan kullanabileceğimiz deri ceketli kombinler hazırladık.

    Hem Maskülen Hem Şık

    Deri parçalar tek başına kullanıldığında kombine cool bir görünüş kazandırsa da, takım veya tek parça elbiselerde kullanıldığında çok daha iddialı bir sonuç verebiliyor. İster topuklu sandaletlerinizle etkinliklerde, isterseniz spor ayakkabınız ile günlük bir hale getirebileceğiniz bu kombin, bizce kesinlikle denenmeli.

    Sezonun Trendlerine Ayak Uydurmak İsteyenlere

    Eğer deri ceket görünümlerinizi sezon trendleriyle birleştirmek istiyorsanız, bu sonbahar yapmanız gereken şeylerden biri mutlaka kargo pantolon edinmek! Ayrıca deri ceket tercihlerinizde daha kaba, oversize gelen modelleri tercih etmeniz de kombine daha salaş bir hava kazandırmanıza yarayacaktır.

    Zamansız Kombin Arayışında Olanlara

    Deri trençkot, sokak stilinde görmeye alışık olmadığımız bir parça fakat bir yandan da oldukça kullanışlı. Hemen hemen her kıyafetinizle uydurabileceğiniz deri trençkotları, biz triko uzun bir elbise ve klasik bir çanta ile daha zamansız bir hale getirmeyi tercih ettik.

    Genç ve Günlük Giyinenlere

    Siz de eğer bir rock grubundan fırlamış görünümlerden hoşlanıyorsanız, bizce bu kombini çok seveceksiniz. Vücuda oturmayan yüksek bel pantolonlar, rock grubu tişörtleri ve vintage görünümlü deri ceketler ile hem daha tarz hem de farklı görüneceğinize kesinlikle eminiz! Daha fazla sokak stili yazımıza ulaşmak isterseniz Stilinize Şehirler İlham Versin: Londra Sokak Stili yazımıza bakmayı unutmayın!

     

    Kadinvesaglik.org

     

    Sarı Saç Bakımı: Nelere Dikkat Etmeliyiz?

    0
    sari tonlari

    Yıpranması, boyatması , açıcısı, cilası derken, sarı saç kullanmak güzel olduğu kadar da zahmetli. Ne yazık ki sadece boyatmakla sarı saç kullanmanın zorlukları bitmiyor. Eğer sarı saç sevdasından vazgeçemiyorsak, bakımımıza ve kullandığımız ürünlere de dikkat etmemiz gerekiyor. Peki, sarı saç kullananların işine yarayacağını düşündüğümüz öneriler neler?

    Herkes İçin Tercih, Bizim İçinse Zorunluluk: Saç Maskeleri

    sac bakimi

    Eğer doğuştan sarışın veya açık kumral saçlara sahip değilseniz, istediğiniz sarı tonunu elde etmek için saçlarınızı mutlaka açtırmanız gerekiyor. Bu işlem, dip boyanız geldikçe tekrar edeceği için saçınızın kurumasından ve yıpranmasından pek kaçısınız yok. Bu durumda elimizden gelen ise sık sık saç maskeleri kullanmak ve saçın kuru görüntüsünün önüne geçmek oluyor. Dilerseniz, saçlarınızı şampuanladıktan sonra duşta saçınızda bekleteceğiniz ürünleri veya daha uzun saatler saçınızda tutacağınız maskeleri tercih edebilirsiniz. Detaylı maske yazımız için Her Saça Uygun Saç Maskeleri yazımıza bakmayı unutmayın.

    Daha Küllü ve Turunculaşmayan Saçlar İçin: Mor Şampuan

    mor sampuan

    Son zamanlarda adını sıkça duyduğumuz mor şampuan, sarı saçların olmazsa olmazlarından biri. İhtiyacınıza göre birkaç yıkamada bir kullanacağınız mor şampuan, saçtaki çiğ tonun kaybolmasına ve saçınızı daha soğuk alt tonlu göstermeye yarayacağı için oldukça işe yarayan bir ürün.

    Açının Zararından Korkanlar İçin: Koruyucu Ürünler

    sac koruyucu urunler

    Piyasada birçok muadili bulunan bu ürünler, açıcıdan önce veya açıcıya karıştırılarak uygulanıyor. Bu sayede saçın elastikliğini kaybetmesinin önüne geçiliyor ve saç açılırken daha az yıpranıyor. Dilerseniz bu ürünleri kuaför malzemeleri satan yerlerden satın alabilir veya bu işlemi yapan kuaförlerde saçınızı boyatabilirsiniz.

    Düzenli Olarak Kırıklarınızdan Kurtulun

    sari tonlar

    Tabii ki bu öneri tüm saç renklerinde geçerli. Ancak sarı, gri gibi açık tonlardaki saçlarda kırıklar kendini daha çok belli ediyor. Özellikle koyu renk kıyafetlerin üzerinde kontrast yaratan açık renk saçlarda, kırıkların belli olmaması için en az 3 ayda bir kırıklarınızdan kurtulmanızı öneririz.

    Saç Renginizi Korumak İçin: Düzenli Cila Yapmak

    sari sac

    Sarı saç, koyu renkte saçını boyayanlara göre çok daha fazla boya ve cila işlemi gerektiriyor. Saç boyanız aktıkça, istediğiniz tonu kaybedeceğiniz için, dip boya işlemi yaptırırken, saç boylarınıza da cila yaptırmanız gerekecek. Bu sayede saçlarınızın ilk boyadaki rengini koruyabileceksiniz.

     

     

    Kadinvesaglik.org

    İlk Görüşte Aşk: Nasıl Davranmalı?

    0
    ilk gorus

    Kimimiz imkansız diyor, kimimiz ise çoktan yaşadık. “İlk görüşte aşk” diye tanımladığımız bu duygu aşk mı değil mi bilmiyoruz ama hayatımızda bir şeyleri değiştirdiği kesin. Peki ansızın gelen, bu dünyanın en heyecanlı duygusu ile nasıl baş edeceğiz? Bir fikriniz var mı?

    ask tavsiyeleri

    Nereye baksanız onu görüyorsunuz, aklınızdan bir türlü çıkmıyor. İçten içe “bu kadar güçlüsünü yaşayan olmamıştır,” diye düşünmüş bile olabilirsiniz. “Sabahları alarmın ilk tınısıyla düşünmeye başlayıp, geceleri boş boş tavanı izleten bu güçlü duygunun arkasında gerçekten ilk bakışma olabilir mi?” Bize soruyorsanız, neden olmasın diyeceğiz.

    Bazı insanlar yıllarca hayatımızda olur ve yıllar sonra onlara karşı hislerimiz değişebilir. Bazı insanlar için ise durum tam tersidir. O kişiyi tanımak, hislerinizden emin olmak ve bir adım atmak için beklemek dahi istemezsiniz. O kişiyle karşılaştığınız an o kişinin “the one” olduğunu bilirsiniz. Oysa her zaman hislerimizin karşılıklı olduğunu düşünmememiz gerekir. İşte bu durum da sizi içinde sıkıştığınız, elinizi kolunuzu bağlayan ve sizi sabır duygusundan tamamen mahrum bırakan bir durumun içine sokar. Her şeyin olabildiğince hızlı ilerlemesini istersiniz fakat karşınızdaki kişinin dünyadan haberi yoktur. Hemen bir kahve içmeye çağırmak, numarasını istemek, hatta hislerinizi o an açıklamak isteyebilirsiniz. Ancak belki de bu yapacağınız en büyük hata olacaktır. Siz de eğer böyle biriyle tanıştıysanız ve çaresizce nasıl davranmanız gerektiğini düşünüyorsanız ise tebrikler. Doğru yazıdasınız. Şimdi, o telefonu sakince elinizden bırakın ve neler yapabileceğinize odaklanalım.

    İçinizdekileri Dışarı Dökme İhtiyacı, Uzaklaşın Oradan

     

    İlk görüşte aşık olduğunuzu bildiğimize göre, henüz karşı tarafın haberinin olmadığını farz ediyoruz. Eğer o kişiyle iletişiminiz henüz ufak merhaba’lar ve iyi akşamlar’dan ibaret ise, hemen açılmak atabileceğiniz en yanlış adım olacak. Unutmayın ki peri masalında yaşamadığımız gibi, bu sizi karşı tarafa ürkütücü göstermek dışında bir işe yaramayacak.

    Hayatınızın Merkezi Ne İse Öyle Kalsın

    ask

    Belki de biz kadınların yaptığı en büyük hatalardan biri. Bırakın biriyle sevgili olmayı, tanıştığımız andan itibaren o kişiyi odak noktamız haline getirmeye oldukça meyilliyiz. Bu durum, ilişkinizde artı bir durum yaratmayacağı gibi hem size zarar verecek, hem de karşınızdakinin kendini “sizden daha değerli” hissetmesine neden olacaksınız. Hissettiğiniz duygular ne kadar güçlü olursa olsun bunun sizin hayatınız olduğunu ve kimsenin sizden daha değerli olamayacağını aklınızdan çıkarmayın.

    İşleri Basit Tutmaya Çalışın

    İşleri ağırdan almamız gerektiğini kavradıysak, ikinci aşama ise olayı kafamızda çıkmaz hale getirmemek. Çoğu ilişkinin baştan olmamasının nedeni, kendi kafanızda kurduğunuz olayların hareketlerinizin önüne geçiyor olması. “Acaba yanındaki kim, neden benimle konuşmuyor, bu sabah selam verirken biraz soğuktu sanki,” gibi ve hatta kafanızdan geçen daha binlercesi, sizi olduğunuzdan başka biri haline dönüştürüyor. Oysaki her hareketinden anlam çıkarmak yerine, işleri oluruna bırakmak ve basit bir kahve içme teklifi, hem sizi hem de karşınızdaki kişiyi daha rahat hissettirecek.

    Bazen Hislerinizi İçinizde Tutmanız Gerekebilir

    asik olmak

    “Bu hayatta neyi çok dillendirirseniz olmaz” diye bir laf var zaten. Ama bunu söylememizin asıl nedeni bu değil. Hislerinizin heyecanıyla anlattıklarınızın, bir süre sonra önünü alamayacağınız bir hale gelme ihtimali var. İş yerinizdeki otopark görevlisinden, karşı komşunuz Fatma Teyze’ye kadar anlattığınız duygularınız, dönüp dolaşıp onun kulağına gidebilir. Bu yüzden hislerinizi başkalarıyla paylaşırken biraz ketum davranmanızda yarar var.

    Ve En Önemlisi: Hayatınıza Devam Edin

    Hepimiz aşık oluyor, ayrılıyor, terk ediliyoruz… Unutmayın ki o kişiyle ilişkiye başlamanız illa bu durumu bir “mutlu son” hikayesine dönüştürmüyor. Bu yüzden evet, hisleriniz konusunda kendinize net olmanız güzel bir şey ama dozunda. Karşınızdaki kişide aynı hisleri gözlemleyemiyorsanız kendinize daha fazla işkence etmeyin. Emin olun, beklenmedik anlarda gelen mutluluklar daha güzel. Ya hiç olmazsa mı? Onu da başka bir yazımızda konuşuruz!

     

     

    Kadinvesaglik.org

    Hayatınızı Kolaylaştıracak Telefon Uygulamaları

    0

    Fotoğraf beğenmek, video izlemek ve belki saatlerce arkadaşlarımızla mesajlaşmak. Günümüzde telefon, ihtiyaçtan çok bir eğlence aracı haline gelmiş durumda. Her ne kadar günün yorgunluğunu ve stresini atmak için bu uygulamalarda zaman geçirmek iyi bir fikir olsa da, elimizdeki akıllı telefonların bize sunabileceği birçok imkandan yararlanmıyor gibiyiz. Oysa şu an akıllı telefonlarımıza indirebileceğimiz birçok yararlı uygulama bizleri bekliyor. Bu yazının fotoğraf editleme için olan versiyonunu okumak isterseniz Instagram İçin En iyi 5 Fotoğraf Uygulaması yazımıza tıklamanız yeterli!

    Couchsurfing Travel App

    İlk önereceğimiz uygulama, en çok seyahat severleri mutlu edecek. Ülkeden ülkeye gezmeyi alışkanlık haline getirmişseniz, konaklama parası sizin için çoktan yük olmaya başlamış olabilir. Couchsurfing adlı bu uygulama, size yurt dışında ücretsiz konaklama şansı tanıyor. Evini gönüllü olarak gezginlere açmak isteyen ev sahipleri ile bu uygulama sayesinde iletişime geçebiliyorsunuz.

    Nike Training Club

    Egzersiz yapmaya zamanı olmayan veya nasıl başlayacağını bilmeyenlere kesinlikle bu uygulamayı öneririz. Nike Training Club, sadece egzersiz önerileri yapmakla kalmıyor, aynı zamanda kişiye özel plan ve egzersiz uygulaması da sağlıyor.

    Khan Academy

    khan academy

    Yaşınız, mesleğiniz, ilgi alanınız ne olursa olsun, hiç önemli değil. Khan Academy kendini farklı alanlarda geliştirmek isteyen kişilere imkan sunan bir uygulama. Müzik notalarından, iletişim alanındaki akademik makalelere kadar her konuya erişiminiz olan bu uygulama, “kendimi geliştirmek istiyorum,” düşüncesiyle yola çıkanlar için iyi bir başlangıç sağlayabilir.

    Duolingo

    duolingo

    Wall Street Journal editörleri tarafından “açık ara en iyi dil öğrenme uygulaması,” olarak tanımlanan bu uygulamayı mutlaka denemenizi öneririz. İngilizce öğrenmek veya İngilizcesini geliştirmek isteyenler için bu uygulamanın en önemli farkı ücretsiz olması.

    Moovit

    moovit

    Toplu taşıma kullanan çoğu kişi bu uygulamayı biliyordur ancak biz yine de hatırlatalım. Moovit, güzergah seçimi yaptıktan sonra gitmek istediğiniz yere hangi ulaşım araçları ile ne kadar sürede gidebileceğinizi anlık olarak sizlerle paylaşıyor. Ayrıca başlangıç lokasyonunu konumunuz olarak belirttiğinizde size en yakın durağı ve aracın kaç dakika içinde oradan geçiyor olduğunu da öğrenebiliyorsunuz.

    Kitchen Stories

    kitchen stories

    Kitchen Stories, tam da yemek yapmayı daha pratik bir hale getirmek isteyenlere göre. Sınırsız tarifler, videolu anlatımlar ve konsepte göre yemek tarifi aratma özelliği ile bu uygulamayı seveceğinize inanıyoruz. Uygulamada vejetaryen beslenenler, diyet tarif arayışındakiler için de birçok tarif mevcut.

    Actions by Moleskine

    moleskine

    Dijital ajanda arayışında olanlar için Moleskine, kullandıklarımız arasında en iyisi diyebiliriz. Uygulama, günlük veya haftalık planlar yapmak, içerisine notlar almak ve listelerinizi eklemek için oldukça kullanışlı. Uygulamanın ara yüzünün pratikliği ve tamamlanmış işleri listenizden rahatlıkla eleyebiliyor oluşunuz da uygulamayı diğer planlayıcılardan ayırıyor.

     

     

    Kadinvesaglik.org

     

    İçinizdeki Şefi Susturmayın: Evde Kolay Pasta Tarifleri

    0

    Yaptığımız yemeğe zaman ayırmayı, ona emek vermeyi çok seviyoruz. Bu sitede de sizinle mezesinden tatlısına birçok tatlı tarifimizi paylaştık. Ancak bir de bu yemek işinin pasta boyutu var ki, işin ustası bile gelse soluğu pastanede almayı tercih ediyor. Oysaki ufak taktikler, birkaç olmazsa olmaz malzeme ile evde kendi pastanızı yapmanın haklı gururunu yaşayabilirsiniz.

    Farklı Tarif Arayanlara: Muzlu Merengli Pasta

    Pastada meyve olmazsa olmazınız meyve ise bu pastayı mutlaka denemelisiniz. Üzerini merenglerle süsleyeceğiniz pastanız hem sanılandan kolay, hem de oldukça lezzetli olacak.

    Pasta katlarının arası için:
    • 1 su bardağı krema
    • 1 adet muz
    Kek için:
    • 150 gram tereyağı
    • 150 gram toz şeker
    • 150 gram un
    • Yarım paket kabartma tozu
    • 1/4 çay kaşığı tuz
    • 1 çay kaşığı tarçın
    • 1 paket vanilin veya 1 çay kaşığı vanilya özütü
    • 5 adet yumurta sarısı
    • Yarım su bardağı süt
    Mereng için:

    Mereng Nedir ve Nasıl Yapılır? yazımıza bakabilirsiniz.

    Pastanın yapılışı:
    1. Tereyağı, şeker ile krema kıvamına gelene kadar çırpın. Kuru malzemeleri de karışıma ekleyip çırpmaya devam edin. Karışıma yumurta sarılarını ve sütü de ekleyin.
    2. Kalbınızı yağlayın ve içine yağlı kağıt serin.Kek karışımını tabana eşit bir şekilde yayın.
    3. Yumurta beyazlarını çırparak köpürtün bu esnada azar azar şeker ekleyin ve şeker eriyene kadar çırpın. Bu karışımı da kek karışımının üstüne yayın.
    4. 180 derecede önceden ısıtılmış fırında 15 dakika pişirin ve çıkartıp üstüne istediğiniz kuru yemişler ile süsleyip yeniden fırınlayın. Yaklaşık 15-20 dakika daha pişirin ve üzeri kızardıktan sonra ılınması için tezgaha alın.
    5. Soğuduktan sonra pastanızı ikiye bölün. Kremayı çırpıp köpürtün ve bir katmanın üzerine koyun.
    6. Muzları dilimleyip kremanın üzerine ekleyin ve kalan yarıyı da kapak gibi üzerine koyun. Buzdolabınızda biraz bekletip, afiyetle pastanızı yiyebilirsiniz.

    İddialı Arayışlar İçin: Red Velvet Pasta

    Son zamanlarda oldukça popüler olan bu tarif, daha çok pastacıların vitrinlerini süslese de evde yapmak o kadar zor değil. Damağa da, en az göze olduğu kadar hitap eden bu pastanın malzemelerini sizinle paylaşıyoruz:

    • 4 adet yumurta
    • 1 su bardağı toz şeker
    • 1 su bardağı yağlı süt 
    • 100 gram tereyağı
    • 1 tatlı kaşığı vanilya özütü veya 1 paket vanilin
    • 3 su bardağı un
    • 1 paket kabartma tozu (1 tatlı kaşığı limon suyuyla köpürterek ekleyin)
    • 1/2 çay kaşığı toz kırmızı gıda boyası
    • 1 tatlı kaşığı kakao
    Kreması için:
    • 250 gram mascarpone peyniri
    • 1 paket krema
    • 2 yemek kaşığı krem şanti
    Pastanın yapılışı:
    1. Un ve kakaoyu bir kapta birleştirip öylece bekletin.
    2. Oda sıcaklığındaki tereyağını, toz şeker ilave edip krema haline gelene kadar mikserle karıştırın.
    3. Yumurtaları tek tek atmaya özen göstererek bu karıştırma işlemine devam edin.
    4. Sütünüzü toz gıda boyasıyla karıştırın.
    5. Süt, kakako ve un karışımını da kek harcına yavaşça ilave edin.
    6. Kırmızı renk alan karışıma, limonla karıştırdığınız kabartma tozunu ekleyin.
    7. Son olarak spatulayla karıştırdığınız kek harcını, kitli bir kek kalıbının içine boşaltın.
    8. Önceden 170 derece ısıttığınız fırınınızda yaklaşık 50 dakika pişirin.
    9. Toz krem şantinizi mikserle karıştırın.
    10. Son olarak, sıvı krema eklediğiniz karışımı koyulaşana kadar mikserle karıştırın. Karışımı streç filmle kapatıp, soğumak üzere buzdolabına bırakın.
    11. Piştikten sonra fırında 10 dakika dinlendirdiğiniz keki, kalıbından çıkarın.
    12. Soğuyan keki orta kısmından keserek iki adet pasta tabanı elde edin. Ufalanan kek parçalarını hafif bir renk vermesi için soğuyan krema karışımına katın.
    13. Pişirirken üstte kalan kek tabanını ters çevirerek servis tabağına yerleştirin. Hazırladığınız krema karışımının 1/3’ünü pasta tabanının üzerine yayın.
    14. Pişirme esnasında tabanı kek kalıbına değen ve altta kalan pasta katını kremanın üzerine kapattıktan sonra kalan kremayla pastanın üzerini ve kenar kısımlarını sıvayın.
    15. Hazırladığınız kadife dokulu kırmızı pastanızı dolabınızda soğuttuktan sonra, sevdiklerinizle paylaşabilirsiniz.

    Kedi Dilinin Yumuşak Dokusunu Sevenlere: Rulo Pasta

    Pratik pasta tarifleri söz konusunda olduğunda rulo pastaları dışarıda bıraksak olmazdı. Üstelik kek yerine kedidili kullanarak rulo pastamızı daha lezzetli ve daha çabuk bir hale getirebileceğiz.

    • 1 paket kedi dili bisküvi
    • 1 su bardağı süt
    • 2 adet muz veya çilek
    • 3 yemek kaşığı kakao (üzeri için)
    Muhallebisi için:
    • 6 su bardağı süt
    • Yarım su bardağı toz şeker
    • Yarım su bardağı un
    • 1 paket vanilin
    Pastanın yapılışı:
    1. Streç filmin üzerine ve süt ile ıslattığınız kedi dili bisküvileri, toplamda 20 adet olacak şekilde dizin.
    2. Üzerini tekrar streç film ile kapatıp, buzdolabında 2 saat bekletin.
    3. Muhallebisi için, bir sos tenceresinde süt, toz şeker ve unu karıştırın ve koyu bir kıvam alana kadar pişirin.
    4. Muhallebi kaynamaya başladıktan sonra altını kısın ve vanilini ekleyip tekrar karıştırıp ocaktan alın. Oda sıcaklığında ılımasını bekleyin.
    5. Buzdolabında dinlenmiş olan kedi dili bisküvilerin üzerindeki streç filmi çıkarıp muhallebiyi yayın ve 2 adet muzu (tercihe göre çilek de olur) tek sıra halinde dizin.
    6. Alttaki streç film yardımıyla pastanızı rulo haline getirin ve streç film ile tamamen kapatıp buzdolabında tekrar 2 saat kadar bekletin.
    7. Şeklini almış olan pastanızın üzerine kakao serpiştirdikten sonra, pastanız servis edilmeye hazır!

     

     

    Kadinvesaglik.org

     

     

     

    Mağaza Fiyatlarına Meydan Okuyalım: İstanbul’da Uygun Alışveriş Yerleri

    0

    Son zamanlarda, tekstil ürünlerindeki aşırı fiyat artışını görmemek mümkün değil. Artık uygun fiyatlı sayılan mağazalardan alışveriş yapmak için bile iyi bir bütçe ayarlamak zorundayız. Durum böyle olunca, hazır kış da yaklaşıyorken sizlere alternatif alışveriş mekanları sunmak istedik. Bizce kafamızı alışveriş merkezlerinden kaldırmanın zamanı geldi de geçiyor bile!

    İlk Durağımız Semt Pazarları

    İstanbul’daki semt pazarları, burada yaşayanlar için harika bir alternatif. Türkiye’de üretilip mağaza vitrinlerine gelen ürünleri daha ucuza almak için semt pazarlarına kesinlikle göz atmalısınız. Çantasından takısına, elbisesinden güneş gözlüğüne kadar birçok ihtiyacınızı pazardan alışveriş yaparak karşılayabilirsiniz. Giyim alışverişi için öncelikle tavsiye edeceğimiz pazarlar ise Bakırköy, Beşiktaş ve Göztepe Pazarları. Siz de lokasyon ve gün tercihinize göre bu pazarlardan birini tercih edip, uygun fiyatlı alışverişin tadını çıkarabilirsiniz.

    Kadıköy’ün Olmazsa Olmazı: Çilek Sokak

    Gün ve saat tercihi yapmadan rahat rahat alışveriş yapmak istiyorsanız, Kadıköy alışveriş rotanızda kesinlikle olmalı. Kadıköy Altıyol’un alt sokağında kalan Çilek Sokak, kışlık montlarınızı, aksesuarlarınızı ve günlük kombininiz için birçok parçayı edinebileceğiniz uygun fiyatlı bir alışveriş cenneti.

    Denizin Öteki Tarafı İçin: Beşiktaş Sinan Paşa Pasajı

    Büyük Beşiktaş Çarşısı olarak da bilinen bu pasaj, uygun fiyatlı bir avm muadili diyebiliriz. Pasaj, Kadıköy Çilek Sokak’tan farklı olarak, kapalı alanda olması ve butik mağazalar da içermesi ile de güzel bir alışveriş mekanı alternatifi. Ancak kapalı alanda olmasının olumsuz yanı olarak, alışveriş için burayı tercih edeceklerin hafta içi daha erken saatleri tercih etmesini öneririz.

    Bir Tutkuya Dönüşebilir: Vintage Butikler

    Eğer ikinci alışveriş ve dönem kıyafetlerinden hoşlanıyorsanız, vintage butikleri mutlaka gezmelisiniz. Yılların eskitemediği baguette çantalar, arayıp da bulamadığınız minik güneş gözlükleri, renk renk desenli gömlekler bu butiklerin içinde gizli. Ağırlıklı olarak Kadıköy – Bahariye, Nişantaşı – Teşvikiye gibi lokasyonlarda bulabileceğiniz bu butiklere Instagram aracılığıyla da ulaşıp, alacağınız ürünleri o şekilde belirleyebilirsiniz.

    Bonus Olarak: İkinci El Satış Uygulamaları

    Son bir iki yılda popülerliği iyice artan bu uygulamaları mutlaka duymuşsunuzdur. Bu uygulamaları sadece bireysel hesaplardan değil, sıfır ürün satan butiklerden yararlanmak için de kullanabilirsiniz. Ayrıca ürün odaklı arama yapmanın sizi fazla masraftan da kurtaracağına inanıyoruz. Bu uygulamaları kullanırken dikkat etmeniz gereken şeyler ise, ürünün başka bir yerde satılıp satılmamış olduğunu öğrenmek ve satıcı puanının düşük olmamasına öze göstermek. İkinci el alışveriş hakkında daha fazla bilgi için İkinci El Kıyafet Alışveriş Rehberi yazımıza bakmayı unutmayın!

     

     

    Kadinvesaglik.org

     

     

    Fikrimde Huzur Evimde Huzur – Feng Shui

    0

    Ev kalbimizin olduğu yerdir. O zaman ev, zaman geçirmekten hoşlandığımız bir yer olmalıdır. Özellikle uzun bir günün ardından bize huzur ve rahatlama sağlayacak olan kişisel alanımızdır.

    Peki bu ne demek?
    Stresli işlerimiz var ve ev dışında birçok alanda strese maruz kalıyoruz. Hem bedenimiz hem de zihnimiz kontrolümüz dışındaki koşullar nedeniyle epey yoruluyor.  Bu yorgunluğun da sebebiyet verdiği sıkıntılar yaşayabiliyoruz. Gün içinde yatağınızın, kanepenizin, mutfağınızın, balkonunuz veya bahçenizin gözünüzde canlandığını ve adeta sizi çağırdığını çok hissetmişsinizdir.

    Şimdi evde olsam, kanepeye uzanıp bir film izlesem.”, “Of şimdi evde olsam, balkonumda oturup birkaç sayfa kitap okusam.” diye kaç kere geçirmişizdir içimizden. Hal böyleyken ve evimiz kontrol edebildiğimiz kişisel alanımızken neden huzur kaçıran ve baskı yaratan bir eve girmek isteyelim ki?

    Evet, kontrol edebildiğiniz kişisel alandır ev. Kendinize ait bir işiniz ya da çalışma ofisiniz varsa iş yeriniz de kontrol edebileceğiniz kişisel bir alandır. O zaman evinizi ve iş yerinizi huzur veren ve stresi üfleyip uçuran bir yere dönüştürmek de elinizde.

    Kişisel alanlarımızda pozitif enerji ve huzuru artırmak için uygulayabileceğimiz bazı yaratıcı yöntemler sayesinde stres atmayı bırakabilir ve ev ya da ofis dediğimiz yerin tadını çıkarmaya başlayabiliriz. Pozitif enerji ve huzur denince akla gelen Feng Shui, tüm dünyada oldukça ilgi gören ve uygulanan bir yöntemdir.

    Feng shui, 3.000 yıllık tarihe sahip bir Çin geleneği, felsefesi, öğretisi ve hatta sanattır. “Fengrüzgâr ve “shuisu demektir. Çin kültüründe, rüzgâr ve suyun ikisi de iyi sağlıkla ilişkilidir. Feng shui, aslında insanların çevreyle etkileşimidir. Özel yaşamın iyileştirilmesinde bu etkileşim enerjilerinden istifade edersiniz. Çevrenizi doğal enerji akışına uygun şekilde konumlandırmak ve ona göre yaşam alanını tasarlamaktır.

    Feng Shui‘ye göre, evin her bir odasının kendi ışığı olmalı ve eşyalar rahat hissettirecek şekilde düzenlenmelidir. Her öğenin belli bir yeri olmalıdır ve odanın olumsuz yanları telafi edilmelidir. Feng Shui‘den esinle yapılan dekorasyonun duygu ve düşünceler ile arasında güçlü bir bağlantı vardır.

    Renklerin Etkileri
    Farkında olmayabilirsiniz, ama hem vücudunuz ve zihniniz renklere tepki verir. Örneğin parlak renkler genellikle beyninizi canlandırır, hatta muhtemelen biraz huzursuzluğa bile neden olur. Evinizi boyarken, hangi odada nasıl hissetmek istediğinizi iyi düşünmelisiniz.

    Mavi, sakinleştirici bir renktir ve gevşemenize yardımcı olabilir. Lila da mavi bir tabana sahip olduğundan denge ve huzur etkisi sağlayacaktır.  Pek çok parlak ve canlı tonu olduğu için pembeyi pek sakinleştirici bir renk olarak düşünemeyebilirsiniz.

    Ancak, pastel pembe kesinlikle bir huzur ve sakinlik etkisi yaratabilir. Yeşil, elbette yeşil en sakinleştirici renktir. Doğayla ve dış mekânlarla ilişkilendirdiğimiz bu renk huzur arttıran dekorasyon için mükemmel bir seçim olabilir. Sarı, çok uyarıcıdır ve beyniniz dans ediyormuş gibi hissettirebilir. Ancak, çok hafif bir pastel sarı sizi çok rahatlatacaktır.

    Mobilyanın şekli, dokusu ve konumlandırması da renk seçimi kadar önemli.  Şekillerinde bozukluk olmaması; materyalin doğallığı; konumlandırmanın da ışığı ve hareket alanını engellememesi gerekir. Eviniz huzurlu etkiler alması için bir diğer ihtiyaç da bitkiler elbette. Seveceğiniz ve bakımını ihmal etmeyeceğiniz bitkileri uygun konumlara yerleştirebilirsiniz.

    Evin özellikle yatak odalarında kesinlikle elektronik eşya bulundurmamalısınız. Telefon, televizyon vb. cihazlar enerji döngüsünü kesintiye uğrattıkları için uyku kalitesi üzerinde yıkıcı etkileri olabilir.

    Başlangıçta, Feng Shui, yaşamın iyileştirilmesi için rehber alınan bir sanat olarak ortaya çıktı.  Batı dünyasında genellikle dekorasyon terimi olarak algılanır. Belli çizgiler ve huzurlu renklerle, temiz alanlar oluşturan “Zen Atmosferi” dir. Ancak, hissettiğiniz şey, yani gerçek Feng Shui, Doğu dünyasında çok iyi bilinen Qi enerjisinin, evimizdeki dolaşımının iyileştirilmesinin sonucudur.

    Erkeklerde Seks Sonrası Depresyon

    0

    Erkeklerde Seks Sonrası Depresyon

    Bilimsel çalışmalar erkeklerin üçte birinden fazlasının seks sonrası depresyondan muzdarip olduğunu gösteriyor.

    Söz konusu duygusal denge olunca sorunların kadınlarda daha sık görüldüğü düşünülür.  Ama Seks ve Evlilik Terapisi Dergisi‘nde yayınlanan bir araştırma (Postcoital Dysphoria: Prevalence and Correlates Among Males) öyle demiyor.
    Diyor ki, sadece kadınlar değil erkekler de cinsel ilişkiden sonra depresyona girebiliyor. Yani, üzüntü, ağlama dürtüsü, umutsuzluk hatta bazen suçluluk gibi açıklanamayan duygulara sahip olabiliyorlar.

    Uzmanlar, sadece kadınların cinsel ilişkiden sonra duygusal olmadıklarını, erkekler kaygı ve utançtan dolayı bunu açığa vurmamaya ve gizli tutmaya gayret ettiği için çoğu toplumun bundan habersiz olduğunu söylüyor. Son zamanlarda, doktorlar, erkek danışanlardan, cinsel ilişki sonrasında saatlerce üzgün, çaresiz ve huzursuz hissetme şikayetlerini daha sık almaya başlamışlar örneğin.

    Avustralya’nın Queensland Üniversitesi’nden bilim insanları, bu depresif koşulların erkekler için oldukça yeni sayıldığını, bu nedenle hakkında tatmin edecek araştırmalar bulunmadığını söylüyorlar. Ancak sorunun üzerinde çalışmalar başlamış ve ışık tutacak bir takım bilgiler elde etmeye de başlamışlar. Böylece psikoterapistlerin yeterli bilgiyi elde edip, çözümler konusunda daha faydalı olabilecekler.

    Prof. Robert Schweitzer (QUT, Australia) bu belirtilerin nedenlerini beylerin psikolojisinde aramak gerektiğini söylüyor “Seks yaparken, adam genellikle bir kahraman, bir usta gibi hisseder ve seksten sonra tekrar “sıradan bir adam” olur. Hoş olmayan ve huzursuz eden duygular da ruh halindeki bu ani değişimlerden kaynaklanmaktadır.” Yani sırasıyla arzu, heyecan, coşku, adrenalin, sükunet, tatminkarlık yaşanır ve sonrasında normal kalp ritmine, normal yaşama dönüş olur.  Bu duygu aşamalarına hakim olmakta güçlük çeken erkekler normal kalp ritmine döndüğünde üzülmeye başlıyor.

    Bir takım çalışmalar yapmışlar dedik. Avustralyalı bilim insanları, bir anket oluşturup 78 farklı ülkede 18-81 yaş arasındaki 1208 erkeğe dağıtmışlar. Ankete katılanların çoğunluğu heteroseksüel ve kolejde eğitim görmüş. Erkeklerin % 41’i seks sonrası nadiren depresyona girdiğini, % 36.6’sı cinsel ilişkiden sonra periyodik olarak depresyona girdiğini, % 4.4’ü de hemen hemen her seferinde benzer duyguları yaşadıklarını ifade etmiş.

    Sonuçların analizi, daha kararsız olan veya yakın zamanda stres ya da travma yaşayan erkeklerin cinsel ilişkiden sonra depresyon geçirme ihtimalinin daha yüksek olduğunu göstermekte. Anketin kararsız katılımcılarından ve depresyona girme ihtimali yüksek olanlardan biri de tek gecelik ilişkiler yaşayan beyler.

    Tabii seks sıkıntılarını anlama ve çözme çalışmalarında toplumsal etkenler unsurunun ne kadar gözetildiğini bilmiyoruz. Malum, bizim toplumuzda, cinsel sorun denilince erkeklerin ilk düşüneceği iktidarsızlık ve yoksunluk olacaktır.

    Türk Üroloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Bülent Semerci, Türk erkeğinin cinsel sorunlara çözüm aramada zorlandığını söylüyor. Semerci’ye göre Türk erkeklerinin bu çekimserliği giderek azalsa da gelişmiş dünya denen Amerika, Avustralya ya da Avrupa toplumlarının seviyelerine yaklaşmak için daha zamana ihtiyacımız var.

    Peki çözüm nedir?
    Tüm ruhsal sorunlarda olduğu gibi psikologlar çözüme giden yolda ilk adımın belirtileri tahlil etmek ve depresyonun varlığından emin olmak, sonra da nedenleri saptamak olduğunu söylüyor.  Buraya kadar süreç psikologların yönlendirmeleriyle ilerler. O zaman danışanların kendi insiyatiflerinde yapabilecekleri neler var? Bilim insanlarının tavsiyeleri neler?

    • Biriyle konuşun – kendi içinizde biriktirip şişirmeyin. Birine, mümkünse bir uzmana, olmasa da güvenilir bir yakınınıza bu konuda ne hissettiğinizi anlatmayı deneyin.
    • Aktif olun – Öğle yemeği molasında veya akşam yemeğinden önce sadece bir yürüyüş olsa bile, dışarı çıkın ve biraz zaman geçirin. Bu, zindeliğinizi korumanıza ve uykunuzu iyileştirmenize yardımcı olacaktır.
    • Doğru beslenin – Doğru beslenmemenin olumsuz etkileri yaşamımızın birçok alanında olduğu gibi cinsel yaşamlarımıza da dokunuyor. Beslenmeye ekleyebileceğimiz bir husus da alkol kullanımı. Birkaç saatliğine iyi hissettirse de uzun vadede alkolün depresif etkileri olduğu bilimsel çalışmalarla teyit edilmiştir.
    • Kaliteli uyuyun – eğer uyuyamazsanız da sinirlenmeyin. Yatağınızdan çıkın ve uyumanıza, sakinleşmenize yardımcı olacak bir şeyler yapın. Bir şeyler izleyebilirsiniz, birkaç sayfa okuyabilirsiniz. Bitki çaylarını da mutlaka deneyin.
    • Sevdiğiniz bir şeyi yapın – size zevk ve küçük faydalar sağlayan şeylerle biraz zaman geçirmeye çalışın – egzersiz, okuma, gezme vb hobilerin en geçerli etkilerinden biri kafa dağıtmak ve keyif sağlamaktır.
    • Yaşam tarzınıza dikkat edin – kendini çok fazla zorlayan bir mükemmeliyetçi olabilirsiniz. Biraz gerçekçi olmaya çalışmanın bile yükünüzü azalttığını farkedersiniz.
    • Bir mola verin – bir mola rutinden çıkmak için çok yararlı olabilir. 

    Bu tavsiyeleri hepimiz çok sık duyarız ya da okuruz. Kanıksamış olmak ve etkili olacağına inanmamak da olasıdır. Ancak uygulamaya başladığınızda daha iyi hissedeceğinizi göreceksiniz. Bu sebeple bir önemli tavsiye de umutsuz olmamaktır.

    Depresyon tedavisi alanların öncesinden daha güçlü bir halde süreçten çıktıkları görülmüş. Depresif döneminizi geçtikten sonra durumları ve ilişkileri daha net görebildiğinizi fark edeceksiniz. Depresyonun yaygın olduğunu, bunun üstesinden gelinebileceğini, ihtiyacınız olan yardımı almaya hakkınız olduğunu asla unutmayın.