Yaşlısından gencine, artık kimse fotoğraflarını düzenlemeden sosyal medyaya aktarmıyor. Hiçbir şey yapmasak bile, Instagram üzerinden birkaç ışık oyunu, efekt ile uğraşıyoruz. Durum böyleyken telefonlardaki fotoğraf uygulamaları da gün geçtikçe popülerleşiyor. Fotoğrafın kalitesini arttırmaktan tutun vintage görünüm kazandırmaya, sivilce lekelerini yok etmekten fotoğrafa gökkuşağı eklemeye kadar birçok şeyi uygulamalar ile yapabiliyorsunuz. Biz de bahsettiğimiz birçok özelliği sağlayacak, Instagram fotoğraflarınızı daha profesyonel göstermeye yararayacak en iyi 5 fotoğraf uygulamasını sizlerle paylaştık.
İlklerin günahı olmaz dedik ve Facetune’u ilk sıraya koyduk! Facetune, artık birçok gencin özellikle de Instagram fenomenlerinin kullandığı bir fotoğraf uygulaması. Kısaca Facetune’dan bahsetmek gerekirse, bu uygulamaya basit bir shop programı diyebilirsiniz. Ufak bir sır vermemiz gerekirse, canlı gördüğünüzde daha kilolu olmasına anlam veremediğiniz birçok kişi bu uygulamayı kullanıyor olabilir!
Lightroom: Zoru Sevenler İçin
Lightroom aslında Adobe’a bağlı bir uygulama. Gerek ara yüzü, gerek sağladığı imkanlar ile diğer fotoğraf uygulamarının yanında oldukça profesyonel kalıyor. Fotoğraf kalitesini arttırma, görüntü kalitesini kaybetmeden ışık veya renk ayarlarıyla oynama, fotoğrafın kontrastını azaltma, çoğaltma gibi birçok özelliği Lightroom’da bulabilirsiniz. Kişisel favorimizi soracak olursanız, biz kesinlikle Lightroom derdik!
Afterlight
Fotoğraflarıma hem renk efekti yapayım, hem da kontrast ışık ayarı gibi özellikleriyle oynayabileyim diyorsanız Afterlight tam size göre. Afterlight, içerdiği bazı ışık efektleri sayesinde fotoğraflarınıza analog çekim görüntüsü vermenizi de sağlıyor.
VSCO
Bahsettiğimiz uygulamar arasında VSCO en popüleri denebilir. VSCO sadece bir fotoğraf düzenleme uygulaması değil, aynı zamanda düzenlediğiniz fotoğrafları paylaşmanız için de bir platform. Kolay ara yüzü, fotoğraf kalitesini bozmayan renk efektleri ile VSCO herkesin telefonunda bulunması gereken bir uygulama. Bu uygulamayı profesyonel fotoğrafçıların telefonlarında da bulabileceğinizi de belirtelim.
Anında Edit Yapmak İsteyenler İçin: Prequel
“Fotoğraflar üzerinde düzenleme yapmayı zaten biliyoruz, bize biraz videolardan bahset,” diyenler için en iyisini sona sakladık. Prequel, fotoğraflarda olduğu gibi videolarda da düzenleme imkanını size kazandırıyor. Bu uygulamada ister o an kaydettiğiniz videoları, ister hareketli fotoğraflarınızı, ister de arşiv videolarınızı düzenleyebilirsiniz.
Tüm gece boyunca odak noktası olacağınız düğün günü, belki de hayatınızın en güzel haline bakmak isteyeceğiniz bir gün ve daha da önemlisi, güzel bir düğün makyajı, olduğunuzdan daha güzel hissettirir. Makyajın büyüsü, çok etkileyicidir!
Düğün gününüzde makyajınızı ister kendiniz yapıyor olun, isterseniz de bir profesyonele makyaj yaptırıyor olun, kusursuz makyajın temel noktaları her zaman aynı kalır. Her iki durumda da düğün makyajı denemelerine düğün gününden birkaç hafta önce başlamak iyi bir fikirdir.
Cilt Bakımı
Düğün gününüzde makyajınızın temeli cildinizdir, çünkü her şey burada başlar. Düğün gününe haftalar kala, bol miktarda su içtiğinizden ve güneşten uzak durduğunuzdan emin olun. Önceden dudak besleyici ve cilt nemlendiricisi kullanan biri değilseniz, şimdi başlama zamanı! Bu maddeler cildinizin yenilenmesini sağlamanıza yardımcı olacaktır. Dudak besleyiciler dudaklarınızı nemlendirecektir, bu da düğün makyajında rujun kötü görünmesini engeller. Yağlı ciltli bir gelin olacaksanız, cildinizdeki yağ miktarını artırabileceğinden sert cilt tedavilerinden kaçının. Cilt tipinize uygun temizleyici ve peeling ürünleri ile yapılan cilt bakımı, rutininiz olmalıdır.
Cilt Makyajı
Artık cildiniz harika görünüyor, şimdi makyaja karar verme zamanı.
Makyajınızı uygulamaya başlamadan yaklaşık 20 dakika önce nemlendirici uygulamak iyi bir fikirdir. Bu, kuruluğu azaltmaya yardımcı olacaktır.
Gözlerinizin altına biraz aydınlatıcı kullanın. Göz çevreniz kuruysa, yağ bazlı bir kapatıcı tercih edebilirsiniz.
Her zaman kullandığınız fondöten kısa süre sonra uçup gidiyorsa, daha etkili bir fondöten arayın. Ayrıca fondöten uyguladıktan sonra makyajınızı pudra ile sabitleyin.
Yanaklar
Düğün sırasında yok olmayan ve yanakları kızaran bir gelin görünümü için, yanaklarda toz allık kullanın. Çünkü toz allıklar, krem allıklardan daha uzun süre kalıcıdır.
Gözler
Göz farını uygulamadan önce göz makyajı bazı kullanmak ve göze nötr bir gölge uygulamak, iyi bir etki yaratır. Bu, size daha yumuşak ve daha doğal bir görünüm verir. Parlaklaştırmak için, alt göz kenarlarına, beyaz bir göz kalemi uygulayın.
Suya dayanıklı maskarayı iki kat uygulayın. Bir sonraki maskara uygulamasından önce her katın 30 saniye kurumasına izin verin.
Denemek isteyebileceğiniz bir başka fikir de kirpik permasıdır. Kirpik permaları, dokuz hafta boyunca kalıcıdır.
Dudaklar
Düğün gününüzde çok fazla kişiyi öpeceksiniz. Bu da, uzun süre kalıcı bir ruja ihtiyacınız olacak anlamına geliyor.
Dudaklarda saç renginizle göz renginiz arasında iyi görünen bir renk kullandığınızdan ve dudak kaleminde de aynı renk ailesinden seçim yaptığınızdan emin olun.
İlk olarak dudaklarınızı pudralayın ve daha sonra fazladan bir renk katmanı için içlerini doldurun.
Makyaj temizleyicisinin hatalar için hazır olduğundan emin olun.
Yazın en keyifli anları… Hava tatlı tatlı esiyor, hava hafif aydınlık… Eşiniz dostunuzla beraber balkonda keyifli bir menü oluşturmanın tam zamanı. Siz de yaz akşamlarının vazgeçilmezi balkon sofralarını seviyorsanız, bu yazıda tam sizlik menüler bulabilirsiniz. Bir diğer yemek tarifleri yazımız için Yaz İçin Hafif, Akşamüstü Aperetifleri yazımıza da bakabilirsiniz. O tarifler de tam yazlık!
Haftanın En Pratiği: Yoğurtlu köfte
Köftenin her haline bayılıyoruz ve yoğurtlu köfte de bunlardan biri. Köftenin pratikliğiyle yoğurdun birleşimi, yaz ayları için harika bir tarif olmasını sağlıyor, orası kesin.
Bulgur Olduğuna İnanamayacaksınız: Sebzeli Bulgur Pilavı
Aman pirinç yemeyelim ama etin yanına da şöyle güzel bir karbonhidrat arıyorsanız, sebzeli bulgur pilavına bayılacaksınız. İnce doğranmış ıspanak, mor soğan, domates, kuru üzüm, mantar ve biraz tereyağı ile, bulgur pilavı en lezzetli halini alıyor.
İster Yemek İster Atıştırmalık: Fırında Köri Soslu Patates
Köri, mutfağımıza uzunca bir süre girmemiş bir baharat olsa da alışanın asla vazgeçemediği bir hale geliyor. Patateslerimizi dilimledikten sonra köriyle birleştirdiğimiz beşamel sosumuzla patates bambaşka bir hal alıyor.
Kalori Almayı Göze Alanlar İçin: Mac & Cheese
Yine önce lezzeti, sonra da pratikliğiyle öne çıkan tariflerden biri de Mac & Cheese kesinlikle. Türk mutfağında fazla göremesek de, haşlanmış makarnayı elinizdeki peynir çeşitleriyle birleştirip fırına vermek her mutfağa uyacak bir tarif.
Mutfakta Zaman Geçirenlere: Peynir Dolgulu İçli Köfte
Güzel bir pazar gününü evde yemek hazırlayıp, keyif yapmaya ayıracak kişilere bu tarifi kesinlikle tavsiye ederiz. Bildiğimiz içli köftenin peynirle birleşinceki lezzetine inanamayacaksınız.
Her Mevsime Yakışır: Balık Çorbası
Bu çorbanın seveni kadar sevmeyeni de varmış duyduğumuza göre. Ama biz bayılıyoruz! Şöyle yanında mis gibi zeytin yağlı mezeler ile balık çorbası harika bir başlangıç olacak.
Hafiflik Arayanlar İçin: Somonlu Salata
İster fırında pişmiş somon balığı ile, isterseniz de somon fümeyle bu tarifi yapabilirsiniz. Bol yeşillik, roka, üzerine rendelenmiş kaşar peyniri ve biraz zeytin yağı ile diyet yemeği arayanlar da rahatlıkla tüketebilecek.
Günümüzde birçok kişinin muzdarip olduğu bağımlılıklardan biri sosyal medya bağımlılığı. Facebook, Twitter, Instagram, Whatsapp ve dahası derken çoğu zaman telefonumuzdan başımızı kaldırmayı unutuyoruz! Önce sosyal aktivitelerin yerini sanal aktiviteler alıyor, sonra tamamen dış dünyayla ilişkimizi koparıyoruz.
Sosyal Medyayla Aramıza Mesafe Koymak
Zor ama imkansız değil sosyal medyayla aramıza mesafe koymak. Örneğin birçok kişi güne başlarken tüm sosyal medya hesaplarını kontrol etmeden yataktan çıkamıyor. Bu durumun size kaybettirdiği zamanı bir düşünün. Instagramınızda kaç kişiyi takip ediyorsunuz? 100? 200? 500? 500 kişinin 50’si bile o gün hikaye paylaşımı yapmışsa bunları izlemeniz saatlerinizi alır. Bu yüzden en sağlıklısı, günün belirli saatlerinde telefonunuzla veya sosyal medya hesaplarınızla aranıza mesafe koymak olacak.
Bağımlılığınızı Azaltarak Yenin
Çağımızda birçok iş ortamına girmenin yolu bile sosyal medyadan geçiyor. Böyle bir noktada, size sosyal medya hesaplarınızı silin demek akıllıca bir tavsiye olmayacaktır. Bağımlılığınızı yenmenin en sağlıklı yolu, uygulamalara girdiğiniz saatleri kontrol etmekten geçiyor. İş çıkışı yolda, akşam yemeğinden sonra oturma odasında internette biraz zaman geçirmenin kimseye zararı yok sonuçta.
Uyku Probleminiz Ne Durumda?
Birçok sosyal medya bağımlısının bir diğer şikayeti de uyku düzenlerinin olmaması. Eminiz siz de bizim kadar bu durumun nedeninin farkındasınız. Gece yatmadan saatlerce Twitter, Instagram gibi uygulamalarda zaman geçirmek saat kavramınızı yerle bir ederken, uyku düzenininizin de bozulmasına neden oluyor. Ayrıca telefon ve bilgisayar gibi elektronik cihazların ışığı da uyku problemi çekmenizde büyük bir neden.
Sosyal Çevreniz Ne Durumda?
İnternette çok fazla zaman geçiren kişilerin bir diğer sorunu da pek fazla sosyalleşmemeleri. Belki de sizin de sosyal medya bağımlılığınızın altında bu durum yatıyor olabilir. Biraz dış mekan aktivitelerine katılmak, uzun süredir görüşmediğiniz dostlarınızla güzel bir plan organize etmek sizi bağımlılığınızdan uzaklaştırabilir. İnsanlarla görüşme veya direkt olarak iletişim kurma konusunda sorunlarınız olduğuna inanıyorsanız Sosyal Fobiyi Nasıl Yenebiliriz? yazımızı da incelemeyi unutmayın.
Kıvırcık saç, bakım ve şekillendirme açısından en zor saç tipi olabilir! Yataktan kalktığınızda buklelerin bozulması, kolayca elektriklenmesi, kırılmaya ve kurumaya meyilli olması ile bazen kıvırcık saça bakmak çile olabiliyor! Fakat biliyoruz ki, kıvırcık saç doğru ve iyi bakıldığında tüm övgüleri üzerine çekiyor!
Kıvırcık Saç Bakımında Dikkat Edilmesi Gerekenler
Eğer kıvırcık saçlıysanız, öncelikle bilmeniz gereken şey, saç bakımınızın düz ve dalgalı saçlara göre daha zor olacağı. Bukleli saçlar genelde kalın telli saç tipine sahip olduğu için, kolayca kırılıp kuruyabiliyor. Bu yüzden saçlarınızda güneş, deniz tuzu veya saç boyalarının etkisi daha yıpratıcı olabilir. Eğer bu 3 etkenden kaçamıyorsanız, saçlarınıza sıkça bakım yapmanız veya yaptırmanızı öneririz.
Her Derde Deva: Hindistan Cevizi Yağı
Hindistan cevizi yağı, günümüzde oldukça popüler. Makyaj çıkarmadan cilt nemlendirmeye, saç bakımından yemeklere kadar birçok yerde hindistan cevizini kullanabiliriz. Aynı şekilde, kıvırcık saçlar için de hindistan cevizi kurtarıcı bir yağ. Hindistan cevizini 2 haftada bir saç maskesi olarak duştan önce tüm saçınıza sürüp buklelerinizin canlanmasını sağlayabilirsiniz. Ayrıca duştan sonra nemli saça az miktarda hindistan cevizi uygulamak da, buklelerinizin belirginleşmesini sağlayacak.
Doğru Saç Bakım Ürünleri Kullanmak
Buklelerinizin yeterince belirgin göründüğünü düşünmüyorsanız, kullandığınız saç bakım ürünlerini de gözden geçirmelisiniz. Örneğin günümüzde oldukça popüler olan Keratin Bakımı pek de kıvırcık saçlara göre değil. Keratinin düzleştirici etkiye sahip olması, keratin içeren ürünlerin buklelerinizin daha sönük görünmesine neden olabiliyor.
Köpükler ve Vigolar Dostunuz Olsun!
Kıvırcık saçların en büyük dostları saç şekillendirici köpük ve vigo başlıkları. Saç şekillendirici köpükler buklelerin bir arada olmasını sağlarken, fön makinesi başlığında vigo kullanmanız da buklelerin bozulmadan kurumasına yardımcı oluyor. Vigo başlıklarını evdeki fön makinenizin klasik başlığını değiştirerek kullanabilirsiniz.
Elektriklenme Karşıtı Serumlar
Saç serumları hayatımıza girmesiyle beraber tüm kuru saçların kurtarıcısı oldu. Ama daha da önemlisi, bu saç serumları arasında elektriklenme karşıtı olanları seçebilmek. Elektriklenme karşıtı serumlar, saçınızın tülü tülü görüntüsünden sizi kurtarırken, saç dokunuzu daha pürüzsüz göstermeyi başaracak.
Saç Taramak Her Zaman İyi Bir Fikir Değil
Saçlarımızın karışık ve bakımsız görünmemesi için sık sık saçımızı tarıyoruz ama kıvırcık saçlarda durum böyle değil. Saçlarınızı sık taramanız buklelerinizin birbirinden ayrılmasına ve elektriklenmesine neden olabiliyor. Bu yüzden, saç tarama işleminizi duş rutininize saklayabilirsiniz. Dilerseniz Zor İkili: Yazın Saç Bakımımız Nasıl Olmalı? yazımıza da göz atabilirsiniz.
Fotoğraf çekmeyi sevenlerden misiniz? O zaman sizin için pek çok seçenek ve alternatif organize edebiliriz. Bu yüzden öncelikle, İstanbul’da fotoğraf çekilebilecek en güzel yerleri sunmak istiyoruz. Tabi genel anlamda baktığımız zaman, hemen hemen ülkemizin her yerinde muazzam fotoğraf karelerine ulaşabileceğiniz alanlar bulunuyor. Bu tarz çalışmaları ve güncel hizmetleri organize etmek adına, sizin için sunduğumuz bu yazılar ile gayet rahat bir şekilde fotoğraf çekimi yapabileceksiniz. Bu konuda oldukça geniş bir yazı dizisi olacağı için, yazımıza öncelikle İstanbul içinde uygun fotoğraf çekilebilecek mekanlar ile ilgili bir içerik ile başlamak istiyoruz. Bu yüzden sizler için bir sıralama yapmamız, daha doğru olacaktır. Her şehre dair bu tarz bir yazı dizisi hazırlamayı planlıyoruz. Bu yüzden öncelikli arzumuz ve tavsiyemiz, İstanbul şehri üzerinden olacaktır. Tatili İstanbul’da geçiren okuyucularımızı da ayrıca Bayram Tatilinde İstanbul’u Sevdirecek Mekanlar yazımıza bekleriz!
Genel olarak baktığımız zaman, İstanbul gerek coğrafi yapısı gerek tarihi dokusu olsun her yönüyle dopdolu capcanlı ve yaşayan bir şehirdir. İki kıta bir şehirde bir araya gelmiş, yetmemiş üstüne birde arasından deniz geçmiş. Üstüne üstlük bu denizin ortasında tarihi bir yeri olan muhteşem güzellik kız kulesi, her bir tepesinde ayrı bir kule ve camii sizi selamlıyor. Diğer yandan da hızla gelişen, büyüyen bu şehir, yeni yapıları, otel fotoğrafları, mimarı güzellikleriyle karşımıza çıkıyor. İşte İstanbul böyle ihtişamlı ve her yönüyle dopdolu iken fotoğraf tutkunlarının da vazgeçilmezi oluyor. Hiç şüphe yok ki her köşesi, her sokağı ayrı bir güzellikte ve çekicilikte olan İstanbul; siz fotoğraf severlere sonsuz sayıda muhteşem kareler çıkarmak için sizleri bekliyor. İstanbul’da evlenenler ise ayrıca bir şanslılar çünkü bir İstanbul düğün fotoğrafçısı bulup, İstanbul’un doğal güzelliklerini düğün karelerine ekleyebilirler.
İstanbul İçin Tarihi Yarımada Örneği
İstanbul için Tarihi Yarımada örneği verebiliriz mesela. Ayasofya ve Sultanahmet’in üzerinde yer aldığı, Dikilitaş ve daha birçok tarihi esere ev sahipliği yapan tarihi yarımada fotoğraf tutkunları için eşsiz bir yer. Tarihi yarımadanın her bir köşesi tarih kokar ve sizlere tarihten esintiler sunar. Her köşe her sokak ayrı bir güzellikte ayrı bir ahenkte sizleri bekliyor. Burada çektiğiniz muhteşem kareler ile kocaman bir fotoğraf sergisi bile açabilirsiniz.
Tarihin Dekorunu Bünyesinde Barındıran Üsküdar
Tarihin dekorunu bünyesinde barındıran Üsküdar ile ilgili fotoğraf çekimi de sizin için oldukça uygun olacaktır. Mimar Sinan’ın muhteşem eseri Mihrimah Sultan Camii’ne ev sahipliği yapan Üsküdar bunun yanı sıra daha pek çok irili ufaklı tarihi camii ve türbeleri de bünyesinde barındırmaktadır. Bunların yanı sıra yine İstanbul denilince ilk akla gelen yapılardan birisi olan Kız Kulesi de Üsküdar’ın manzaralarından biridir.
Özellikle Yeşili Sevenler İçin Atatürk Arboretumu
Özellikle yeşili sevenler için Sarıyer’in Bahçeköy bölgesinde yer alan Atatürk Arboretum’u İstanbul Üniversitesi bünyesinde kurulmuştur. İçinde birçok bitki türü barındıran bu mekân bilimsel araştırmalar için de önemli bir yapıya sahiptir. Bu mekân özellikle de sonbaharda fotoğraf tutkunlarına muhteşem güzellikler sunmaktadır. Sadece fotoğraf çekmek için bile gidilebilecek yerlerden birisidir.
Denizin Ruhuna Dokunan Şehir Hatları Vapuru
Denizin ruhuna dokunan şehir hatları vapuru, kendine has stili ve tarzı ile tarihi yanınızda yaşatacak adeta. İki kıtayı birbirine bağlayan bir şehir olan İstanbul’da vapurların yeri de ayrı oluyor tabiki. Şehir hatları vapurları iki kıta arasında gidip gelirken sizlerde burada muhteşem manzaralar yakalayabilirsiniz. Vapurda fotoğraf çekerken Topkapı Sarayı, Kız Kulesi, Boğaziçi Köprüsü, Galata Kulesi gibi tarihi yapılar kadrajınıza takılabilir. Ayrıca siz vapurların vazgeçilmezi olan simidinizi yerken martılar size eşlik etmek için daha da yakınınıza gelecekler buna da hazırlıklı olun.
Galata Kulesi ve Eşsiz Dokusu
Galata Kulesi
Galata Kulesi ve eşsiz dokusu ile baktığımız zaman, kendine has tarzı ve varlığı ile pek çok kameraya gülümseyen bu doku ile, kaçırılmayacak fotoğraflar elde edebilirsiniz. Henüz fotoğraf bile icat edilmeden önce İstanbul’un gözlenmesi için inşa edilen bu kule şimdilerde en güzel fotoğraf karelerini oluşturmakta. Hem Asya hem Avrupa kıtalarını bir arada görmenizi sağlayan bu kule iki kıtanın da güzelliklerini fotoğraflamanız için siz fotoğraf severlere fırsat veriyor.
Pierre Loti ve Görsel Detayları
Görsel detaylar söz konusu ise, Pierre Loti oldukça iddialı bir seçim. İstanbul’u adeta ayaklarınızın altına seren bir manzaraya sahip olan Pieree Loti tepesi fotoğraf çekmek için muhteşem bir yer. Genellikle Haliç ağırlıklı bir manzarası var.
Ağva İle Görsel Açınızı Geliştirin
Denizin ve yeşilliğin bolca bir arada bulunduğu yerlerden biri olan Ağva çok değerli bir yere sahiptir. İstanbul olduğuna inanılamayacak kareleri yakalamanız için İstanbul’a sadece 40 km uzaklıkta olan Ağva sizleri bekliyor.
Büyükada ve Kusursuzluk
Anadolu Yakası’nda Maltepe ve Kartal ilçelerinin karşısında yer alan 4 ada sizleri ağırlamak için bekliyor. Büyükada, Heybeliada, Burgaz Ada ve Kınalıada. İster amatör olarak ister profesyonel olarak fotoğraf ile ilgili olan herkese muhteşem manzaralar sunar. Her türlü yeşile ve doğaya doyacağınız yerlerden biridir.
Bahsettiğimiz bu kısa bilgilerden sonra artık İstanbul’a başka bir gözle bakacağınızdan şüphemiz pek yok. Umarız kadrajınıza bol mutluluk ve bol sevgi de takılır, ışığınız bol olsun!
Kadinvesaglik.org
Bu yazı, https://www.biletall.com/ sitesinden alınmıştır.
Yazın en az deniz, kum, güneş kadar mutlu eden bir aktivite de sabahlara kadar dizi izleyebilmek! Eğer bu yaz tatile çıkacak fırsat yakalayamadıysanız, elinizde güzel bir soğuk kahve ile bilgisayarınızın karşısında saatlerce bu dizilerden birini izleyebilirsiniz. Geçen ay paylaştığımız dizi listemiz için de Bu Ay Dizi Listemizde Neler Var? yazımıza göz atabilirsiniz!
Genç, Enerjik ve Kesinlikle Eğlenceli: Trinkets
İzlenecek tüm serileri tükettiğinizi düşünüyorsanız, Netflix arşivine bir daha göz atmanızda yarar var. Yeni başlayan ve henüz ilk sezonu yayınlanmış bu dizi, üç genç kızın kleptomani ile olan mücadelesini anlatıyor. Oldukça farklı hayatlara sahip 3 kadın, bir terapide tanışıyor ve hikaye başlıyor.
En Aykırı Gençlik Dizisi: Skins
Skins, bir grup gencin lisedeki son iki yılını konuk alan bir gençlik dizisi. Birleşik Krallık yapımı dizinin ilk bölümü 2007’de yayınlanmış olsa bile hala izlemek için geç değil. Siz de klasik gençlik dizilerinden sıkıldıysanız bu dizide aykırılığa ve İngiliz aksanı duymaya doyabilirsiniz!
Aşkın Farklı Bir Anlatımı: LOVE
Aşkı eğlenceli, platonik, dramatik birçok halinde izlemeye alışkınız. Ancak Love bunlardan hiçbiri değil. Dizi, süresinin kısalığı ve duygu durum anlatan yapısı ile size farklı bir romantik komedi deneyimi sunuyor. Dizi hakkındaki tek kötü şey, 4. sezonun iptal edilmiş olması. Yine de ilk 3 sezon hatırına izlenebilir diye düşünüyoruz.
Biraz Tutku, Biraz Gerilim: What If
Gerilim ve aşkı bir arada görmeyi çok seviyoruz. Dizi farklı senaryosu ve iyi cast seçimi ile kesinlikle ön plana çıkan dizilerden biri. Dizi iki genç aşığın maddi sıkıntılarının çözümü için başvurduğu yöntemin, hayatlarını nasıl değiştiğini anlatıyor. Ayrıca Emma Stone’un güzelliğini izlemek için bile diziye bir şans verilebilir diye düşünüyoruz.
Orta Yaş ve Modern Çağ Problemleri İçin: Easy
Klasik bir Amerikan komedisi izlemek size çekici gelmiyorsa bu diziye şans verebilirsiniz. Easy, modern çağdaki bir grup yetişkinin hayatlarına ayna tutarken, bunu esprili bir dille yapmayı ihmal etmiyor. Kahkahalarla gülmek yerine daha çok gülümseten bir komedi arıyorsanız Easy tam size göre olabilir.
Günümüzde, depresyon, kaygı bozuklukları gibi psikolojik sorunların artmasıyla beraber birçok bağımlılık ortaya çıkıyor. Bunlar arasında biz kadınların belki de en mağdur olduğu bağımlılık çeşidi, alışveriş bağımlılığı olabilir. Peki neden ve nasıl bu batağın içine düşüyoruz? Nasıl kurtulacağız?
Billboard reklamları, her dakika telefonumuza gelen indirim bildirimleri, sosyal medyada görmeye alıştığımız tüketime yönelik profiller… Bu durumların hepsi bir araya geldiğinde kendimizi alışveriş merkezlerine veya online alışveriş batağına atmamız kaçınılmaz oluyor. Fast fashion markaları olarak bildiğimiz, her alışveriş merkezinde karşımıza çıkan büyük mağazalar, sık sık indirim yapması, kırmızı etiketleri ve şaşırtıcı indirim kuyrukları ile bizi kendine çekmeyi başarıyor. Peki, gerçekten durdurulamaz düzeydeki bu alışveriş çılgınlığına gerek var mı?
Her Bağımlılık Problemi Kabullenmeyle Aşılır
Öncelikle gerçekten bir alışveriş bağımlısıysanız, bu durumu kendi içinizde kabullenerek çözüme gitmelisiniz. Durumdan yakınlarınızı haberdar edebilir, ardından psikolojik destek alarak sorunun çözümünü kendi adınıza kolaylaştırabilirsiniz. Diğer bağımlılık türlerinde de olduğu gibi bir uzman görüşü alarak bu bağımlılıktan kurtulmak en sağlıklı ve kolay yol olacak.
Kredi Kartlarınıza Veda Zamanı!
Çoğumuz kabullenmek istemesek de bizi bu kadar sık ve çok alışveriş yapmaya iten en önemli nedenlerden biri kredi kartı sahibi olmak. Nakit ödeme yerine kredi kartı kullanmaya alıştıktan sonra, aldığınız ürünlerin miktarını hem kavrayamıyorsunuz hem de elinizden para eksilmemiş olması, sizi gerçekten harcama yapmış gibi hissettirmiyor. Bu nedenle, kredi kartlarınızı hemen şu an iptal ettirmeseniz bile bir süreliğine onları bir kenara kaldırmak işe yarayabilir.
Alışveriş Uygulamalarını Silmeye Ne Dersiniz?
Alışveriş merkezlerinde veya mağazalarda yeterince zaman geçirmiyormuş gibi, bir de mağazaların telefon uygulamalarını kullanıyoruz. Bazı temel ihtiyaçlarımız için telefon uygulamarını kullanmak pratik olsa da bizce tekstil ürünleri temel ihtiyaçtan sayılmıyor. Bu yüzden bu uygulamaları telefonunuzda tutmak yerine, ihtiyaç olduğunda mağazaların web sitesini ziyaret edebilirsiniz. Böylece elimizden düşürmediğimiz telefonlar alışveriş yapmak için bir neden haline gelmez.
Bağımlılığınızın Arkasında Başka Bir Problem Yatıyor Olabilir
Bazen depresyon, bazen kaygı bozuklukları hatta bazen can sıkıntısı bile sizi alışverişe iten neden olabilir. Kendimizi asıl sorunumuzdan uzaklaştırmak için başka bir bağımlılıkla mücadele ediyor olabiliriz. Bunu anlamak için önce kendimize canımızı sıkan başka bir şey olup olmadığını soralım. Belki de bir uzman görüşü almak sizi alışveriş bağımlılığından kurtarırken diğer probleminizi de yenmenize yardımcı olabilir.
Güzel hava, havuz başı veya deniz kenarı konseptleri, yaz düğünlerinin vazgeçilmezleri. Yağmura veya kötü bir fırtınaya yakalanmadan düğün yapma fikri hepimizi cezbediyor açıkçası. Yaz, düğünler için böyle güzel bir mevsim olunca, yakınlarımızın düğünlerine gitmek de bize düşüyor! Siz de bizim gibi yaz düğünlerinde “ne giyeceğim?” telaşı içindeyseniz, bu sezondan derlediğimiz kombinler sizin için kurtarıcı olabilir!
Havuz Başı Düğünleri
Havuz başı düğünleri, hem şık hem de sade kombinlerin en çok yakışacağı yerlerden biri. İnce bantlı sandaletler ve fazla abiye olmayan elbiselerle havuz başı düğünlerine çok rahat uyum sağlayabilirsiniz.
Zara – Saten Elbise
Zara – Gümüş Sandalet
Zara – Suni Elmas Küpe
Şık Otel Düğünleri
Gerek konsept olarak gerekse otellerdeki düğün salonlarının ihtişamı ile, otellerdeki düğünler, en şık halinizle katılabileceğiniz düğünler.
Trendyolmilla – Siyah Tül Elbise
Zara – Gümüş Stiletto
Bambi – Gümüş Clutch
Trendyolmilla Lila Elbise
Zara – Kırmızı Taşlı Stiletto
Modabuymus – Kırmızı Clutch
En İyisini Sona Sakladık: Kumsal Düğünleri
Kumsal düğünleri, genelde hem gelinlerin hem de konukların daha rahat, uçuş uçuş elbiseler giymeyi sevdikleri düğün konseptleri oluyor. Eğer böyle bir düğüne katılırsanız, kısa topuklular veya sandaletler ile elbiselerinizi kombinleyebilirsiniz. Bir de bu kombinleri hafif su dalgalı veya ıslak saç modeliyle birleştirirseniz tadından yenmez! Şimdiden iyi eğlenceler.
Sosyal fobi, sanılanın aksine utangaç olmak, bir ortama girmekten çekinmek demek değildir. Sosyal fobisi bulunan insanlar için iletişim kurmak oldukça zorlaşabilir. Kişilerin bu durumlarda yaşadığı kaygı ve panik çok fazladır. Bu nedenle bu kişiler için yol sormak, herhangi biriyle selamlaşmak gibi basit durumlar bile zor hale gelebilir.
1. Stres seviyenizin yükseldiğini hissettiğinizde derin nefes alın
Eğer sosyal fobinin etkilerini hissetmeye başladıysanız hiç panik yapmadan sakinleşmenizi sağlayacak en kolay yöntemi uygulayın: nefes egzersizi. Derin ve kontrollü bir şekilde nefes alıp vermek sinirlerinizi yatıştıracak, rahatlatacak ve odaklanmanıza yardımcı olacaktır. Özellikle de başka insanlarla etkileşime gireceğiniz sosyal ortamlarda bulunmadan önce yapacağınız nefes egzersizleri sizi gevşetecek ve yatıştıracaktır.
2. Olabilecekler hakkında fazla düşünmekten kaçının
Sosyal fobisi olan kişiler özellikle başkalarıyla birlikte olmaları gereken durumlarda atacakları her adımı, söyleyecekleri her sözü ya da yapacakları her hareketi ayrıntılı olarak düşünme ve tekrar tekrar akıllarında canlandırma eğilimindedirler. Olabilecek en kötü senaryoya odaklandıkça içinde bulunduğumuz andan keyif almaktan bir o kadar uzaklaşırız. Böyle anlarda zihninizi “ya böyle olursa” gibi düşüncelerden olabildiğince uzaklaştırmaya çalışmak sosyal iletişimlerinizi de rahatlatacaktır.
3. Her ortama uyum sağlamak zorunda değilsiniz!
İçinde bulunduğunuz her ortama uyum sağlamaya çalıştıkça kaygı seviyeniz ve sosyal fobinizin etkileri bir o kadar artacaktır. Herkese uyum sağlamak zorunda değilsiniz, unutmayın ki istedikten sonra herkes herkeste eleştirecek bir şeyler bulabilir. Kendinizi iyi hissettiğiniz insanlarla birlikte olmaya çalışın.
İş yerinde yapmanız gereken önemli bir sunum öncesinde ya da başka insanlarla birlikte olacağınız büyük bir sosyal etkinlikten önce kaygı seviyeniz arttıkça zihniniz de boş durmaz ve olabilecek en kötü olasılıklar ışık hızıyla aklınızda dönmeye başlar; ya sunum yaparken birisi size gülerse? Ya yanlış bir şey söyleyip kendinizi aptal yerine düşürürseniz?.. Bu tür düşünceler yaşadığınız anksiyete ve panik hissini yalnızca olduğundan daha kötü bir hale getirir. Böyle anlarda kendinizi rasyonel düşünmeye, aklınızı bu tür negatif düşüncelerden uzaklaştırmaya çalışmanız sakinleşmenize yardımcı olacaktır.
5. İlk izlenim önemli olsa da her şey demek değildir!
Sosyal fobisi olan kişiler için yeni insanlarla tanışmak, özellikle de ilk izlenimin oldukça önemli olduğu iş görüşmesi gibi nedenlerle belirli bir otorite figürünü temsil eden kişilerle iletişim kurmak gerçekten korku verici olabilir. Kafanızın arkasında hep bir onaylanmama, yanlış anlaşılma düşüncesi olduğu için daha çok kaygılanır, kendinizi daha da kötü hissedersiniz. Böyle anlarda ilk izlenimin her şey demek olmadığını, kendinizi rahatça ifade edebileceğiniz başka fırsatların da olabileceğini hatırlayarak stresinizi azaltabilirsiniz.
6. Dikkatinizi kendinizden uzaklaştırmaya çalışın
Tüm dikkatinizi nasıl göründüğünüze, başkalarının sizi nasıl algıladığına, etrafınızda konuşulanların sizinle ilgili olup olmadığına harcamak gerçekten de son derece yorucu olabilir. Böyle zamanlarda dikkatinizi kendinizden uzaklaştırıp çevrenizdeki güzelliklere odaklanmanız hem rahatlamanızı hem de karşınızdaki kişileri çok daha iyi anlamanızı sağlayacaktır.
7. Düzenli egzersize mutlaka zaman ayırın
Düzenli olarak spor yapmanın fiziksel faydalarının yanında psikolojik sağlığımız için de son derece faydalı olduğu uzun süredir bilinen bir gerçek. Bunun için spor salonlarında saatler geçirmenize de gerek yok, düzenli olarak yapacağınız on dakikalık kısa yürüyüşlerle de kendinizi iyi hissetmeye hemen başlayabilirsiniz.
8. Sosyal fobiyi yenmek için psikolojik destek almaktan çekinmeyin
Günümüzde sıklıkla kullanılan konuşma terapileri ve bilişsel davranışçı terapi yöntemleriyle anksiyete ve anksiyeteye bağlı problemleriyenebilmek artık oldukça kolaylaştı. Özellikle online psikolojik destek seçeneklerinin yaygınlaşmasıyla sosyal fobi konusundauzman bir psikolog ile evinizden bile çıkmanıza gerek kalmadan, oldukça ekonomik seçeneklerle görüşebilirsiniz.
9. Sosyal fobiyle ilgili online gruplara katılın
Sizinle benzer korkuları yaşayan, benzer ihtiyaçları olan kişilerle iletişim kurmak hem kendinizi daha rahat ifade etmenizi hem de anlaşıldığınızı hissetmenizi sağlar. Sosyal anksiyete ve sosyal fobiyle ilgili bilgilerin ve deneyimlerin paylaşıldığı gruplara katılarak yeni insanlarla tanışabilir, yaşadıklarınıza farklı bir açıdan bakmayı öğrenebilirsiniz.
10. Sosyal fobiyi yenmek için korkularınızla yüzleşin
Her şey adım atmakla başlar; sosyal fobiyi yenmek için atacağınız en önemli adımlardan biri korkularınızla yüzleşmek olacaktır. Sosyalleşmeniz gereken durumlardan kaçınmak her ne kadar kısa süreli olarak rahatlamanızı sağlasa da uzun vadede yalnızca hissettiğiniz anksiyete ve panik duygusunun artmasına neden olur.
Kadinvesaglik.org
Bu yazı, https://www.psikologofisi.com/ sitesinden derlenmiştir.