Devamı
    Ana Sayfa Blog Sayfa 274

    Yaz Coşkusu Yerini Sonbahar Sakinliğine Bırakırken

    0

    Yaz sonu, çoğumuz için panik nedeni olabilir. Ürpertici sorular  beynimizde tepinebilir. Yaz akşamları olmadan nasıl hayatta kalacağız? Sıcak yazdan sonra ne gelir? Cuma günleri işten erken çıkamayacak mıyız? Günler kısalıp biraz da kararacak mı? Okullar açılıyor mu?..

    Bu arada, bir zamanlar neredeyse herkesin yaşadığı “Tatilin bitişi ve okula dönüş” dramını hatırlattığı için okulların açılma zamanı çocuğu olmayanları bile olumsuz etkileyen bir zihin ayarıdır.

    Evet, sıcaklık ve ışığın azalması da hafife alınamayacak kadar can sıkıcı olabiliyor. Sabah karanlığında kalkıp işe gitmenin düşüncesi bile korkutucu mu geliyor? Belki plaj partileri, akşam yemekleri, teras kahvaltıları  ve gezilerle dolu bir yaz geçirdiniz. Ama Ağustos ayının sonuna doğru sizi yoklamaya başlayan serin sinyallerin sizi korkutmasına izin vermeyin sakın.

    Çünkü rutinlerinize geri dönmeden önce zihninize, bedeninize ve ruhunuza dikkat etmek için işleri biraz yavaşlatmanız da önemlidir. Zihnimize, bedenimize ve ruhumuza dikkat etmek nasıl mı olur?  Bunların herhangi birine yapacağınız yatırım bile her biri için gözlemlenebilir  etkiler yaratacaktır. Önümüzdeki birkaç hafta boyunca, yaz güneşinin son ışınlarından istifade ederken, bazı aktivitelerle rahatlayıp  yenilenmeye hazırlanın.

    Öncelikle farklı düşünün 

    Olumsuz düşünceleri  olumlu düşüncelere dönüştürün. Yazın bitişine odaklanmak yerine güzün güzelliğinin, dinginliğinin, renkli yaprakların, yağmurun ve rüzgarın tadını çıkarmaya bakın.

    Çıtırdayan ateşin karşısında kahve içip bir şeyler okumak için şömineye ihtiyacınız yok mesela tv de şömine görseliyle desteklenen müzik kanallarından ruh halinize uygun olanı bulup kendinize fon yapabilirsiniz. Eksiği, ısı vermemesi ama inanın sıcaklık hissediliyor…

    Sonbaharda  sinemalara yeni filmler de gelmeye başlar. Kucağınızda mısırınızla içine dalabileceğiniz güzel hikayeler bulabilirsiniz. Sonra, sahilde, parkta ya da şehirde sıcaktan bunalmadan yürüyüşler yapabilirsiniz. Bu yürüyüşlerin hatta hafif tempolu koşuların endorfin (Hani şu depresyonu dizginleyip mutluluğu arttıran hormonun) salgılanmasını sağladığını artık bilmeyen yok.

    Güz den keyif almak ve yazı uğurlamanın hüznünden kurtulmak adına yapılacak birçok şeyden biri de izin günlerinizden arta kalanları  değerlendirmek. Mesela dostlarınızla ya da hoşunuza gidiyorsa tek başınıza kısa yolculuklar planlayabilirsiniz. Geziye gidemiyorsanız gezintilere çıkın.  Sevdiğiniz mekanlara uğrayıp bir şeyler için, alışveriş yapın ve elbette kişisel bakım yaptırın.

    Saydıklarımın çoğu öncelikle ruhunuzu besleyecek. Böylece zihninize ve bedeninize de keyifli dokunuşlar yapacak etkinlikler. Peki ama kişisel bakım diye bildiğimiz ve bedenimizi şımartmak yoluyla zihnimize ve ruhumuza iyi gelen dokunuşlar hangileri?

    Deniz, kum ve güneş bir yandan bedenimizi okşarken diğer yandan hırpalıyor.  Yaz yaklaşırken yaptığımız diyetleri de yaz boyunca sürdürmek pek mümkün olmuyor. Cildimizde, saçlarımızda, tırnaklarımızda yaz yorgunluğunu gözlemlemek zor değil. Ah, evet, yaz yorgunluğu. Yaza hoşça kal demenizi kolaylaştıracak bir isim tamlaması değil mi? Öyleyse sonbahara girerken bedenimizi nasıl dinlendirebiliriz bir bakalım..

    Merhaba Sonbahar
    İsterseniz kendinizi bir güzellik merkezinin ehil ellerine bırakın isterseniz kendi bakımınızı kendin yapın. Hatta kendiniz yapacaksanız birkaç kız arkadaşınızla birlikte bunu “Sonbaharı selamlama ritüeli” ne bile dönüştürebilirsiniz. Bu arada bedeninizi dışarıdan yenilemeye ve tazelemeye çalışırken içerden de temizlemek önceliğiniz olmalı!

    Detoks zamanı
    Biraz araştırınca rahatlıkla bulacağınız birbirinden lezzetli tariflerle arınmaya başlayın. Meyveler, sebzeler ve yeşilliklerle kendinize nefis tarifler hazırlayabilirsiniz.

    İçerde başlayan arınmayı dışarıdan da desteklemek için ikinci adım cilt bakımı. Cildinizi önce temizleyip arındıran, sonra ölü deriden kurtaran ve sonunda kaybettiği nemi geri kazandıran kürlerden size uygun olanlarını belli bir süreklilikle uygulamaya çalışın.

    Bir diğer bakım işlemi de saçlarınızı yenilemek. Kırılan uçları kestirdikten sonra saçlarınızı da nemlendirmeniz ve canlandırmanız gerek. Yağlanıyor diye de saçınızı her gün yıkıyorsanız uzmanlara göre hata yapıyorsunuz! Çünkü saç derinizdeki koruyucu tabakayı aşındırıyorsunuz. Yapmayın!

    Yaz boyunca birçok kez oje sürüp sildiniz, değil mi?
    Bakın, ojeler ve aseton yüzünden tırnaklarınız da yaz yorgunluğundan payına düşeni almış demek. Kırılmaya, soyulmaya ve sararmaya başlamış da olabilir.  O zaman tüm  tırnaklarınızı, temizletip nemlendirme zamanı.  Hatta ojelere de yansıyan sonbahar/kış modası dikkatinizi çekene kadar tırnaklarınızı ojeden uzak tutup dinlendirmek de kötü fikir değil.

    Stresle Baş Etmenin Yolları

    0

    İlk gözlemler ve bilimsel çalışmalar 1920’lerde yapılmış ve halen yapılıyor ama biz çok yakın sayılacak bir geçmişte stresi konuşmaya, yazıp çizmeye başladık.

    Stres kavramıyla tanıştığımızda bunun daha çok şehirli insanın sıkıntısı olduğunu düşünüyorduk. Metropollerde kalabalığın, trafiğin, karmaşanın; ses, görüntü ve hava kirliliğinin, küreselleşen dünyanın durmaksızın ve hızla büyüyen rekabetçi arenalarının, sektörü ve yaka rengi fark etmeyen savaşçılarının ortak bunalımı sanıyorduk stresi…
    Bugün görüyoruz ki bu rekabet sarmalına girmeyip stresten nasibini almamış çok az topluluk kaldı.

    Stresle baş etmeye çalışmadan önce stresin ne olduğunu bilmeli, ondan sonra da her birimiz kendi stresimizi ve tetikleyicilerini tanımalıyız.

    Her biri akıl ve beden üzerinde farklı etkileri olan iki tür stres varmış:

    Akut stres
    Bu, belirli olaylardan veya durumlardan kaynaklanan stres. Bu stres türü sizin için iyi olabilir çünkü salınan stres hormonları size durumla başa çıkmada yardımcı olur.

    Kronik stres
    Bu, stres hormonlarının salgılanmasına neden olan durumlara tekrar tekrar maruz kalmaktan kaynaklanan strestir. Bu tür bir stres zihninizde ve vücudunuzda yıpranmaya neden olabilir. Birçok bilim insanı, strese müdahale sistemimizin sürekli aktif olacak şekilde tasarlanmadığını düşünüyor. Bu, birçok  bedensel sistemin bozulmasına neden olabilir.


    Sizinki akut mu kronik mi? Kronikse hangi aşamada?
    Çünkü bunun 3 aşaması da var.  Bunları da anladıysak sıradaki mesele stresi yönetmek.

    Montreal İnsan Stresi Araştırmalar Merkezinin çalışmaları neticesine göre stresi yönetmek mümkün.

    Nasıl mümkün?
    İki seçeneğimiz var.

    1 – Hayatımızdan stresi çıkarmak: Mümkün mü? Değil
    2 – Stresle yaşamayı öğrenmek: Mümkün mü? Evet

    Stresle yaşamayı öğreneceksek de şu iki kuralı unutmayacağız.

    ·      Kolay çözüm diye bir şey yok.
    ·      Evrensel çözüm diye bir şey yok.

    Bir durum ancak SİZ stresli olarak yorumluyorsanız streslidir.
    Eski cumhurbaşkanlarımızdan Süleyman DemirelMeseleyi mesele etmezsen ortada mesele kalmaz.” dediğinde gülmüştük ama adam haklıymış. – Bir duruma stresli demeniz için, Yenilik, Öngörülemezlik, Ego tehdidi ve Zayıf Kontrol Hissini içerdiğini hissetmelisiniz. Bu nedenle stres bireysel ve oldukça kişisel bir olgudur.

    Herkes stresle farklı şekilde başa çıkar. Bazıları çekilir, bazıları atılır, bazıları strese girmeyi sürdürür! Yani evrensel stres yönetimi teknikleri diye bir şey yoktur.

    Meditasyon veya yoga bazıları için olumlu etkilerken, diğerleri için işkence ve daha fazla stres sebebi olacaktır! Hepimiz stresle başa çıkabilmenin kişisel yollarını bulmalıyız.

    Kokuların Gizli Gücü

    0

    Rachel Herz için hiçbir şey kokarca kokusundan tatlı olamaz

    Brown Üniversitesi sinir bilimcisi Rachel Herz 5 yaşının yazında yaptığı bir araba yolculuğuna dayanan bu tuhaf tespiti  “Güneş parlıyordu, ağustosböcekleri şarkı söylüyordu, herkes keyifliydi ve rüzgârın ılık esintisini yüzümde hissediyordum.” diye aktarıyor. Arabada yabancı bir koku hissettiklerinde annesi “Bu kokuyu seviyorum!” diye bağırdığı anda, araba yolculuğunun mutlu deneyimi ile kokarcanın kendine has kokusu arasında duygusal bir bağ kurulmuştu.

    Herz, bir kokunun, anlamı olan bir şeye bağlanıncaya kadar kişisel bir önemi olmadığını söylüyor. “İlk karşılaşmanızla birlikte, kokuyu duygularla iç içe geçiren sinir bağlantıları oluşturmaya başlarsınız.” Koku duyusu ve duygular  beyinde aynı yapı ağına, limbik sisteme dayanır. Koku alma merkezi ayrıca, yeni hatıraların oluşumunda rol oynayan hipokampus adlı bölge ile doğrudan etkileşime girer. “Başka hiçbir duyuda bu tür bir derinlik erişimi yoktur.” diyor Herz.

    Herz’in araştırması, bilgi geri çağırma yeteneğinin, bilgileri alırken soluduğunuz bir kokuyu solumak suretiyle geliştirilebileceğini öne sürüyor. Aynı şekilde uzağınızda olan değerli birisini hatırlamaya çalıştığınız zaman onun bir tişörtü ya da kullandığı koku size fotoğrafından daha çok yardımcı olabilir. “Kişinin kokusu, size kişiyi hissettirir.” Diyen Herz, kokunun diğer duyulardan farkını bize daha net gösteriyor.

    Kadınların evlilik danışmanlarına söylediği en yaygın şeylerden biri ‘Onun kokusuna karşı koyamıyorum‘” The Scent of Desire.

    Herkes bir eşin kokusundan güçlü bir şekilde etkilenmenin nasıl bir şey olduğunu bilir – burunlarını eşlerinin saçlarında gezdiren erkekleri ve erkek arkadaşlarının tişörtlerini koklamaktan kendini alamayan kadınları duymuş ve görmüşsünüzdür. Koku kimyasının ilişkilere etkisini insanoğlu uzun süredir tecrübe ediyor.

    Hayatın en büyük gizemlerinden biri olmaya devam eden cinsel çekim, duyusal bir deneyimdir. Ancak, erkeklerin gördüğünden, kadınların duyduğundan etkilendiği inanışı koku duyusunun göz ardı edilmesine sebep olmuştur.  Yapılan birçok araştırmaya göre cinsel çekim  fiziksel, mental ve duygusal unsurların yanı sıra kokudan da oldukça  etkilenmektedir.  Beğenilen – özellikle egzotik kokuların vücudu harekete geçirdiği, cinsel organlara kan akışını hızlandırdığı, cinsel istek ve uyarılma hissini arttırdığı gözlemlenmiştir. Vanilya, tarçın, sandalağacı, misk, yasemin vb. egzotik kokular baştan çıkarma sanatına katkı sağlaması amacıyla parfümlerde, masaj yağlarında ve hatta oda spreylerinde çokça kullanılmaktadır.

    Seks konusunda kokunun, kokular konusunda da seksin her zaman önemli bir yeri olacaktır. İşin püf noktası, koku ile ilgili yaptığımız tek konuşmanın cinsellik olmasına izin vermemektir. Aksi takdirde, bir grup azgın ergenden başka bir şey olmamakla suçlanmamız  olasıdır.

    Okul Hayatımızı Renklendirelim! En Güzel Sırt Çantaları

    0
    sırt çantası modelleri

    Lise, üniversite, hatta iş hayatı… Renkli sırt çantalarının güzel bir çalışma motivasyonu verdiğine inanıyoruz! Yaşımız ne kadar büyük olursa olsun, bu çantaları günlük hayatta kullanma fikrine de sıcak bakıyoruz doğrusu. Siz de ister okul, ister iş, isterseniz de hafta sonu kaçamaklarınızda yanınıza almak için bu modellerden birini tercih edebilirsiniz. Üstelik bazı çantalar çocuğunuzla beraber kullanmak için de oldukça elverişli!

     

     

    Kadinvesaglik.org

     

    Stilinizi Konuşturacak Smart Casual Giyim Önerileri

    0
    smart casual öneriler

    Sabahları alarmın sesiyle zar zor uyanıyoruz… Bir de bu sürede ne giyeceğimizi düşünmek çekilmez bir dert oluyor. Öyleyse sabah altıda çalan alarmla beraber ne giyeceğimizi düşünmek yerine, iş yerinde bizi hem şık hem de rahat gösterecek kombinler oluşturmaya ne dersiniz?

    Topuklular Yerine Makosen Ayakkabılar Deneyin!

    Bir süredir, hem sokak hem de ofis stilinde topukluları unuttuk sayılabilir. Artık bol pantolonlar, dar etekler hatta floral desenli elbiselerle bile makosen ayakkabılar çok fazla tercih ediliyor. Makosen ayakkabıları Oxford modellerden ayıran özellik ise makosenlerin görünüş olarak daha zarif olması. Bu sayede maskülen bir tarz yakalamaya çalışırken görünümün kaba durmasından da endişe duymayacaksınız!

    Kontrast Renklerin Uyumu Vazgeçilmezdir

    Eğer hazırlanmak için kısıtlı vaktim varsa ve şık görünmek istiyorsam elim hep kontrast tonlara gider. Bunu yaparken koyu kırmızı bir elbiseyle yeşil bir kemeri de birleştirebilirsiniz, mor bir takımı altın aksesuarlarla da tamamlayabilirsiniz. Önemli olan hangi ikiliyi kullanacağınızdan çok, bu kombinleri dolabınızdan da yararlanarak ortaya çıkarabilmek.

    Siyah ve Beyazsız İş Hayatı Düşünülemezdi

    Siyah ve beyaz uyumu, yıllardır hepimizin kombin ayarlarken kolaya kaçma şekli. Ancak her zaman siyah ve beyazı kombinlemek demek klasiğe kaçmak demek değil. Örneğin tek renk beyaz ve siyah parçaları kombinlemek yerine, zebra desenli veya alacalı parçaları tercih edebilirsiniz. Bu sayede iki renkle daha farklı bir uyum yakalama şansımız olabilir.

    Bol Takımlar ve Basic Üstler Her Zaman Hayat Kurtarır!

    Eğer dolabınızda birkaç adet pantolon ceket takımı varsa şanslısınız. Çünkü isterseniz bu takımları ayrı ayrı, isterseniz de diğer takımların ceket ve pantolonlarıyla birleştirerek kullanabilirsiniz. Sıcak havalarda fular dokunuşuyla takımlarınızı kombinlerken, kışın içinize giydiğiniz basic üstler veya triko parçalar da takımlarınızı daha şık göstermeye yarayacak!

     

     

     

    Kadinvesaglik.org

    Nasıl Giyelim: Çizgili Desenler

    0
    cizgili kombin onerileri

    Giyimde modern ve minimal tercihleri sevenlerin deseni çizgiler yani breton desenler; artık sezon tanımıyor. Hemen her sezon markaların koleksiyonlarında karşımıza çıkıyor. Casual şık ya da spor şık kombinlerinizde tamamlayıcı olarak kullanabileceğiniz üstlerden, eteklere, elbiselere, bluzlere, pantolonlara kadar pek çok parçada bu deseni görüyoruz. Peki çizgili desenli parçaları nasıl kullanabiliriz? Diğer trend yazılarımıza buradan ulaşabilirsiniz: Bu Yaz Renkler Konuşulacak: Neon Modası, Leopar Modasını Geri Getirdik.

    İşte çizgili parçalarla yapabileceğiniz 6 farklı kombin önerisi:
    1.Renklerin Hakimiyeti

    renkli kombin

    Renklerin enerjisini stiline yansıtanlar için, renkli çizgili bir parça ve onu tamamlayan siyah&beyaz uyumu. İçine biraz daha renk katmak için de çantada farklı bir renk, hatta kontrast bir renk tercih edilebilir. Böylece çok göz yormayan ama enerji yayan bir görünüm elde edebilirsiniz.

    2.Sofistike Bir Stil

    sofistike cizgili

    Sofistike bir görünüm için en sevdiğim aksesuar fularlar. Bu kez çizgili gömleğinizi giyip boynunuza renkli bir fular takarak farklı bir look oluşturabilirsiniz. Siyah beyaz çizgili gömleklerle renkli pantolonları deneyin.

    3. Günlük & Spor

    sehirli entelektüel

    Günlük giyimde spor parçaları tercih edenler için çizgililer yine tam bir kurtarıcı. Düz renk eteklerin üzerine giydiğinizde bir anda hoş bir görünüm ortaya çıkıyor. Bahar ayları için denim ceketlerden ve spor ayakkabılardan faydalanabilirsiniz. Şal tercihi olarak yüzünüze yakışan farklı bir rengi bu kombine dahil edin.

    4. Dikine Çizgililerle Stil Hilesi

    dikine cizgili kombin“Daha uzun nasıl görünebilirim?” sorusunun cevabı bir adet çizgili pantolonda gizli. Dikine çizgili desenli bir pantolonla boyunuzu uzun göstermek için küçük bir stil hilesi yapabilirsiniz. Bu kombini gün içine adapte etmek için, loaferler ve askılı çantaları kullanın.

    5. Salopetler ve Jilelerle Kombinleyin

    jile ile cizgili

    Bahar aylarının vazgeçilmezi jileler ve salopetler içine çizgili basic bluzler giyebilirsiniz. Renkli birkaç detay katıp ve spor ayakkabılarla tamamlayıp, okulda ya da hafta sonu buluşmalarında böyle bir kombin tercih edebilirsiniz.

     

     

     

    Kadinvesaglik.org

     

     

    Bu yazı, http://busraerdogan.com/ sitesinden derlenmiştir.

    Nasıl Giyelim? Neon Trendi Sokaklarda

    0
    neon trendi

    Her şey naylon kumaşı ile de bilinen ünlü moda evi Prada’nın 2018 koleksiyonunda neon renkler kullanmasıyla başladı. Bunun hemen arkasından Kim Kardashian özel tasarım neon yeşili bir iki parça ile poz verdi. İşte o andan itibaren bu çok sevilen 90’lar akımının geri geleceğinden emin olduk. Bu trend benim için çok iddialı, fazla parlak diyenleri duyar gibiyiz. Bizler de altından kalkmasının zor olduğunun farkındayız. Öyle ki bu trendde trafik ışığı gibi olmakla şık görünmek arasında gerçekten ince bir çizgi var. Neon nasıl giyilir öğrenmek için okumaya devam edin.

    Sıradan eşofmanları neon bir şişme mont ile kombinleyin

    Neon yolculuğunuza sakin sakin başlamakta fayda var. Önünüze basit am etkili bir örnek çıkarmak istedik. Gigi Hadid’in bu çabasız ama farklı görüntüsü size neon rengi konusunda ilham verebilir. Basit siyah bir eşofman ve bir crop top’un üzerine alacağınız neon renk bir şişme mont sizi sıradanlıktan kurtaracaktır. Buradaki tüm olay kontrast yaratmakta. Doğru parçaları seçip kendi çizginizi kattığınızda altından kalkacaksınız. Ayrıca çok fazla düşünmenize de gerek kalmayacak, sadece uyumlu pantolonları bulsanız yeter.

    Bu kış statement ceketler konuşacak


    Nedir bu statement ceket dediğinizi duyar gibiyim. Statement ceket veya kabanlar bir kıyafetin üzerine giyildiğinde en çok dikkat çekmesi istenen uzun paltolara deniyor. Kendi başına bir kıyafeti kaldırabilecek ve yönlendirebilecek bir nitelikte olması lazım. Bu sezon bu tarz kabanları her yerde görüyoruz, peluş paltolardan tutun da kaşelere kadar. Peki neon trendi ve statement kaban trendini kombinlemeye ne dersiniz? Eğer siz de neon akımı konusunda daha ılımlıysanız ve renkleri kullanmaktan korkmuyorsanız, kendinize neon renklerden oluşan uzun bir kaban edinebilirsiniz. Tekrardan hatırlatalım, içine giyeceğiniz kıyafetleri sade tutmakta fayda olacaktır. Çünkü dediğimiz gibi sirkte gibi görünmemek için yakalamamız gereken bir denge olduğunu unutmamalıyız.

    Monokrom kombin


    Monokrom dediğimiz şey aslında baştan aşağı tek renk giyinme olarak özetlenebilir. Sizin fotoğrafta görüldüğü gibi baştan aşağı Yeezy giyinmeye imkanınız olmayabilir ama baştan aşağı neon trendi bir hayal değil. Hayal olmasa bile altından kalkması iddialı bir görüntü olduğunu söylemekte fayda var. Daha uygun fiyatlı alternatifler araştırabilir, hatta bir adım ileriye gidip kendi kumaşınızı alıp iki parça neon kıyafetinizi dikebilirsiniz. Makyaj ve saç konusunda hiç olmadığınız kadar sade kalmanızı tavsiye ediyoruz. Bu görüntüyü palyaço kostümünden, yüksek moda seviyesine saç ve makyajı dikkate almadan taşıyamazsınız.

    Neon mavi + Neon yeşil = Unutulmaz ikili


    Monokromdan bahsettik, biraz da duokromdan bahsedelim. Bu iki renkten oluşan kombin neon olmasına fazla iddialı durmuyor. Bunun sebebi yeşil ve mavinin kışa daha uygun soğuk renkler olması. Siz de bu duokrom görüntülerden hoşlanıyor fakat kışın ortasında fazla iddialı gözükmekten çekiniyorsanız neon mavi ve neon yeşil ikilisine yönelebilirsiniz. Hoş bir birliktelik yakalayan bu ikili özellikle açık tenlilere inanılmaz yakışacaktır. Baştan aşağı iki renk de size göre değilse neon mavi ve neon yeşil renklerinin kullanıldığı bir fular ya da çanta başlangıç için işinizi görecektir.

    Baştan aşağı siyah giyinenler ne yapmalı


    Herkesin çevresinde baştan aşağı siyah giymesiyle ünlü olan biri vardır. Eğer yoksa o kişi sizsiniz demektir. Eğer siz de siyahtan vazgeçemeyenlerdenseniz ama neon akımını da beğenmekten kendinizi alıkoyamıyorsanız sizin için bir önerimiz var. Aksesuarlardan yardım alın. Abartmak zorunda değilsiniz. Sonuç olarak moda kendini iyi hissetmekle ve asıl seni yansıtmakla alakalı değil mi? Sizi mutlu edecek küçük bir neon aksesuar hem şık görünmenizi sağlayacak hem de sizi tarzınızdan fazla uzaklaştırmayacak.

    İngiliz kraliyet ailesinden ilham alın


    İngiliz kraliyet ailesi ve neon akımı ne alaka diyecek olursanız size Prenses Diana ve onun izinden giden Meghan Markle’ı göstermek isterim. Bu ikili kıyafet seçimleriyle oldukça öne çıkan yüzler oldular. En iddialı kombinlerinden bir tanesi de bu duokrom kırmızı ve mor birleşmesiydi. Prenses Diana’nın kırmızı bolero stili tercih ettiği ceketi Meghan Markle uzun bir kabanla değiş tokuş. İyi de yapmış. Hem statement bir kaban tercih edip son modaya uymuş hem de politik bir mesaj göndermiş bu sayede. Ne dersiniz sizce de kraliyet stili ilham almalık değil mi?

     

     

    Kadinvesaglik.org

     

     

     

     

     

    Bu yazı, https://listelist.com/ sitesinden alınmıştır.

    “Onsuz Yaşayamam” Diyeceğimiz Kozmetik Ürünleri

    0
    kurtarici kozmetik urunleri

    Bize kalırsa, her kadının kendine özgü bir makyaj veya bakım sırrı vardır. Kimimiz krem ürünler ile daha fresh makyajlar yaparak, kimimiz de çantasından kırmızı rujunu eksik etmeden ortaya güzel bir makyajlar çıkarmayı başarıyoruz. Ancak, iş bakım kısmına geldiğinde öyle ürünler var ki birçok kadının olmazsa olmazı sayılabilir. İşte o hayat kurtaran 5 ürün!

    1.Kuru Şampuanlar

    kuru sampuanlar

    Hacimsiz, sabah yıkanıp akşam yağlanan saçlar… Veya bazen sadece evden çıkmadan önce duşa girmeye zaman bulamayabiliyoruz. Böyle durumlar için kuru şampuanlar olmazsa olmazımız. Birçoğumuzun hayatına daha yeni girmiş bir alışkanlık olsa da, yurt dışında uzun yıllardır hem sprey, hem de pudra formunda olanları kullanılıyor diyebiliriz. Eğer sık yenilemek ve çantaya atılabilecek bir ürün arıyorsanız sprey, tüm gün saçınızı daha kuru ve temiz göstersin istiyorsanız da pudra formundakileri tercih edebilirsiniz.

    2.Kaş Jelleri veya Kaş Sabunları

    kas sabunu

    O gün hiç makyaj yapmasak da aşağı düşmüş kaş görüntüsünü seveceğimizi hiç sanmıyoruz. Özellikle kaşları yukarı taramanın bu kadar trend olduğu dönemde, kesinlikle kaşlar yukarı doğru bakmalı! Kaş sabunları hayatımıza çok yeni giren bir akım olmakla birlikte, kaş jellerine göre kaşları daha iyi taradığı ve daha uzun süre sabit tuttuğu söyleniyor. Ne diyelim, bir deneyip görmekte yarar var.

    3.Duşta Vücut Nemlendiren Ürünler

    dusta nemlendiriciler

    Havalar zaten yeterince sıcak. Bir de günde iki kez duş alırken sürekli vücut nemlendirmek bize aşırı sıkıcı geliyor. İşte böyle durumlarda imdadımıza duşta kullanılan nemlendiriciler geliyor. Bu nemlendiriciler, ciltte hem kolay emiliyor hem de ıslak vücuda kullanıldığı için çok daha kolay yayılıyor. Bizim önerimiz ise kuru ciltlerin yağ formunda, yağlı ciltlerin ise krem formundakileri tercih etmesi.

    4.Kütikül Temizleyiciler

    kutikul temizleyici urunler

    Manikür, pedikür işleri keyifli olduğu kadar da zaman alıyor. Oysak ki evinizde bulunduracağınız bir şişe tırnak eti temizleyiciyle hayatınızın sonuna kadar manikürden kurtulabilirsiniz. Kütikül temizleyiciler, tırnak diplerine sürüldükten sonra 5 dakika kadar bekletilerek kullanılıyor. Sonrasında tırnak diplerinizi temizleyerek ölü etlerden kurtulmuş oluyorsunuz. Ne diyorsunuz, oldukça pratik değil mi?

    5.Sivilce Kurutucu Jeller

    akne kurutucular

    Regl dönemi, stres, kirli hava veya sağlıksız beslenme… Siz o hafta fazladan yediğiniz çikolataları düşünürken, çıkan sivilcelerinizden sizi kurtaracak ürün icat edildi neyse ki! Sivilce kurutucuyu, çıkan sivilcenin üzerine gece yatmadan önce uygulayın. Jeller her zaman %100 sivilcenizi geçirmese de, sabah sivilcenizin daha küçülmüş olduğunu göreceksiniz. Unutmadan ekleyelim, bu ürünler genelde kistik aknelerde (yani cilt içinde derinin altında çıkan ağrılı sivilcelerde) pek sonuç vermiyor.

     

     

    Kadinvesaglik.org

     

     

     

     

    Yazın İçinizi Ferahlatacak Soğuk Meze Tariflerimiz

    0
    meze cesitleri

    Balkon sofralarından sonra, yazın bir diğer keyif veren lezzeti de soğuk mezeler. Bir de şöyle bütün günümüzü denizde geçirip, akşam eve yorgun argın geldiysek bir gece önceden yaptığımız mezeleri hafif bir yemekle tüketmek kadar zevklisi olamaz. Sizin de hem davet sofralarını, hem de ailecek yemek derdini kurtaracak meze tarifleri arayışınız varsa bu yazıdaki tarifleri mutlaka denemelisiniz.

    Ballı Peynirli Köz Patlıcan Tarifi

    meze koz patlican

    Köz patlıcanı etin yanında veya tek başına da zaten çok seviyoruz. Ancak hazır yaz akşamlarının tadını çıkarırken, bildiğimiz köz patlıcan tarifini de değiştirmesek olmazdı. Köz patlıcan mezesini bu haliyle et ve sebze yemeklerinin yanında rahatlıkla servis edebilirsiniz.

    Malzemeler:
    • 4 adet közlenip ezilmiş patlıcan
    • 3 diş sarımsak
    • 1 tutam tuz
    • Yarım limonun suyu
    • 1 avuç doğranmış maydanoz
    • 2 çay kaşığı bal
    • 2 yemek kaşığı ezine peyniri
    • Üzeri için: Susam

    Patlıcalarını ocağın üzerinde veya mangalda gözleyip, soyun. İçlerini ezerek mezeye hazır kıvama getirin. Hazırladığınız patlıcanlara sarımsağı, balı, tuzu ve limon suyunu ve maydanozu yedirin. Hazırlanan karışıma ezine peynirini de ekleyip, hafifçe karıştırın. Hazırladığınız karışımı geniş bir tabağın içine boşaltın. Üzerini susam ve maydanozla süsleyebilirsiniz.

    Her Yemeğin Yanına Olur: Tahinli Tarator

    meze tahinli tarator

    Yoğurtlu ve pratik bir meze arayışındaysanız, az malzemeyle çok iş başaran bu mezeyi mutlaka denemenizi öneririz. Üstelik, mezede yoğurttan vazgeçemeyenlere de yeni bir tat deneme şansı sunacak.

    tahinli tarator2Malzemeler:
    • 4 yemek kaşığı yoğurt
    • 1 su bardağı tahin
    • 1 limonun suyu
    • 2 diş sarımsak
    • 1 tutam kimyon
    • 1 tutam tuz
    • 2 yemek kaşığı zeytinyağı
    • 1 avuç ince kıyılmış maydanoz

    Süzme yoğurt, tahin, zeytinyağı maydanozu bir kapta beraber karıştırın. Ayrı bir yerde sarımsak, kimyon, tuz ve limonu da karıştırın. Hazırladığınız karışımları bir araya getirin ve mezeniz hazır! Dilerseniz üzeri için maydanoz da kullanabilirsiniz.

    Kabak Şayan

    kabak sayan

    Siz de bizim gibi kabağı tek başına tüketemeyenlerdenseniz, en kolayı kabağı başka karışımlarının içine ilave etmek. İster salatalarınıza, ister mezelerinize ekleyebileceğiniz kabağı, biz bugün kabak şayan tarifinin içinde sunmak istedik.

    Malzemeler:
    • 4 yemek kaşığı zeytinyağı
    • 3 adet rendelenmiş kabak
    • 2 yemek kaşığı zeytinyağı (cevizi kavurmak için)
    • Yarım su bardağı dövülmüş ceviz
    • 1 tatlı kaşığı nane
    • 1 tatlı kaşığı pul biber
    • Yarım su bardağı yoğurt
    • 1 diş sarımsak
    • 1 yemek kaşığı zeytinyağı

    Zeytinyağını eklediğimiz tavada önce sarımsakları, sonra kabakları güzelce kavuralım. Küçük bir tavada yarım su bardağı dövülmüş cevizi de kavuralım. Kabaklı olan karışıma pul biber ve tuz ilave edelim. Son Olarak yoğurt, ceviz, naneyi de tüm karışıma ekleyelim ve mezemiz hazır! Afiyet olsun.

     

     

    Kadinvesaglik.org

     

    Makarnanızı Başka Bir Boyuta Taşıyacak Sos Tariflerimiz!

    0
    makarna soslari

    Öğrenci evlerinin, pratik akşam yemeklerinin, bir de arkadaş buluşmalarının olmazsa olmazı makarna. Her yemeğe, her ortama kendini uydurabilen, üstelik içine eklediğimiz soslarla tamamen kendi zevkimize uygununu yakalayabileceğimiz bir yemek. Özellikle, restoranlarda yediğimiz bol soslu, tadı damağımızda kalan tariflerine bayılıyoruz. Oysa ki makarna soslarını evde yapmak da çok kolay! Makarna hakkında diğer yazılarımıza ulaşmak isterseniz Makarnanın Baş Tacı Olan Sos Tarifleri Hamurundan Sosuna Makarnamızı Evde Yapalım yazılarımıza tıklamanız yeterli!

    Sarımsak Soslu Makarna Severlere

    sarimsakli makarna

    “Evde olan malzemelerle makarnamı yapayım ama tadı her zaman yaptıklarım gibi olmasın,” diyorsanız bu tarifi mutlaka denemelisiniz. İhtiyacınız olan ise sadece bayat ekmek ve birkaç baharat.

    Malzemeler: sarimsakli sos
    • 4 diş sarımsak
    • 1 çay kaşığı pul biber
    • 1 tutam tuz
    • 2 yemek kaşığı bayat ekmek
    • 4 yemek kaşığı zeytinyağı
    • 1 tutam maydanoz

    Sarımsakları zeytinyağında kavurup, bayat ekmekleri de sarımsaklarla beraber kavuruyoruz. Sonra maydanoz ve baharatları ekleyip sosumuzu yaklaşık 7 – 8 dakika pişiriyoruz. Haşladığımız makarnanın suyundan 2 yemek kaşığı sosa ekleyip, süzdüğümüz makarnayla sosumuzu harmanlıyoruz.

    Deniz Mahsüllü Makarnayı Evde Denemek İsterseniz

     

    Karidesli makarna, genelde evde yapmaktan çekinip, restoranda sipariş verdiğimiz makarna çeşitlerinden biri. Halbuki karidesli makarna, evde yapması en kolay tariflerden biri olabilir. Üstelik bu sosun verdiği aromanın lezzetini çoğu sostan edinmek mümkün değil.

    Malzemeler:karidesli makarna
    • 100 gram küçük karides
    • 2 diş sarımsak
    • 1 tutam tuz
    • Yarım kuru soğan
    • Maydanoz (isteğe bağlı)
    • 1 tatlı Kaşığı tereyağı
    • 1 yemek kaşığı zeytinyağı
    • Limon

    Karideslerimizi içine tereyağı ve zeytinyağı eklediğimiz tavaya sarımsak ve soğanla beraber atalım. Karides renk almaya başlayınca sosumuza tuz ve maydanozu ekleyelim. Sosumuz pişmeye yakın karideslerimize biraz limon sıkabiliriz. Hazırladığınız sosu, tabaklara aldığınız makarnanın üzerine servis edebilirsiniz.

    Olmazsa Olmaz: Alfredo Sosu

    alfredo sosu

    Alfredo makarna sosu, restoran ve kafe menülerinin vazgeçilmezi. Okul yemekhanesinden, en lüks restoranlara kadar her yerde karşılaşabileceğiniz bu makarnayı evde yapmak da aslında oldukça pratik.

    alfredo tavukMalzemeler:
    • 1 parça göğüs tavuk
    • 2 yemek kaşığı tereyağı
    • 2 diş sarımsak
    • 50 gram mantar
    • 4 çorba kaşığı krema
    • Maydanoz
    • Karabiber

    Parçaladığımız tavuk göğsünü zeytinyağında sarımsakla beraber soteleyelim. Tavuklar olmaya yakın, içine mantarı da ilave edelim. Mantarlar da piştikten sonra maydanozu ekleyebiliriz. Hazır olan karışıma, krema, tuz ve karabiber ekleyip, süzdüğümüz makarna ile harmanlayabiliriz. Ve sosumuz hazır, afiyet olsun!

     

     

    Kadinvesaglik.org